Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1746 E. 2026/1717 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1746
Karar No
2026/1717
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1746 Esas

KARAR NO:2026/1717 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2026/98 Esas (Derdest Dava Dosyası)

TARİHİ :30/06/2026 (Ara Karar Tarihi)

DAVA:İtirazın İptali

KARAR TARİHİ:24/09/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A. Ş. ... Şubesi kredi müşterisi olan davalı asıl borçlu .... Şti. lehine Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, diğer davalılar ... A. Ş. ve ... ise davalı asıl borçlu ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerini müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, Kredi borçlarının ödenmemesi üzerine de banka tarafından hesabın 04.12.2018 tarihinde kat edildiğini ve hesapların kat edilmesiyle de kredi alacakları muaccel hale geldiğini, devamında Beşiktaş ... Noterliğinden 07.12.2018 tarih ve ... yevmiye no'lu hesap kat ihtarnamesi borçluların sözleşmede yazılı olan adreslerine gönderilmişse de verilen (2) günlük süre içerisinde borç ödenmediğini, akabinde söz konusu alacak, ... A. Ş. tarafından müvekkili ... A. Ş.'ye temlik edilmiş ve borçlular hakkında, İstanbul 33. İcra Dairesi .... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine davalı borçlular 27.12.2018 tarihli borca itiraz dilekçeleriyle borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ederek icra takibini durdurduklarını, bunun üzerine taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ve fakat sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek öncelikle teminatsız olarak; mahkeme aksi kanaatte ise ölçülülük ilkesi çerçevesinde kararlaştırılacak olan teminat bedeliyle davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi 26/03/2026 tarih ve 2026/98 Esas sayılı ara karar ile;"....1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin kısmen KABULÜ ile kat ihtarında kat edilen 366.142,49 TL alacağın temini bakımından İİK 257 vd. maddeleri uyarınca davalılar borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının ,İcra İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde İhtiyaten Haczine, %20 teminat (73.228,50-TL) alınmasına, fazlaya ilişkin istemin mevcut delil durumu itibariyle reddine," karar verilmiş ve karara karşı davalı ... vekili tarafından itiraz edilmiştir.İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin malvarlığına yönelik ihtiyati haciz uygulanmasının hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğu ihtiyati haciz kararının somut ve güçlü delillere dayanmamakta olduğunu yalnızca soyut iddialar üzerine tesis edildiğini mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına itiraz ettiğini, davacı tarafça yürütülen işlemlerin kapsamında müvekkili ile hiçbir ilgisi bulunmadığı bir şirketin adresine gidilerek haciz işlemi yapılmaya çalıştığını, bu durumun hem maddi gerçeğe aykırı hem de hukuka açıkça aykırı olduğunu haksız ve mesnetsiz olarak alınan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 30/06/2026 tarih ve 2026/98 Esas sayılı ara kararında;"....Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde, her ne kadar itiraz eden tarafından kredi sözleşmesinin mevcut olmadığı belirterek ihtiyati hacze itiraz edilmiş ise de davacı vekili tarafından kredi sözleşmesi aslı sunulduğu ve sözleşmede itiraz eden davalıya atfen kefil sıfatıyla imzanın bulunduğunun görüldüğü, Bölge Adliye Mahkemesi' nin yerleşik kararlarında da benimsendiği üzere ihtiyati hacze konu alacağın kesin olarak ispatı gerekmeyip, yaklaşık ispatın yeterli olduğu, ihtiyati haciz talep eden tarafından hesap kat ihtarının ve genel kredi sözleşmesinin ibraz edildiği, ihtarnamede kat edilen alacak miktarıyla sınırlı olarak ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup; dosya mevcuduna göre talep dilekçesi ekinde sunulan belgelerin alacağın varlığı hususunda kanaat uyandırıcı ve yaklaşık ispata yarar nitelikte olduğu anlaşıldığından itiraz edenin itiraz sebepleriyle sınırlı olarak yapılan yargılama neticesinde ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,

''1-Davalı ... vekilinin ihtiyati hacze itirazlarının reddine,'' karar verilmiş ve ara karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece ihtiyati haczi itirazın reddine karar verilirken, davacı tarafça dosyaya sunulan kredi sözleşmesine dayanılmış ise de, hükme esas alınan belgelerin usulüne uygun, denetlenebilir ve alacağın varlığını yaklaşık olarak dahi ispata elverişli nitelikte olmadığını, işbu sözleşmeler incelendiğinde birbirinden farklı sözleşmelere ait olduğu anlaşılan sayfaların bir araya getirilerek tek bir belge gibi sunulduğunun görüldüğünü, belgelerde hangi imza sayfasının hangi sözleşmeye ait olduğu, hangi genel işlem şartlarının hangi sözleşmenin eki olduğu, hangi sayfaların aynı sözleşmeyi oluşturduğunun açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmadığını, dosyada bulunan belgelerin tek ve bütün bir kredi sözleşmesi niteliğinde olmadığını, farklı sözleşmelere ait olduğu değerlendirilen sayfaların birleştirilmesi suretiyle oluşturulmuş fotokopi evraklardan ibaret olduğunu, bu haliyle belgelerin bütünlüğünün bulunmadığını, delil niteliğinin de ciddi biçimde tartışmalı olduğunu, yerel mahkemenin, sözleşmenin davalıya ait olduğu ve alacağın yaklaşık ispat edildiği yönündeki kabulünün eksik incelemeye dayandığını, belge bütünlüğü bulunmayan, farklı sayfalardan oluşturulduğu anlaşılan evrakların yaklaşık ispata esas alınmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın dayandığı alacak yıllar önce başlatılan icra takibine konu edilmiş olmasına rağmen taraflarınca kredi sözleşmesinin ibrazının defalarca talep edildiğini, ancak dava açılıncaya kadar hiçbir zaman sözleşme örneği sunulamadığını, dosyaya sonradan sunulan ve bütünlüğü bulunmayan belgelerin bu nedenle de ayrıca şüpheyle değerlendirilmesi gerektiğini, Yerel mahkemenin sözleşmenin sayfalarının aidiyeti ve bütünlüğü konusunda inceleme yapmadan, belgelerin aynı sözleşmeye ait olup olmadığını araştırmadan ve davalı tarafın bu konudaki açık itirazlarını karşılamadan ihtiyati haczin devamına karar verdiğini, bu durumun hukuki dinlenilme hakkı ile adil yargılanma ilkesine de aykırılık oluşturduğunu, dosyada mevcut belgelerin hangi tarihte düzenlendiği, kaç sayfadan oluştuğu, eksiksiz olup olmadığı, hangi sayfanın hangi sözleşmeye ait olduğu, imza sayfası ile sözleşme metninin birbirini tamamlayıp tamamlamadığı belirlenmeden alacağın yaklaşık ispat edildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle öncelikle davacı taraftan kredi sözleşmesinin eksiksiz aslı veya bankaca usulüne uygun onaylanmış tam örneğinin, tüm sayfaları ve ekleriyle birlikte dosyaya ibrazı sağlanmalıyken imzaların hangi metne ilişkin bulunduğu ve belge bütünlüğünün mevcut olup olmadığı mahkemece irdelenmesi gerekirken bunlar yapılmadığını, müvekkilin haksız bir şekilde icra tehdidi altında bırakıldığını, eksik ve denetlenemeyen belgeler esas alınarak verilen ihtiyati haczin devamı kararının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haczin, borçlunun malvarlığına doğrudan müdahale eden istisnai bir koruma tedbiri olduğunu, bu tedbirin devamının ancak güvenilir ve denetlenebilir deliller ile mümkün olabileceğini, mevcut dosya kapsamının bu şartı taşımadığını, verilen itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak ihtiyati haczin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece 26/03/2026 tarihli ara karar ile, ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, ihtiyati haciz kararına davalı ... vekilinin itiraz üzerine 30/06/2026 tarihli ara karar ile, itirazın reddine, karar verilmiş ve ara karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Dava dışı temlik eden ... A. Ş. ... Şubesi ile kredi müşterisi olan davalılardan .... Şti. Lehine 24/07/2013 tarihli 300.000,00 TL. Miktarlı, 20/04/2016 tarihli 600.000,TL. Miktarlı, 10/11/2015 tarihli 2.000.000,00 TL. Miktarlı, 28/11/2014 tarihli 1.000.000,00 TL. Miktarlı, 05/06/2017 tarihli 1.000.000,00 TL. Miktarlı Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, muteriz ...'ın ise davalı asıl borçlu ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerini müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, Kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredi hesapları kapatılarak, temlik eden banka tarafından hesabın Beşiktaş ... Noterliğinden gönderilen 07.12.2018 tarih ve ... yevmiye no'lu hesap kat ihtarnamesi ile toplam: 366.142,49 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 iş günü içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği anlaşılmıştır.İİK'nun 257 maddesi kapsamında, muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağın varlığı ve miktarının, İİK'nun 258 maddesine göre yaklaşık düzeyde ispat olunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebilirSomut olayda, talebe konu alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, talep eden temlik alan davacı şirketin dava dilekçesine eklediği genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı dikkate alındığında yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiği, kredi hesabı kat edilerek borcun muaccel hale geldiği, itiraz eden davalının borcunun rehinle temin edilmediği gibi borcun ödendiğinin de iddia ve ispat edilmediği, muterizin genel kredi sözleşmelerine yönelik itirazın İİK'nın 265. maddesinde düzenlenen itiraz sebeplerinden olmadığı, açılan eldeki davada yargılama yapılmak suretiyle incelenebilecektir. Buna göre mahkemece ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, muteriz davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İhtiyati hacze itiraz eden davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1746, K. 2026/1717, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1746-e-2026-1717-k-64225f7b162e