Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1322 E. 2026/1967 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1322
- Karar No
- 2026/1967
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1322 KARAR NO : 2026/1967
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/06/2026 NUMARASI : 2024/521 Esas 2026/524 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 12/09/2012 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince davalı şirketin, davacı şirket tarafından verilen teknik şartnameye ve resme göre imal ederek siparişte belirlenen terminlere uygun olarak zamanında sipariş edilen kalıpları teslim etmekle yükümlü olduğunu, sözleşmenin kendiliğinden yenilenmesinin akabinde taraflar 06/11/2014 tarihli gizlilik sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıklar neticesinde davalı yandan gelen talep üzerinde 07/01/2019 tarihinde sözleşmenin sonlandırıldığını, akabinde de davacı tarafından Kemalpaşa 3. Noterliği'nin 25/01/2019 tarihli, 00810 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek davalı yandan uhdesinde bulunan ekipmanların teslim edilmesi, teslim edilmemesi halinde gizlilik sözleşmesi gereğince her gün için 1.000,00-Euro cezai şart bedelinin talep edileceğini belirtir bir ihtarname keşide ettiğini, davalı yanın anılı ihtarnameyi tebliğ aldıktan sonra davacı şirkete Karşıyaka 5. Noterliği'nin 01/02/2019 tarihli, 03727 yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek davacı şirketten 57.114,00-TL alacağı olduğunu, alacağın ödenmesi halinde nezdinde bulunan makinelerin teslim edileceğini beyan ettiğini, davalı yanın gizlilik nezdinde bulunan ürünleri davacı yana teslim etmemesi üzerine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 22 günlük cezai şart bedeli olarak davalı yan aleyhine Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2019/517 Esas sayılı dosyası üzerinden 22.000,00-Euro bedelli icra takibi başlatıldığını, davalı yanın icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacı yanın süresi içerisinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak 30/10/2019 tarihinde anlaşamama ile sonuç bulduğunu, davalı yanın icra takibinde yetki itirazında bulunduğu, yetki itirazının geçersiz olduğunu, Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün yargı çevresi içerisinde bulunan mahkememizin yetkili olduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı yan aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine yapmış oldukları yetki itirazını yinelediklerini, davalı şirketin merkezinin .../MANİSA olması nedeni ile yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin Manisa Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak davalı şirketin davacı şirket ile 2 adet sözleşme imzalandığını, davalı şirketin her iki sözleşmeye ilişkin yükümlülüklerini eksiz olarak yerine getirdiğini, haksız olarak istenilen iş bu cezai şartı kabul etmediklerini, dava gizlilik sözleşmesi hükümlerine aykırı davranıldığına bahisli açıldı ise de aykırı davranışa ilişkin bir yazılı delil ve beyan dosyaya sunulmadığını ve davalıya bu yönde ulaşan bir yazılı bildirim bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshine ilişkin yazılı bir bildirimin davalı şirkete ulaşmadığını, bu nedenle sözleşme devam ederken herhangi bir cezai şartın oluşmayacağını, taraflar arasında imzalanan iki sözleşmenin birbirinden bağımsız olup farklı hususları düzenlediğini, davalı şirketin ihtarname sonrasında davacı şirkete ait taşınırlar üzerinde ticari hapis hakkını kullanmış olup hukuka uygunluk sebebinin de mevcut olduğunu bu nedenle sözleşmedeki cezai şartın uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. MAHKEMECE: "..., Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. SMMM ....'ın 12/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Defter kayıtlarına dayanak teskil eden belgelerin usulüne ve gerçege uygun olduğu, defter kayıtlarının Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebligleri ile açıklanan muhasebe ilkeleri ve genel muhasebe kurallarına uygun olarak tutulduğu, defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa göre usulüne uygun tutulduğu, açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığı,Defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, yapılan inceleme tespit ve değerlendirmeler sonucunda Davalı şirket .... Şirket Defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa göre usulüne uygun tutulduğu, açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığı,Defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, yapılan inceleme tespit ve değerlendirmeler sonucunda Davacı .. . . A.Ş ile Davalı şirket ... arasında borç alacak bakiyesinin bulunmadığı tespit edilmiştir. SMMM ...'un 02/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... . Şirketi'nin (.. . A.Ş.) de bu kapsamda 2019-2020-2021-2022-2023-2024 yılları inceleme döneminde E-DEFTER tuttuğu 2019-2020-2021-2022-2023-2024 inceleme dönemlerine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratları tarafımdan incelenmiş olup, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı; Davacı ... resmi defterlerinde 01.03.2019 takip tarihi itibariyle Davalı ...'in, Davacı ....'e 0,00.-TL hiç borçlu olmadığının kaydedildiği, takip tarihinden sonra da kayıtların devam edildiği ve en son yapılan 01.05.2024 tarihli kayıtla da hesabın sıfırlandığı, yani 01.05.2024 tarihi itibariyle Davalı ...'in, Davacı ...'e 0,00.-TL hiç Borçlu olmadığının kaydedildiği, Karşıyaka 5.Noterliği'nin Cevabi yazı ekinde sunulan 01.02.2019 tarih ve 3727 yev.no. ihtarnamenin tebliğ mazbatası sureti İncelendiğinde; 06.02.2019 tarihinde Davalı ... adresinde daimi çalışan ...'e tebliğ edildiği görülmekle; Eldeki dava konusu takiple de; davalı yandan uhdesinde bulunan ekipmanların teslim edilmesi, teslim edilmemesi halinde gizlilik sözleşmesi gereğince her gün için 1.000,00-Euro cezai şart bedelinin 06.02.2019 ihtarnamenin tebliğ tarihinden, 01.03.2019 takip tarihine kadar 22 günlük toplam 22.000,00-EUR talep edildiği tespit edilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2024 tarih, 2021/257 Esas, 2024/1120 Karar sayılı ilamında; "somut olayda; Davacı borçlu icra takibine itirazında ikamet adresinin Manisa olduğunu, icra dairesinin yetkisiz olduğunu belirtmiş ancak yetkili olan icra dairesini dilekçesinde göstermemiştir. HMK'nın 19/2. maddesi "... Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz..." şeklindedir. Davalı borçlunun yetki itirazında bulunurken yetkili icra dairesini doğru ve açık olarak göstermesi gerekmektedir. Davacı borçlu vekilinin yetki itirazında yetkili yer gösterilmediğinden usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmamaktadır. O halde usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmadığı halde, davanın esasına girilip taraflarca gösterilen deliller değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre karar tesisi gerekirken takip başlatılan icra dairesinin davalının yerleşim yeri olmadığı ve sözleşmede kararlaştırılan yer olmadığından bahisle yetkisiz olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla; davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile yerel mahkemece verilen kararın 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-4. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir." şeklindeki gerekçesiyle mahkememiz 20/10/2020 Tarih,2019/548 Esas 2020/547 Karar sayılı kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dosya üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafça davalının taraflar arasındaki gizlilik sözleşmesi hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesi ile cezai şart talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirket tarafından Karşıyaka 5. Noterliği 01.02.2019 tarih ve 03727 yevmiye numaralı ihtarnamesinde belirtilen süre içerisinde ödeme yapılmış olması halinde müvekkil şirket nezdinde bulunan makinelerin çalışır ve sağlam şekilde tarafınıza teslim edileceğini şeklinde beyanda bulunmak suretiyle davacıya ait makinelerin kendi uhdelerinde bulunduklarını beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın ise bu ihtarname öncesinde Kemalpaşa 3. Noterliği 25.01.2019 tarih ve 00810 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ekipmanları talep ettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki gizlilik sözleşmesinin 3.8 maddesinde ise, davacı şirket tarafından talep edilmesi halinde derhal ürünlerin, malzemelerin, çizimlerin, ekipmanların davalı tarafça teslim edilmesi gerektiği kararlaştırılmıştır. Cevap dilekçesinde davalı tarafça gizlilik sözleşmesinin imzalandığı beyan edilmiştir. Bu doğrultuda, davalı tarafın ihtarnamede açıkça gizlilik sözleşmesinin ürün teslimine dair hükmüne aykırı davrandığını beyan ettiği görülmekle, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı tarafın 22 günlük cezai şart bedeli talep ettiği, davacı ihtarnamesinden davalı tarafın 01.02.2019 tarihli ihtarname ile haberinin olduğunu beyan ettiği, takibin 01.03.2019 tarihinde başladığı, takip tarihi ile davacı ihtarnamesinin tebliğ arasında 22 günden fazla bir süre olmasına karşılık taleple bağlılık ilkesi gereği 22 günlük cezai şart bedeli üzerinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca alacağın likit olduğu anlaşılmakla, icra inkar tazminatının kabulüne, alacak yabancı para cinsi üzerinden talep edildiğinden bahisle takip tarihindeki Türk Lirası karşılığının %20 si oranında icra inkar tazminatı takdir edilmiştir," gerekçesi ile; "1-)Davanın KABULÜNE, 2-)Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2019/517 esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA, 3-)İcra takibinde takip edilen alacağın Türk Lirası karşılığı olan 132.578,60 Türk Lirası'nın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,"şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçeli kararında müvekkilinin gizlilik sözleşmesine aykırı davrandığını belirtmişse de işbu değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın, işbu davaya konu edilen cezai şart talebinin dayanağı olarak 06.11.2014 tarihli gizlilik sözleşmesini ileri sürdüğünü, ancak 06.11.2014 tarihli gizlilik sözleşmesi ile taraflar arasında imzalanmış olan 12.09.2013 tarihli fason üretim sözleşmesinin birbirlerinden farklı sözleşmeler olduğunu, bu nedenle davacının fason üretim sözleşmesinin sonlandığını iddia ederek, gizlilik sözleşmesinde yer alan cezai şart talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, cezai şartın söz konusu olması için sözleşmeye aykırı somut eyleminin ispatlanmasının gerektiğini, müvekkilinin gizlilik koşulunu ihlal eden davranışı olmadığı gibi dosya kapsamında buna ilişkin hiçbir delilin de sunulmadığını, ayrıca sözleşmenin yasalara uygun olarak feshedilmesinin gerektiğini, ancak sözleşmenin feshedildiğine dair yazılı bir bildirimin de yapılmadığını, bu sebeple müvekkilinin kalıpları iade etme yükümlülüğünün de doğmadığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında itirazlarının hiçbirinin değerlendirilmediğini, davalı/müvekkilinin kanun hükmüne uygun olarak muaccel alacağının ödenmesi için ticari hapis hakkını kullandığını, bu hakkını kullandığını Karşıyaka 5. Noterliği'nin 03717 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı yana bildirdiğini, borcun ödenmesi halinde makinelerin iade edileceğinin açıkça belirttiğini, taraflar arasında imzalanan 12.09.2013 tarihli sözleşmesinin, "F. Fiyat - Faturalama - Ödeme" başlıklı maddesinin 9. bendi ile ödeme vadesinin fatura tarihinden itibaren 120 gün olduğu, ödemelerin vadenin dolduğu ayı takip eden ayın ilk haftasında ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme hükümleri uyarınca ticari teammüllere uygun olarak vade farkını talep ettiğini, yerel mahkemenin elverişli incelemeler yapılmayan bilirkişi raporlarını esas alarak karar verdiğini, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının hiç dikkate alınmadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşmedeki cezai şart kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. TMK’nun 950 – 953 ncü maddelerinde gösterilen hapis hakkının doğumu için, alacaklının zilyedliğinin borçlunun muvafakatı ile kurulması, alacağın muaccel olması, alacaklının zilyedliğindeki taşınır veya kıymetli evrak ile alacak arasında doğal bir bağlantının olması gerekir. Nitelikleri itibariyle paraya çevrilmeye elverişli olmayan taşınırlar üzerinde ve alacaklının üstlendiği yükümlülükle veya borçlunun teslim sırasında yada daha önce verdiği talimatla veya kamu düzeniyle bağdaşmayan hallerde hapis hakkı kullanılamaz. Davacı tarafça, davalının taraflar arasındaki gizlilik sözleşmesi hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesi ile 22 günlük cezai şart bedeli talebiyle Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2019/517 Esas sayılı esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu iddiasıyla, itirazın iptali talebiyle dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde sözleşmenin feshine ilişkin yazılı bir bildirimin davalı şirkete ulaşmadığını, sözleşme devam ederken herhangi bir cezai şartın oluşmayacağını, taraflar arasında imzalanan iki sözleşmenin birbirinden bağımsız olup farklı hususları düzenlediğini, davalı şirketin ihtarname sonrasında davacı şirkete ait taşınırlar üzerinde ticari hapis hakkını kullanmış olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, taraflar arasındaki gizlilik sözleşmesinde davacı şirket tarafından talep edilmesi halinde derhal ürünlerin, malzemelerin, çizimlerin, ekipmanların davalı tarafça teslim edilmesi gerektiği, edilmemesi durumunda cezai şart ödeneceğinin, satıcının bunları bir tacir olarak dahi saklama hakkının bulunmadığının kararlaştırması nedeniyle hapis hakkı kullanılması savunmasının yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/06/2026 tarih, 2024/521 Esas ve 2026/524 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 9.056,44 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 2.264,11 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 6.792,33 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2026