Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1443 E. 2026/1984 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1443
Karar No
2026/1984
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1443 KARAR NO : 2026/1984

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/06/2022 NUMARASI : 2021/537 Esas 2022/658 Karar DAVA : ALACAK KARAR TARİHİ : 22/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2026

Davacı tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... plakalı (Yeni plaka ...) ... şasi numaralı, ... ..motor numaralı...model .... marka kamyon araç sahibi olduğunu ve aracı 29.01.2021 tarihinde satın aldığını, 279.000 km kullanılmış olan aracı müvekkilinin 260.000,00 TL bedelle satın aldığını, müvekkilinin belirtilen.... marka kamyonu ile hafriyat işi yaptığını, aracı satın aldığı tarihten bir ay geçmemesine karşın motor arızası verdiğini, müvekkilinin aracı Bursa-İnegöl ilçesinde bulunan davalıdan satın aldığını, aracı alırken motorunda herhangi bir problem olmadığını, aracın motorunun sorunsuz olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin aracı alırken muayene ettiğini, aracın çalışıp çalışmadığını ve herhangi bir sıkıntısının olup olmadığını kontrol ettiğini, müvekkilinin, aracı satıcının aracın ve motorunun sorunsuz olduğu söylemine binaen güvenerek aldığını, ancak aracı almasının üzerinden bir ay geçmemesine karşın motorun aşırı yağ yaktığını ve motorun arızalı olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin aracını kullanamadığını ve aracın motoru sorunsuz aracın çok çok üzerinde yağ yaktığını, .... gibi bir markaya ait aracın motorunun problemsiz olduğu belirtilmesine karşılık aşırı yağ yakmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının müvekkiline, aracın ayıbını gizlemek ve müvekkiline gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle sattığını, İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/34 D. İş sayılı dosyasında yapılan tespitte, aracın 4. ve 5. silindirlerinde kompresyon değerlerinin % 59 ve % 79 ile çok altında olduğunu, bu durumda aracın çok yağ yakacağı ve tespit isteyenin yağ yakma şikayetinin ortaya çıkacağı, motorun aşırı yağ eksilteceği, rektefiyesi ve motor revizyonu gerekeceği, bu durun motor rektefiyesi raporu ile tespit edilmiş olduğunu, netice de tespit istenen aracın motorunun aşırı yağ yaktığını, motorun bu şekilde kullanılamayacağı ve motorun revizyon gerektirdiği hususlarının sabit olduğunu, motorda meydana gelen yağ yakma ile ilgili arızanın yapılacak motor revizyonu ile giderim bedelinin yedek parça ve işçilikte dahil olmak üzere 51.365,40 TL olduğunu, bunun dışında ... servis kontrollerinde, araçta ayrıca şanzıman ve direksiyon arızasının olduğu tespit edildiğini, bu arızasının giderim bedelinin KDV dahil 11.143,92 TL, bu anılı iki onarım bedeli toplamının 62.509,32 TL olduğunu, aracın yeni satın alındığının beyan edildiğini, aracın 281.338 km'de aşırı miktarda yağ eksiltmesinin makul ve normal bir durum olmadığını, bir ayda veya bir kaç bin km'de gerçekleşecek bir durum olmadığının tespit edildiğini, ayıp ihbarına ilişkin ihtarnamenin 29.03.2021 tarihinde davalıya gönderildiğini ve 31.03.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafın gizli ayıplı araç satışından dolayı yasal olarak sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesine ve ihtarname tarihi 31.03.2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/34 D. İş sayılı dosyasında başvurma harcı 25,00 TL vekalet harcı 8.50 TL, peşin harç 97,70 TL, keşif harcı 419,00 TL, gider avansı 855,00 TL olmak üzere toplam 1.406,10 TL ve hükmedilen vekalet ücretinin de yargılama gideri olarak kabul edilmesine ve müvekkile ödenmesine, davalının kötü niyetli olması ve müvekkilin alacağına kavuşmasının sağlanması amacıyla davalının üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallarına teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama harç ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilin aleyhine açılacak davalarda yetkili Asliye Ticaret Mahkemelerinin Bursa Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, bu bağlamda müvekkili aleyhinde açılan davaya karşı yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafça her ne kadar, müvekkiline davacı tarafa aracın motorunda herhangi bir sorun olmadığı, araç motorunun sorunsuz olduğunun beyan edildiği ve davacının bu beyana güvenerek aracı satın aldığı iddia edilmekteyse de bu iddianın müvekkilince kabul edilmediğini, davacı tarafça daha önce Karşıyaka 5. Noterliği'nin 29.03.2021 tarih ve 8741 numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ve müvekkilinden satın alınan ... (Yeni Plaka: ...) plakalı ... marka kamyonun satın alındığı tarihin üzerinden 1 ay geçmeden motor arızası yaptığı, motorun aşırı yağ yaktığı, araca ilişkin tespit yaptırıldığı, tespite göre araçta yapılması gereken 62.509,32-TL masrafın 7 gün içinde ödenmesinin müvekkilline ihtaren bildirildiği, söz konusu ihtarnameye İnegöl 6. Noterliği'nin 02.04.2021 tarihli ihtarnamesi ile cevap ile itiraz edildiği, müvekkilinin, davaya konu ... (yeni: ...) plakalı trafikten çekmeli aracın Bursa 18. Noterliği'nin 29.01.2021 tarih, 03764 yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile davacıya satıldığını, satış sözleşmesinde alıcı davacının trafikten çekilen aracın trafiğe çıkarmayacağını, aracı yalnızca tescil birimine bildirdiği adreste bulunduracağını, bu adres dışında bir adrese taşımak istediğinde taşıma tarihinden bir hafta önce ilgili tescil birimine bildirimde bulunarak çekici yardımı ile taşınmasını sağlayacağını, aracı trafik ve asayiş güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde bulundurmayacağını, aracın karayolunu uzun süre etkileyecek şekilde park edilmiş, terkedilmiş veya hasara uğramış olması durumunda trafik zabıtası tarafından çekilebileceğini bildiğini, Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelikler gereğince trafikten çekilmiş araçlar için öngörülen yükümlülüklere aykırı davranılması durumunda doğacak sorumlulukları kabul ettiğini, araç kaydında men bulunduğunu, men şerhinin kaldırılabilmesi için trafik denetleme birimine müracaat edilmesi gerektiğinin noter tarafından kendisine bildirildiğini, aracı üzerindeki trafikten men durumu ile aldığını kabul, beyan ve taahhüt ettiğini yine müvekkil ile yapılan 29.01.2021 tarihli Araç Satış Sözleşmesi ve Teslim Tutanağında; satış öncesi satışa konu aracı, tüm detayları ile kontrol etme ve inceletme imkanının kendisine tanındığını, satışa konu aracın mevcut hali hakkında ayrıntılı şekilde bilgilendirildiğini, aracı, mevcut hali, açık, gizli ayıplarını bilerek satın aldığını, satışa konu aracın, motor, direksiyon, fren, aks milleri, rol kolları, salıncaklar, rot başları, yay ve amortisör, gösterge paneli, göstergeler, fren, ön panel (ön göğüs), ön konsol, vites kolu, dikiz ayna, sürücü ve yolcu koltukları, klima sistemi, araç tavanı, kapılar, bagaj kapağı, motor kaputu, ön çamurluklar, arka çamurluklar, arka omuz, ön tampon, ön ızgara, arka tampon, ön camlar, arka camlar, yan camlar, yan aynalar ve diğer parçaları dahil araç parçaları üzerinde her türlü incelemeyi yaptığını/yaptırdığını, aracı mevcut haliyle olduğu gibi kabul ettiğini, aracı teslim aldıktan sonra, araçta meydana gelebilecek tüm ayıplardan bizzat sorumlu olduğunu, satıcıdan herhangi bir nedenle talepte bulunmayacağını, satıcıyı bu konuda gayri kabili rücu ibra ettiğini kabul ve taahhüt ettiğini beyan ederek davacının tüm iddialarını reddettiğini, sayılan nedenlerle müvekkil aleyhine açılmış usul ve yasaya aykırı davanın öncelikle yetki itirazı dikkate alınarak usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde müvekkilinin esasa ilişkin itirazları dikkate alınarak davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda istinaf incelemesine konu karar ile: "...Dava; ayıplı mal satışı nedeniyle tazminat talebine ilişkin açılmış davadır. Dosya içinde taraflar arasındaki satış sözleşmesi, İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/34 D. iş dosyası hazır edilmiş, bilirkişi heyetinden karar vermemize dayanak teşkil eden 30.05.2022 tarihli rapor alınmış, alınan bilirkişi raporunda ve tüm dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere tüm dosya içeriği incelendiğinde; Dava konusu ... plakalı (eski plakası:...) ... şase numaralı ... ...kamyonun T.C. İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/34 D. iş dosyası ile tespit işlemi yaptırıldığı ve tespit dosyasına sunulu bilirkişi raporunda dava konusu kamyonun motor revizyonu gereksinimi ile şanzıman ve direksiyon kusurları tespit edildiği, Bilirkişi raporunda ayrıntıları belirtilen kusurların ayıp veya gizli ayıp olarak nitelendirilmesi için satın alanın bu ayıplardan haberdar olmaması veyahut satıcının bu ayıpları gizleyerek satması gerektiği, Dava konusu olayda davacı yanın satın aldığı aracın çekme belgeli (trafikten men edilmiş bir araç olduğu), noter huzurunda düzenlenen satış sözleşmesinde bu hususların açık ve anlaşılır bir şekilde belirtilmiş olduğu, Yine davacı ile davalı arasında düzenlenen 29.01.2021 tarihleri arasında “Araç Satış Sözleşmesi ve Teslim Tutanağı”nda araçtaki tüm kusurların ayrıntılı olarak belirtildiği, bu belgede açıkça motor ve diğer tüm parçalar üzerinde inceleme yaparak, aracı mevcut haliyle açık veya gizli ayıplarını bilerek satın aldığını kabul ettiği, Dolayısıyla davacı yanın dava konusu aracı satın almadan önce İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/34 D. iş dosyasına sunulu bilirkişi raporunda tespiti yapılan motor, şanzıman ve direksiyon kutusunda meydana gelen kusurlardan haberdar olduğu, davalı firma tarafından gizli ayıplı olarak satışının yapılmadığı, aracın satın alınma tarihinde aynı zamanda trafikten men halde olduğu da dikkate alındığında nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere dava konusu ... plakalı (eski plakası: ...) ... şase numaralı ... kamyonun davalı firma tarafından gizli ayıplı olarak satışının yapılmadığı belirtilmekle tüm dosya içeriği, gelen belgeler, usul ve yasaya uygun alınan dosya içindeki belgelerle oluşa uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine dair mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. ' gerekçesi ile; Davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunu dayanak teşkil etmek suretiyle gerekçesinde, gerekçeli karar hakkının ihlal edilmesi suretiyle karar verdiğini, Mahkemenin gerekçesi sadece bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmesinden ibaret olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu hukuka aykırı olup bilirkişi raporuna itiraz etmemize karşın itirazların incelenmesi için rapor aldırılması talebinin reddedildiğini, Mahkeme, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda ayıba ilişkin hukuki nitelendirmenin hukuka aykırı olmasına karşın gerekçesinde ayıbın hukuki niteledirmesine ilişkin gerekçe belirtmediğini, bilirkişi raporuna değindiğini, belirtilen sebeple yerel mahkemenin gerekçeli kararında sadece bilirkişi raporuna dayanak teşkil etmesi karşısında istinaf dilekçesinde bilirkişi raporuna karşı itirazlarını istinaf sebebi olarak belirttiklerini, sunulan rapor ayıbın niteliği tespit edilmeksizin tanzim edildiği için diğer hususlar yönünden yapılan açıklamanın önemi bulunmadığını, araçta ayıbın gizli ayıplı olması hususu değerlendirildiğinde teslim tutunağında belirtilen hususlar hukuken geçersiz olduğunu, müvekkili bilmediği ayıbı ibra etmesi söz konusu olamayacağını, alıcı satışa konu aracın, motor, direksiyon, fren, aks milleri, rol kolları, salıncaklar, rot başları, yay ve amortisör, gösterge paneli, göstergeler, fren, ön panel (ön göğüs), ön konsol, vites kolu, dikiz ayna, sürücü ve yolcu koltukları, klima sistemi, araç tavanı, kapılar, bagaj kapağı, motor kaputu, ön çamurluklar, arka çamurluklar, arka omuz, ön tampon, ön ızgara, arka tampon, ön camlar, arka camlar, yan camlar, yan aynalar ve diğer parçaları dahil araç parçaları üzerinde her türlü incelemeyi yaptığını/yaptırdığını aracı mevcut haliyle olduğu gibi kabul ettiğini, aracı teslim aldıktan sonra, araçta meydana gelebilecek tüm ayıplardan bizzat sorumlu olduğunu, satıcıdan herhangi bir nedenle talepte bulunmayacağını, satıcıyı bu konuda gayri kabili rücu ibra ettiğini kabul ve taahhüt eder.'' şeklinde olup maktu şekilde hazırlandığını, müvekkili aracının motorunda 4. ve 5. silindir de kompresyon testlerinin düşük olduğu motorun yağ yakma probleminin olduğuna dair kayıtta bulunmadığını, bu yönüyle müvekkili motorun 4. ve 5. silindirin silindir sıkıştırma değerlerinin düşük olduğunu bilmesi mümkün olmadığını, 10. Sulh Hukuk Mahkemesi 2121/34 D. iş dosyası nezdinde yapılan tespitte bu husus açıkça belirtildiğini, müvekkili aracı alırken motorun içerisinde bulunan silindirlerin sıkıştırma değerlerinin düşük olacağını ve yağ yakma probleminin olduğunu bilmesi mümkün olmayıp belirtilen ayıp gizli ayıp niteliğindedir. Bu sebeple satıcı ayıptan sorumlu olduğunu istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştüri DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı tarafça davalıdan satın alınan 2. el aracın ayıplı olması nedeni ile doğduğu iddia olunan maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine yöneliktir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda istinaf incelemesine konu karar ile; " Dava konusu olayda davacı yanın satın aldığı aracın çekme belgeli trafikten men edilmiş bir araç olduğu, noter huzurunda düzenlenen satış sözleşmesinde bu hususun açık ve anlaşılır bir şekilde belirtilmiş olduğu, davacı ile davalı arasında düzenlenen 29.01.2021 tarihli “Araç Satış Sözleşmesi ve Teslim Tutanağı”nda araçtaki tüm kusurların ayrıntılı olarak belirtildiği, bu belgede davacının açıkça, motor ve diğer tüm parçalar üzerinde inceleme yaparak, aracı mevcut haliyle açık veya gizli ayıplarını bilerek satın aldığını kabul ettiği, dolayısıyla davacı yanın dava konusu aracı satın almadan önce İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/34 D. iş dosyasına sunulan bilirkişi raporunda tespiti yapılan motor, şanzıman ve direksiyon kutusunda meydana gelen kusurlardan haberdar olduğu, davalı firma tarafından gizli ayıplı olarak satışının yapılmadığı, aracın satın alınma tarihinde aynı zamanda trafikten men halde olduğu da dikkate alındığında dava konusu kamyonun davalı firma tarafından gizli ayıplı olarak satışının yapılmadığı yönündeki rapor aynen benimsenerek tüm dosya kapsamına nazaran davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu aracın davacı tarafça davalıdan Bursa 18. Noterliği'nin 29.01.2021 tarihli Araç Satış Sözleşmesi ile 2. el araç olarak satın alındığı ve taraflar arasında 29.01.2021 tarihli “Araç Satış Sözleşmesi ve Teslim Tutanağı”nın imzalandığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, taraflar arasında düzenlendiği tartışmasız olan 29.01.2021 tarihli “Araç Satış Sözleşmesi ve Teslim Tutanağının 2, 3 ve 4. maddelerinde davaya konu ikinci el aracın alım satım işlemi sırasında aracın mevcut durumu ile ilgili olarak davacının bilgilendirildiği ve davacı tarafından aracın mevcut hali ile olduğu gibi kabul edildiğinin kararlaştırılmış olmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/06/2022 tarih ve 2021/537 Esas 2022/658 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Kararın Dairemizce taraflara/vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 22/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1443, K. 2026/1984, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1443-e-2026-1984-k-0553791be688