Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1473 E. 2026/1985 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1473
Karar No
2026/1985
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1473 KARAR NO : 2026/1985

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/03/2023 NUMARASI : 2021/772 Esas 2023/193 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 22/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2026

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/772 Esas 2023/193 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında fatura alacağından kaynaklanan 13.11.2020 tarihli faturadan dolayı 55.701,23 TL bakiye alacak bulunduğunu, bakiye fatura alacağı nedeniyle davalı şirket aleyhine Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5561 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı şirket tarafından süresi içerisinde icra takibi ile talep olunan borcun tamamına ve fer'ilerine takibin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek, başlatılan icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, takip konusu alacacağın, likit fatura alacağı olduğunu, bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek ticari temerrüd faizi uygulanmasına, haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince "Dava ; Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Davacı vekili delil olarak; Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5561 Esas sayılı dosyası, fatura örneği, davacı ve davalı firma kayıtları, yemin ve bilirkişi incelemesine dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur. Karşıyaka 4.İcra Müdürlüğü'nün 2021/5561 Esas sayılı takip dosyası ile; öncelikle Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2021/109634 E.sayılı takip dosyası ile Alacaklı ... .Şirketi Adana Şubesi vekili tarafından, borçlu ....Şirketi aleyhine 16.08.2021 başvurma harçlı tarihinde başlatılan 7 örnek ödeme emirli icra takibinde, aşağıdaki alacak haklarının tahsili talep edildiği, alacağın 55.701,23 TL bakiye fatura alacağına ilişkin olduğu, ödeme emrinin borçlu şirket adresine tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 19.08.2021 tarihinde yetkiye ve takip konusu borca, işlemiş faiz talebine, faiz oranına ve tüm fer'ilerine, itirazı üzerine dosya Karşıyaka İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve Karşıyaka 4.İcra Müdürlüğü'nün 2021/5561 Esas sayılı takip dosyası ile takibe devam edildiği, alacaklı...... Vekili tarafından, borçlu ... Şirketi aleyhine 02.09.2021 tarihinde devam edilen 7 örnek ödeme emirli icra takibinde, ödeme emrinin borçlu şirket adresine tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 14.09.2021 tarihli itiraz dilekçesi ile takibe, takip konusu borca, işlemiş faiz talebine, faiz oranına ve tüm fer'ilerine, itirazı üzerine takibin durduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; taraflar arasında Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2021/5561 Esas sayılı icra dosyasındaki miktar kadar alacaklı olup olmadığı, icra takibinde talep edilebilecek alacak kalemlerinin ne kadar olduğu hususları olduğu görüldü. noktalarındadır. Mahkememizin 25/03/2022 tarihli celsesinde verilen ara kararı uyarınca; dosyanın SMMM uzmanı bilirkişiye verilerek, taraf defter ve kayıtları üzerinde gerekli görülmesi halinde yerinde inceleme yapma yetkisi de verilerek uyuşmazlık konusunda rapor düzenlenmesinin istenmiştir. Bilirkişi .... tarafından mahkememize sunulan 30/06/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2020-2021 yılı inceleme döneminde E-DEFTER tuttuğu, inceleme dönemlerine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratları tarafımdan incelenmiş olup, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı; taraflar arasında inceleme döneminde ticari bir ilişkinin var olduğu, davacı resmi defter kayıtlarında; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 55.701,23.-TL borçlu olduğunun, kaydedildiği; dava dilekçesi ekinde sunulan takibe ve davaya konu davacının davalıya düzenlediği e-faturanın elektronik olarak iletilmesi sebebiyle; anılan faturanın ve içeriğindeki ürünlerin 13.11.2020 tarihli e-irsaliyeye istinaden düzenlenildiği ve e-irsaliye içeriğindeki ürünler ile fatura içeriğinin birebir aynı olduğu; ... ile ürünlerin davalıya teslim edildiğinin yazıldığı görüldüğünden e-faturanın ve içeriğindeki ürünlerin davalıya teslim edildiğinin tespit edildiği, davalı tarafından defterleri sunulmadığı ve yerinin de bildirmemesi nedeniyle davalı şirkete ait Resmi Defterler incelenmediği bildirilmiştir. Davacı taraf davalının defter ve kayıtlarına da dayandığından , dosya Bilirkişi...' a tevdi edilerek davalının defter ve belgelerinin de incelenmesi istenmiş, 13/02/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; Davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir'in e-defter beratları ve kayıtları talep ettikleri mali mühürlerinin henüz davalı şirkete teslimatının yapılmaması nedeniyle sunulamasa da; davalı şirketin bilgisayar kayıtlarından oluşturularak sunulan Davalı ... defterlerinde, Davacı ....'e ilişkin kayıtların 320 SATICILAR Hesabının altında 320.38 ... . Şirketi Hesabında izlendiği, Taraflar arasında 2020 yılı inceleme döneminde ticari bir ilişkinin var olduğu, 13.11.2020 tarihinde Davacı tarafından, Davalı ... adına düzenlenen 61.647,59.-TL tutarındaki faturanın alacak kaydının yapıldığı; 31.12.2020 tarihli 272 no.yev.kaydıyla "13/10/2020-1-...BANK HS" Açıklamasıyla Davalı ....bank hesabından, Davacı banka hesabına yapılan 9.278,00.-TL tutarındaki ödemenin Borç kaydının yapıldığı; davalı ... kayıtlarında; Davacı...'in Davalı...'den 31.12.2020 tarihi itibariyle 52.369,59.-TL tutarında alacaklı olduğunun kaydedildiğinin görüldüğü bildirilmiştir. Tüm dosya içeriği ve delillerin özellikle bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda: taraflar arasında inceleme döneminde ticari bir ilişkinin var olduğu, davacı resmi defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalının davacıya 55.701,23.-TL borçlu olduğunun, kaydedildiği görülmüş ise de davalı ....kayıtlarında davacı....'in Davalı ....'den 31.12.2020 tarihi itibariyle 52.369,59.-TL tutarında alacaklı olduğunun kaydedildiği , davalının bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde ayıplı mal itirazında bulunduğu ancak icra takibine itiraz dilekçesinde ayıplı mal itirazının bulunmadığı davalının cevap dilekçesi de sunmadığı davalının defter ve kayıtlarına göre davacının 52.369,59 TL alacaklı olduğu, her ne kadar kısa kararda Karşıyaka 4 İcra Müdürlüğünün 2021/109634 E sayılı dosyası olarak yazılmış ise de bu dosya numarasının ilk takibin yapıldığı Kocaeli İcra müdürlüğünün icra dosyası numarası olduğu ve kısa kararda sehven yazıldığı anlaşılmış maddi hata gerekçeli kararda düzeltilmiş davalının defter ve kayıtlarına göre borcunu bilebilecek durumda olduğu" şeklindeki gerekçe ile; davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2021/5561 E.sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 52.369,59-TL’lik kısmına yönelik haksız itirazının İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, İİK’nun 67/2 maddesi gereğince, % 20 icra-inkar tazminatı 10.473,91-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine. davalının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece davacının iddiasını ispat külfetinin gözardı edildiğini, davacının alacak iddiası ileri sürülen fatura konusu ürünlerin çalışır vaziyette teslimi borcunu yerine getirmediğini, Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” denildiğini, 6100 sayılı HMK'nun "ispat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirildiğini, anılan maddede “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” hükmünün düzenlendiğini, karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevinin eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibaret olduğunu, müvekkili şirkete karşı yanca teslim edilen .. uygulama makinesinde kullanılan ... markalı ... set aksamının tam ve düzgün çalışmadığının sonradan ortaya çıktığını, makinenin tekniğe uygun tamamlanmadığını, püsktürtmesi esnasında düzenli devam eden bir hassasiyet yakalanamadığını, uygulanan gramajda düzensiz değişiklikler gözlemlendiğini, sprey elementlerinin tutkal yolu aç kapa görevlerini yerine getirmediğini, bu sebeple devam eden konveyörde ürünün tutkalsız olması gereken kısımlarına tutkal aktığını ve ürünü bozduğunu, püskürtme elementlerinin istenilen dairesel tutkal işlemini gerçekleştiremediğini, belirtilen tutkal alanı dışına fazlasıyla tutkal püskürtüp makine ve ürüne zarar verdiğini, müvekkili şirketçe çok sayıda deneme yapıldığını, ancak olumlu bir sonuç alamadıklarını bu durumun karşı yana bildirildiğini, müvekkilinin mağduriyetinin takas, mahsup vb. bir çözüm bulunarak giderileceği bildirildiğinden müvekkilinin iyiniyetle beklediğini, yerel mahkemece makine mühendisi bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerekirken sözleşmeye uygun çalışır vaziyette teslim sağlanmış gibi soyut değerlendirme yapılmasının ve davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna yönelik itirazlar üzerinde durulmaksızın davanın kabulünün savunma hakkını kısıtlar nitelikte olduğunu, istinaf başvurularının kabulü ile noksan incelemeye dayalı kararın davacının ispat edimini yerine getirmediği gibi müvekkilinin hatalı ürün teslimi sebebiyle seçimlik mahsup hakkı bulunduğu halde savunma hakkını zedeler surette hukuka aykırı hükmün müvekkili şirket yararına kaldırılması gerektiğini, davanın reddi, olmadığı takdirde itirazları uyarınca inceleme yapılmak üzere kararın kaldırılması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2021/5561 E.sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 52.369,59-TL’lik kısmına yönelik haksız itirazının İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, İİK’nun 67/2 maddesi gereğince, % 20 icra-inkar tazminatı 10.473,91-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine. davalının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davaya konusu Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5561 E.sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 55.701,23 TL asıl alacak üzerinden ilk olarak Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2021/109634 E.sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine, davalı borçlu vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesindeki yetki itirazı kapsamında icra dosyasının Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5561 E.sayılı dosyasına gönderildiği ve iş bu dosya üzerinden çıkartılan ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu, davalının itirazının iptali amacı ile eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Takip dayanağı olarak davacı tarafça davalı hakkında düzenlenmiş 13.11.2020 tarih ve 61.647,59 TL bedelli fatura bakiyesi olan 55.701,23 TL alacak gösterilmiştir. Mahkemece taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre takip ve davaya konu faturanın her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerine göre iş bu faturadan dolayı takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan bakiye 55.701,23 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olmasına rağmen davalı ticari defterlerinde davacı hesabına borç olarak kaydedilen 9.278.00 TL'lik ödeme ile iş bu faturadan dolayı takip tarihi itibarıyla davacı bakiye alacağının 52.369,59 TL olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Takip ve davaya konu fatura davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmakla bu durum fatura muhteviyatı mal ve hizmetin davacı tarafça davalıya verildiğine karine teşkil eder. Aksinin davalı tarafça dava değeri itibarıyla yazılı deliller ile kanıtlanması gerekmektedir. Davalı tarafça, esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı gibi icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde ayıba ilişkin bir itiraz ileri sürülmediği görülmüştür. Ancak davalı tarafça, mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan rapora karşı sunulan 15.09.2022 tarihli beyan dilekçesinde davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediği ileri sürülmüş olup 6.03.2023 tarihli beyan dilekçesinde ise fatura muhteviyatı makinenin ayıplı olduğu yönünde beyanda bulunulmuştur. Ancak ayıba ilişkin savunma açısından ıspat yükü davalı üzerindedir. Davalı tarafça davaya konu fatura içeriğindeki makinedeki mevcut ayıpların davacıya bildirildiği, ayıbın giderilmediği rapora karşı sunulan yazılı beyan dilekçelerinde belirtilmiş olmakla birlikte süresi içerisinde davacıya ayıp ihbarında bulunulduğuna dair yazılı bir belge davalı tarafça dosyaya sunulmamıştır. Davalı tarafça süresi içerisinde sunulmuş bur delil listesi de bulunmamaktadır. Bu durumda davalı tarafın ayıba ilişkin savunmasını kanıtlayamadığının kabulü gerekir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2023 tarih ve 2021/772 Esas 2023/193 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 3.577,37.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 894,34.TL harcın mahsubu ile bakiye 2.683,03.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 22/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1473, K. 2026/1985, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1473-e-2026-1985-k-37f7090a385f