Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1695 E. 2026/1728 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1695
- Karar No
- 2026/1728
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1695
KARAR NO : 2026/1728
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/09/2026
NUMARASI : 2026/609 Esas - 2026/630 Karar (D.İş)
TALEP: Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: Davacı talep dilekçesinde özetle; İcra Hukuk Mahkemelerinde görülen İİK m. 89/4 kaynaklı tazminat davalarında tacirler arasında ticari defter ve ödeme belgelerinin 10 yıllık zorunlu saklama ve ibraz süresinin başlangıç ve bitiş tarihlerinin tespiti hususunda hukuki belirsizlikler yaşandığını, ticaret mevzuatı konusunda dar yetkili olan icra hukuk mahkemeleri yerine ticaret konusunda geniş yetkili ticaret mahkemesinden TTK m. 82/6 hükmünün yorumlanarak tespitinin talep edildiğini, usul ekonomisi ilkesi gereği karşı taraf ismi belirtilmeksizin tüm tacirler için geçerli olacak bir tespit kararı istendiğini, 2013 yılına ait ticari defter ve belgelerin saklama süresinin TTK m. 82/6 gereği 2014 takvim yılının bitişi olan 31.12.2014 tarihinde başladığını ve 10 yıl sonra 31 Aralık 2024 tarihinde sona erdiğini, benzer şekilde 2014 yılı için saklama süresinin 31/12/2015 tarihinde başlayıp 31 Aralık 2025 tarihinde bittiğini, 2015 yılı için 31/12/2016 tarihinde başlayıp 31 Aralık 2026 tarihinde bittiğini, 2016 yılı için ise 31/12/2017 tarihinde başlayıp 31 Aralık 2027 tarihinde bittiğini, 2013 yılına ait belgelerin ibraz yükümlülüğünün 31/12/2024 tarihine, 2014 yılı için 31/12/2025 tarihine, 2015 yılı için 31/12/2026 tarihine ve 2016 yılı için 31/12/2027 tarihine kadar devam ettiğini, bu hususların değişik iş yoluyla tespit edilerek uygulamadaki karmaşıklığın giderilmesinin hukuken elzem olduğunu belirterek söz konusu sürelerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin mahkemece tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...HMK'nın "Görev ve Yetki" başlıklı 401.maddesinde de açıkça düzenlenmiş olduğu üzere, esas davanın açılmış olması halinde delil tespiti, esas davanın görülmekte olduğu mahkeme tarafından gerçekleştirilir. Ancak esas davanın açılmamış olduğu hallerde delil tespiti esas davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif ya da bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu veya tanık olarak dinlenilecek kişinin oturduğu Sulh Hukuk Mahkemesinden istenilir. Esas dava, görevli ve yetkili mahkemede açılmışsa, esas davaya bakan mahkemenin delil tespiti talebine ilişkin olarak yetkisiz ve görevsiz olduğu iddiası ileri sürülemez. Talebin acele, ivedi, kaybolma ihtimali bulunan bir hususa ilişkin olmadığı ticari defterin saklama süresinin tespitinin mahkememiz görevine girmediğinden talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay kararları ile sabit olan, İcra Hukuk Mahkemelerinin özelikle ticaret mevzuatı konusunda dar yetkili mahkeme oluşu nedeniyle, kararın hukuka, usule ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, İcra Hukuk Mahkemelerinin dar yetkili mahkeme oluşunun sabit durumuna aykırı olduğunu, yerel mahkemenin talep konusunu yanlış anladığını, yerel mahkemenin hatalı kararının kaldırılması gerektiğini, dilekçe ekindeki Ticaret Bakanlığının TTK m.82/6 amir hükmü uygulaması için örnekleme içeren uzman görüş yazısı içeriği gereğince talebin değerlendirilmesini, icra hukuk mahkemelerinin dar yetkili olduğunun Yargıtay içtihatları ile sabit olduğunu, somut davalarındaki icra hukuk mahkemeleri hakiminin bizzat şifaen ticari defter mevzuatından anlamadıklarını ticaret mevzuatıyla ilgili Ticaret Kanunun Madde 82/6 amir hüküm metninin yorumlanması konusunda dar yetkili olduklarını belirttiğini, talebin delil tespiti ile ilgili olmadığını, ticaret mevzuatında geniş yetkili ticaret mahkemesinden uygulamada Ticaret Kanunun Madde 82/6 amir hüküm metninin yorumlanmasını Ticaret Bakanlığından alınan uzman görüşü doğrultusunda yorumlama yapılmasını talep ettiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, tespit talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Talep, TTK 82/6 maddesi uyarınca ticari defterlerin saklama ve ibraz süresi olan zorunlu 10 yıllık sürenin başlangıç ve bitiş tarihlerinin tespiti talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda,talebin reddine karar verilmiş, bu karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır.
HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1-a. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
6102 sayılı TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.
6102 sayılı TTK nın .Belgelerin saklanması, saklama süresi başlıklı 82. maddesi".... (5) Birinci fıkranın (a) ilâ (d) bentlerinde öngörülen belgeler on yıl saklanır.(6) Saklama süresi, ticari defterlere son kaydın yapıldığı, envanterin çıkarıldığı, ara bilançonun düzenlendiği, yıl sonu finansal tablolarının hazırlandığı ve konsolide finansal tabloların hazırlandığı, ticari yazışmaların yapıldığı veya muhasebe belgelerinin oluştuğu takvim yılının bitişiyle başlar."düzenlemesini içermektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 106/1. Maddesine göre, tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Ancak maddenin ikinci fıkrasına göre, tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Bunun yanı sıra maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.
Tespit davasının konusunu ancak hak veya hukuki ilişkiler oluşturur. Bu kapsamda her çeşit hukuki ilişki tespit davasının konusu olabilir. Buna karşılık, somut bir olaydan doğmayan, soyut hukuki ilişkilerin tespiti istenemez. Ayrıca davacının tespit davasına konu edilen hukuki ilişkisinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararının bulunması şarttır.
Bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı yahut yokluğu, tespit davası açılabilmesi için yalnız başına yeterli değildir. Bundan başka, o hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde, davacının korunmaya değer, meşru bir hukuki yararının bulunması şarttır. Bu şartın gerçekleşmesi ise, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmasına; bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olması ve bu hususun davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmasına; yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, icraya konulamayan tespit hükmünün, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmasına bağlıdır.
Tespit davasının konusunun hak veya hukuki ilişki olması ve davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunması, dava şartıdır.
Somut olayda Talep konusu TTK 82. Madde de düzenlenen ticari defterlerin saklama ve ibrazından kaynaklanmaktadır. Bu hale göre ticari nitelikli talep yönünden Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olup ; ticari defterlerin saklama ve ibraz sürelerinin başlangıç ve bitiş tarihlerinin tespitinin talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığından talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi soncu itibarı ile doğrudur.
Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda talep edenin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Talep edenin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Dosyanın adli yardımlı olması nedeniyle harç takdirine yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/09/2026