Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1230 E. 2026/1953 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1230
Karar No
2026/1953
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1230 KARAR NO : 2026/1953

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2023 NUMARASI : 2022/24 Esas 2023/269 Karar DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 17/09/2026

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete Kasko Sigortası ile sigortalı ... plakalı araç 03.08.2018 tarihinde trafikte seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirket tarafından, kaza sonrasında hasar dosyası açılmış olup davalı tarafın maliki olduğu aracın, 33.000,00-TL hasar bedeli müvekkili şirket tarafından karşılandığını, ancak aracın ... muayenesi kayıtları dikkate alındığında aracın 36.629 km de değil 430.000 km de olduğu tespit edildiğini, bu nedenle davalıya fazla ödeme yapıldığını davalı tarafa hasar bedeli için ödenen miktarın haklı bir nedene dayanmadığından dolayı müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğinden haksız nedenle ödenen bedelin müvekkili tarafa iadesi için İzmir 21. İcra Müdürlüğü 2020/3529 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını olup borçluya ödeme emri gönderildiğini, ancak borçlu/davalı ilgili takibe haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, iş bu nedenle davaya konu icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından müvekkili aleyhine İzmir 21. İcra Müd. 2020/3529 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve müvekkili tarafça bu takibe itiraz edildiğini, davacı şirket alacağına dayanak olarak, şirkette kasko poliçesi ile sigortalı bulunan .... plakalı aracın kilometresinin değiştirildiğini, bu nedenle müvekkiline fazla ödeme yapıldığını fakat gerek icra takibinde gerekse dava dilekçesi ekinde aracın kilometresinin değiştirildiğine dair herhangi bir evrak müvekkili tarafa tebliğ edilmediğini, söz konusu aracın kilometresinin değiştirildiği iddiasını kabul etmediklerini, İddia sahibi davacı şirket iddiasını ispat ile yükümlü bulunduğunu, kaldı ki davacı şirketin alacağını müvekkiline rücu etmesi için gerekli şartlar da bulunmadığını, davacı şirket müvekkiline araçta oluşan hasarın ödemesini yaptığını, aracın sıfır kilometrede olsaydı ve aynı kazayı geçirseydi, araçta yine aynı parçaların değişeceğini ve aynı miktarda hasar bedeli tespit edileceğini, bu nedenlerle haksız açılan davanın reddini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,Dava; kasko sigorta poliçesine dayalı olarak davacı tarafça davalı sigortalısına yapılan fazla ödemenin iadesine dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Davacı sigorta şirketi tarafından ticari genişletilmiş kasko sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalısı olan davalı tacir aleyhine sigortalı aracın kilometresinin düşürüldüğünden bahisle araçta oluşan hasar nedeniyle fazla ödeme yapıldığını iddia ederek fazladan ödendiğini belirttikleri bedelin tahsili için yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında taraflar tacir olduğundan görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalıya ait .... plakalı aracın 27.12.2017-27.12.2018 tarihleri arasında ticari genişletilmiş kasko poliçesi ile davacı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, sigortalı aracın 03.08.2018 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, bu kaza neticesinde sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacı sigorta şirketine yapılan hasar başvurusu neticesinde açılan hasar dosyası kapsamında aldırılan 13.08.2018 tarihli ekspertiz raporu doğrultusunda davalı tarafa toplam 33.000 TL. ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı sigortalının aracın kilometresini değiştirip değiştirmediği, kaza tarihinde aracın kaç kilometrede olduğu, davacı sigorta şirketinin aracın kaç kilemetrede olduğunu bilerek ödeme yaptığı, yani aracın kaza tarihinde ve ekspertiz esnasında iddia edildiği şekilde gerçekten 36.629 km.de gözükür iken mi yani değiştirilen hatalı kilometresine göre mi yoksa gerçek yüksek kilometresi bilinerek mi hasar bedelinin tespit edildiği, buna göre yapılan herhangi bir fazladan ödeme durumu söz konusu olup olmadığı ve dolayısıyla dava konusu olayda davalı sigortalıya rücu imkanı oluşup oluşmadığı hususlarında olduğu görülmüştür. Dosyada mevcut denetime ve hüküm kurmaya elverişli 23.023.2023 tarihli bilirkişiler .... ve .... tarafından düzenlenen rapora göre, 03.08.2018 tarihli kazaya ilişkin maddi hasarlı trafik kazası tutanağında yer alan kroki ve çarpışma noktası dikkate alındığında dava konusu .... araçta meydana gelen hasarın, kaza ile uyumlu olduğu,aracın onarılarak kullanılabilir hale getirilmesi için gereken yedek parça ve işçilik bedelinin 24.346 TL( KDV dahil) göz önüne alındığında , aracın piyasa değerinin %40-50 sini aşan araç tamirinin ekonomik olmadığı ve aracın pert total kabul edilerek aracın hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerektiği, davacı ... A.Ş. tarafından aracın piyasa rayiç bedelinin 33.000 TL , sovtaj bedelinin 12.467,08 TL olarak hesaplandığı , buna göre araçtaki hasar tutarının 33.000 TL- 12.467,08 TL= 20.532,92 TL olarak hesaplandığı, dava dosyasına sunulu ödeme belgesine göre davalı yana araç rayiç değeri olan 33.000 TL ödemenin yapıldığı, dava konusu aracın davalı uhdesinde iken 06.01.2018 tarihli ... kayıtlarına göre 412.680 kilometrede olduğu, dava konusu aracın 04.01.2019 tarihinde dava dışı ... adına tescil edildiğinde ise kilometresinin 36.668 km olduğu, davacı sigorta tarafından yaptırılan ekspertizin araç kilometresi 430.000 km. kabul edilerek yapıldığı ve bu ekspertiz işlemine göre davalıya ödeme yapıldığı, aracın gerçek kilometresinin kaza esnasında bilinmediği, bilinen son kilometresinin ...kayıtlarındaki 06.01.2018 tarihli 412.680 km olduğu, aracın kilometresi düşürülmüş hali ile ekspertiz işlemi yapıldığına dair bir veri olmadığı, aksine raporda kilometrenin yaklaşık 430.000 km olabileceği belirtildiği ve bu şekilde hesaplama yapıldığı ,davaya konu aracın 36.629 km de iken kaza yapıp ekspertiz işleminin ve hasar hesabının fazla ödemeye neden olacak şekilde salt bu düşük kilometre esas alınarak hesaplandığına dair dava dosyasının içerisinde herhangi bir belgede, ekspertiz raporunda ve diğer belgelerde bir bilgi yer almadığının belirtildiği, Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. Maddesine göre sigortacının rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, aynı şekilde davacı sigorta şirketinin davalının gerçeğe uygun ve doğru ispat külfetini yerine getirmediğini, sigortalının bu eylemi veya gerçeğe aykırı şekilde beyan edilen husus ile uğranılan zarar veya dava konusu olayda olduğu gibi haksız fazladan ödeme arasında illiyet bağı bulunduğunu somut delil ve belgelerle kanıtlaması gerektiği, somut olayda dava konusu aracın davalı uhdesinde iken 06.01.2018 tarihli ... kayıtlarına göre 412.680 kilometrede olduğu, dava konusu aracın 04.01.2019 tarihinde dava dışı ... adına tescil edildiğinde ise kilometresinin 36.668 km olduğu, davacı sigorta şirketinin vaki kaza sonrasında yaptırılan 13.08.2018 tarihli ekspertiz işleminde aracın yapılan kilometre sorgusunda 06.01.2018 tarihli muayenesinde 412.680 km.de olduğunun görüldüğü, kaza tarihindeki tahmini kilometresinin 430.000 km civarında olacağının öngörüldüğünün belirtildiği, buna göre davacı sigorta şirketi tarafından alınan bu ekspertiz raporunda dava konusu aracın tahminen 430.000 km olduğu varsayılarak 2. el piyasa değerinin hesaplandığı, buna göre tüm dosya kapsamından dava konusu aracın 36.629 km de iken kaza yapıp ekspertiz işleminin bu km esas alınarak yapıldığına dair herhangi bir belge sunulamadığı, aracın kaza tarihinde ve ekspertiz esnasında iddia edildiği şekilde gerçekten 36.629 km.de gözükür iken yani değiştirilen hatalı kilometresine göre hasar bedelinin tespit edildiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, 13.08.2018 tarihli ekspertiz işlemine ait belge aslının dosyada mevcut olduğu, bu belge aslıyla uyuşmayan davacı tarafça sunulan fotokopi belgeye itibar edilmediği,böylece ispat yükü kendisinde olan davacı sigorta şirketi tarafından somut delil ve belgelerle iddiasının ispatlanamadığından davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile; "Davacının davasının REDDİNE, "şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirkete kasko sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın 03.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, kaza sonrasında hasar dosyası açılmış olup davalı tarafın maliki olduğu aracın, 33.000,00-TL hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, ancak aracın ... muayenesi kayıtları dikkate alındığında aracın 36.629 km de değil 430.000 km de olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davalıya fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, yerel mahkeme tarafından yapılan yargılamada ispat yükü kendisinde olan davacı sigorta şirketi tarafından somut delil ve belgelerle iddiasının ispatlanamadığından davanın reddine karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından hasar dosyası açılmasına müteakip ekspertiz incelemeleri yapılmış olup, yapılan ekspertiz incelemesi ile aracın kilometresinin 36.629 Km olduğu sanılarak ön ve kesin raporlar düzenlendiğini, ön raporlar ve dava dosyasına sundukları 10.10.2018 kayıt tarihli ekspertiz raporu akabinde aracın 36.629 kilometrede olduğu sanılarak sigortalıya 15.10.2018 tarihinde 33.000,00-TL ödeme yapıldığını, sonrasında aracın kilometresinin değiştirildiği fark edilerek dosyaya dava dilekçesi ekinde sundukları 23.10.2018 kayıt tarihli ekspertiz raporunda bu hususun belirtildiğini, ancak, 15.10.2018 tarihinde 33.000,00-TL ödeme gerçekleştirilmesi nedeni ile dürüst davranma ve doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü ihlal eden sigortalıya fazla ödeme yapıldığının aşikar olduğunu, hasar bedeli için ödenen miktarın haklı nedene dayanmaması nedeni ile müvekkili şirkete iadesinin gerektiğini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı tarafça davalı sigortalısına sigorta poliçesine dayalı olarak yaptığı fazla ödemenin iadesine dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçelerinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kaza sonrasında yaptırılan 13.08.2018 tarihli ekspertiz işleminde aracın yapılan kilometre sorgusunda 06.01.2018 tarihli muayenesinde 412.680 km.de olduğunun görüldüğü, kaza tarihindeki tahmini kilometresinin 430.000 km civarında olacağının öngörüldüğünün belirtildiğinin, buna göre davacı sigorta şirketi tarafından alınan bu ekspertiz raporunda dava konusu aracın tahminen 430.000 km olduğu varsayılarak 2. el piyasa değerinin hesaplandığının, davacının fazla ödeme yaptığınını kanıtlayamadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/03/2023 tarih, 2022/24 Esas ve 2023/269 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 552,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1230, K. 2026/1953, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1230-e-2026-1953-k-eaedc7b2d4fa