Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1054 E. 2026/1949 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1054
Karar No
2026/1949
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1054 KARAR NO : 2026/1949

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2023 NUMARASI : 2022/130 Esas 2023/53 Karar DAVANIN KONUSU : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 17/09/2026

Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında .... bayileri tarafından dağıtımı ve satışı yapılan akaryakıtın indirimli olarak satışı için Taşıt Tanıma Sistemi - Automatic Müşteri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin kendisine verilen taşıtmatik isimli elektronik anahtarlık ile ... bayilerinden indirimli yakıt aldığını, anahtarlığın tanımlı olduğu araç plakası üzerinden satışı yapılan akaryakıt bedeli için istasyonlarda ödeme yapılmadığını, Fatura edilen akaryakıt bedellerinin, ödeme garantisi de içeren ( kredili mevduat hesabı - doğrudan borçlandırma sistemi) tanımlı .... şb. üzerinden davalı şirkete sözleşmenin 5. maddesine göre belirlenmiş periyotlarla otomatik olarak ödendiğini, müvekkiline teslim edilen taşıt kimlik ünitesi sistemlerinin şirket araçlarına takıldığını, bu taşıtmatikler ile sadece plakası yazılı araçlara akaryakıt alınabildiğini, sözleşmenin 6. Maddesine göre tüm arıza ve aksaklıkların müşteri tarafından derhal montajı yapan bakım ve servis firmasına bildirileceğini, bu kapsamda .... plakalı araca, TKÜ taşıtmatiği ile yakıt alınamaması üzerine davalıya 03 Haziran 2021 tarihli e- posta yazısı ile "taşıtmatik arızası" olarak bildirildiğini, davalı şirket tarafından 03 Haziran 2021 tarihli " talebiniz işleme alınmıştır." şeklinde e posta ile cevap verildiğini, Bilahare davalı şirket tarafından 04 Haziran 2021 tarihli yazılı bildirim ile .... plakalı araç için yeni bir TKÜ tanımlandığı bildirilerek yapılacak işlemlerin tarif edildiğini, müvekkilinin bildirime uygun şekilde teslim alınan ürün kodu ile arızalı ünitenin yeni ürün ile değişim işlemi için davalı ve ana dağıtıcı ... tarafından yetkilendirilen ... A.Ş. ne müracaat ettiğini, yetkili servis tarafından eski sistem sökülerek ve yenisi takılmak suretiyle değişim işlemi yapıldığını, yeni takılan cihaz ile araca yakıt almaya başlandığını, ancak yeni taşıtmatik takıldıktan sonra sökülen arızalı taşıtmatik sanki müvekkili araçlarına takılı olarak akaryakıt almış gibi davalı tarafından faturalar düzenlendiğini, müvekkili şirkete fatura edilen yakıtın aracın deposunun alacağı yakıttan bile fazla olduğunu, alınmayan akaryakıt bedellerinin de düzenlenen tek taraflı faturalar ile müvekkilinin hesabından çekildiğini, bu şekilde müvekkiline verilmeyen ancak tahsilatı yapılan yakıt bedelinin 132.835,70.-TL olduğunu, bu hatalı işlemin düzeltilmesi için sistem operatörü olan firma ve davalı şirketle görüşüldüğünü ancak davalı firmanın kayıtsız kaldığını, ödemelerin yersiz alındığını ve sözleşme kapsamında edimlerini garanti ettiği firmaların kurduğu sistemden kaynaklı olduğunu, Davalıya haksız alınan bedellerin iadesi talebini içeren ihtarnamenin Üsküdar 31 Noterliği 07 Temmuz 2021 tarih, 10562 Yev. No ile gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, davalı hakkında Aliağa İcra Müd. 2021/4410 E. Sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını beyanla davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, kötü niyetli itiraz nedeni ile takibin %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında Automatic Müşteri Sözleşmesi (Taşıt/Müşteri Tanıma Sistemi Sözleşmesi) imzalandığını, taraflara bir takım yükümlülükler yüklendiğini, Sözleşme ile müvekkilinin davacı müşteri firmanın araçlarını AutoMatic sistemine dahil ederek, araçlarına akaryakıt ikmal ve data hizmeti vermeyi; davacı şirket ise kullanım bedellerini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşme kapsamında davacının araçlarının gönderilen bilgiler kapsamında müvekkili tarafından sisteme kaydedilerek bu kapsamda Taşıt Kimlik Ünitesi temini ile bir hesap oluşturulduğunu, davacının ... bayilerinden yakıt alımı yaparak bahse konu yakıt alımlarını sistem üzerinden kontrol edebildiğini, müvekkilinin davacıya doğrudan yakıt temini yapmadığını, sözleşme ile kurulu sistem üzerinden süreci devam ettirdiğini, .... plakalı araç üzerindeki sistemin arızalı olduğunun bildirildiği ve müvekkili tarafından dönüş yapıldığı, bildirim sonucunda cihazın değişiminin yapıldığı müvekkilinin de kabulünde olduğunu, cihazdaki arızanın giderilmesinin dava dışı yetkili servis olan .... A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğini, arıza bildirimi üzerine müvekkili tarafından edimlerinin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, akabinde davacı tarafça keşide edilen Üsküdar 31. Noterliği 07.07.2021 tarihli 10562 yevmiye numaralı ihtarname ile;... plakalı araç üzerine kayıtlı 2056262000005820 numaralı AutoMatic sistemi ile satın alınan yakıt giderlerinin .... firmasına ait olmadığı ve bu nedenle tahsilinin durdurulması gerektiğinin müvekkiline ihtar edildiğini, müvekkilince İzmir 6. Noterliği 14.07.2021 tarihli ihtarnamesi ile "Tarafınızca da bilindiği üzere AutoMatic cihazının arızalanması üzerine 03.06.2021 tarihinde cihaz değişimi yapılmış ve yeni cihazınız kullanılmaya başlanmıştır. Ancak bu aşamada sökümü yapılan cihaz ile ilgili olarak müvekkil şirket’e herhangi bir iptal talebinde bulunulmamış veya cihazın sizlerin elinde olmadığına ilişkin bir bilgi verilmemiştir. Cihaz üzerinden alınan yakıtların kim ve/veya kimler tarafından alındığının Müvekkil Şirket tarafından bilinmesi mümkün değildir. İhtarname ekinde göndermiş olduğunuz yakıt kullanım cetvelinden de görüleceği üzere araç plakası Şirketinize ait aracın plakasıyla aynıdır. Bu sebeple Müvekkil Şirket’in tarafınızca alınmadığı iddia edilen akaryakıtlar ile ilgili bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Ek olarak tarafınız ile Müvekkil Şirket arasında imzalanan Automatic Müşteri Sözleşmesi’nin 12. Maddesine göre de Müvekkil Şirket’e gerçekleştirmiş olduğunuz bir bildirim bulunmamaktadır. Bu sebeple alınan akaryakıt bedelleri ile ilgili olarak Sözleşme uyarınca da sorumluluğunuz devam etmektedir." Şeklinde cevap verildiğini, sözleşmenin 12. Maddesine göre “müşteri, Automatic'e dahil olan taşıtının satılması, çalınması, kaybolması veya kaza geçirmesi halinde bu durumu aynı gün veya tatil günüyse takip eden ilk mesai gününde en geç saat 17:00'ye kadar Şirket'e bildirmek zorundadır. ", ancak davacının bu madde kapsamında herhangi bir bildirimde bulunmadığını, davacının ... sistemleri üzerinden yakıt alan araçları kontrol imkanına sahipken böyle bir kontrol yapmadığını, müvekkili şirketin Taşıtmatik sistemine kayıtlı araçlara dair çalıntı / satış veya kayıp bildirimleri yapılmadığı müddetçe yakıt alım bildirimlerine karşı fatura tanzim ettiğini, bu hususta bildirim yükümlülüğünün davacıda olduğunu, davacının ise arıza bildirimi dışında herhangi bir bildirimde bulunmadığını, davacı tarafça tamiri yapılmış olan 2056262000005820 numaralı AutoMatic sistemi yönünden herhangi bir kayıt oluşturulmadığından ve kullanılmayan cihazın müvekkiline iadesi de sağlanmadığından müvekkili şirket tarafından sözleşmesel ilişki kapsamında düzenli olarak faturalar kesilerek sistemin devamlılığının sağlandığını, ancak davacı tarafından bu hususta herhangi bir şikayette bulunulmadığı gibi yakıt alımını yapanın tespiti bakımından da hiçbir çalışmanın/araştırmanın yapılmadığını, sürecin takibine ilişkin müvekkil şirket haricinde yürütülen yakıt alım ve teknik arıza giderimi hususlarında rol alan ve müvekkil şirket aleyhine herhangi bir sorumluluk atfedilmesi durumunda kusur oranında rücu edebilmek adına işbu davanın .... A.Ş.’ne ihbarını talep ettiklerini açıklanan nedenlerle müvekkilinin herhangi bir iade yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli takip başlattığını beyanla davanın reddine, alacağın likit olması nedeni ile %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiği, Arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanmış olması nedeniyle AAÜT 16/2-c gereğince müvekkili lehine arabuluculuk anlaşamama vekalet ücretine hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,Dava, İİK.nun 67.maddesi uyarınca açılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir. Davacı vekili delil olarak, taraflar arasında imzalanan Automatic Müşteri Sözleşmesi, TKÜ kullanılan araçlara ait plaka ve ünite numaraları, Cari hesap ekstresi, 02 Haziran 2021 tarihli "taşıtmatik arızası" e-posta yazısı, 03 Haziran 2021 tarihli davalı şirketin arıza talebimizin işleme alındığını bildirdiği e- posta yazısı, 04 Haziran 2021 tarihli " Yeni TKÜ tanımlama yazısı" yapılacak işlemlerin bildirildiği davalı e- posta bildirimi, yeni TKÜ ile alınan akaryakıt tüketim listesi, tarafımızdan alınmayan akaryakıt tüketim listesi, ihtarname ve tebliğ şerhleri, arabulucuk tutanağı davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Davalı vekili karşı delil olarak, Automatic Müşteri Sözleşmesi, Aliağa İcra Müdürlüğü 2021/4110 Esas sayılı icra takip dosyası, İzmir 6. Noterliği 7011 yevmiye numaralı 14.07.2021 tarihli ihtarname, müvekkile ait defter ve kayıtlar, müvekkil şirkete ait defterler ve ticari kayıtlar; davalıya ait ticari defter ve kayıtlar, tapu kayıtları, tanık, Keşif/Bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Tarafların anlaşamadıkları ve çözülmesi gereken hususların taraflar arasında imzalanmış bulunan sözleşme kapsamında davacıya ait .... plakalı araç üzerine takılan ve arızalanan taşıtmatik cihazından arıza üzerine yapılan değişimden sonra yakıt alımının devam ettiği, söz konusu taşıtmatik üzerinden yapılan yakıt alımlarının davalı tarafından davacıya fatura edilmesinin ve bedelinin tahsilinin haklı olup olmadığı, söz konusu bedelleri davacının davalıdan talep hakkının bulunup bulunmadığı, söz konusu taşıtmatik üzerinden yapılan yakıt alımlarının davacı tarafından yapılıp yapılmadığı, davacı tarafından yapılmamış ise arıza nedeni ile sökülen taşıtmatike ilişkin davacının davalıya herhangi bir ihbar yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, yapılan yakıt alımlarından ve bedelin davacıdan tahsilinden hangi tarafın kusurunun bulunduğu, ve netice itibarı ile davacının Aliağa icra müdürlüğünün 2021/4110 esas sayılı dosyasından talep edebileceği alacak kalemlerinin neler olduğu, davalının itirazının yerinde olup olmadığı, icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktalarında olduğu görülmüştür. Mahkememizin 17/05/2022 tarihli duruşmasında davacı şirketin şirket merkezinin bulunduğu yer itibarı ile ilgili bilirkişilik bölge kurulu listesinde bulunan 1 SMM uzmanı bilirkişiye dosyanın tevdii ile davacının defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile 04 Haziran 2021 tarihinden takip tarihi olan 20/09/2021 tarihine kadar 2056262000005820 numaralı AutoMatic sistemi üzerinden yapılan yakıt alımlarına ve uyuşulamayan noktalara ilişkin rapor tanziminin istenilmesine, rapor ibraz edildiğinde dosyanın 1 SMMM uzmanı bilirkişiye dosyanın tevdii ile davalının defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile 04 Haziran 2021 tarihinden takip tarihi olan 20/09/2021 tarihine kadar 2056262000005820 numaralı AutoMatic sistemi üzerinden yapılan yakıt alımlarına ve uyuşulamayan noktalara ilişkin davacının defterlerinde yapılacak inceleme de dikkate alınarak rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişi .... tarafından sunulan 19/09/2022 tarihli raporda bilirkişi tarafından yapılan incelemeler neticesinde sonuç olarak, davacı tarafın 2021 yılına ait ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapılmış olduğu ve ticari defterlerin sahibi lehine delil kabiliyetlerinin bulunduğu, davacı taraf kayıtlarına göre 20.09.2021 tarihi itibariyle davacının davalıdan 116.778,51 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Mahkememizin 22/09/2022 tarihli duruşmasında davalı tanığı....'un beyanı alınmış, ayrıca davalı tanığı ....'in ise İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince 27/09/2022 tarihli duruşmada beyanı alınmıştır. SMMM bilirkişi .... tarafından sunulan 28/11/2022 tarihli raporda, defter kayıtlarının dayanağı belgelerle uyumlu olduğu. defterlerin birbirini teyit ettiği, yapılan kayıtların muhasebe standartlarına uygun olduğu tespit edilmiş olup, TTK gereğince davalı şirketin dava konusu döneme ait ticari defterlerinin “Sahibi lehine kat'i delil olma” özelliğine haiz olduğu, davalının defterlerinde, Takip Konusu 15/06/2021 tarih ve 1914 sayılı 81.596,04 TL. ve 30/06/2021 tarih ve 2017 sayılı 57.204,28 TL. bedelli faturaların kayıtlı olmasına rağmen, davacının kayıtlarına alınmadığı, İcra takip tarihi itibari ile (04/06/2021 tarihinden takip tarihi olan 20/09/2021 tarihine kadar) davalının davacıdan 5.568,78 TL. alacaklı göründüğü, davacının defterlerinde, yukarıda sözü edilen toplam 138.800,32 TL. faturanın kayıtlara alınmadığı, bu haliyle davalıdan 116.778,51 TL. alacaklı olarak göründüğü, dava dışı .... A.Ş. 'nin feri müdahale talebi ile ilgili dilekçesi ile, .... plakalı aracın 2056262000005820 nolu taşıt tanıma sistemi ile yakıt alamaması üzerine davacı ... davalı ... ile irtibata geçtiğinin, bunun üzerine davalı ... tarafından bu talep işleme alınarak davacıya yeni bir sipariş numarası bildirildiğinin ve davacı da bu sipariş numarası ile bu kez müvekkil şirketin bayisi ....'e gelerek taşıt tanıma sisteminin kurulumu/montajı talebinde bulunduğunun, davacının iddia ve beyanlarının aksine söz konusu araç müvekkil şirketin bayisi...'e geldiğinde araçta herhangi bir taşıt tanıma sistemi ekipmanı bulunmadığı gibi zaten yeni bir kurulum/montaj yapılmak üzere akaryakıt şirketi tarafından davacıya yeni bir sipariş numarası verilmiş olduğunun ve dava konusu aracın sürücüsü de sadece kurulum/montaj talebinde bulunduğunun belirtildiği, ....nin 13/10/2022 uyap kayıt tarihli yazısı ile, 04.06.2021 tarihinden takip tarihi olan 20.09.2021 tarihine kadar 2056262000005820 numaralı cihaz ile Automatic sistemi üzerinden yapılan yakıt alımlarının Yazı ekinde 04/06/2021 ila 23/06/2021 tarihleri arasında .... plaka numaralı araca 15.221,58 Lt. 110.100,48 TL. tutarında akaryakıt verildiğinin listelendiği, yapılan araştırma neticesinde, 2056262000005820 numaralı cihazın .... plaka sayılı araca tanımlı olduğu, 03.06.2021 tarihinde ... tarafından ....'a, “Arızalı TTS Değişim talebi”nde bulunulduğu, 04.06.2021 tarihinde ... tarafından, eski cihazın koptuğu bilgisine dayanarak yeni cihaz için sipariş kodu istendiği, 04.6.2021 tarihinde .... tarafından, eski cihazın yerinde olmaması nedeniyle demontaj yapılmadığı ve araca sadece yeni cihazın montajının yapıldığı, 25.6.2021 tarihinde .... tarafından ....” a akaryakıt hırsızlığı talebinde bulunulduğu, 26.6.2021 tarihinde .... tarafından iddia üzerine “Kalite Kontrol İnceleme Raporu” tanzim edildiği ve netice olarak profesyonel ekipmanlar ile deponun bağlanmış olduğu depo kuşağı üzerine sabitlenen Automatic yakıt çipinin alındığının ve ayrıca Automatic yakıt çipi ile birlikte aracın arka plakasının da alındığının tespit edildiğinin bildirildiği, tanık ifadesinin, “2021 yılı haziran ya da temmuz ayında bir cihazın arızalandığını ve alamadıklarını söylediklerini, bunun üzerine kendilerine yeni cihaz almaları için bir kod vererek ... firmasına yönlendirdiğini, kendileri oradan yeni cihazı alıp araca takmış olduklarını, daha sonra yaptığı takiplerde ... firmasının yakıt alımlarının çok arttığını fark ettiğini, bunun üzerine kendileri ile iletişime geçtiğini, kendilerinin çalışma sezonu olduğunu, alımların artmasının normal olduğunu söylediklerini, anlaşmadan sonra müşterilere kullanıcı adı ve şifre gibi bilgileri verdiklerini, müşterilerin sistem üzerinden her bir aracın aldığı yakıl miktarını kontrol edebildikleri gibi dilerlerse istedikleri plakalara sınırlama koyabileceklerini, daha sonra öğrendiklerine göre, arızalı olduğunu beyan ettikleri cihaz aslında arızalı değil aracın plakası ile birlikle çalınmış olduğunu, diğer cihazın montajı esnasında da teslim edilenin herhangi bir arızalı cihaz olmadığını tespit ettiklerini, kendilerine bu hususta suç duyurusunda bulunmalarını söylediklerini, ancak herhangi bir işlem yapmadıklarını...” şeklinde ifade kullandığı, davalının defterlerinde, Takip Konusu 15/06/2021 tarih ve 1914 sayılı 81.596,04 TL. Ve 30/06/2021 tarih ve 2017 sayılı 57.204,28 TL. bedelli faturaların kayıtlı olduğu, 04/06/2021 tarihinden takip tarihine kadar davacıdan 5.568,78 TL. alacaklı göründüğü, davacının defterlerinde, toplam 138.800,32 TL. tutarındaki faturanın kayıtlara alınmadığı, davalıdan 116.778,51 TL. alacaklı olarak göründüğü bildirilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, davacı ile davalı arasında yakıt alımına ilişkin Taşıt tanıma Sistemi-Automatic müşteri sözleşmesi imzalanmıştır. İmzalanmış olan sözleşmeye göre, davacının bildireceği araç plakalarına tanımlanmış cihazlar davalı tarafça davacının aracına monte edilmesi sağlanacak, davacının satın almış olduğu yakıtlar bu cihazlar vasıtası ile sisteme geçecek ve davacı tarafça da ödemeleri yapılacaktır. Söz konusu cihazların bakım ve sökümüne ilişkin işlemler ise davalının anlaşmalı olduğu şirket olan .... A.Ş. Tarafından yapılacaktır. Davacı şirket tarafından araç plakaları bildirilmiş ve cihazların montaj işlemleri tamamlanarak yakıt alım işlemleri yapılmıştır. Alınan yakıtların bedelleri ise davacı tarafından banka yolu ile DBS (Doğrudan Borçlandırma Sistemi) ile yapılmıştır. Taraflar arasında bu noktalarda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafça arıza bildirimi yapılan bir taşıtmatik cihazı üzerinden yapılan akaryakıt alışveriş bedellerinden davacının sorumlu olup olmadığı, davalıdan iadesini talep hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile talep ettikleri tüm deliller toplanmış, ilgili şirketlere dava ihbar edilmiş ve bilirkişi raporu alınmıştı. Tarafların itirazları üzerine eksiklikler ikmal edilerek ek rapor alınmıştır. Mahkememizce alınan en son 28/11/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davaya konu cihaz üzerinden arıza bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren alınan yakıtların toplam bedeli 110.100,48-TL'dir. Her ne kadar bilirkişi raporunda taraflar arasındaki tüm ticari ilişki ve davacı tarafça DBS sistemi üzerinden hesabında para bulunmaması nedeni ile bankaya fazladan faiziyle yapılan ödeme tutarları da hesaplanmış ise de bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu ya da dava konusu değildir. Dava konusu cari hesap kapsamında alacak-borç ilişkisi değil, arızalı olduğu bildirilen cihazdan alınan akaryakıt bedelleridir. Yine aynı şekilde davacının banka ile yapmış olduğu anlaşma kapsamında hesabında para olmaması ve bankanın kredi hesabından ödeme yaparak davacıdan faiz tahsil etmesi, sözleşmenin konusu olmadığı gibi davalının da sorumluluğunda değildir. Bu nedenle mahkememizce bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre, davacının bildirim tarihinden sonra davaya konu arızalı olduğu iddia edilen cihazdan yapılan akaryakıt bedelleri dikkate alınmış olup bu tutar da 110.100,48-TL'dir. Davacı, dava dilekçesinde arızalı olduğu bildiriminden sonra söz konusu cihazın değişiminin yapıldığını ancak yakıt alımının devam ettiğini ve bedellerinin kendisinden tahsil edildiğini ileri sürmüştür. Davalı da cevap dilekçesinde, davacının ihbarı üzerine dava dışı ... A.Ş. İle iletişime geçildiğini ve yeni cihaz takılarak sisteme tanımlamasının yapıldığını ileri sürmüştür. Ancak davanın ihbarı üzerine verilen dilekçe eklerindeki belgeler, yazılan müzekkerelere verilen cevaplar incelendiğinde, davacının davalı şirkete cihaz arıza bildiriminde bulunduğu, davalının bu bildirimi dava dışı ... A.Ş.'ne yönlendirdiği, söz konusu firma yetkililerinin yaptığı incelemede eski cihazın davacıya ait araç üzerinde bulunmadığı, aracın plakasının ve cihazın çalınmış olduğunun tespit edildiği (... A.Ş. Ye yazılan müzekkere cevabında) ve davacının aracına yeni cihaz montaj işleminin yapıldığı tespit edilmiştir. Ancak davacı tarafça bu husus kabul edilmemiş, cihazın da araç plakasının da çalınmadığını ileri sürmüştür. Taraflar arasında imzalanmış bulunan sözleşmenin 4. Maddesine göre "... Cihaz ve sistem müşterinin zimmetinde olduğu süreçte müşterinin ve/veya istihdam ettiği işçi veya görevlilerinin kasıt veya ihmallerinden kaynaklanacak hasar ve zararlardan münhasıran müşteri sorumludur." yine sözleşmenin 8. Maddesine göre " ... ..., müşterinin akaryakıt ikmaline ilişkin raporları internet üzerinden sunabilir. Bu takdirde müşteri kendisine verilecek kullanıcı kodu ve şifreyi kullanarak tüketim bilgilerini şirket tarafından bildirilen internet adresinden kendisi temin edecektir." . Sözleşmenin 12. Maddesine göre "Müşteri, Automatice dahil olan taşıtının satılması, çalınması, kaybolması veya kaza geçirmesi halinde, bu durumu aynı gün veya tatil günüyse takip eden ilk mesai gününde en geç saat 17.00'ye kadar şirkete bildirmek zorundadır. Söz konusu durumların şirkete bildirildiği günü takip eden gün saat 17:00'a kadar yapılan tüm alışverişlerden müşterinin sorumluluğundadır. Keza, müşteri taşıtına yerleştirilmiş TKÜ'yü taşıtın satılması öncesi söküp şirkete teslimle mükelleftir. Sökülmeyen TKÜlü taşıtla müşteri adına yapılan akaryakıt alışverişlerden tamamen müşteri sorumludur." Her ne kadar davacı tarafça, davalı tarafın aracına takmış olduğu taşıtmatik cihazının arızalı olduğunun ve davacı tarafça değişiminin yapıldığını ileri sürmüş ise de, tüm dosya kapsamı, gelen müzekkere cevapları ve toplanan deliller kapsamında söz konusu cihazın arızalanmadığı, cihazın çalındığı, davacının ihbarı, davalının yönlendirmesi ile Turpa Elektromanyetik Yakıt ikmal sistemleri Tic. A.Ş. Tarafından cihaz değişimi değil yeni cihaz takılması işlemi yapıldığı görüş ve kanaatine varılmıştır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/2. maddesinde"Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi Gerekir. " hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm tacire belli durumlarda daha önce taahhüt etmemiş olduğu bazı edimler yüklenmesi veya tacirin daha geniş bir sorumluluk altına sokulması şeklinde, “külfet” niteliği taşımaktadır. Basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü, objektif bir özen ölçüsü getirmekte olup, tacirin aynı ticaret alanında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni gösterme yükümlülüğüdür. Tacirin özellikle ticarî işletmesiyle ilgili sözleşmeleri yaparken ve bu sözleşmelerden doğan borçlarını yerine getirirken basiretli bir iş adamı gibi davranması, üstleneceği yükümlülüklerin kapsam ve sonuçlarını tartarak işlem yapması zorunludur. 6102 sayılı yasanın 18/2 fıkrası somut olaya uygulandığında her iki tarafın da hem sözleşme hükümlerine göre hem de basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüklerine aykırı ve kusurlu davranışlarının bulunduğu görülmektedir. Öncelikli olarak davacının aracına takılı olan cihaz ve araç plakası çalışmıştır. Davacının davalıya arıza bildirimi değil çalıntı bildiriminde bulunması gerekmektedir. Bunun yanında, davacıya .... A.Ş. Tarafından gerekli kullanıcı adı ve şifre bilgileri verilmiş olup taşıt tanıma sistemi üzerinden yakıt alan araçlarının plakalarını, almış oldukları yakıtları, tarihlerini ve miktarlarını kontrol imkanı bulunmakta olup basiretli bir iş adamı gibi davranarak söz konusu sistem üzerinden düzenli olarak bünyesinde bulunan araçların yakıt alımlarını kontrol etmesi gerekmektedir. 22/09/2022 tarihli celsede dinlenen davalı tanığı ....beyanında "... daha sonra yaptığım takiplerde ... firmasının yakıt alımlarının çok arttığını farkettim, bunun üzerine kendileri ile iletişime geçtim ancak kendilerinin çalışma sezonu oludğunu alımların artmasının normal olduğunu söylediler..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı firmanın açıklandığı üzere verilen şifre ve kullanıcı adı gibi bilgiler ile zaten basiretli bir iş adamı gibi davranıp yakıt alımlarını kontrol etmesi gerekirken böyle bir bildirimin gelmesinden sonra sistem üzerinden daha titiz bir kontrol ve inceleme yapması gerekirken çalışma sezonu diyerek geçiştirmiş üzerine düşen kontrol yükümlülüğünü yapmamıştır. Davalı firma ise, davacının ihbarı üzerine yapılan işlemlerin tam olarak ne olduğunu takip etmek, cihaz değişimi mi, sadece yeni cihaz montajı mı yapıldığını takip etmek, eski cihazın sistemden çıkartılmasını sağlamak ve eski cihazın akıbeti hususunda gerekli takibi yapmak zorundadır. Oysa davalının cevap dilekçesi ile ihbar olunan ....A.Ş ve ..... A.Ş.'nin cevap dilekçeleri incelendiğinde, davalının söz konusu beyan dilekçeleri gelene kadar cihaz değişimi yapıldığını düşündüğü, eski cihazın çalındığı hususundan bilgisinin dahi olmadığı görülmüştür. Açıklandığı üzere, dava konusu uyuşmazlıkta her iki tarafın da, gerek imzalanan sözleşme hükümlerine gerekse basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüklerine aykırı davranışları söz konusudur. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, daha ağır kusuru bulunan tarafın davacı olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Zira, hem cihazın çalındığı bilgisini vermemiş, hem sistemden kendi bünyesinde bulunan araçların yakıt alımlarının kontrol etmemiş ve hatta yakıt alımlarının aşırı arttığı bilgisi üzerine dahi söz konusu kontrolü yapmayı ihmal etmiştir. Hal böyle olunca mahkememizce meydana gelen olayda davacının %60 oranında, davalının ise %40 oranında iptali gereken çalınan cihazdan alınan yakıt bedellerinden sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Buna göre, bilirkişi raporunca hesaplanan söz konusu tarih aralığında ilgili cihaz üzerinden alınan yakıt bedeli olan 110.100,48-TL'den 66.066,28-TL'nin davacının kusur oranına tekabül ettiği, bu miktarın davalıdan iadesini talep edemeyeceği, öte yandan mahkememizce takdir edilen %40 kusur oranına tekabül eden 44.040,20-TL yönünden ise ödenen bedelin iadesini talep edebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi 07/07/2021 tarihi olup e-Tebligat yönetmeliğine göre yasal olarak tebliğ tarihi 5 gün sonrası olan 12/07/2021 tarihidir. Bu tarihten takip tarihi olan 20/09/2021 tarihine kadar ise 70 gün geçmiş olup, davacının hesaplanan 44.040,20-TL için 70 günlük avans faizi (yıllık %15,75) talep hakkı bulunmaktadır. Buna göre davacı tarafından yapılan icra takibinde talep edilebilecek işlemiş faiz tutarı ise (44.040,20 x 70 x 15,75 / 36000=)1.348,75-TL'dir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının reddedilen miktar yönünden kötü niyetli olarak takip yaptığı ispat edilemediğinden ise kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı, yukarıda yapılan açıklamalar ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile; "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalının Aliağa icra müdürlüğünün 2021/4110 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 44.040,50-TL asıl alacak, 1.348,75-TL işlemiş faiz olmak üzere 45.389,25-TL takip çıkış miktarı üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Koşulları oluşmadığından icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin REDDİNE, "şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yazılı delillerin varlığı ve tarafların kabullerine göre uyuşmazlık konusu olmayan hususlarda davalı çalışanı olan tanıkların dinlenmeleri ve sunulan yazılı deliller karşısında tanık beyanlarına itibar edilmesinin usul hukukuna aykırı olduğunu, dava öncesi yazışmalarda, davaya cevap dilekçesinde ve ön inceleme duruşmasındaki beyanlarla davalı tarafından kabul edilen arıza bildirimi ve taşıtmatik cihazının değiştiği konularında dava ihbar olunanların sonradan ve tek taraflı olarak hazırlayıp sundukları, müvekkili şirket yetkililerinin imzasını taşımayan, gıyaplarında hazırlanan ve imzasız olan tutanaklara delil olarak değer verilmesinin de usule aykırı olduğunu, neticeten, dava konusu olayda müvekkili aracına takılı taşıtmatik cihazının çalınmadığını, çalınmış olsaydı müvekkili şirket tarafından arıza yerine çalınma bildiriminin yapılacağını, kaldı ki arıza ve çalınma bildirimi arasında davalı şirket açısından hiç bir farkın da olmadığını, her iki halde de bu bildirim üzerine taşıtmatik cihazının akaryakıt alımına kapatılmasının sağlanmasının gerektiğini, aynı araca iki cihaz tanımlanamayacağı için eski cihazın iptal işleminin ve yeni cihazın tanımlanması işlemlerinin davalı tarafından yapılmasının zorunlu olduğunu, yetkili servise müvekkili şirkete ait aracın arızalı taşıtmatik üzerinde iken gittiğini, yetkili serviste yapılan işlemlere ait müvekkili şirket temsilcilerinin de imzaları bulunan tutanakların tutulmasının sözleşme gereği olduğunu, buna rağmen yetkili serviste yapılan işlemlere ait imzasız tutanakların dosyaya sunulduğunu, bu tutanakların, sorumluluktan kurtulmak için her zaman düzenlenebilen tek taraflı yazılardan ibaret olduğunu, taşıtmatik cihazının değiştirilerek işlem yapıldığının bu kadar açık kabullerle ortaya konulmuş iken yerel mahkemenin maddi gerçeğin başka türlü olduğuna dair varsayımlara dayalı "kısmen kabul- kısmen red" kararının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin ... . plakalı aracına takılan yeni taşıtmatikle yakıt alındığını, ancak aynı zamanda sökülen taşıtmatik sanki müvekkil araçlarına takılı olarak akaryakıt almış gibi davalı tarafından faturaların düzenlendiğini, bu şekilde düzenlenen ancak şirketçe alınmayan akaryakıt bedellerinin davalı tarafından düzenlenen faturalar karşılığında hesaplarından çekildiğini, yerel mahkemenin, arıza bildirimi yapıldıktan sonra serviste değiştiği ve yeni cihaz takıldığına dair davalının açık kabulü varken cihazın çalındığına dair kanaat oluşturmasının hatalı olduğunu, ticari davada ceza soruşturma gibi usul icrasının doğru olmadığını, maddi gerçeğe ulaşma adına bu araştırma yapılmış olsa dahi dosyaya sunulan hukuken geçerli bir delilin bulunmadığını, salt davalı tanıkların beyanlarına itibar edildiğini, bu yapılırken de arıza nedeniyle aracı servise götüren ve arızalı cihazın değişimini yapan davacı tanıklarının ise dinlenmediğini, müvekkilinin başından itibaren kötüniyetli olmadan yakıt alamadığı beyanıyla bir arıza bildirimi yaptığını, sözleşmede yazılı prosedür ve davalı şirketin yönlendirmelerine göre de işlemlerini tamamladığını, bedelin iadesi için Aliağa İcra Müdürlüğü 2021/4410 E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini, davalının, icra takibine itiraz etmekle haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, müvekkili şirketin basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği yönündeki tespitinin öncelikle taraflar arasındaki sözleşmeye, neticede usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından .... plakalı araç üzerine kayıtlı Automatic sisteminde arıza olduğunun "taşıtmatik arızası" olarak bildirilmesi üzerine müvekkili şirket tarafından aynı gün "talebiniz işleme alınmıştır" şeklinde dönüş sağlanmış olup bu hususun davacı şirketin de kabulünde olduğunu, neticede arıza bildirimi üzerine müvekkili şirket tarafından yapılan inceleme neticesinde; aynı gün cihaz değişiminin yapıldığını ve yeni cihazın davacı şirket tarafından kullanılmaya başlanıldığını, müvekkili şirket tarafından, arıza bildirimi doğrultusunda sözleşmeye uygun şekilde ivedilikle çözüm süreci yürütülerek cihaz değişimi sağlandığı hususunun tarafların kabulünde olduğunu, müvekkili şirket tarafından sökümü yapılmış olan cihaza ilişkin olarak müşteri/davacı tarafça cihazın bulunduğu konumun, kullanımda olup olmadığına ilişkin sözleşme'nin 12. maddesi uyarınca herhangi bir bildirimde bulunulmamış olup yerel mahkemece yapılan inceleme sırasında gelen müzekkere cevaplarında da bu hususta bir bildirimin yapıldığının görülmediğini, yerel mahkemece de tespit edildiği ve tanıkları tarafından da beyan edildiği üzere davacı müşteri tarafından taşıtmatik kapsamına alınmış olan araçların yakıt alımlarına dair sistem kontrol edilebilir durumda olmasına rağmen herhangi bir kontrolün sağlanmadığını, müvekkili şirketin, taşıtmatik sistemine kayıtlı araçlara dair çalıntı / satış veya kayıp bildirimleri yapılmadığı müddetçe yakıt alım bildirimlerine karşı fatura tanzim ettiğini, bu hususta bildirim yükümlülüğünün davacı müşteride olmasına karşın müvekkili şirkete, dava konusu çözümlenen arıza bildirimi haricinde bir bildirimde bulunulmadığını, davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere arıza bildiriminin de müvekkili tarafından yönlendirme sağlanarak ivedilikle çözümlendirildiğini, davacı tarafça, tamiri yapılmış olan 2056262000005820 numaralı AutoMatic sistemi yönünden herhangi bir kayıt oluşturulmadığından ve kullanılmayan cihazın müvekkiline iadesi de sağlanmadığından müvekkili şirket tarafından sözleşmesel ilişki kapsamında düzenli olarak faturalar kesilerek sistemin devamlılığının sağlandığını, davacı tarafın işbu dava ile, süresinde bildirimde bulunmadığı 2056262000005820 numaralı AutoMatic sistemine bağlı akaryakıt alımlarının geriye dönük olarak firmaları tarafından kullanılmadığı iddiasında ise de; bu hususta herhangi bir somut delil de sunulamadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Somut olayda mahkemece;"Öncelikli olarak davacının aracına takılı olan cihaz ve araç plakası çalınmıştır. Davacının davalıya arıza bildirimi değil çalıntı bildiriminde bulunması gerekmektedir. Bunun yanında, davacıya ....A.Ş. Tarafından gerekli kullanıcı adı ve şifre bilgileri verilmiş olup taşıt tanıma sistemi üzerinden yakıt alan araçlarının plakalarını, almış oldukları yakıtları, tarihlerini ve miktarlarını kontrol imkanı bulunmakta olup basiretli bir iş adamı gibi davranarak söz konusu sistem üzerinden düzenli olarak bünyesinde bulunan araçların yakıt alımlarını kontrol etmesi gerekmektedir. Davalı firma ise, davacının ihbarı üzerine yapılan işlemlerin tam olarak ne olduğunu takip etmek, cihaz değişimi mi, sadece yeni cihaz montajı mı yapıldığını takip etmek, eski cihazın sistemden çıkartılmasını sağlamak ve eski cihazın akıbeti hususunda gerekli takibi yapmak zorundadır."gerekçesi ile meydana gelen olayda davacının %60 oranında, davalının ise %40 oranında alınan yakıt bedellerinden sorumlu olduğu kanaatine varılarak hüküm kurulmuştur. Davacı taraf dava dilekçesinde araca takılı olan tarına cihazının arızalı olduğu bildirimi yapıldığı, yeni cihaz takıldığını beyan etmekte, davalı taraf cevap dilekçesinde üzerindeki sistemin arızalı olduğunun bildirimi sonucunda cihazın değişiminin yapıldığını tarafların kabulünde olduğunu, cihazdaki arızanın giderilmesinin dava dışı yetkili servis olan..... A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğini beyan etmiş aşama beyanlarda eski cihazın aracın üzerinde olmadığını beyan etmiş, dava dışı ... A.Ş. Mahkemeye gönderdiği yazı da aracın geldiğinde üzerinde taşıma sistemi ekipmanı bulunmadığını yeni bir kurulum ve montaj yapıldığını beyan etmiştir. Araç üzerindeki eski tanıma sisteminin yeni cihaz takıldığı sırada mevcut olup olmadığı taraflar arasında ihtilaflıdır. Aracın üzerindeki sistemin arızalı olduğu davalı tarafa bildirilmiş ve davalı tarafça yeni tanıma sistemi ekipmanı montajı yapılmış olmasına göre araç üzerindeki bulunan önceki sistemin iptal edilmesinin gerekip gerekmediğinin açıklığa kavuşturması gerekmektedir. Bu durumda araç üzerinde aynı firma adına birden fazla taşıt tanıma sistemi kurulup kurulamayacağı, yeni sistem kurulması durumunda öncekinin iptal edilmesinin gerekip gerekmediği hususunda ehil bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi yerine eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır. Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda yapılan açıklamalara göre, delillerin toplanarak sonuca varılması için yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/02/2023 tarih, 2022/130 Esas ve 2023/53 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın kaldırılması nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin harcın başvuru sahiplerine iadesine, 5-İstinaf başvurusu aşamasında başvuru sahipleri tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-İİK 36.md gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ve harç iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1054, K. 2026/1949, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1054-e-2026-1949-k-34f3bd546a9e