Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1416 E. 2026/1976 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1416
Karar No
2026/1976
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1416 KARAR NO : 2026/1976

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2023 NUMARASI : 2022/475 Esas 2023/138 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit BAM KARAR TARİHİ : 22/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2026

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının Çandarlı'da tarım ve hayvancılıkla uğraştığını, hayvanların yemini karşılamak için davalıya ait ... adlı işyerinden yem aldığını, aldığı yemlerin bedelini hayvanlardan elde ettiği sütü sattığında aldığı süt parası ya da bir kısım hayvanlarını sattığında ödediğini, davalının müvekkilinden 2021 yılı başlarında boş senet istediğini ve aldığını, 2021 yılı sonunda müvekkilinin borcunu yada alacağını öğrenmek ve sene sonunda karşılıklı hesaplarını kontrol etmek istediğini, senedin iadesini istediğini, davalının senedin alacaklı hanesini, tanzim ve ödeme tarihlerini ve meblağ kısımlarını haksız ve anlaşmaya aykırı, hesap görülmeden doldurarak Dikili İcra Müdürlüğü'nün 2022/215 Esas sayılı dosyasında takibe koyduğunu, davalının elindeki senedi kötü niyetle ve haksız, fahiş bedeller doldurduğundan ve dilekçe ekinde sundukları belgeler göz önüne alınarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının sunduğu whatsapp kayıtlarının müvekkiline ait olmadığını, davacının bu yazışmaları müvekkili ile yaptığını ispatlamasını talep ettiklerini, elindeki telefon da dahil tüm yazışmaları gösterir kayıtları telefon numaralarını gösterir biçimde kendi telefonuyla birlikte Mahkemeye sunmasını talep ettiklerini, kayıtların uydurma olduğunu, müvekkiline ait olmadığını, davacının elden aldığı nakit borcunu ödemediğini, sunduğu dekontlardan görüleceği üzere davacı ile müvekkil arasında güvene dayalı borç-alacak ilişkisi olduğunu, davacıya bu nedenle elden verilen nakde karşılık senet alındığını, ancak davacının borcunu ödemediğini, müvekkilinin bu amaçla birçok kez davacıyla görüştüğünü ancak sonuç alamadığını, davacı tarafından verilen senetin ister teminat isterse başka bir amaçla borcun ödenmiş olması halinde ya senedin iadesinin ya da ihtarla borçlu olunmadığının bildirilmesi gerektiğini, kaldı ki 100.000 TL fazladan ödeme yaptığını iddia eden bir kişinin bunu yapmamış olmasının imkansız olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı açığa imza attığı iddiasında ise bunu kendisinin yaptığını, davacının kendi kusuruna dayandığını ve sürekli biçimde fazladan ödeme yaptığı, TC'sini hatalı yazdığı, senedi almayı unuttuğu gibi iddialarda bulunduğunu, bu şekilde basiretli davranmayan tacirin kusurundan kaynaklanan sonuçlara katlanması gerektiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını belirterek davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde istinaf incelemesine konu karar ile; "...Dava; kambiyo senedi olan bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 6102 sayılı TTK'nın 778/2-f maddesi yollamasıyla bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 680. maddesi gereğince, bononun keşideci tarafından bazı unsurları eksik olarak düzenlenmesi ve bu eksikliklerin bonoyu elinde bulunduran kişi tarafından doldurulması mümkündür. Yargıtay 19 HD'nin 2018/724 Esas ve 2019/4002 Karar sayılı kararı ve 2016/14399 Esas ve 2017/8118 Karar sayılı emsal kararlarında belirtildiği üzere menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü davalı (alacaklı) tarafa aittir. Ancak, dava konusu somut olayda menfi tespit davasını açan davacı borçlu senetteki imzayı inkar etmemekte, senedin bedel kısmı ve imza dışındaki kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia etmiştir. Senet metninde senedin ihdas nedeni "nakden" olarak yazılıdır. İmzası ikrar edilmiş senet karşısında davacı keşideci olarak imzalayıp verdiği bononun sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını kanuni delillerle (senet,yemin) ispatlamak zorundadır. Davacının davalı hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu işlediğinden bahisle şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada Dikili Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/901 Soruşturma nolu soruşturma dosyasında davacının iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara davacının itiraz etmesi üzerine Bergama Sulh Ceza Hakimliği'nin 2022/1864 D.İş sayılı kararıyla 09.09.2022 tarihinde kesin olarak reddine karar verildiği, dolayısıyla eldeki davada, tespit ettiği maddi vakıalar itibariyle hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte olan bir ceza mahkemesi kararı bulunmadığı görülmüştür. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olmakla, illetten mücerret olduğu, bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmediği ve kural olarak ispat yükü senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ileri süren tarafa ait olduğundan bu durumda ispat külfetinin davacıda olduğu, ancak davacı yanca yazılı belge ibraz edilemediği, davacının iddiasını kanuni delillerle (senet,yemin) ispatlaması gerektiğinden tanık dinlenmesi talebi ve davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talebi reddedilmiş, davacının delileri arasında sunduğu whatsapp yazışmalarında dava ve takip konusu bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ispata elverişli yazışmalar bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı sonuç olarak davacı borçlu olmadığını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığından davasının reddine karar verilmiş, davalının Dikili 1.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağına geç kavuşması söz konusu olduğundan, takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; -Davacının davasının REDDİNE, davalının verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağına geç kavuşması söz konusu olduğundan, takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın HMK 200. maddesi gereğince yazılı delillerle ispatlanması gerektiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, mahkeme gerekçeli kararında whatsapp yazışmalarının delil niteliğini kabul ederek, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna dair ispata elverişli yazışmaların bulunmadığını, bu yazışmalara göre taraflar arasındaki yem alışverişinden ötürü ticari ilişki olduğu, müvekkil tarafından yapılan ödemelerden ötürü alınan mallar karşılığı fatura düzenleneceğini, bu sebeple müvekkilinin T.C kimlik numarasının istendiği, takip ve dava konusu senedin müvekkili tarafından boş halde verildiğinden senedin boş hali müvekkile gönderilerek doğru olup olmadığının sorulduğu ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin ispatı olan belge niteliğindeki bu yazışmaların senetle ispat kuralının istisnalarından olan ve HMK 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcı niteliği taşıdığının yerel mahkeme tarafından eksik değerlendirildiği ve bu eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verildiği, sunulan yazışmalarda davacının "Abi 2 çuval mesir kalmış, ne zaman gelir" dediğinde davalının da “Sen ne zaman geliyorsun şu senedi yenileyelim, ...'e besideki danaları sattırdım, hesabını kapattı, ...'ye buzağıları sattirdim hesabı kapattı, geçen salıdan bugüne %13 zam geldi. Cumaya kadar fatura kesmemiz lazım yoksa sıkıntı çıkıyor” diye cevap verdiğini, davalı; "Senetteki TC No.nu yanlış yazmışsın, davacı: "Neden”, davalı: * T.C Yanlış ikazı veriyor” diyerek boş senedin fotoğrafını davacıya gönderdiği, davacının boş olarak verdiği, davalı tarafça sonradan doldurulduğunu iddia ettiği dava konusu senedin davalı tarafından boş alındığı T.C numarasının doldurulması sırasındaki yazışmalardan açıkça görülmekte olduğu, dava konusu senedin davacı ile davalı arasında hayvanlar için yem alım satımı şeklindeki ticari iş nedeniyle düzenlendiği yazışmalar ile sabittir, her ne kadar davalı tarafça ... görüşmelerinin kendileriyle yapılmadığını iddia etse de sunulan ve üzerinde ".... Yem Gübre" Yazılı araçlardaki telefon numarasının davalının bizzat kullandığı telefon numarası olduğunun sabit delili olduğunu, davacının, davalı ile aralarındaki yem alım satımına ilişkin bir takım ödemeler yaptığı, bankadan havaleler gönderdiğini, gerek bu ödemeler ve gerekse düzenlenen faturalar açısından HMK 222/5 maddesi uyarunca davalının ticari defterlerine dayanıldığı, dava ticari dava olup Ticaret Mahkemesinde görüldüğünü, Mahkemenin ticari davalarda, tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların talebi üzerine karar verebilir olduğunu, her ne kadar yerel mahkeme, yazılı ve kesin deliller ile davanın ispatlanması gerektiğini açıklamış ise de ticari defterler, Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerine göre kesin delillerden olduğunu, Mahkeme davalının ticari defterlerinin incelenmesi talebini, usule ve hukuka aykırı olarak reddettiğini, eksik inceleme ile hüküm tesis ettiğini, somut olayda yerel mahkeme kararına gerekçe olarak her ne kadar senedin ihdas nedeni olarak nakden yazıldığını kabul etmiş ise de senet metni sonradan davalı tarafından doldurulmuş ve ihdas nedeni de davalı tarafından yazıldığını, taraflar arasındaki delil başlangıcı niteliğindeki yazışmalardan da görüleceği üzere taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, davalının ticari defterlerine delil olarak dayanıldığını, somut olayda yerel mahkeme tarafından davalının ticari defter kayıtları incelenmeden, senedin boş olarak alınıp alınmadığı tespit edilmeden usule ve yasaya aykırı karar verildiğini, boş senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası ise taraflar arasındaki yem alımı, karşılığında kısmen ödenmesi, yem fiyatlarına gelen zamlar sonucu belirlenecek ve mutabik kalınacak borç miktarı belirlenmeden, davalının kendi insiyatifiyle ve istediği gibi fazla doldurduğunun iddiası olduğunu, bu sebeple davalının defterleri delil olarak gösterildiğini, mahkeme gerekçeli kararında Dikili Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/901 Soruşturma no.lu dosyasından şikayetçinin iddiasını gerek hukuki ihtilaf olması nedeniyle gerekse de yazılı belge ile ispat edemediğinden bahisle açığa atılanın imzanın kötüye kullanılması suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, Cumhuriyet Başsavcılığının hukuki ihtilaf gerekçesi ile verilen takipsizlik kararı kesinleşmiş beraat kararı da olmadığını, taraflar arasındaki hayvan yemi alım satımı, buna dayalı açık hesap ve kışmi ödemeler mevcut olup pek çok yazışma ve davalının davacının T.C. numarasını sorup senede yazıp kendisine göndererek doğru olup olmadığını sormuş, sunduğu boş senedin, davalı tarafından kendince doldurulmuş olduğu açık ve sabit olduğu hatde delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan mahkeme kararının kaldırılarak davacının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davacının davasının reddine, davalının verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağına geç kavuşması söz konusu olduğundan, takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davaya konu Dikili İcra Müdürlüğü'nün 2022/215 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, alacaklı davalı .... tarafından davacı borçlu .... aleyhine 11.09.2021 tanzim tarihli 05.01.2022 vade tarihli 138.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak 138.000 TL asıl alacak, 3.394,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 141.394,23 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı görülmüştür. Dava ve takibe konu bono incelendiğinde keşidecinin ... , lehdarın ... olduğu, düzenleme tarihinin 11.09.2021, ödeme tarihinin 05.01.2022 olduğu, senet bedelinin 138.000,00 TL olduğu, senette nakden kaydının bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafça; taraflar arasındaki yem alışverişine ilişkin ticari ilişki sırasında davaya konu senedin diğer kısımları boş olarak imzalanmak suretiyle teminat olarak davalıya verildiği, senedin bedelsiz olduğu, buna rağmen davalı tarafça anlaşmaya aykırı olarak doldurulmak suretiyle icra takibine konu edildiği iddia edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça davacı iddialarının yerinde olmadığı, davacı tarafın senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bedelsiz olduğu yönündeki iddialarının yazılı deliller ile kanıtlamasının gerektiği savunma olarak ileri sürülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ; Bononun, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olmakla, illetten mücerret olduğu, bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmediği ve kural olarak ispat yükü senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ileri süren tarafa ait olduğundan bu durumda ispat külfetinin davacıda olduğu, ancak davacı yanca yazılı belge ibraz edilemediği, davacının iddiasını kanuni delillerle (senet,yemin) ispatlaması gerektiğinden tanık dinlenmesi talebi ve davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talebinin reddedildiği, davacının delilleri arasında sunduğu whatsapp yazışmalarında dava ve takip konusu bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ispata elverişli yazışmalar bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı, sonuç olarak davacının borçlu olmadığını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığından davanın reddine, davalının Dikili 1.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağına geç kavuşması söz konusu olduğundan, takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş olmakla; Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2023 tarih, 2022/475 Esas ve 2023/138 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcının başlangıçta alınan 2.357,00 TL' harçtan mahsubu ile bakiye kalan 1.625,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1416, K. 2026/1976, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1416-e-2026-1976-k-d7219101ceb6