Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1421 E. 2026/1978 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1421
Karar No
2026/1978
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1421 KARAR NO : 2026/1978

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/03/2023 NUMARASI : 2022/440 Esas 2023/164 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 22/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2026

Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin toprak, gübre ve sair ürünlerin ticaretini yaptığını, takip konusu olan 66.108,05 TL asıl alacak bedelli 26.11.2017 tarihli GBA2021000000137 fatura numaralı ticari fatura içeriğinde yer alan ürünleri davalıya sattığını, ürünleri davalıya teslim ettiğini, ancak davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve ödeme yapmadığını, davalının faturaya ve ürünlere 8 günlük yasal süre içinde itirazının olmadığını, aradan bir kaç ay geçtikten sonra yani 18.02.2022 tarihinde e-fatura internet sistemi üzerinden müvekkiline iade faturası kestiğini, iade fatura nedeniyle müvekkilinin davalıya ihtar çektiğini, ancak borcun ihtara rağmen ödenmediğini belirterek davalı hakkında Menemen İcra Dairesine 2022/762 Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek davalının asıl alacağa, faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını, alacağın likit olması nedeniyle % 20 sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde :Davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, yetkiye itiraz ettiğini,davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı yönünden itirazlarının olduğunu, davalının davacıya borcunun olmadığının ticari defterlerden anlaşılacağını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ve davacı tarafın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. MAHKEMECE: "...Dava ; İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Davacı vekili delil olarak; İzmir 15.İcra Müdürlüğü'nün 2019/10090 Esas sayılı dosyası, Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2019/2631 Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, fatura, irsaliye, iadeli taahhütlü ödeme talebi cari kayıt ve belgeler, davacı şirkete ait defter, belge ve kayıtlar, keşif, tanık anlatımları, yemin ve bilirkişi incelemesine dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur. Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2022/762 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, takibin 66.108,05 TL asıl alacak 3.801,21 TL ticari temerrüt faizi olmak üzere toplam 69.909,26 TL üzerinden yapıldığı, alacağın faturaya dayandırıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 05/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 12/04/2022 tarihinde icra dairesinin yetkisine, borcu bulunmadığından takibe, borca, faizlerine ve tüm fer'ilerine itiraz edildiği, takibin durduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; mahkememizin ve icra dairesinin yetkili olup olmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, davacının icra takibine konu ettiği faturadan kaynaklı olarak alacaklı olup olmadığı, takip tarihi itibariyle Menemen İcra Müdürlüğünün 2022/762 Esas sayılı dosyasında davacını alacaklı bulunup bulunmadığı, icra inkar ve kötüniyet tazminat talepleri hususlarında olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yetki itirazın resen değerlendirilmiş; davaya ve takibe konu uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağı yani para borcu olduğu ve TBK’nun 89. Maddesine göre götürülecek borçlardan olması nedeni ile davacının ikametgahı dikkate alındığında davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 09/12/2022 tarihli celsesinde verilen ara kararı uyarınca; dosyanın SMMM uzmanı bilirkişiye verilerek, taraf defter ve kayıtları üzerinde gerekli görülmesi halinde yerinde inceleme yapma yetkisi de verilerek uyuşmazlık konusunda rapor düzenlenmesinin istenmiştir. Bilirkişi .... tarafından mahkememize sunulan 23/02/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi ile , taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında alım satıma konu emtia için davacı tarafça düzenlenen 26.11.2021 tarih 66.108,05 TL tutarındaki fatura bedelinin çekişme konusu olduğu, davalı tarafın 18.02.2022 tarihinde iade faturası düzenleyerek davacı tarafa iletmiş olduğu, davacının bu faturayı kabul etmeyerek noter ihtarnamesi ile gönderdiği ve ticari defter kayıtlarına almadığı, dosyaya celp edilen tarafların Ba ve Bs formlarının incelenmesinde, davacının satış işlemi ve iade faturasının formlarda yazılı olduğu, aynı şekilde davalının da alış ve iade işlemlerinin kayıtlı olduğu, davalının alınan ve sonra iade faturası düzenlenen emtia için fatura tarihinden itibaren 8 günlük yasal sürede bir itirazda bulunduğu konusunda bir belge sunulmadığı, her iki tarafından da usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde; davacı taraf, davalının iade faturasını kayıtlarına almadığından, davalıdan 66.108,05 TL alacağı olduğunun, davalı taraf, davacıdan fatura ile aldığı emtiaları iade faturası düzenleyerek davacının borcuna kaydettiğinden davacı tarafa bir borcunun mevcut olmadığının yazılı olduğu, davalının iade faturasına konu malları davacıya teslim ettiğine ilişkin, (imzalı sevk irsaliyesi, tutanak ...) gibi bir belge sunmadığı bildirilmiştir. Tüm dosya içeriği ve delillerin özellikle bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda: taraflar arasındaki ticari ilişkinin 26/11/2021 yılında başladığı , 26/11/2021 tarh ve 66.108,05 TL lik faturanın dava konusu olduğu , her iki tarafın ticari defterlerinin de incelendiği ve defterlerin usulüne uygun tutulduğu , davacı defterlerine göre davacının 66.108,05 TL alacağını bulunduğu , davacı tarafça düzenlenen faturanın davalının yevmiye defterinin 99 sırasında kayıtlı olduğu ve 2022 yılına davacıya bu miktarda borçlu olarak h kapatıldığı ,davacıya bu miktar borçlu olduğunun 2021 yılı yevmiye defteri kapanış maddesinde de yazılı olduğu, 18/02/2022 tarihinde iade faturası düzenlediğinden davalı defterlerinde davacıya borçlu gözükmediği, ancak davalının icra takibine itirazında ve cevap dilekçelerinde fatura içeriği malları teslim almadığına ilişkin beyan bulunmadığı gibi davalının faturaya 8 günlük yasal süresi içinde de itirazının bulunmadığı, davacı tarafça keşide edilen 23/02/2022 tarihli ihtarnamenin 01/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 66,108,05 TL fatura tutarı alacak için ertesi günden başlayarak 02/03/2022 tarihinden 22/03/2022 takip tarihine kadar yirmi günlük %15,75 avans faiz üzerinden 570,52 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu , davalının 66.108,05 TL asıl alacak ve 570,52 TL işlemiş faiz üzerinden takibe itirazı haksız görülmüş, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.' gerekçesi ile; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2022/762 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 66.108,05-TL asıl alacak, 570,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 66.678,57-TL takip çıkış miktarı üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 13.335,71-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın kısmen kabul kısmen reddine şekline bir karar verildiğini, kararda kısmen red edilen kısım faiz miktarı üzerine olduğunu, istinafa konu ettiği kısımda kısmen red edilen faiz, buna bağlı olarak icra inkar tazminatı ve aleyhimize/lehimize hükmedilen yargılama gideri/ vekalet ücreti yönünde olduğunu, ilk derece mahkemesi faiz başlangıç tarihini noter ihtarname keşide tarihlerini baz alarak hesaplama yapmış ve faiz alacağımızı 570,52 TL olarak hesapladığını, söz konusu alacağına konu fatura ve içeriği davalı -borçlu tarafından çok daha önce teslim alındığını, esasında davalı-borçlunun temerrüt tarihi fatura tanzim tarihi olduğunu, İlk derece mahkemesince faiz alacağının miktarı eksik/yanlış hesaplandığından buna bağlı olarak hesaplanan icra inkar tazminatı miktarı de eksik olduğunu, hukuka aykırı bu durumun da düzeltilmesi gerektiğini İlk derece Mahkemesince, alacak kalemlerinde eksik hesaplama yapılması nedeniyle lehlerine takdir edilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin de eksik olduğunu, hukuka aykırı bu durumun da düzeltilmesi gerektiğini, davalı vekili yararına vekalet ücreti hesaplanmasının da hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı bu durumun da düzeltilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu fatura ile iade faturası her iki tarafın da ticari defterlerine işlendiğinin bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, Ba ve Bs formalarında satış ve iade faturalarının davacı tarafın ve davalı müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında işlendiğini, davacı davasını ispatlayamamış olup, açılan davanın reddi yerine kısmen kabul yönündeki kararın bozulması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ;Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Davalının Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2022/762 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 66.108,05-TL asıl alacak, 570,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 66.678,57-TL takip çıkış miktarı üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 13.335,71-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İş bu karar davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davaya konusu Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2022/762 esas sayılı dosyasının incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 66.108,05-TL asıl alacak, 3.801,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.909,26-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine, davalı borçlu vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. Takip dayanağı olarak davacı tarafça davalı hakkında düzenlenmiş 26.11.2021 tarih ve 66.108,05 TL tutarlı bir adet fatura gösterilmiştir. Mahkemece taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre takip ve davaya konu faturanın her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafça davacı adına düzenlenen 18/02/2022 tarih ve 66.108,05 TL tutarlı iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve noter ihtarnamesi ile davalıya iade edildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına, takibe konu faturanın her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmasına, buna karşılık davalı tarafça davacı adına düzenlenen 18/02/2022 tarih ve 66.108,05 TL tutarlı iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi noter ihtarnamesi ile davalıya iade edilmiş olmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davacının istinaf başvurusu açısından ise; Davaya konusu Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2022/762 esas sayılı dosyasının incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 66.108,05-TL asıl alacak, 3.801,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.909,26-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, harca esas değer olarak da takip çıkış tutarı olan bu tutarın gösterildiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 66.108,05-TL asıl alacak ve 570,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 66.678,57-TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, reddedilen kısmın (69.909,26-TL- 66.678,57-TL =) 3.230,69 TL olduğu görülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2023 tarihinden itibaren ise, bu sınır 17.830,00 Türk Lirasıdır. Davacı tarafın istinafa konu ettiği reddedilen alacak miktarının 3.230,69 TL olması nedeniyle karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.) Kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.) Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince davacı açısından reddedilen miktar yönünden mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun da usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2.maddesi uyarınca miktar yönünden kesin olması nedeniyle davacı tarafın istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2-Davacının yatırmış olduğu 492,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 179,90 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına. 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, B-1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/03/2023 tarih, 2022/440 Esas ve 2023/164 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 4.554,81 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.138,70 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 3.416,11 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 22/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1421, K. 2026/1978, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1421-e-2026-1978-k-6f391301138c