Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1261 E. 2026/1157 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1261
- Karar No
- 2026/1157
- Karar Tarihi
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1261
KARAR NO : 2026/1157
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/04/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : 2026/... Esas,
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sırasında; ilk derece mahkemesince verilen ... tarihli ara karara karşı davalı vekili tarafından tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; davalı firma ile müvekkili firma arasında yıllara sari ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında yapılan bağlantı sözleşmesi gereği; müvekkili firma toplam 40 adet olan 40.250.000,00 TL. bedelli çekler karşılığında davalı firmadan boru teslim alacağını ancak çeklerin verilmesine rağmen boruların teslim edilmediğini ve çeklerin de taraflarına iade edilmediğini, çeklerin firmaya teslim edilmediği gibi davalı firma tarafından konkordato sürecinde bulunan müvekkili firma aleyhine haksız takibe ve haksız davalara konu edildiğini, öncelikle davalı tarafa müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, müvekkil firmaya ait davalı firmada bulunan talebe konu çeklerin iadesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARINDA ÖZETLE:
Mahkemece.... tarihli karar ile "Yukarıda yer verilen açıklamalar ve değinilen yasal düzenleme doğrultusunda somut uyuşmazlık ele alındığında ve dosya tetkik edildiğinde, dava konusu çekler yönüyle henüz bir takip başlatılıp başlatılmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığından takip başlatılması halinde mahkememize müracaat edilmesi ve takip dosyasının numarasının bildirilmesi durumunda takiplerin durdurulmasına yönelik değerlendirme yapılmak üzere icra takibinin durdurulması isteği bakımından şimdilik karar verilmesine yer olmadığına; ancak dava konusu çeklerin davalı tarafından takibe konulmaması yönünden davacı vekilinin talebinin kabulü cihetine gidilmiş; davacının adli yardım kurumundan yararlanıyor olması nedeniyle teminat alınmasına gerek görülmemiş" gerekçesiyle; "çeklerin davalı tarafından takibe konulmaması yönünden ihtiyati tedbir uygulanmasına; davacının adli yardım kurumundan yararlanıyor olması nedeniyle teminat alınmasına yer olmadığına;"şeklinde karar verilmiştir.
Davalının itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde ... tarihli ara karar ile; "Mahkememizin ... tarihli ara kararında yer verilen gerekçe doğrultusunda somut uyuşmazlıkta dava konusu çekler yönüyle henüz bir takip başlatılıp başlatılmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığından takip başlatılması halinde mahkememize müracaat edilmesi ve takip dosyasının numarasının bildirilmesi durumunda takiplerin durdurulmasına yönelik değerlendirme yapılmak üzere icra takibinin durdurulması isteği bakımından şimdilik karar verilmesine yer olmadığına; ancak dava konusu çeklerin davalı tarafından takibe konulmaması yönünden davacı vekilinin talebinin kabulüne yönelik ihtiyati tedbir ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gibi ön inceleme duruşması 6 numaralı ara karar ile davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olmakla 6100 sayılı HMK'nın 392/1. maddesinin son cümlesi uyarınca teminat alınmaması yönüyle yapılan değerlendirmede de usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin .... tarihli ihtiyati tedbir ara kararına itirazının reddine" şeklinde gerekçeyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davalı vekili istinaf başvurusu dilekçesinde özetle; iş bu davada ispat külfeti davacı borçluda olup davacının iddialarını kesin delille ispat etmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için hiç bir şartın gerçekleşmediğini, verilen tedbir kararının müvekkilini mağdur ettiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava; avans çeki nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, talep; ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesinin .... tarihli ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu aşamasında yeteri kadar harç alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 23/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.