İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/286 E. 2026/703 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/286
Karar No
2026/703
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/286 KARAR NO : 2026/703

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/01/2017 KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ve davaya konu senette borçlu kısmında adı geçen ...'ın 1970 yılında ...'ya işçi olarak gittiğini ancak geçirdiği bir iş kazası neticesinde 1978 yılında Türkiye'ye dönüş yaptığını, bu tarihten sonra ticarete atıldığını ancak ticarette başarılı olamadığını, himayesi altına aldığı yeğeni ...'ın ise borç içerisinde olan ve sürekli işi ve geliri olmayan bir kişi olduğunu, müvekkillerinin murisi ... ile davalılardan ... arasında hiçbir şekilde ticari ilişki veya borçlanmaya neden olacak bir münasebet olmadığını, davalı ...'ın 1990-2006 yılları arasında murisin himayesinde yaşamını sürdürdüğünü, icra dosyasına dayanak yapılan senedin muris ...'ın işyerinden çalındığını ve sonradan üzerinin doldurularak alacaklısı ... olan bir borç senedi haline getirildiğini, muris ...'ın iş gereği dükkandan ayrılmak zorunda kaldığında işlerin aksamaması için imzalı ve damga pullu bir takım senetleri işyerindeki odasında muhafaza ettiğini ve gerektiğinde kullanılması için çalışanlarına talimat verdiğini, davalı ...'ın bu durumdan istifade ederek kendisini alacaklı kısmı boş olan senedin alacaklısı haline getirdiğini, davalı ...'ın senedin bedelini ...'ın yaşamı süresince talep etmediğini, alınan grafolog raporlarında ise borçlu kısmı ile alacaklı kısımları arasında yazım farkı olduğunun tespit edildiğini, davalı ...'ın mirasçıların mal varlıkları olduğunu bildiğinden icra takibini ...'ın vefatından sonra yaptığını, kendisine bu hususlarda yardım eden ve yol gösteren şahıslarla birlikte planlı bir dolandırıcılık eylemine giriştiğini, tüm davalılar hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davalı ...'ın savcılık ifadesinde "...2008 yılında amcam Hasan benim de söz konusu inşaat firmasında isteme karşılığında doğacak şekilde kendi el yazısı ile 950.000,00-TL'lik bir senet düzenleyip bunu bana verdi..." şeklinde beyanda bulunduğunu ve alacağın nedenini değiştirerek borcun sebebini değiştirdiğini, senet metninin talili nedeni ile ispat yükünün alacaklı/davalı olarak gözüken tarafa geçtiğini beyan ederek 15/11/2008 vade tarihli 19/08/2008 düzenleme tarihli ve 950.000,00 TL bedelli senet nedeni ile ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından kaynaklı olarak davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki iddiaların gerçek olmadığını, davaya konu senedin kambiyo senedi olduğunu, asıl borçtan mücerret olup tanık dinlenemeyeceğini, yazılı delil gerektiğini, davalı müvekkili ...'ın savcılıkta verdiği ifadesinin bir kısmının dava dilekçesinde yazıldığını, müvekkilinin ifadesinde "...Benim de sizden bu şekilde alacağım var, hissem var..." şeklinde olup, müvekkili alacağına karşılık bu senedi aldığını açıkça beyan ettiğini, kişinin şirkette hissesi olmasının bu hissenin paraya tekabül etmeyeceği anlamına zaten gelemeyeceği, kaldı ki müvekkilinin zaten alacağı olduğunu açıkça beyan ettiğini, bu nedenle davacıların talil nedeni ile ispat yükü karşı tarafa geçmiştir iddialarının çok mesnetsiz kaldığını, ayrıca davacı borçluların ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E.K. sayılı dosyasından menfi tespit davası açtıklarını, bu davada da aynı iddialara dayandıklarını, her iki davada da hukukî ilişkiye dayanıldığını, hukukî nedenlere dayanıldığından ispat yükünün davacılara ait olduğunu belirterek tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddine ve davacıların %20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, muris tarafından tanzim edilen kambiyo senedi (bono) niteliğindeki belgenin işyerinden çalınarak usulsüz doldurulduğu ve senedin bedelsiz olduğu iddiasına dayalı olarak, İK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit (borçlu olmadığının tespiti) ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan açık yargılama, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamları, celp edilen icra ve ceza dosyaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek nihai hüküm tesis edilmiştir. Davacılar vekili, murisleri ...'ın işyerinden çalınan imzalı boş bir senedin üzerinin davalı ... tarafından usulsüzce doldurularak 950.000,00-TL bedelli bir bono haline getirildiğini ve ... 1. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, alacağın bir kısmının da diğer davalılar ... ve ...’a temlik edildiğini beyan ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiş; davalılar vekili ise senedin kambiyo vasfında olduğunu ve ispat yükünün davacılarda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkememizin 2017/13 Esas, 2018/602 Karar sayılı ilk hükmü ile davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalılar ... ve ... tarafından yapılan istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile esastan reddedilmiş, ancak kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2024 tarihli ilk bozma ilamı ile; davalı lehtar ...'ın savcılık ifadesindeki beyanlarının senedin "nakten" olan ihdas nedenini talil ettiği (değiştirdiği) anlamına gelmeyeceği, bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmediği ve iddiaların davacı tarafça kesin ve yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği saptanmıştır. Bozma ilamına uyularak mahkememizin 2... Esas sırasına kaydedilen yargılamada tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de; bu kararın da davacılar vekilince temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2026 tarih ve ...Esas, ...Karar sayılı ikinci bozma ilamı ile; davalılardan ...'ın ilk karara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmadığı, bu nedenle anılan davalı yönünden davanın kabulü hükmünün geçmiş aşamalarda kesinleştiği ve davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu saptanarak, ilk derece mahkemesince bu durumun göz ardı edilip tüm davalılar yönünden red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün davacılar lehine ikinci kez bozulduğu tespit edilmiştir. Yargıtay'ın söz konusu ikinci bozma ilamı doğrultusunda mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilen davanın 24/09/2026 tarihli ilk celsesinde bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş; kararı geçmiş aşamalarda kesinleşmiş olan davalı ... yönünden davanın işbu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin yeni bir esas sırasına kaydedilmesine karar verilerek usuli kazanılmış haklar güvence altına alınmıştır. Huzurdaki dosyada kalan davalılar ... ve ... yönünden yapılan nihai değerlendirmede ise; uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda senedin bedelsiz olduğunu ispat yükünün davacı borçlular üzerinde kaldığı, davacı tarafça dosyaya sunulan bilgi, belge ve iddiaların ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak 950.000,00-TL bedelli bonodan dolayı davalılar ... ve ...'e borçlu bulunulmadığını HMK'nın 200. maddesi uyarınca kesin ve yazılı delillerle ispat etmeye yeterli görülmediği anlaşıldığından, subut bulmayan davanın bu davalılar yönünden reddine dair karar tesis edilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların davalılar ... ve ... yönünden açtığı menfi tespit davasının sübut bulmadığından reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davanın reddi nedeniyle alınması gereken 732,30-TL maktu karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin alınan 16.223,63-TL harçtan mahsubu ile bakiye 15.491,33-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri (850.000,00-TL) üzerinden davalılar ... ve ... vekili lehine hesaplanan 133.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davalılara verilmesine, 5-Davalılar tarafından harcanan 300,00 TL posta ve tebligat giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davalılara verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından arta kalan kısmın, HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/286, K. 2026/703, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-286-e-2026-703-k-5a996987bb10