Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1258 E. 2026/1954 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1258
Karar No
2026/1954
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1258 KARAR NO : 2026/1954

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2023 NUMARASI : 2022/623 Esas 2023/243 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2026

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin big-bag torba üretimi yaptığını, ham madde tedariği için dönem dönem ham madde ihtiyacını davalı firmadan karşıladığını, davalı tarafından 710702515 belge numaralı geçerlilik tarihi 22.03.2022 ile 31.05.2022 tarihleri arasında olan 420.000,00-USD tutarlı proforma faturanın müvekkili şirkete keşide edildiğini, proforma faturaya konu ürünlerin satın alımına ilişkin müvekkili şirket tarafından kabul beyanın da bulunulmadığını ve ön ödeme de yapılmadığını, Davalının müvekkili şirkete söz konusu proforma faturaya ilişkin ham madde tedariğini sağlamamakla birlikte teklif mahiyetinde olan 26/0872022 tarihli 9700002405 nolu proforma fatura ile DBS yetki belgesine dayanarak 2.636.085,83 TL'yi müvekkili şirketin .... DBS hesabından ticari teamüllere aykırı olarak tahsil ettiğini, davalı tarafından müvekkilin banka hesabından haksız tahsil edilen bedelin iadesi için Kadıköy 15. Noterliği aracılığı ile...'ya ihtar çekilerek 10.09.2022 tarihinde davalıya tebliğ edilmesine rağmen söz konusu ihtarın sonuçsuz kalması üzerine davalı aleyhine 16.09.2022 tarihinde söz konusu alacağa ilişkin Aliağa İcra müdürlüğü nezdinde tarafımızca genel haciz yolu ile takip başlatıltıldığını, davalı firma tarafından 23.09.2022 tarihli ihtarname ile 19.09.2022 tarihinde 2.636.085,83 TL ile 24.219,04 TL faiziyle beraber ödeme yapıldığını konusunda müvekkili şirkete bilgi verildiğini, 6098 sayılı TBK 89. Maddesi gereğince para borçları ödeme zamanındaki alacaklı yerleşim yerinde ifa edilir. Yani para borcu götürülecek borçlardan olduğundan alacaklıya bizzat yada bildirildiği yere götürülerek sonlandırılır. Banka hesabına yapılan ödemelerden alacaklının haberdar edilmesi gerektiği, alacaklının her gün banka hesaplarını incelemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğundan dolayı borçlunun banka hesabına ödeme yaptığı günde dahi takibin başlatılması vekalet ücretine hak doğuracağını beyanla Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2022/7132 E. sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin vekalet ücreti, faiz ve yargılama giderleri yönünden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;taraflar arasındaki sürdürülen ticari ilişki çerçevesinde, müvekkili ile davacı arasında Polipropilen ürününün satımına ilişkin mutabakat sağlanması üzerine davacı’ya hammadde tedariğine ilişkin 26.08.2022 tarihli 9700002405 numaralı proforma fatura düzenlendiğini, davacı tarafından müvekkili şirket’e tahsis edilmiş olan doğrudan borçlandırma sistemi limitinden 2.636.085,83-TL tutarındaki bedel tahsil edildiğini, davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kurulmuş olmasına ve müvekkili şirket tarafından DBS tahsilatı yapılmış olmasına rağmen Kadıköy 5. Noterliği nezdinde 08.09.2022 tarihli, 7292 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu bedelin iadesini talep edildiğini, müvekkilinin davacı tarafın ticari ilişkiyi inkar etmesi ve ortada hukuki bir ihtilaf bulunması nedeniyle her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile İhtarname kapsamında iadesi talep edilen 2.636.085,83-TL tutarındaki bedeli işlemiş yasal faizi ile birlikte davacı’ya ihtirazi kayıt ile ödeyerek iade ettiğini Aliağa 2. Noterliği nezdinde 21.09.2022 tarihli ve 11508 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile ihtaren bildirildiğini, Davacının kötü niyetli olarak müvekkilinin 19.09.2022 tarihinde yaptığı ödemeyi takiben Aliağa İcra Dairesi'nin 2021/3750 Esas sayılı takip dosyasıile “PT62022000000598 nolu FATURA İADE BEDELİ”’ne dayanarak icra takibi başlattığını, müvekkilinin davacı’ya karşı herhangi bir borcu olmadığından 26.09.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile itiraz ettiğini ve takibin 27.09.2022 tarihinde durdurulduğunu, Müvekkilinin icra Takibi’ne konu bedeli, yasal faizi ile birlikte davacının takibe başlamamasından önce ödendiğinden davacının talep ettiği borç bedeli, müvekkili şirket tarafından ödeme emri tebliğ alınmadan önce ihtirazi kayıtla ödendiği için müvekkil şirket aleyhine icra takibi’ne dayanarak vekalet ücreti ve icra takibi kapsamında davacı’nın yapmış olduğu icra dosya masrafları talep edilemeyeceğini, Davacının ihtarnamesinin müvekkili şirkete 10.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin keşide ettiği cevabi ihtarname ile; davacı’nın ihtarname’sinde atıf yaptığı hususları hiçbir şekilde kabul etmemek kaydıyla polipropilen ticaretine yönelik tanımlanan DBS limitinden 29.08.2022 tarihinde çekilen 2.636.085,83-TL tutarındaki bedeli, 29.08.2022 tarihinden iade tarihi olan 19.09.2022 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte ihtirazi kayıt ile ödediğini ve bu ödenen bedellere ilişkin dekontları da cevabi ihtarname’ye ek olarak ekleyerek iade edildiğinin ihtarname ile tebliğ edildiğini, beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,Dava, İİK nun 67 vd., TTK'nun 23. maddesi yollamasıyla TBK'nun 207 vd. madde hükümlerine göre açılmış, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacağın ve fer'ilerinin tahsili konusundaki icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar delil ve belgelerini ibraz etmişler, Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2022/7132 Esas sayılı dosya örneği celbedilmiş, emekli icra müdürü .... imzalı 24.01.2023 havale tarihli rapor alınmıştır. Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2022/7132 E.sayılı dosyası ile davacı-alacaklı vekili tarafından davalı-borçlu aleyhine16.09.2022 tarihinde 26.08.2022 tarihli fatura iadesi açıklamasıyla 2.636.085,83 TL alacağın % 16,75 ve değişen oranlarda faizi ile birlikte tahsili yönünde takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 24.09.2022 tarihinde tebliğ edildiği davalının 26.09.2022 tarihli dilekçesi ile 19.09.2022 tarihinde alacaklının banka hesabına borcun ödendiğini belirtilerek ödeme emrine, taraf sıfatına, borca işlemiş her türlü faize, harca vekalet ücretine tüm ferilerine itiraz dilekçesi ile icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorununun, icra takibi başlatılmasından sonra ödeme emri tebliğ edilmeden ödene borç nedeniyle tespit edilen toplam borç üzerinden borçlunun icra vekalet ücreti, faiz ve takip masraflarından sorumlu olup olmayacağı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davacı alacağı var ise miktarının ne kadar olduğu olduğu noktalarındadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı tarafından davacı DBS hesabından tahsil edilen paranın iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı tarafından icra takibi, takip dosyasındaki harçların icra müdürlüğünce tahsil tarihi olan 16/09/2022 tarihinde başlatılmıştır. Dava dayanağı icra takip dosyasındaki asıl alacak icra takibi kesinleşmeden önce borçlu tarafından 19/09/2022 tarihinde ödenmiştir. Dolayısıyla davalı borçlu tarafından takip konusu alacak takip tarihinden sonra fakat ödeme emri tebliğ edilmeden ödenmiştir. Davalı, her ne kadar ödeme emrini tebliğ almadan önce borcunu ödemişse de, hakkında takip başlatılmasına sebep olduğundan takip giderlerinden sorumludur. Buna göre icra takip tarihi itibari ile haklı durumda bulunan davacının icra takip giderleri, vekalet ücreti ve takip tarihinden ödeme tarihlerine kadar işleyecek faizleri hak ettiği, ne var ki ödeme emri tebliği kesinleşmeden asıl alacağın tamamı ödendiği için davalı-borçlu tarafa Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin içtihatları ve Harçlar Kanunu'nun ekli ilgili tarifesi gereğince tahsil harcının yüklenmesinin mümkün olmadığı, keza A.A.Ü.T.'ne göre vekalet ücretinin 3/4'ünün tahsil edilebileceği anlaşılmaktadır. Hukuki değerlendirme mahkememize ait olduğundan bilirkişi raporunda tahsil harcıda dahil edilerek yapılan hesaplama bu yönüyle benimsenmemiş, tahsil harcı bedeli mahsup edildikten sonraki diğer hesaplamalar hükme esas alınmıştır. Bu çerçevede, son ödeme tarihi itibari ile davacının bakiye alacağı şöyledir: 2.636.085,83 TL asıl alacak, 134,00 TL ilk icra takip gideri, 3.876,81 TL takip tarihinden ilk ödeme tarihine kadar işlemiş faiz, 172.561,93 TL A.A.Ü.T.'ne göre tahakkuk eden vekalet ücreti, + ------------ 2.812.658,57 TL, 2.660.304,87 TL 19.09.2022 tarihinde yapılan ödeme, - ------------ 152.353,70 TL 19.09.2022 tarihli ödeme tarihi itibari ile bakiye alacaktır. Bu açıklamalar ışığında, davacının davalıdan icra takip tarihi itibari ile 152.353,70 TL bakiye icra takip gideri ve vekalet ücreti alacağının bulunduğu, fazlaya ilişkin istemin yersiz olduğu anlaşıldığından, eldeki davada davalı borçlu tarafından asıl alacak dava tarihinden önce ödenmiş olduğundan, yine alacağın fer’îleri ve icra giderleri dışında bakiye alacak miktarı da olmadığından somut olayda davacı alacaklı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmemiş, reddedilen bölümle ilgili icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının ispatlanamaması hususları da dikkate alınarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir," gerekçesi ile; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının Aliağa İcra Müdürlüğünün 2022/7132 E.sayılı dosyası ile yapılan takibin dava konusu edilen 211.996,00 TL'lik bölümün 152.353,70 TL'lik kısmına yönelik haksız itirazının İPTALİNE, Takibin bu miktar (152.353,70 TL) üzerinden ve takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülerek DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,"şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki davayı kısmi dava olarak ikame etmesi mümkün olmayıp ilk derece mahkemesi tarafından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde tanzim edilen kararın hatalı olduğunu, davadaki talep konusu miktarın, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak herkesçe anlaşılabilecek şekilde belirli veya belirlenebilir olduğu durumlarda, tarafların davanın bir kısmını ikame etmesi için hukuki yarar bulunmadığı izahtan vareste olduğunu, davaya konu icra takibi kapsamında davacının talep ettiği borç bedeli, ödeme emri düzenlenmeden ve müvekkili şirket tarafından ödeme emri tebliğ alınmadan önce ihtirazi kayıtla ödendiğinden huzurdaki davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, gerekçeli kararda icra takibine dayanarak yapılan hesaplamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının hükme esas alınmamasının gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından denetime elverişsiz şekilde tanzim edilen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olup bu kapsamda tanzim edilen gerekçeli karar’ın hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki uyuşmazlık noktasının davacı’nın icra takibi ile talep ettiği borç bedelinin, müvekkil şirket tarafından ödeme emri tebliğ alınmadan önce ihtirazi kayıtla ödendiği için müvekkil şirket aleyhine icra takibi’ne dayanarak vekalet ücreti ve icra takibi kapsamında davacı’nın yapmış olduğu icra dosya masraflarının talep edilemeyeceği noktasında toplandığını beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava satıma dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasına, mahkemece takipten sonra işleyen fer'iler ile ilgili olarak, rakam ve miktar belirtilmeksizin yalnızca alacak kalemleri belirtilerek itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi gerekmekte ise de bu durumun istinaf edenin açıkça aleyhine sonuç doğuracağının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/04/2023 tarih, 2022/623 Esas ve 2023/243 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 10.407,28-TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 2.602,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 7.805,28 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1258, K. 2026/1954, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1258-e-2026-1954-k-a97373937fdd