Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1351 E. 2024/1351 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1351
Karar No
2024/1351
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1351 - 2026/1634 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1351 KARAR NO : 2026/1634 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2024 NUMARASI : 2022/396 E. - 2024/58 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada ANkara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/02/2024 tarih ve 2022/396 E. - 2024/58 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin online alışveriş sektöründe tanınmış "..." markası ile 350'ye yakın "..." ibareli seri markaların sahibi olduğu, davalının 2021/022665 sayılı "..." ibareli markasında yer verilen “...” kelimesinin, müvekkilinin markalarından hiçbir farkının bulunmadığını, öte yandan başvuru markasının, davacıya ait "..." ve "..." başta olmak üzere "...*" markalarının kapsamında bulunan ürün ve hizmetler ile benzer olan 35. sınıf ürün ve hizmetler için tescil edilmek istendiğini, SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından faydalanmak maksadıyla kötüniyetle yapıldığını, müvekkili aleyhine haksız rekabete neden olacağını, bu nedenle davalının marka başvurusuna karşı müvekkilinin gerçekleştirdiği itirazı reddeden dava konusu YİDK kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 24.08.2022 tarih ve 2022-M-11063 sayılı YİDK kararının iptali ile 2021/022665 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun hükümsüzlüğüne karar verilmesi verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin 2010 yılından bu yana kendisine ait internet sitesinde '...' markası ile beyaz eşya ve mobilya alanında faaliyet gösterdiğini, '...' ve davacıya ait "... * '" ibareli markaların benzer olmadığını, davacı yanın markasının "...", davalı markasının ise "..." ibareleri ile başlaması ve tarafların farklı alanlarda faaliyette bulunması dikkate alındığında markaların yarattıkları bütüncül algı itibariyle tüketici nezdinde herhangi bir karışıklık yaratmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "...+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait 2018 121553, 2018 121549, 2015 66566, 2016 16996, 2016 70644, 2018 93414 , 2012 79983, 2009 30250 ve 2013 90705 "... .../... ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, davalı başvurusundaki şekil ibaresinin tali nitelikte kaldığı, taraf markaları arasında emtia benzerliğinin de oluştuğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu "....+..." ibareli işaret ile davacının "... .../... ..." ibareli tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşabileceği, taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ancak bu durumun var olan iltibası ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu ...'in 2022-M-11063 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2021/022665 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları bütünsel olarak değerlendirildiğinde, karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, SMK'nın 6/5.maddesinde aranan kriterlerin sağlanmadığını, dava konusu Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin uzun yıllardır beyaz eşya ve mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini, "..." markasını 2010 yılından bu yana aktif olarak ticari faaliyetlerinde kullandığını, taraf markaları arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar ile dava konusu "...+..." ibareli başvuru arasında, görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, başvuru markasında davacı markalarından farklı olarak yer alan "..." ibaresi ile şekil unsurunun, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gibi "..." ibaresinin üzerindeki vurguyu da pekiştirdiği, öte yandan dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 35.sınıfın 5.alt sınıfındaki hizmetler yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliği şartı da gerçekleştiğinden, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında tescil engelinin bulunduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1351, K. 2024/1351, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1351-e-2024-1351-k-ab9e68b4dc58