Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1227 E. 2026/1227 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1227
Karar No
2026/1227
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1227 - 2026/1246 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1227 KARAR NO : 2026/1246

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2026 - 30/03/2026 NUMARASI : 2026/208 Esas (Derdest)

İHTİYATİ HACİZ/İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : 1 - VEKİLİ : Av.

DAVACI : 2 -

ALEYHİNE İHTİYATİ HACİZ/İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDİLEN DAVALI : 1 - VEKİLİ : Av.

DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av.

DAVALI : 3 VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : İHTİYATİ HACİZ / TEDBİR KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17/09/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.04.2025 tarihinde müvekkil ... sevk ve idaresindeki ...marka elektrikli scooter ile ... Sokak istikametinde ilerlemekteyken, ... sevk ve idaresindeki ... adına kayıtlı ... plakalı araçla ... Sokak kavşağında hızını azaltmayarak müvekkile çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza nedeni ile müvekkilin yaşamını tehlikeye sokan bir şekilde yaralandığını, hareket edemez, uyaranlara tepki veremez, tamamen yatağa bağlı, bakıma muhtaç hale geldiğini, müvekkil hakkında Hacettepe Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen 03.05.2027 tarih ve 202573132846396f3374 rapor numaralı Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda, müvekkilin %98 oranında engelli olduğunun tespit edildiğini, tam bağımlı olarak değerlendirildiğini belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. madde gereğince belirsiz alacak davamızın kabulüyle; "A. -Öncelikle ihtiyati tedbir talebimizin teminatsız olarak kabulü ile, dava sonunda verilecek karar kesinleşinceye kadar kazaya karışan ... plakalı araç üzerine İHTİYATİ TEDBİR konulmasına, -...plakalı aracın kullanılmaması için ilgili Emniyet Müdürlüğü otoparkına çekilmesine, -Karar kesinleşinceye kadar davalıların Mahkemeniz tarafından yapılacak sorgulama sonucunda tespit edilecek başkaca taşınır ve taşınmaz malları üzerine teminatsız olarak ihtiyati TEDBİR konulmasına ve ilgili yerlere tensiben müzekkere yazılmasına, B. Müvekkile kazanç kaybı ve çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar açısından şimdilik 100 TL maddi tazminat (davalı sigorta şirketi açısından sakatlanma ve ölüm teminatı limitinde) ödenmesine, c. Müvekkilin yapmış olduğu tedavi masrafları, bakım ve bakıcı giderleri ile ilgili olarak şimdilik 100 TL maddi tazminat (davalı sigorta şirketi açısından tedavi masrafları, bakım ve bakıcı giderleri için sağlık gideri teminatı limitinde) ödenmesine, d. Müvekkile trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma hadisesi sonucu ile çektiği acılar ve manevi zararlar nedeniyle uğradığı manevi zararın tazmini için davalıların kusuruna denk gelen kısım için 2.000.000 TL manevi tazminat (davalı gerçek şahıslar açısından tamamı ve varsa sigorta limitleri dahilinde davalı sigorta şirketi açısından) ödenmesine, e. Müvekkilin annesi... açısından davalıların kusuruna denk gelen kısım için 800.000 TL manevi tazminat (davalı gerçek şahıslar açısından tamamı ve varsa sigorta limitleri dahilinde davalı sigorta şirketi açısından) ödenmesine karar verilmesini," talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 25/3/2026 tarihli talep dilekçesiyle; 8.04.2025 tarihinde müvekkil ... sevk ve idaresindeki ...marka elektrikli scooter ile ... Sokak istikametinde ilerlemekteyken, ... sevk ve idaresindeki ... adına kayıtlı ... plakalı araçla ... Sokak kavşağında hızını azaltmayarak müvekkile çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza nedeni ile müvekkilim yaşamını tehlikeye sokan bir şekilde yaralanmış olduğunu, hareket edemez, uyaranlara tepki veremez, tamamen yatağa bağlı, bakıma muhtaç hale geldiğini, müvekkil hakkında Hacettepe Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen 03.05.2027 tarih ve 202573132846396f3374 rapor numaralı Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda, müvekkilin %98 oranında engelli olduğu tespit edildiğini, tam bağımlı olarak değerlendirildiğini, dava konusu alacak kalemlerinin olayın gerçekleştiği tarih itibari ile muaccel hale geldiğini ve ihtiyati haciz istenebilir durumda olduğunu, davalı ... ...'ya ait olan ... plakalı aracın yargılama esnasından 3. kişilere devri halinde, dava sonunda hükmedilecek olan kararın hiçbir şekilde icra edilme olasılığı kalmayacağını, gerekli yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunu belirterek yargılama esnasında müvekkillerinin telafisi imkansız zararlara uğramaması ve davalıların mal kaçırma ihtimaline karşın, davalı ... ...'ya ait olan ... plakalı araca, davalıların başkaca taşınır ve taşınmaz malları ve banka hesapları üzerine, duruşma gününden önce ivedilikle dava sonunda verilecek karar kesinleşinceye kadar 2004 sayılı kanunun 257. maddesine istinaden teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, ... plakalı aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/263886 Soruşturma sayılı dosyasına ve aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için müzekkere yazılmasına, karar kesinleşinceye kadar davalıların başkaca taşınır ve taşınmaz mallarının, banka hesaplarının tespiti ile malları ve banka hesapları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 11.03.2026 tarihli ara kararla, tüm dosya kapsamı incelendiğinde; HMK.'nun 389/1 maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" hükmünü içerdiğini, somut olayda, dava haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, ihtiyati tedbir talebi bakımından davalılara ait mal varlığının HMK 389.maddesi kapsamında uyuşmazlık konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, 30.3.2026 tarihli ara kararıyla, somut olayda, dava; trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştu ise kapsamı ve tayin edilecek miktar, mahkememiz tarafından toplanılacak deliller ve yapılacak yargılama sonucunda, ve manevi tazminat yönünden ayrıca takdir hakkı da kullanılmak suretiyle tespit edileceğinden bu aşamada, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla talebin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; "1-Davacı vekilinin 25.03.2026 tarihli talep dilekçesiyle ileri sürülen ihtiyati haciz talebinin REDDİNE," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati tedbir, uyuşmazlık öncesinde veya süresince, talep edilen durumun mevcudiyetini korumak ve yargılama sonunda verilen kararın icrasını mümkün hale getirmek için teminat amacıyla yapılan bir tür hukuki koruma olduğunu, yerel mahkeme, uyuşmazlık konusunun davalıların malvarlığı olmamasını, ihtiyati tedbir talebinin ret gerekçesi olarak belirttiğini, ancak ihtiyati tedbirin amacının, Anayasanın 2. maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukuki himaye sağlanması olduğunu, İhtiyati tedbir kararı verilirken haklılığın tam olarak ispatı aranmayacağını, yaklaşık ispatın geçerli olduğunu, ihtiyati haciz talebine ilişkin olarak ise, 2004 sayılı kanunun 257/1 maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." şeklinde olduğunu, görüldüğü üzere dava konusu alacak kalemlerinin olayın gerçekleştiği 28.04.2025 tarihi itibariyle muaccel hale geldiğini, bu nedenle işbu dava kapsamında ihtiyati haciz istenebileceğini, işbu dava kapsamında talepleri göz önüne alındığında, davalı ...'ya ait olan ... plakalı aracın yargılama esnasından 3. kişilere devri halinde, dava sonunda hükmedilecek olan kararın hiçbir şekilde icra edilme olasılığı kalmayacağını, işbu dosyaya müvekkilin yaralanmasına ilişkin belgeler ile kaza tespit tutanağı sunulmuş olup, yukarıda belirtilen karar çerçevesinde ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği kabul edilmesi gerektiğini belirterek, yerel Mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Talep, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemli olarak açılan davada, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İhtiyati tedbir talebine yönelik istinaf yönünden; 6100 sayılı HMK’nın 389/1 maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, ancak uyuşmazlık konusu şey üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulabileceği, somut olayda ise ihtiyati tedbir konulması talep edilen araç ve malvarlığı ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığı, bir başka ifade ile üzerine tedbir konulması talep edilen araç ve malvarlığının eldeki tazminat davasının konusu olmadığı anlaşıldığından, mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İhtiyati haciz talebine yönelik istinaf yönünden; Hukukumuzda, geçici hukuki koruma tedbirleri kapsamında olan ihtiyati haciz İİK'nın 257 ve devamı maddesinde düzenlenmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. (Kuru, Baki (2019) İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra İflas Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara, s.350.) İcra İflas Kanunu'nda, ihtiyati haczin koşulları (İİK' m. 257), ihtiyati haciz kararının verilmesi usul ve yöntemi (İİK m. 258), ihtiyati hacizde teminat (İİK m. 259), ihtiyati haczin muhtevası (İİK m.260), ihtiyati haciz kararının icrası (İİK m. 261), ihtiyati haciz kararına itiraz ve istinaf (İİK'nın 265), ihtiyati haciz kararının kaldırılması (İİK m. 266) ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebi, ihtiyati haczin muhtevası ve infazı, itiraz, itirazın kaldırılmasına yönelik talepler ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. İİK'nın 257 vd. maddeleri gereğince, ihtiyati haciz talep edilebilmesi için alacağın yaklaşık olarak ispatlamış olması yeterlidir. Alacağın varlığı yaklaşık olarak ispatlanmış ise alacağın yargılamayı gerektirmesi ihtiyati haciz talep edilmesine engel değildir. Ancak, İİK'nın 258. maddesi "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur" şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, davalının muayyen yerleşim yeri olmadığının, taahhütlerinden kurtulmak için mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığı yahut kaçtığı ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunun ileri sürülüp, ispatlanmaması, şartlar değişip, koşulları oluştuğu takdirde yargılamanın devam ettiği aşamalarda yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunulabilmesinin de mümkün olmasına ve mahkemenin gerekçesine göre ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı ihtiyati haciz/tedbir talep eden (davacı) vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İhtiyati haciz/tedbir talep eden (davacı) vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.206,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 474,00 TL'nin istinaf edenden alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1227, K. 2026/1227, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1227-e-2026-1227-k-26692575bb13