Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2042 E. 2026/1067 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2042
Karar No
2026/1067
Karar Tarihi
Konu
Alacak

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2042

KARAR NO:2026/1067

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul 5. Asiye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:15.06.2022

NUMARASI:2021/204 Esas - 2022/440 Karar

DAVA:Alacak

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 29.01.2019 tarihli ... Satış Pazarlama ve İş Ortaklığı Hizmetleri Sözleşmesi ile davalının ürün ve hizmetlerinin satışı ve pazarlamasına ilişkin tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiğini, çalışma esaslarının sözlemenin Ek:1 çalışma esasları başlığında belirlendiğini, sözleşmenin Ek:2 komisyon oranları ve koşulları başlığında, müvekkiline ödenecek ücretin ne şekilde belirleneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında davalı ile dava dışı ... AŞ'yi ... Proje teklifi kapsamında bir araya getirdiğini, anılan proje teklifinin 16.maddesinde proje bedelinin 1.950.000 USD ve KDV olarak belirlendiğini, müvekkilinin aracılık ettiği bu iş kapsamında davacı ile ... AŞ'nin 28.05.2019 tarihinde ... Şirketini kurduklarını ve davalının bu şirketin kurucu ortağı olduğunu, sözleşmenin ek 2.maddesine göre müvekkilinin bu proje kapsamında %20 oranında 460.200,00 TL + KDV ücrete hak kazandığını, sözleşmede komisyonun 7 günde ödeneceği, aksi halde aylık %2.5 oranında temerrüt faizi uygulanacağını, alacağın tahsili için davacı ile ... AŞ'ye Beyoğlu ....Noterliğinin 03.07.2019 tarihli ihtarının gönderildiğini, 04.07.2019 tarihinde tebliğ edilen ihtara Samsun....Noterliğinin 18.07.2019 tarihli ihtarı ile cevap verilerek, davalı ile ... arasında bir anlaşma bulunmadığının belirtilmesine karşın davalı ile ...'in, müvekkilinin çabası ile bir araya gelerek anılan şirketi kurduklarını ve müvekkilinin ek2.madde kapsamında %20 oranında komisyona hak kazandığını, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında da projeye yönelik şirketin kurulmasına karar verilmesi halinde müvekkilinin ücretine hak kazanacağının belirtildiğini, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen ödenmeyen ücretin tahsili gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin 28.05.2019 tarihinden itibaren aylık % 2,5 faiziyle birlikte tahsiline karra verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili, 21.04.2022 tarihli ıslahla alacağını 460.2000 TL'sına yükselterek, bu miktarın 28.05.2019 tarihinden itibaren aylık yüzde 2.5 faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında esasında simsarlık sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, TBK'nın 520/1. maddesi gereğince, simsarlık sözleşmesinin, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanması ve kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlandığını, simsarın kural olarak emek ve çabası değil esas sözleşmenin kurulması karşılığında ücret alabileceği, oysa müvekkili ile ... AŞ arasında herhangi bir proje gerçekleştirilmediğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere bu teklifin proje aşamasında kaldığını, esas sözleşmenin imzalanmadığını, bu nedenle ücrete hak kazanılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin ek 2.maddesinde ücretin ne şekilde hak edileceğinin tahdidi olarak sayıldığını ve bu hallerden hiç birinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin ... AŞ'ye herhangi bir satış yapmadığını ve herhangi bir maddi menfaat temin etmediğini, dava dışı ...AŞ ile müvekkili şirket arasında herhangi bir bağ bulunmadığını, simsarlık sözleşmesiyle öngörülenden farklı bir esas sözleşme yapılması durumunda iş sahibine daha fazla ekonomik menfaat sağlansa dahi simsarın ücrete hak kazanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...taraflar arasındaki “... Satış Pazarlama Ve İş Ortaklığı Hizmetleri Sözleşmesi” içeriğinde davalı ile çalışma esasları ve paylaşımlara ilişkin hükümlere göre sözleşmenin Ek : 2 Komisyon oranları ve koşulları 1.b maddesi ile birlikte diğer bentlerdeki süreklilik arz eden şekilde devamlılık halindeki paylaşımların belirlendiği, davalı tarafın dava dışı ... firmasına verdiği alternatifli teklifte yer alan 1. Model sözleşmenin Ek.2-b maddesindeki son cümledeki esaslar ile birlikte değerlendirildiği, dosyada ve sözleşmenin ilgili maddesinde davacının proje üzerinden % 20 komisyon alacağının belirlendiği, platform bedelinin 1.950.000 TL olduğu model 1 de anahtar teslim fiyatının ürün açıklaması ile mevcut olduğu, Model 2 nin gelir paylaşımına ilişkin bir teklif olduğu, böyle bir durumda ise platformun gelirinin % 20 sinin ... ile paylaşılmak kaydı ile 950.000 TL olarak anahtar teslim platform bedelinin söz konusu olacağının belirlendiği, dava dosyasına konu sözleşme ile ilgili davalı tarafından davacı tarafa herhangi bir ödemenin yapılmadığı, davalı tarafından dava dışı şirkete yapılmış olan dosyada mevcut teklifte, teklife konu projen bedeli olarak 1.950.000 TL bedelin iletildiği, bu bedel her ne kadar model 1 olarak belirtilmiş ise de projenin anahtar teslim fiyatı olduğunun teklifte mevcut olduğu, bu nedenle proje bedeli üzerinden davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin komisyon maddesi kapsamında davacının % 20 komisyona hak kazandığı, ... firmasına % 50 olarak platform bedelinin 950.000 TL olarak yansıtılacağı, buna karşın ... ile platform gelirlerinin % 20 sinin paylaşılacağı model 2 nin davalı tarafça dava dışı şirkete iletildiği, ancak davalının davacı ile olan anlaşmasının, proje bedeli üzerinden davacıya % 20 komisyon ödenmesi şeklinde olduğu, dolayısıyla proje bedelinin 1.950.000 TL olduğu hükme elverişli ek rapordan anlaşılmakla davacının talep edebileceği ücretin 460.200,00 TL olduğu, davacının hesaplanan alacağına 28.05.2019 tarihinden itibaren aylık % 2,5 faiz uygulanması gerektiği gözetilerek davanın kabulü ile 460.200 TL bedelin 10.000 TL'sine 28/05/2019 tarihinden itibaren ve 450.200 TL'sine ıslah tarihinden itibaren aylık %2,5 faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir..." gerekçesiyle davanın kabulü ile 460.200 TL'nin, 10.000 TL'lik bölümüne 28.05.2019 tarihinden itibaren ve 450.200 TL'lik bölümüne ıslah tarihinden itibaren aylık %2,5 faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükmünü "450.200 TL'sine ıslah tarihinden itibaren aylık %2,5 faiz uygulanarak" kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak "460.200 TL bedelin 10.000 TL'sine 28.05.2019 tarihinden itibaren ve 450.200 TL'sine 28.05.2019 tarihinden itibaren aylık %2,5 faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde değiştirilmesi gerektiğini, zira sözlemenin EK2 Komisyon Oranları ve Koşuları başlıklı kısmının 2. maddesinde komisyon ödemelerinin yedi gün içerisinde yapılacağı ve davalının 28.05.2019 tarihinde temerrüde düştüğünü, davalıya gönderilen Beyoğlu ... Noterliğinin 03.07.2019 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya 04.07.2019 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalının 04.07.2019 tarihinde temerrüde düştüğünü, bu nedenle alacağın tamamına 28.05.2019 tarihinden itibaren aylık %2,5 faiz uygulanması gerektiğini, bilirkişi kök ve ek raporunda model bire göre yapılan hesaplamada, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 29.01.2019 tarihli sözleşmenin EK 2 Komisyon Oranları ve Koşulları başlıklı kısmının 1.b maddesinde yer alan hüküm gereğince hesaplama yapıldığını, buna göre 1.950.000 TL + KDV tutarı olan 2.301.000 TL'nin %20'si olan 460.200,00 TL+KDV'ye hak kazandığını, dava dışı ... AŞ'ye sunulan ... proje teklifi kapsamında davalı ile ...AŞ'nin ortakları ile birlikte ... Şirketi'ni kurarak model bir üzerinden ... proje teklifi projesini hayata geçirdiklerini, buna göre yapılan hesaplama sonucu müvekkilinin 460.200,00 TL+KDV'ye hak kazandığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun genel değerlendirme kısmının 3. maddesinde yer aldığı üzere sözleşmenin, EK 2 Komisyon Oranları ve Koşulları başlıklı kısmının 1.b maddesinde yer alan; " İş ortağı da 3. Parti tarafından ...'in yönlendirdiği bir müşteriye eğitim hizmeti satışı yapılması halinde ilgili fatura / proje tutarının %50'si; proje, danışmanlık vb. Her türlü satışın yapılması halinde ilgili fatura/proje tutarının %20'si ...'e komisyon olarak ödenecektir." hükmü, davalı ile davacının arasında ki sözleşmenin komisyon şartlarının belirlendiğini, aynı rapordaki ticari defter incelemesine göre alacağın oluşmadığını, müvekkil şirket ile ... Şirketinin ticari defterlerine göre, her iki şirket arasında yapılan satışın 8.260 TL ile sınırlı olduğunu, başkaca hiçbir alış satış yahut cari hesap bulunmadığını, mahkemenin hükme esas aldığı raporda her iki şirketin defterlerinden bu hususun belirlendiğini, buna rağmen bilirkişi kurulunun projenin gerçekleştiği yönünde beyanda bulunulmasının çelişki oluşturduğunu, bu çelişkinin başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak giderilmemesinin usule aykırı olduğunu,Tarafların sözleşme ile belirledikleri iradelerinin, bilirkişi heyetince yorumlanarak değiştirilemeyeceğini, sözleşme de komisyon oranlarına ve hangi şartlarda komisyon ödemesi yapılacağına ilişkin hüküm bulunduğunu, hükmün açık şekilde düzenlendiğini ve yoruma muhtaç olmadığını, müvekkili ile ... Şirketi arasında görüşmeleri gerçekleşen teklifin eser sözleşmesi ilişkisi olduğunu, fakat sözleşmenin dava dışı şirketçe kabul edilmediğini ve ortaya bir eser çıkmadığını, mahkemece mail yazışmalarına dayanılarak projenin gerçekleştiği ve davacının ücrete hak kazandığı yönünde ki tespitinin hatalı olduğunu, esasında yukarıda açıklandığı üzere davalı ile ... Şirketinin defterlerinde bu şirketler arasındaki ticaretin 8.260 TL olduğu ve başka bir satış bulunmadığını, oysa sözleşmenin konusunun ... olduğunu, sözleşme teklifinin Proje kapsamı başlıklı 6. maddesinde, "Dış ticaret işlemlerinin yurt içi ve yurt dışı olmak üzere, tedarik zincirindeki tüm aktörlerin (üretici, ithalatçı, ihracatçı, uluslar arası ve yerel taşıyıcılar, antrepo, gümrük müşavirleri, gümrük otoriteleri, liman otoriteleri, vergi otoriteleri, bankalar, özel izin ve kontrol otoriteleri) güvenli bir platform üzerinden tüm belge ve süreci iletecekleri yapı kurulacaktır. Platform hem ihracat hem de ithalat için uçtan uca tüm sürecin ... üzerinden güvenli ve mutabakat sorunu oluşturmadan, transparan olarak tüm aktörler tarafından takip edilebilir ve mevcut sistemlerine entegre yapılabilir yapıda olacaktır." şeklinde olduğunu, müvekkilinin bir yazılım şirketi olduğunu, ... firmasına vermiş olduğu teklifte; konusu yukarıda yazılı olan bir yazılıma ilişkin olduğunu, teklif edilen sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu ve ortada yapılmış bir eser de bulunmadığını,Kabul anlamına gelmemek üzere alacağın doğmaması ve sözleşmede belirtilen muacceliyetin gerçekleşmemesi nedeniyle aylık %2.5 oranında faiz işletilmesinin yasaya aykırı olduğunu, sözleşmenin 7. maddesinde "...Belirtilen süre içinde ödemenin yapılmaması halinde ... alacağının tamamının tahsilini teminen mahkeme ve icra dairelerine başvurmakta serbest olup ve bakiye anapara alacağı ile fatura vade tarihinden itibaren geçen her gün için ay otuz gün hesabıyla aylık %2,5 oranında temerrüt faizi talep edecek ve İŞ ORTAĞI bunu ödeyecektir...." şeklinde düzenleme bulunduğunu, yine sözleşmenin Ek2 Komisyon Oranları ve Koşulları başlıklı kısmının 2. maddesindeki "Komisyon ödemeleri, ...'in kayıtları baz alınarak fatura düzenlenmesini takiben 7 gün içinde yapılacaktır. Belirtilen süre içinde ödemenin yapılmaması halinde ... alacağının tamamının tahsilini teminen mahkeme ve icra dairelerine başvurmakta serbest olup ve bakiye anapara alacağı ile fatura vade tarihinden itibaren geçen her gün için ay otuz gün hesabıyla aylık %2,5 oranında temerrüt faizi talep edecek ve iş ortağı bunu ödeyecektir..." şeklindeki hüküm karşısında aylık %2,5 oranında temerrüt faizi işletebilmek için davacı tarafından müvekkiline fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilmesi gerektiğini, müvekkilince ... Şirketine yapılan sözleşme teklifi kabul edilmediği için davacı tarafından bir fatura düzenlenerek müvekkiline tebliğ edilmediğini, mahkemece bilirkişi raporundaki çelişkiler giderilerek yeni bir bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesinin de hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasında düzenlenen 29.01.2019 tarihli simsarlık sözleşmesi niteliğindeki ... Satış Pazarlama ve İş Ortaklığı Hizmetleri Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında 29.01.2019 tarihinde simsarlık sözleşmesi niteliğindeki "... Satış Pazarlama ve İş Ortaklığı" sözleşmesi düzenlenmiştir. Bu sözleşmenin tarafları davacı ile davalıdır. Sözleşmenin 2.maddesinde konu açıklanmış olup, buna göre, "İşbu Sözleşme'nin konusu ... olarak iş ortağının sözleşmede belirtilen ürün ve hizmetlerinin satışı ve pazarlaması konularında çalışmak üzere iş ortağı tarafından yetkilendirilmiş tüzel kişilerin çalışma esaslarını ve taraflar arasındaki karşılıklı hak ve yükümlülükleri düzenlemektir" şeklinde belirlenmiştir. Sözleşmenin 3. maddesinde tanımlar belirlenmiştir. İş ortağı olan davalının hak ve yükümlülükleri 5. maddede belirlenmiştir. Sözleşmenin 4. maddesine göre, iş ortağının bu sözleşme kapsamında üstlendiği faaliyetlerde davacıya karşı mevzuat ve tebliğlere göre sorumlu olduğu, davalının sözleşmenin ifası sırasında kusuruyla davacı ve üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumlu olduğu, davalının sermayesinde bir değişiklik olması hâlinde davacının sözleşmeyi feshedebileceği kabul edilmiştir.Sözleşmenin 5. maddesinde davacının yükümlülükleri belirlenmiştir. Anılan maddenin 5.2.fıkrasında, "İş ortağı, ... tarafından işbu sözleşme kapsamında gerçekleştirilen işlemler karşılığında ek-2 de belirtilen oranlar, tutarlar ve koşullar çerçevesinde komisyon ve hizmet ödemesi yapacaktır. EK 2'de belirtilen komleyon oranları tutarlar tarafların karşılıklı mutabakatı ile değiştrilebilecektir. ..., İş Ortağı'na sözleşme konusu işin kârlılığı, başarısı ve gelir potansiyeli hususlarında herhangi bir teminat ve güvence vermemektedir." düzenlemesi bulunmaktadır.Sözleşmenin 5.3.maddesinde ise, "... Hizmet'leri olduğu gibi sunulmakta olup, ...'in bunların doğruluğu, tamlığı, belirli biramaca uygunluğu veya güvenilirliği ile ilgili herhangi bir sorumluluk ya da taahhüdü bulunmamaktadır. ..., hiçbir koşulda iş ortağının ürün ve hizmetlerinin satışı ve/veya pazarlamasının yapıldığı müşterilerin dolaylı, arızi zararlarından, kâr kaybından sorumlu olmayacaktır. ...'in iş bu sözleşme kapsamındaki sorumluluğu (ağır kusur ve hile halleri dışında) her halükarda sözleşmenin bir önceki yılı içinde ...'e ödenmiş üç aylık komisyon bedeliyle sınırlı olacaktır..." düzenlemesi bulunmaktadır. Davacının hangi hallerde komisyon hak edeceği sözleşmenin eki niteliğinde olan Komisyon Oranları ve Koşulları başlıklı Ek-2'nin 1. maddesinde belirlenmiştir. Maddenin B fıkrasında, "İş Ortağı ya da 3. Parti tarafından Vatanseverin yönlendirdiği bir müşteriye eğitim hizmeti satışı yapılması halinde ilgili fatura/ proje tutarının %50'si proje danışmanlık vb. Her türlü satışın yapılması halinde ilgili fatura/ proje tutarının %20'si ...'e komisyon olarak ödenecektir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Maddenin C fıkrasında ise "Aylık olarak fatura düzenlendiği hallerde sözleşme devam ettiği sürece aylık hak edişler ve komisyonlar (primler) aynı koşullarda devam edecektir." şeklinde hüküm bulunmaktadır. D fıkrasında ise "İş ortağı ya da 3. parti tarafından ...'in yönlendirdiği bir müşteriye ek satışlar yapılması halinde hak edişler ve komisyonlar (primler) aynı koşullarda oluşacaktır." şeklinde hüküm bulunmaktadır. Davacının aracılığıyla davalı tarafından 26.03.2019 tarihinde ... AŞ'ye ... teklifi gönderilmiştir. Teklif dosya içerisinde bulunmakta olup, davacı delilleri arasında bulunan 03.06.2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi nüshasına göre ... AŞ'nin kurulduğu kurucu ortaklarının davacı, davalı ... AŞ, ..., ... ve ... olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece alınan 04.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda sözleşme, tarafların ticari defterleri ve bu şirketin kuruluşuna ilişkin belgeler incelenmiştir. Proje teklifinin 6.maddesinde projenin kapsamı düzenlenmiş olup 16.maddesinde proje teklifinin 1.950.000 TL olduğu ve bunun birinci modele göre belirlendiği görülmüştür. Bilirkişi kurulunca kurulan yeni şirketin ortaklık yapısı arasında davalı şirketin doğrudan bulunduğu, ayrıca ... Müşavirlik şirketi ile bağlantılı kişilerin de kurulan bu yeni şirkette ortak oldukları belirlenmiştir. Bu nedenle davalı ile ... AŞ arasındaki şirket kuruluşuna ilişkin işlemlere aracılık eden davacının ücrete hak kazandığı anlaşılmaktadır. Zira simsarın aracılık ettiği sözleşme gerçekleşmiştir. Taraflar arasındaki mail yazışmalarının incelenmesinde; davalı şirket yetkilisi tarafından gönderilen 11.05.2019 tarihli mailde "Hocam sen aramızdaki protokole bağlı kalarak neden %20 kabul etmiyorsun", 10.05.2019 mailde "Karar senin hocam. ...'nın kazancının %20 si senin, proje süresi ve sonrasında...", 10.05.2019 tarihli mailde "... kazancının %20 si senin. Şimdi ya da sonra" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. HMK'nın 199.maddesine göre belge olan bu yazışmaların edimin ifa edildiğini kanıtladığı görülmüştür. Davacı edimini bu şekilde ifa ettikten sonra davalı ile ... Şirketi arasındaki mal ve hizmet faturalarının düşük olması ücretin hak edilmesine engel değildir. Zira davalının defterinde bulunan faturalar satılan mal ve hizmet bedellerine ilişkindir. Buradaki hizmet ise davalı ile dava dışı şirketin bir araya getirilerek yeni bir şirket kurulmasına aracılık edilmesidir. Aracılık edilen yeni şirket kurulmasına ilişkin sözleşme ilişkisinin tamamlandığı ve simsarın ücrete hak kazandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle bilirkişi raporu ve ek raporunda proje bedeli 1.950.000 TL üzerinden belirlenen 460.200 TL ücrete davacının hak kazandığı anlaşılmaktadır. Taraflar tacir olup TTK'nın 8. maddesi gereğince aralarında faiz oranını serbestçe kararlaştırılabilirler. Taraflar arasındaki sözleşmenin yukarıda belirtilen komisyon oranları ve koşulları başlıklı ek 2. maddesinde komisyon ödemeleri ...'in kayıtları baz alınarak fatura düzenlemesini takiben yedi gün içinde yapılacaktır. Belirtilen sürede ödemenin yapılmaması halinde ... alacağın tamamını tahsil için ilgili mercilere başvurmakta serbest olduğu, bakiye ana para alacağı fatura vade tarihini geçen her gün için aylık %2,5 faiz talep edebileceği kararlaştırılmıştır. Davacı şirketin kayıtlarında dava konusu faturaya ilişkin bir alacak bulunmamaktadır. Ancak davacı, davalıya gönderdiği Beyoğlu ... Noterliğinin 03.07.2019 tarihli ihtarı ile 460.200 TL'nin yedi gün içerisinde ödenmesi talep edilmiştir. Davalı ise bu ihtara Samsun ... Noterliğinin 18.07.2019 tarihli ihtarı ile cevap vermiştir. Bu durumda sözleşme ile kararlaştırılmış kesin bir vade bulunmadığından, davacı ihtarın tebliğine yedi gün eklenerek tüm alacak bakımından temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Dosya içerisinde ihtarın tebliğine ilişkin bir açıklık bulunmadığından, davalı en geç ihtara cevap verdiği 18.07.2019 tarihinde davacı ihtarnamesini aldığının ve yedi günlük sürenin dolduğu 25.07.2019 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Bu nedenle tüm alacak bakımından temerrüdün dava öncesi oluşması nedeniyle dava dilekçesi ile talep edilen kısmi alacak ve sonradan ıslah ile talep edilen bakiye alacak yönünden temerrüdün oluştuğu 25.07.2019 tarihinden itibaren aylık %2,5 oranındaki temerrüt faizi ile alacağın tahsiline karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında taraf defterleri incelenmiş, teknik tespitler yapılmıştır. Bilirkişi raporu ve ek raporu arasında bir çelişki bulunmamaktadır. Bu nedenle faklı bir bilirkişiden rapor alınmasına gerek yoktur. Mahkemece bilirkişi raporu HMK'nın 282. maddesine göre diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilerek sonuca varılmıştır. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne davar verilen karar yerine olduğundan, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-Davanın asıl alacak bakımından kabulü, faiz başlangıç tarihi bakımından kısmen kabulü ile 460.200 TL alacağın, 25.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek aylık %2,5 oranındaki temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; faizin başlangıç tarihine ilişkin fazla talebin reddine,

2-Alınması gereken 31.436,26 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 170,78 TL ile 7.688,30 TL ıslah harcı toplamı olan 7.859,08‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 23.577,18 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 170,78 TL peşin harç ile 7.688,30 TL ıslah harcı toplamı 7.859,08‬ TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan ayırıntısı UYAP'ta kayıtlı; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 2.660,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil edildiğinden, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 73.632,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Kamudan harcanan arabuluculuk ücreti gideri olan 1.320 TL'nin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,

8-Bakiye gider ve delil avanslarının, karar kesinleştiğinde, yatıran tarafa iadesine,

9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;

a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,

b-Davalı tarafından sarf edilen kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

c-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,

d-Davacı tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 54,00 TL posota ve tebligat gideri olmak üzere toplam 274,70 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

10-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,

11-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04.06.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olarak karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2042, K. 2026/1067, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2042-e-2026-1067-k-2a9c1c8eb2f9