Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/430 E. 2026/1753 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/430
Karar No
2026/1753
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/430 Esas

KARAR NO: 2026/1753 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2020/686 Esas- 2022/746 Karar

TARİH: 24/11/2022

DAVA: Alacak (Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 08/10/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ile müvekkili şirket arasında 26 Ocak 2018 tarihli "...Kiralanmasına Aracılık Sözleşmesi" akdedildiğini, iş bu sözleşme kapsamında “... Mh. ... Sokak ... ..., İstanbul (...)” ve “...Mahallesi ... Sk. No: ... ..., İstanbul (...)" adresinde yer alan taşınmazların müvekkili şirketin ilettiği müşteriye satılması halinde; satış bedelinin %1’i oranında hizmet bedelinin müvekkili şirkete ödeneceğinin kararlaştırıldığını, işbu davaya dayanak sözleşme kapsamında çalışmalarına başlayan müvekkili şirketin sözleşme konusu ...için dava dışı ... A.Ş. ile iletişime geçerek, sözleşmeye konu taşınmazın tanıtımını yaptığını, hazırlanan sunumları ilettiğini ve saha gezisi için organizasyon girişimlerinde bulunduğunu, bu çalışmalar sonucunda sözleşmeye konu ...’nın dava dışı ... A.Ş.’ye satışını gerçekleştirilmiş ise de davalılar tarafından sözleşme ile borçlanılan edimlere riayet edilmeyerek, sözleşmede kararlaştırılan hizmet bedelinin müvekkili şirkete ödemediklerini, ilgili sözleşme hükümlerine uygun bir şekilde edimlerini yerine getiren müvekkili şirket tarafından davalılara .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 17 Nisan 2020 tarihli ihtarname gönderilerek dava dışı ... A.Ş.'ye yapılan satışın gerçek bedelinin bildirilmesini ve gerçek satış bedelinin %1’ine tekabül eden hizmet bedelinin sözleşmede belirtilen hesabına ödenmesi talep edilmiş olmasına rağmen davalılar tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, Türk Borçlar Kanunu uyarınca simsarlık sözleşmesi niteliği taşımakta olup, müvekkili şirketin ücrete hak kazanması için tüm şartların gerçekleştiğini, tacir olan taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine de uygun bir şekilde hareket eden müvekkili şirketin ücrete hak kazandığı izahtan vareste olup, davalılar tarafından sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde ücretin ödenmesi gerektiğini, işbu davaya dayanak sözleşmenin dördüncü maddesinde tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiğini, müvekkili şirketin bu madde hükmü uyarınca edimlerini gereği şekilde ifa etmiş olmasına rağmen, davalılar tarafından sözleşme hükümlerine ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranıldığını, müvekkili şirketin simsarlık faaliyeti kapsamında, satış sözleşmesinin kurulduğunu, diğer bir ifade nedensellik bağının bulunduğunu açıklamaları kapsamında sabit olmak ile birlikte, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, tek başına taşınmazın müvekkilimiz şirket tarafından tanıtılan bir kişiye satılmasının simsarlık ücretine hak kazanılması için yeterli olduğunu, resen gözetilecek sebeplerle ve fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin ödenmeyen simsarlık ücretinin fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL'nin 15 Nisan 2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda görülen davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasındaki 26 Ocak 2018 tarihli sözleşmenin irdelenmesinde; davacı tarafın da belirttiği üzere taraflar aralarında imzaladıkları ve tarihi bildirilen ...kiralanmasına aracılık sözleşmesi çerçevesinde müvekkillerinden...A.Ş'nin mülkiyetinde bulunan ... Mh. ...Sk. No:... ... adresindeki (...) taşınmazının ve diğer müvikkili ...A.Ş'nin mülkiyetinde bulunan ... Mh. ... Sk. No:... ... adresindeki taşınmazının 3.kişilere kiralanması için davacı tarafından kiracı adaylarının bulunması, müvekkillerine tanıtılmasına kadar geçen süreç içinde müvekkilleri adına aracı olarak hizmet verilmesi hususunda anlaştıklarını, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu ve birçoğu olayın davayla yakından uzaktan alakası bulunmayan yazışmalardan da açıkça görüleceği üzere davacının dava dışı ... Şirketi ile doğru düzgün temas bile kuramadığını, adeta sanal ortamda karşılıklı yazışmadan öte adım atamadığını ve bir saha gezisi dahi tertip edemediğini, müvekkillerinin simsarlık ücreti ödememek amacıyla davacı tarafı saf dışı bırakarak hareket etmediğini, müvekkillerinin davacı taraf ile imzaladığı sözleşmenin üzerinden 1 sene geçtikten sonra taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı hiçbir gelişme ve geri bildirim almadığını görünce tamamen ticari hayatın gerektirdiği zorunluluklardan ötürü dava dışı 3.kişi olan ... ...A.Ş ile 04/12/2010 tarihinde Satış Aracılık Sözleşmesi imzalandığını, dava d ışı 3.kişi ...'nin de müvekkilleri ile imzalanan sözleşmeden yaklaşık 20 gün gibi k ısa bir süre sonra dava dışı 3.kişi ... ile satışın gerçeklemesi şartlarını oluşturarak görevini tamamladığını, bu noktadan sonra müvekkilinin ... ile olan sözleşmedeki şartlara uyarak satış bedelinin net rakamı üzerinden %1,5 oranında komisyon alarak faturasını kestiğini, müvekkillerinin dava dışı 3.kişi ... ile bu sözleşmeyi imzalarken satışın ... şirketine yapılmasını kendi iradesiyle şart koşmadığını, müşteri adreslemediğini, başka bir deyişle dava dışı 3.kişi ...'nin müvekkiline başvurarak ve simsarlık sözleşmesine konu ... ... binasını ... Şirketine satabilmelerine olanak sağlayacaklarını belirttiklerini, dava dışı ...'nin müvekkilinin aklında ve bilgisi dahilinde kesinlikle olmayan ... Şirketini taraflarına bildirerek satışın gerçekleşmesini sağladığını, huzurda görülen davanın belirsiz alacak davası olmadığını, alacağın miktarının davacı tarafça kesinlikle bilindiğini ve bu nedenle eksik harcın ikmalinin gerektiğini, bu hususun yargılamanın tam olarak usulüne uygun şekilde gerçekleşmesi için gerekli olduğunu, müvekkilleri ... Oto Servis ve Ticaret A.Ş bakımından açılan haksız ve hukuki dayanaktan tamamen yoksun davanın husumetten reddini, müvekkillerinden ...A.Ş bakımından ise davacıya hukuki başvuru hakları saklı kalmak kaydı ile açılan davanın öncelikli olarak eksik harcın ikmalini, sonrasında da haksız hukuki dayanaktan yoksun ticari temaül ve iyiniyet kaidelerine tümden aykırı bulunduğu için reddini, her iki müvekkili açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 24/11/2022 tarih ve 2020/686 Esas- 2022/746 Karar sayılı kararında;

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 26/01/2018 tarihli simsarlık sözleşmesinden dolayı davacının simsarlık ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususunda olduğu, sözleşmenin 2.maddesinde sözleşmenin konusu belirtilmiş olup, sözleşmeye konu taşınmazın dava dışı ... A.Ş'ye davalı tarafça satıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalılar davacının sözleşme konusu edimini yerine getirmediğini beyan etmişler ise de; dava dışı ... A.Ş'ye yazılan müzekkere cevabında taşınmaz hakkında davacının 01/02/2018 tarihinde şirketlerine e-posta ile tanıtım sunumunu gönderdiği, saha gezisi yapılması için yazışmaların yapıldığı ancak saha gezisinin gerçekleşmediği belirtilmekle davacının gerekli olan tanıtım broşürlerini bastırdığı, sözleşmede belirtilen taşınmaza kiracı adayı bulunması için çalıştığı, bu çalışma sonucunda dava dışı ... A.Ş'yi bulduğu, kiracı adayını e-mail yolu ile yaptığı tanıtımla bilgilendirdiği, nitekim akabinde de taşınmazın dava dışı ... A.Ş'ye satıldığı, bu hali ile sözleşme edimini yerine getirdiği ve sözleşmede belirtilen ücrete hak kazandığı, belirlenen ücretten sözleşmede müşteri olarak yer alan davalıların birlikte sorumlu olduğu, davalılara gönderilen .... Noterliği'nin 02/04/2020 tarih / ... yevmiye nolu ihtarı 15/04/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalıların bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü, her ne kadar bilirkişi tarafından simsarlık ücreti tutarında TBK 525.madde hükmüne göre indirim yapılması gerektiği belirtilmiş ise de; TTK 22.maddesinde açıkça tacir sıfatına haiz borçlunun TBK 525.maddesinde yazılı hallerde aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez hükmüne haiz olup davalıların sermaye miktarlarına göre finans yapısı ve ekonomik durumları dikkate alındığında ücretin fahiş olduğu nedeniyle veya ekonomik olarak mahfa sebep olacağından bahisle indirim yapılması taleplerinin de bulunmadığı dikkate alındığında bilirkişinin bu konudaki görüşüne itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... müvekkil taraflara hiçbir zaman kiracı adayı olarak tanıtılmadığını, davacı tarafın simsarlık ücretine hak kazanabilmesini de mümkün olmadığını, taraflar, aralarında imzaladıkları 26 Ocak 2018 Tarihli ...kiralamasına aracılık sözleşmesi çerçevesinde; müvekkil taraflardan...A.Ş.'nin mülkiyetinde bulunan ... Mh., ...Sk., No:... ... adresindeki ... taşınmazının ve diğer müvekkil taraf ...A.Ş.'nin mülkiyetinde bulunan ... Mh., ... Sk., No:... ... adresindeki ...taşınmazının 3.kişilere kiralanması için davacı tarafından kiracı adaylarının bulunması, müvekkil taraflarına tanıtılmasına kadar geçen süreç içinde müvekkil taraflar adına aracı olarak hizmet verilmesi hususunda anlaşdıklarını, ilgili sözleşme madde 2.1, bununla birlikte yine aynı sözleşmenin 5.1.maddesinin 4. paragrafında "Gayrimenkulün tamamının veya bir kısmının davacı tarafından TANITILAN kiracı adaylarından birine satılması durumunda satış bedeli üzerinden %1 oranını geçmeyecek bir ücret ödeneceği" kararlaştırıldığını, aynı sözleşmenin tarafların hak ve yükümlülükleri başlıklı 4.maddesinde gerek davacının ve gerekse müvekkil tarafların hak ve yükümlülükleri düzenlendiğini, davacının bu maddede sayılan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve ücrete hak kazanmadığını, davacı tarafın çalışanı / temsilcisi vasıtasıyla müvekkil taraflarla iletişime geçtikleri tek an 26 Ocak 2018'de taraflar arasında imzalanan .... Sözleşmesi dışında toplam 4 dakikalık 3 adet mail trafiğinden oluştuğunu, 29 Ocak 2018 tarih ve 6:08 PM ( 18:08 Türkiye Saati ) zamanlı, davacı çalışanı olduğu düşünülen ... ALTINIŞIK'tan müvekkil tarafların en üst düzey yöneticisi olan ...'a gelen e-posta. dava dilekçesi eki 31.sayfa - EK-1, ''Temel bey merhaba, teşekkürler geri dönüşünüz için, inceleyip geri döneceğim hızlıca. Sizden ... binanızın tanıtım broşürünü isteyeblir miyim ? ... Japan Sigorta'nın komple satılık bina arayışları var ve size sunacağım.29 Ocak 2018 tarih ve 6:10 PM ( 18:10 Türkiye Saati ) zamanlı, yöneticimizin cevabı. Ektedir ... Hanım. 29 Ocak 2018 tarih ve 18:12 zamanlı, davacı çalışanı olduğu düşünülen kişinin cevabı. Teşekkürler Temel bey.'' bu mail trafiğinden görüleceği üzere davacı ile müvekkilleri / müvekkillerin temsilcisi arasında gerçekleşen bu mail trafiğinde ne bir kiracı adayından bahsedildiğini, ne bir kiracı tanıtımı yapıldığını, sonrasında ne bir saha gezisi düzenlenebildiğini, ne de tarafınca teyit aşamasına getirildiğini bir müşteri listesi iletildiğini, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu ve birçoğunun olay - davasıyla yakından uzaktan alakası bulunmayan yazışmalardan da görüleceği üzere davacı, dava dışı ... şirketi ile doğru düzgün temas bile kuramadığını, sanal ortamda karşılıklı yazışmadan öte adım atamadığını, bir saha gezisi bile tertip edemediğini ve müvekkil tarafların da hiçbir aşamada bilgilendirmediğini, dava dilekçesinin ekinde bulunan 32. - 41. Sayfalar arasındaki mail yazışmaları olay davasının gidişatına etki edecek mahiyet taşımadığını ve davacının, simsarlık ücretine hak kazanılmasına neden olacak unsurları içermediğini, bahsi geçen yazışmalar dava dışı kişilerle gerçekleştirildiğini, bu girişimlerin olumlu ya da olumsuz yansımaları hakkında hiçbir aşamada müvekkil taraflara bilgi akışı sağlanmadığını, kiracı adayı olarak ... da başka bir kurum tanıtılmadığını ve müşteri listesi sunulmadığını, ücrete hak kazanabilmek için müteaddit dilekçelerinde de belirttiği üzere; tarafların bir araya getirilmesi, olası düşünce uyuşmazlıklarının giderilmesi, bir sözleşmenin yapılması olanağını hazırlanması ya da yapılmasına aracılık edilmesi gerektiğini, sayılan şartların dışında, davacı taraf ile müvekkilleri arasında imzalanan 26 Ocak 2018 Tarihli .... hükümleri uyarınca da (madde 4.1.4); uygun kiracı adaylarının tarafımıza tanıtılması, kiracı adaylarının mail yoluyla müvekkillerimize bildirmesi, tanıtılan kiracı adaylarının tarafınca yazılı olarak teyit edilmesinden sonra sürecin başlayacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafın sayılan unsurların hiçbirini yerine getirmediği, tarafına bir tane bile kiracı adayını tanıttığını ispatlayamadığı, 29 ocak 2018 tarihindeki 2 adet e-posta gönderiminden başka bu e-postalarda bile açık bir irade / teklif / sunum vb. iletişim unsuru bulunmadığını, irtibat sağlamadığı açık, net ve tartışmasız iken ücrete hak kazandığını iddia etmesinin hukuki ve tutarlı bir yönü bulunmadığını, davacı tarafın hangi gerekçeye dayanarak simsarlık ücretini talep edebildiğinin anlaşılamadığını, davalıların simsarlık ücreti ödememek amacıyla davacı tarafı saf dışı bırakarak hareket etmediğini, müvekkil taraf, davacı taraf ile imzaladığı sözleşmenin üzerinden yerel mahkemenin gerekçesinin aksine yerel mahkeme akabinde tabirini kullandığını, ... Aralık 2019 tarihinde yani yaklaşık 2 sene geçtikten sonra taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı hiçbir gelişme ve geri bildirim almadığını görünce davacı tarafa tanımış bulunduğu bir münhasırlığın bulunmadığını, tamamen ticari hayatın gerektirdiği zorunluluklardan ötürü dava dışı 3.kişi olan ... ...A.Ş. ile Satış Aracılık Sözleşmesi imzaladığını, dava dışı 3.kişi ... de müvekkilimiz ile imzalanan sözleşmeden yaklaşık 20 gün gibi kısa bir süre sonra dava dışı 3.kişi ... ile satışın gerçekleşmesi şartlarını oluşturarak görevini tamamladığını, bu noktadan sonra müvekkil tarafın, ... ile olan sözleşmedeki şartlara uyarak satış bedelinin net rakamı üzerinden %1,5 oranında komisyon alarak faturasını kestiğini, bu husus, müvekkil tarafların ticari kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde de kesinlik kazandığını, müvekkil tarafın dava dışı 3.kişi ... ile bu sözleşmeyi imzalarken satışın ... şirketine yapılmasını kendi iradesiyle şart koşmadığını, müşteri adreslemediğini, başka bir deyişle dava dışı 3.kişi ..., müvekkil tarafa başvurarak ve simsarlık sözleşmesine konu ... ... binasını ... şirketine satabilmelerine olanak sağlayacaklarını belirttiklerini, dava dışı ..., müvekkil tarafın aklında ve bilgisi dahilinde kesinlikle olmayan olsa kendisi satardı, neden 2.000.000,00 TL.'na yakın bir bedeli yok yere ödeyeceğini, ... şirketini müvekkil taraflarına getirerek satışın gerçekleşmesini sağladığını, hayatın olağan akışı çerçevesinde olaya bakıldığında müvekkil, davacıya net satış bedeli üzerinden %1 oranında hizmet bedeli ödemek dururken %1,5 oranında hizmet bedeli ödeyerek işini görmeye çalışması mantığa uymayan bir hareket olduğunu, halk tabiri ile söylemek gerekirse bu alışverişte zararlı çıkan tarafın müvekkil taraf olduğunu, bilirkişi raporunda simsarlık ücretinde indirim yapılması gerektiği belirtilmişse de yerel mahkemenin bu tespite itibar etmediğini, etmeme gerekçesini de müvekkil tarafların sermaye miktarlarına göre finans yapısı ve ekonomik durumlarına ve talebinin bulunmamasına bağladığını, yerel mahkemenin indirim yapmamasının hukuka aykırı olduğunu, hak ve nesafet kuralları gereğince hiç emek harcamayan davacı lehine tam ücrete hükmedilmesi ve indirim yapılmaması da kabul edilebilir nitelikte olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taşınmaz simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan ücret alacağının tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6098 sayılı TBK'nın 520. maddesine göre; Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.

Aynı Kanunun 521. maddesine göre; simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir. Simsarlık sözleşmesinde simsarın yapacağı giderlerin kendisine ödeneceği kararlaştırılmışsa, simsarın faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmamış olsa bile giderleri ödenir. Simsarlık sözleşmesinin yapılabilmesi için simsar ile taşınmaz maliki arasında sözleşme bulunmasına, taşınmaz malikinin rızasına veya simsara yetki vermesine gerek yoktur.

Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 26/01/2018 tarihli "...Kiralanmasına Aracılık Sözleşmesi" akdedildiği, sözleşmenin konusunun sözleşme konusu taşınmazların üçüncü kişilere kiralanmasına aracılığa ilişkin olduğu, "Sözleşmenin Süresi" başlıklı 3. Maddesinin " Sözleşmenin imza tarihinde yürürlüğe gireceği ve imza tarihinden itibaren 12 ay süre içe yürürlükte olacağı, iş bu sözleşmenin uzatılmayacağı, sona erme tarihinden en geç 3 ay öncesine kadar yazılı bir şekilde karşı tarafa bildirilmezse sözleşmenin aynı şartlarla 1 yıl süreyle kendiliğinden uzayacaktır." hükmünü içerdiği, "...'nin Hak ve Yükümlülükleri" başlıklı 4.1 maddesi ve alt maddelerinde davacının yükümlülüklerinin; ...'nin kendisine müşteri tarafından temin edilecek bilgiler çerçevesinde gayrimenkulün önemli özelliklerini tespit ederek, ulusal ve uluslararası pazarlardaki uygun kiracı adaylarının bulunması için çalışacağı, uygun kiracı adaylarını müşteriye tanıtacağı, ...'nin gayrimenkulü pazarlamak için ... standart sunum ve tanıtım broşürlerini hazırlayacağı, ...'nin, gerektiği ölçüde gayrimenkulü aşağıdaki pazarlama araçlarını kullanarak pazarlayacağı; e-broşür, mailing ve ... web sitesi, yukarıda belirtilen pazarlama araçlarının kullanılması sırasında doğacak tüm gider ve masrafların ...'ye ait olacağı, ...'nin, görüştüğü kiracı adaylarının listesini e-mail yoluyla müşteriye bildireceği, kiracı adaylarının listesinin e-posta ve / veya sair yollarla müşteri ile paylaşılmasını müteakip, söz konusu tanıtımın müşteri tarafından yazılı olarak teyit edileceği, müşterinin, tanıtımdan sonra 24 saat için ... tarafından tanıtılan kiracı adaylarının kendisine daha önce başkaları tarafından tanıtıldığını ispat eden belgeleri ...'ye sunmadığı takdirde, ... tarafından tanıtım yapıldığının kabul edileceği şeklinde olduğu, sözleşmenin 4.2.4 maddesinin "Müşterinin, iş bu sözleşmenin sona ermesini takip eden 12 ay içinde, sözleşme süresince kendisine tanıtılan kiracı adaylarından herhangi biri ile gayrimenkulün kullanımına imkan sağlayabilecek satım, intifa ve oturma hakkı tesisi gibi herhangi bir hukuki işlemde bulunursa, 5. maddeden belirtilen hizmet bedeline hak kazanacaktır." 5.1 maddesi " Gayrimenkulün tamamının veya bir kısmının ... tarafından tanıtılan kiracı adaylarından birine satılması durumunda, ...'ye net satış bedeli üzerinden %1 oranında geçmeyecek bir ücret ödenecektir." hükmünü içermektedir.

Davacı tarafından dava konusu sözleşmende belirtilen ve üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirildiği, davalıların sözleşmeye aykırı olarak dava konusu taşınmazı kendisi tarafından tanıtılan dava dışı ... A.Ş.'ye .../12/2019 tarihinde başka bir aracılık şirketi aracılığı ile sattığından sözleşmenin 5. maddesinde kararlaştırılan bedelin tarafına ödenmesi talep edilmiştir. Gerçekten de davacı tarafından taşınmazlara ilişkin gerekli olan tanıtım broşürlerini bastırıldığı, kiracı adayı bulunması için çalıştığı, kiracı/alıcı adayı ile görüşmeler yaptığı ve bu çalışmalar sonucunda, ...için alıcı adayı olarak davadışı/... Şirketi'ni bulduğu, işbu adayını e-mail yoluyla davalıya bildirdiği, davalı tarafından bu e-mail bilgilendirilmesine ilişkin maddede belirtilen süre içerisinde herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, davacının sözleşme kapsamında belirtilen yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalının sözleşmeye aykırı olarak sözleşmede belirtilen süre içerisinde davacının kendisine önerdiği dava dışı şirkete başka bir aracılık şirketi aracılığı ile taşınmazı sattığı ve davacının sözleşmenin 4.24 maddesi uyarınca 5. maddesinde belirtilen ücrete hak kazandığı açıktır.

Davalı tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin taşınmazların kiralanmasına aracılık sözleşmesi olduğu, satışına ilişkin olmadığı, davacı tarafından taraflarına gönderilen mailde ise dava dışı ... A.Ş.'nin satılık bina arayışında olduğunun bildirildiği, davacı tarafından kendilerine kiracı listesi bildirilmediği, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği ileri sürülmüş ise de, davacı tarafından davalıya gönderilen dava dışı ... A.Ş.'nin satılık bina arayışı bulunduğuna ilişkin maile davalı tarafından itiraz edilmediği, aksine davacının talebi üzerine tanıtım broşürünü davacıya ilettiği, bu durumda davalının taşınmazların satışı konusunda da davacıyı yetkilendirdiğini ve satılmasını da kabul ettiği, davalı tarafından davacının sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediği ileri sürülmesine rağmen davalı tarafından sözleşmenin feshedilmediği ve sözleşmede belirlenen süre içerisinde başka bir aracılık şirketi ile sözleşme akdedilerek davacının kendisine taşınmazı almaya niyetli olduğunu bildirdiği dava dışı şirkete taşınmazın satışını gerçekleştirdiği, bu durumda sözleşmede belirlenen ücreti ödemekle yükümlü olduğu, taşınmazın bedeli ve davalının ekonomik durumu dikkate alındığında % 1 oranında ücretin fahiş olmadığı gözetilerek tenkis yapılmamasının yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 72.737,50 TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 18.184,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 54.553,12 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/430, K. 2026/1753, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-430-e-2026-1753-k-3a2471d39b00