Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/625 E. 2026/1086 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/625
- Karar No
- 2026/1086
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/625
KARAR NO : 2026/1086
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/11/2021
NUMARASI : 2018/1178 Esas 2021/861 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacının tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde bulunduğunu, faaliyetlerini daha kolay yapabilmek için yıllar önce davalı kooperatife üye olduğunu, davalı kooperatifin çalışma şeklinin üyelerinden senet, ipotek, kefil gibi teminatlar karşılığında yıllık kota belirleyerek belirlenen kotalar kadar üyelerin tarım ve hayvancılıkla ilgi yem, gübre, mazot, tohum, tarım aleti ve benzeri ihtiyaçlarını karşıladığını ve ödeme zamanında üyelerin aldıkları ürünlerin bedellerini ödediklerini, davacının davalı ile yıllarca bu şekilde çalıştığını ve tüm ödemeleri zamanında yaparak davalıya hiçbir borcu bulunmamasına rağmen teminat olarak davalıya verilen senetlerin davacıya iade edilmediği ve davalı davacıdan 24.487,24-TL ödeme yapmasını talep ettiğini, borcu ile ilgili olarak verilen ekstrede gözüken malların davacı tarafından teslim alınmadığını, teslim edilmeyen malların usulsüz bir şekilde teslim edilmiş gösterilerek davacının borçlu olarak gösterildiğini beyanla hesap ekstresinde belirtilen senetlerin iptali ile senetlerin karşılığı olarak gösterilen borcun ve ferilerine ilişkin borcunun olmadığının tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının davalı kooperatifin ... numaralı ortağı olduğunu, davaya konu edilen 05/12/2017 tarih ... numaralı senedin 859 sayılı kredi sözleşmesine dayandığını, bu sözleşmeyle 05/12/2017 tarihinde müşterek ve müteselsil kefalet hükümleri kapsamında ... numaralı ortak ..., ... numaralı ortak ..., ... numaralı ortak ... ve ... numaralı ortak ...'in davacı adına 120.000,00-TL'ye kadar açılacak kredilerin tümü için şahsi kefaletlerini verdiklerini, davacının 520 sayılı Kredi Genel Sözleşmesi ile kullanmaya başladığı ... ihtiyacına ilişkin tarımsal kredisinin borç yenileme işlemlerine dayanak olması açısından 859 sayılı kredi genel sözleşmesine dayalı ... sayılı kredi borç senedi düzenlendiğini, davacının da dava dilekçesinde inkar etmediği gibi senedin davacı tarafından imzalandığını, davacının senede karşı iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davalı kooperatifin tahsil ettiği senetler için yazılı ve ıslak imzalı tahsilat makbuzu verdiklerini, davacının hiç satın almadığı bir mal veya hizmete ilişkin senede imza atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini ve davalının alacağına geç alacak olmasından kaynaklı doğmuş ve doğacak zararlara karşılık alacağın %20'si oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, " ... Dosya kapsamında bulunan davacı üye ile davalı kooperatif arasında kredi sözleşmesinin imzalandığı, bu kredi sözleşmesinin bilgilendirme formunun tarihsiz bir şekilde davacının vekili sıfatıyla dava dışı “...”e imzalattırıldığı, sözleşmede bulunan Ortak Bilgilendirme Formu'nun da davacının vekili sıfatıyla dava dışı "..." tarafından imzalandığı ayrıca formun dava dışı "...", "..." ve "..." tarafından da imzalandığı görülmüştür.
05/12/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin de davacının vekili sıfatıyla dava dışı “...” ve dava dışı kişiler "...", "..." ve "..." tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı ve tüm sayfaların paraflandığı görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan bu sözleşme ile davalı kooperatifin, davacı üyeden çeşitli teminatlar istemesi/alması mümkün olup bu kapsamda genel kredi sözleşmesinin eki ve ayrılmaz bir parçası olarak 30.09.2019 vadeli, ... numaralı, 23.695,12 TL bedelli imzasız bir kredi borç senedi, 01.10.2018 vadeli, ... numaralı, 8.000 TL bedelli ve davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi, 01.10.2018 vadeli, ... numaralı, 10.242,38 TL bedelli ve davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi, ... numaralı, 01/10/2018 vadeli ve 8.500 TL bedelli, 01/10/2019 vadeli ve 6.000 TL bedelli, 01/10/2020 vadeli ve 6.000 TL bedelli ve topluca davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi, 30.10.2017 vadeli, ... numaralı, 18.560,00 TL bedelli ve davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi, 02.10.2017 vadeli, ... numaralı, 4.640,00 TL bedelli ve davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi, 02.10.2017 vadeli, ... numaralı, 4.460,00 TL bedelli ve davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi, 02.10.2017 vadeli, ... numaralı, 4.660,00 TL bedelli ve davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi imzalanmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığın temelinde bu borç senetleri yatmaktadır. Söz konusu senetler genel kredi sözleşmesinin eki ve teminatı niteliğindedir ve bu nedenle “teminat senedi” vasfındadır. Teminat senedi, düzenlenmesine neden olan sebebe/asıl borç ilişkisine sıkı sıkıya bağlıdır; bu ilişkiden bağımsız olarak ileri sürülemez. Teminat senetlerin bakımından kambiyo senetlerinde olduğu gibi mücerretlik ilkesi (soyutluk) söz konusu değildir.
Teminat senetleri, bir anlaşma uyarınca işin, verilen sözün, mal veya hizmetin eksiksiz tamamlanacağını, taahhüdün sorunsuz yerine getirileceğini aksi taktirde sorumlu olunacağının beyan edildiği senetlerdir. Teminat senedi bir kambiyo senedi olmadığından, teminat senediyle kambiyo senetlerine mahsus takip yoluna başvurulamaz. Teminat senetleri yalnızca ilamsız takibe (genel haciz yoluyla takip) konu olabilir.
Ayrıca davacı taraf söz konusu malları sipariş etmediğini ve teslim de almadığını iddia ederken davalı kooperatif söz konusu mal ve hizmetleri sattığını ve teslim ettiğini iddia etmektedir.
Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda; davalı tarafından sunulan 28/02/2019 tarihli ve “... ... Sayılı ... Kooperatifi Ortağın Aldığı Mallar Listesi” başlıklı raporda, ... numaralı üye davacı ...’in çeşitli ürün ve hizmetleri satın aldığı adi yazılı şekilde rapor edildiği, burada yer alan mal ve hizmetlerden uyuşmazlık konusu olan yukarıda bildirilen teminat senetlerine ilişkin olanlarının davacı tarafından talep edildiği, zira bu senetler davacı vekili tarafından bir ürün / hizmet siparişi karşılığında 30.09.2019 vadeli, ... numaralı senet hariç olmak üzere imzalanmış ve senetler üzerinde kredi türü açıkça ifade edilmiştir.
30.09.2019 vadeli, ... numaralı iş bu davaya konu senet hariç olmak üzere diğer teminat senetlerin genel kredi sözleşmesine dayanarak imzalandığı ve uyuşmazlığa konu mal ve hizmetlerin davacı tarafından sipariş edildiği, bu senedin ise davacı tarafından imzalanmamış olduğu için bu senet bakımından herhangi bir sipariş de söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre, davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu dekonttan senet bedelleri olan 29.225,08-TL'nin 15/08/2019 tarihinde davalı kooperatifin hesabına gönderildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mal ve hizmetlerin teslim edildiğinin davalı tarafından ispatlanması gerekmektedir. Dosyanın tetkikinde herhangi bir teslim - tesellüm belgesinin olmadığı görülmüştür.
Mahkememizce taraflar tacir olduğundan ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor alınması cihetine gidilmiş, incelenen davalı kooperatife ait 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterleri 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Mükerrer 242. Maddesinin 2. Fıkrasına, 5766 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca 14.12.2012 tarihinde yayımlanan ... Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine uygun şekilde e-defter olarak tutulduğu, ticari defterlere ilişkin mükellefiyetlerin tam ve eksiksiz yerine getirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu delillerden ve dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere, Taraflar arasında 05/12/2017 tarihli ve 869 nolu ... Genel Sözleşmesi akdedildiği, dosyaya sunulu “Ortağın Aldığı Mallar Listesi"ne göre 01/10/2019 tarihinde, 20.500,00 TL bedelle “..., 6 tonluk, ...” ve 01/10/2020 tarihinde, 20.500,00 TL bedelle “..., 6 tonluk, ..." olmak üzere toplam 41.000,00 TL tutarında mal alınmış olduğu, bu bedelin 12.190,51 TL'lik kısmının ödenmiş olduğu davalı kooperatifin kabulünde olduğu, davalı kooperatif tarafından davacıya sunulan mal veya hizmetin, davacıya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge dosyaya sunulu olmadığı gibi dosyaya sunulu olan 30/11/2018 tarihli, ... nolu, 30/09/2019 vade tarihli ve 23.696,12 TL bedelli senette davacı ...'in imzası bulunmadığı görülmüştür. Bu haliyle
taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafından davalı kooperatife 8 adet senet düzenlendiği, bu senetlerden 1 adet senet olan 30.09.2019 vadeli, ... numaralı senedin dava konusu olduğu, söz konusu senetlerin “teminat senedi” vasfında olduğu, bu senetlerin 7 adedinin davacı yan tarafından davalı kooperatiften ürün siparişi karşılığında davacı tarafından imzalanarak davalı kooperatife verildiği, teminat senetlerinin genel kredi sözleşmesine dayanarak imzalandığı ve uyuşmazlığa konu mal ve hizmetlerin davacı tarafından sipariş edildiği, fakat dava konusu senette davacının imzasının olmadığı ve dosya kapsamında sipariş edilen mal ve hizmetlerin teslimine ilişkin herhangi bir teslim - tesellüm belgesine rastlanılmadığı, bu haliyle mal ve hizmetlerin teslimi hususu davalı tarafından ispat edilemediğinden ve incelenen davalı ticari defterlerinde davalı kooperatif tarafından sunulan cari hesap ekstresine göre dava konusu senetlerin karşılığının ödendiği " gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu 30/11/2018 düzenleme tarihli ... numaralı 30/09/2019 vade tarihli 23.695,12 TL tutarlı senetten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, 29.225,08 TL'nin davalıdan istirdatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan davacı tarafından davalı kooperatife verilen 30.09.2019 vadeli, ... numaralı, 23.695,12 TL bedelli imzasız bir kredi borç senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve davacının icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı vekiline davaya konu ödemeye ait okunaklı makbuz suretlerini sunmak üzere, 2 nolu ara kararı ile davaya gösterdiği harca esas değer ile yapılan ödeme miktarlarının farklı olduğu hususuna açıklık getirmek ve davaya esas değeri açıklamak ve varsa eksik harcı tamamlamak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 13/07/2021 tarihli dilekçesi ile davaya konu senet tutarının 23.893,12-TL olduğu, davalı tarafından düzenlenen hesap ekstresinde borca faiz işletilerek 24.487,24-TL olarak belirtildiği, yargılama devam ederken davacının haciz tehdidi ile karşı karşıya kalmamak için dava hakları saklı kalmak kaydıyla davlıya ödeme yaptığını, ödeme tarihine kadar işleyen faiz de eklenmek suretiyle ödemesi gereken borcun 29.225,08-TL olduğunun bildirildiğini ve davacının bu tutarı 15/08/2019 tarihinde ödemek zorunda kaldığını, dava konusu harca esas değer ile ödenen tutar arasındaki farklılığın işleyen faizden kaynaklandığını, harca esas değerin 4.737,84-TL olduğu, bu miktar üzerinden eksik harcın yatırıldığı, 15/08/2019 tarihli 29.225,08-TL'lik dekont örneğinin sunulduğu görülmüştür.
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/351 E. Sayılı dosyası incelendiğinde; Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu'nun 14/09/2020 tarih ve 2018/44885 sayılı iddianamesi üzerine görevi kötüye kullanma, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma, zimmet, tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçlarından kamu davası açıldığı, bu dava dosyasında davacı ...'in müşteki sıfatıyla yer aldığı anlaşılmıştır.
Davacı tanığı ...'in ifadesinde; " ... bizim uzaktan akrabam olur, oğlu ...'de babasının umumi vekaleti var, babası 70 yaşında, işlerini vekaleten oğlu takip ediyor, bende bu şekilde kooperatif ile ilişkim vardır, bu nedenle olanı biteni yakından biliyorum, bütün kooperatif olan işlerini de oğlu ... yürütür, kooperatif ile olan aramızdaki bağ şu şekilde olup, biz kooperatiften yem, gübre, mazot alırız, daha sonra peşin paramız var ise veririz, yoksa senet imzalarız, daha sonra biz bu yem ve gübreleri satarız, sattıktan sonra sezon sonunda senet ödemelerini yaparız, yem, gübreyi satarız, kazandığımız para ile kooperatife olan borcu öderiz, biz ödemeleri yaptıktan sonra senetleri geri almayız, ödemeleri genelde elden yaparız, karşılığında makbuz vs almayız, bankadan da yaptığımız olur, 2017 yılında en son benim ve ...'in de kooperatif ile olan yem gübre alışımızda , paranın tamamını ödediğimize rağmen kooperatif bize ürünlerin bir kısmını verdi, bir kısmını vermedi, ...'de benimle aynı usulde kooperatif ile işlemlerini yürütür, aldığı yem ve gübre için ödemelerini nakit yapar yoksa kalan kısmı için senet imzalar, dedi.
Davalı vekili söz alarak; davaya konu senedin yenileme senedi olduğu ve yenileme senetlerin işleyişinin ne şekilde olduğunun sorulmasını talep etti.
Tanık cevaben; biz ilk başta verdiğimiz senet bedellerini ödeyemediğimizde kooperatif bizden ilk alınan ürünlere karşılık bir teminat ister ve bu teminatın karşılığında tekrardan borcu erteleyebilmek adına bir senet daha düzenlenir, bu senedin yenileme senedi olup olmadığını bilmiyorum, eski vermiş olduğumuz senetlerin ne olduğunu bilmiyorum", şeklinde beyanında bulunduğu,
İsticvaben dinlenen davalı kooperatif üyesi ...'un ifadesinde; " ben yönetim kurulu üyesiyim, kooperatifimizin yaklaşık 230 ortağımız var, aktif olarak 180 kişi çalışmaktır, 3 kefille 40.000,00 TL'ye kadar kredi sağlıyoruz, bu paranın %20'sini nakit olarak ortağımıza verebiliyoruz, kalanına da ne ihtiyacı varsa yem, gübre, mazot vs veriyoruz, davacı ...'in işlemlerini vekaleten oğlu ... yürütür, ben ...'in en son ki alım satım işi için 58.000,00 TL'lik bir nakit ödemeyi çalışan ... isimli kişiye elden verdiğini, sistem çalışmadığından ötürü makbuz, fiş vs kesilmediğini, ancak ...'ın kendisinin imzası olduğu 58.000,00 TL ...'den tahsil edilmiştir, şeklinde bir belge verildiğini biliyorum, ancak bu ödemeye rağmen kooperatifin kendilerine yem vermedi, bizde işleyiş yem gübre alış verişinde ya nakit para verilir, yada teminat alınır, yahut senet düzenlenir", şeklinde tanıklık beyanında bulunduğu görülmüştür.
Mali Müşavir bilirkişisinden alınan 29/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; "Davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, davalı kooperatif tarafından davacıya sunulan mal veya hizmetin, davacıya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge dosyaya sunulu olmadığı gibi dosyaya sunulu olan 30/11/2018 tarihli, ... numaralı, 30/09/2019 vade tarihli ve 23.696,12 TL bedelli senette davacı ...'in imzası bulunmadığı,
Davacı taraf ticari defterlerine göre davacının davalıya borçlu olduğu anlaşılsa da ilgili kredi borç senedinin dosyada bulunmaması nedeniyle davacının davalıya borçlu olduğu hususunun tespit edilemediği, davalı tarafın talebi doğrultusunda tarım kredi kooperatifi uzmanı bilirkişi görevlendirilmesi hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı" bildirilmiştir.
Bir kooperatif uzmanı, bir finans uzmanı ve bir hukukçudan oluşan üçlü bilirkişi heyetinden alınan 21/03/2021 tarihli raporda özetle ; " Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 7.maddesine göre davalı kooperatifin, davacı üyeden çeşitli teminatlar istemesi/alması mümkündür. Bu kapsamda genel kredi sözleşmesinin eki ve ayrılmaz bir parçası olarak;
- 30.09.2019 vadeli, ... numaralı, 23.695,12 TL bedelli imzasız bir kredi borç senedi,
- 01.10.2018 vadeli, ... numaralı, 8.000 TL bedelli ve davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi,
- 01.10.2018 vadeli, ... numaralı, 10.242,38 TL bedelli ve davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi,
- ... numaralı, 01/10/2018 vadeli ve 8.500 TL bedelli, 01/10/2019 vadeli ve 6.000 TL bedelli, 01/10/2020 vadeli ve 6.000 TL bedelli ve topluca davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi,
- 30.10.2017 vadeli, ... numaralı, 18.560,00 TL bedelli ve davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi,
- 02.10.2017 vadeli, ... numaralı, 4.640,00 TL bedelli ve davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi,
- 02.10.2017 vadeli, ... numaralı, 4.460,00 TL bedelli ve davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi,
- 02.10.2017 vadeli, ... numaralı, 4.660,00 TL bedelli ve davacı vekili ... imzalı bir kredi borç senedi imzalandığı,
Davaya konu uyuşmazlığın temelinde, yukarıda zikredilen senetler bulunduğu, söz konusu senetler genel kredi sözleşmesinin eki ve teminatı niteliğinde olup bu nedenle “teminat senedi” vasfında olduğu, teminat senedi, düzenlenmesine neden olan sebebe/asıl borç ilişkisine sıkı sıkıya bağlı olduğu, bu ilişkiden bağımsız olarak ileri sürülemeyeceği, teminat senetlerin bakımından kambiyo senetlerinde olduğu gibi mücerretlik ilkesi (soyutluk) söz konusu olmadığı,
Taraflar arasında akdedilen ve teminat senedi vasfını haiz olduğu taraflarca da kabul edilen bu senetlerden doğan borcun doğup doğmadığı hususu ispata muhtaç olduğu, zira davacı taraf söz konusu malları sipariş etmediğini ve teslim de almadığını iddia ederken davalı kooperatif söz konusu mal ve hizmetleri sattığını ve teslim ettiğini iddia ettiği,
Dosyada yapılan incelemede davalı tarafından 28/02/2019 tarihli ve “... ... Sayılı ... Kooperatifi Ortağın Aldığı Mallar Listesi” başlıklı raporda, ... numaralı üye davacı ...’in çeşitli ürün ve hizmetleri satın aldığı adi yazılı şekilde rapor edildiği, burada yer alan mal ve hizmetlerden uyuşmazlık konusu olan, yukarıda ifade edilen, ...numaralı teminat senetlerine ilişkin olanlarının davacı tarafından talep edildiği açık olduğu, zira söz konusu senetler davacı vekili tarafından bir ürün/hizmet siparişi karşılığında imzalanmış olup senetler üzerinde kredi türü açıkça ifade edildiği,
Yukarıda ifade edilen davaya konu 1 numaralı senet ise davacı tarafından imzalanmadığı, dolayısıyla bu senet bakımından herhangi bir sipariş de söz konusu olmadığı,
Senet bedelinin 29.225,08 TL'lik kısmı (tam okunaklı olmamakla birlikte) davacı vekilinin dosyaya sunduğu ödeme dekontuna göre ... Bankası'ndan 15/08/2019 tarihinde ödendiği,
Bu durumda mal ve hizmetlerin teslim edildiğinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği, dosyada yapılan incelemedeyse herhangi bir teslim-tesellüm belgesine rastlanılmadığı " şeklinde sonuç ve kanaate varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davalı kooperatifin ticari defterlerine kaydedilen ... nolu 30/11/2018 tarih 28.893,12 TL bedeli kredi borç senedin, davacı tarafından imzalanmadığından kambiyo vasfında olmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere söz konusu senedin, taraflar arasında imzalanan tarımsal kredi genel sözleşmesi kapsamında davalı kooperatif tarafından verildiği iddia olunan mal/hizmet karşılığı düzenlendiği görülmüştür. Bu durumda davalı kooperatifin söz konusu senetten dolayı alacaklı olduğunu, diğer bir ifade ile borç senedine ilişkin temel ilişkiyi yani borç senedinin düzenlenmesine neden olan, iddia olunan mal veya hizmetin yahut nakdi kredinin verildiği ispatlanması gerekmektedir. Davacının salt ticari defterlerine alacak kaydı yaptırmış olması ispata yeterli olmadığı gibi, mal veya hizmetin yahut nakdi kredinin verildiği ispata elverişli yasal delillerle kanıtlanamadığından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davalı tarafından yatırılan 499,09 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 232,91 TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/09/2026