Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/3258 E. 2026/4463 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3258
- Karar No
- 2026/4463
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1801 E., 2025/1715 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/636 E., 2024/546 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen ek karar davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre Bölge Adliye Mahkemelerinin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi kararları kesin olup, temyiz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda karar yerinde gösterilen eksiklikler nedeniyle başvurunun kabulü ile istinaf edilmeyerek kesinleşen yönler dışında hükmün tamamının kaldırılmasına, dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesince verilen “gönderme” kararına karşı temyiz başvurusunda bulunulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince 09.01.2026 tarihli ek karar ile verilen karar kesin nitelikte olduğundan temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı-davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz başvurusu 09.01.2026 tarihli ek karara yönelik olup yapılan incelenmede;
Kadın vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin incelenmesinde, davacı- karşı davalı kadının kendi davasının kabulünü getirmediği, kabul gerekçesini getirdiği açıktır. Kişinin kendi davasının kabulünü kanun yoluna getirmesinde hukuki yararı yoktur. Davalı- karşı davacı erkek vekilinin de kadının karşı boşanma davasının kabulüne bir itirazı olmadığına göre, gerekçesinin ve diğer hususların aykırılığı ileri sürülerek talepleri yönünde kabul kararı verilmesinin istenilmesi “boşanma hükmünün kabulü” yönünden de kararın istinaf edildiği sonucunu doğurmayacaktır.
Şu halde, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf sınırlamasında bir hata bulunmamaktadır. Az yukarıda da açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin, İlk Derece Mahkemesi karalarının kaldırılması ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi kararları kesin olup, 6100 sayılı Kanun'un 353/1-a-4 maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Açıklanan nedenlerle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 09.01.2026 tarihli ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 09.01.2026 tarihli ek kararının ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.