İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/288 E. 2026/462 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/288
- Karar No
- 2026/462
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/288 Esas KARAR NO : 2026/462
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/03/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 YAZIM TARİHİ : 08/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı ..... Tekerlekli Araçlar Sanayi ve Tic. A.Ş. arasında gerçekleştirilen ticari alım satım ilişkisi neticesinde davalı şirketin talebi doğrultusunda müvekkil şirket tarafından ilgili siparişlerin süresinde tam ve eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, ancak davalı şirket tarafından işbu siparişlerin karşılığı olarak taraflarca kararlaştırılan bedelin tüm uyarılara rağmen süresinde ödenmemiş olduğunu, Cari Hesap Ekstresinde de açıkça görüleceği üzere müvekkili şirketin, davalı şirketten alacaklı durumda olduğunu, cari hesap ekstresinde yer alan bakiyenin müvekkili şirkete ödenmemesi neticesinde davalı-borçlu aleyhine Silivri İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmış, ancak davalı-borçlu aleyhine yapılan icra takibine borca, faize yetkiye, vekalet ücreti ve bütün ferilerine itiraz edilip takibin durmuş olduğu, Borçlu tarafından her ne kadar şirket adresinin İzmir olduğundan bahisle icra takiplerinde de yetkili icra müdürlüklerinin İzmir Nöbetçi İcra Müdürlükleri olduğu iddia edilerek yetki itirazında bulunulmuşsa da tarafların tacir oluşu ve söz konusu takip dayanağının cari hesap ekstresi oluşu yani para alacağı oluşu nedeniyle götürülecek borç söz konusu olduğundan alacak müvekkili şirketin adresinin bağlı bulunduğu icra müdürlükleri olan Silivri İcra Müdürlükleri de söz konusu icra takibinde yetkili olduğu, işbu nedenle usul ve yasaya aykırı yetki itirazının reddi gerekmekte olduğu, Taraflar arasında gerçekleştirilen emaneten havale edilen borçlara ilişkin düzenlenen Cari Hesap Ekstresinden de görüleceği üzere alacak miktarının likit olduğu, Yukarıda arz ve izah olunan ve Sayın Mahkemece re'sen takdir edilecek nedenlerle; Silivri İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, Borçlunun itirazı bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’ sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, Vekâlet ücreti ve sâir yargılama giderlerinin davalı aleyhine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafından yapılan icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde yapılmadığı gibi iş bu davada yetkili mahkemede açılmamış olduğu, Müvekkili şirketin adresinin İzmir ilinde olduğu, iş bu davanın ikame edilebileceği yetkili mahkemelerin İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, Davacı şirket her ne kadar davalı müvekkili şirketin kendilerine karşı 4.909,13 Euro borcu olduğundan bahisle iş bu davayı açsa da davalı müvekkili şirketin davacı yana karşı böyle bir borcu bulunmamakta olduğu, Davacı yan’ın, davalı müvekkili şirkete bağlantı elemanları (cıvata- rulman gibi) satışı yaptığını beyan etmekte olduğu, Davalı müvekkili şirkete durum sorulduğunda ise davacı taraftan satın alınan ve müvekkili şirketçe üretilen bisikletlerde kullanılan somun ve cıvataların paslanmaz nitelikte olması gerekirken paslanma problemi yaşanması sebebiyle takip konusu borçlarının olmadığını taraflarına bildirmiş olduklarını, Zaten bu hususlar nedeniyle davalı müvekkili tarafından davacı yana bildirimde bulunulmuş, konuyla ilgili yazışmalar yapılmış, ancak müvekkili şirketin mail hesabının bağlı bulunduğu sunucularda yaşanan teknik bir aksaklık nedeniyle ilgili yazışmalara şu an için ulaşılamamakta olduğu, ön inceleme duruşmasına kadar ulaşılabilmesi halinde dosyaya taraflarınca sunulacağını, Davalı müvekkili tarafından davacı yandan alınan parçalar sözleşmede belirtilen hususları karşılamadığı için üretimini gerçekleştirip müşterilerine sattığı bisikletlerde kusur yaratmış, bu sebeple de davalı müvekkilinin hem zarara uğramış hem de müşterilerine karşı mahcup olduğunu, Gelinen aşama itibariyle iş bu davada taraf ticari defterlerinin incelemesi yapılmadan önce müvekkili tarafından davacıdan alınan bağlantı parçalarının (somun ve cıvataların) bilirkişi marifetiyle teknik incelemesi yapılarak paslanma yaşayıp yaşamadığının tespitinin sağlanmasını ve ürünlerin sözleşmede belirtilen şartlara uygun çıkmaması halinde davacıya iadesinin sağlanarak taraflar arasında bulunan borç alacak ilişkisinin bu menfi duruma göre tespit edilmesini isteme zarureti hasıl olduğunu, Yukarıda belirtilen ve sayın mahkemece re’sen dikkate alınacak nedenlerle; Öncelikle yetki itirazı değerlendirilerek yetkisizlik kararı verilmesini, Esasa dair inceleme yapılacak olursa haksız ve hukuken dayanaksız, maddi gerçekleri yansıtmayan davanın reddine, vekalet ücreti ile mahkeme masraflarının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 13/01/2026 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; "... T.C. Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 22.09.2025 Tarihli, Celse 1 duruşmasında almış olduğu kararla, makine mühendisi bilirkişisine ayıp iddiası yönünden davalı şirket adresinde yerinde inceleme yapılması için yetki ve süre verilmesine, davacı defterlerinin davalı defterlerinin incelenmesi akabinde incelenmesine, celse arasında talimatın dönmesi halinde duruşma günü beklenmeksizin ara karar ile taraf defterlerinin kıyaslanarak incelenmesi için davacı defterleri üzerinde SMMM bilirkişisi tarafından inceleme yaptırılması talep edilmesiyle, Makine Mühendisi Bilirkişi olarak yapılan tüm girişimlere rağmen, ne olumlu, ne de olumsuz bir dönüş ile ayıplı malzemelere erişim sağlayabileceğimiz adres bilgileri sağlanamamış, davalı vekilince SMMM bilirkişisine gönderilen davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait e-ticari defterler incelenmiş, inceleme neticesinde ulaşılan bilgilere raporun IV. Bölümünde yer verilmiş olup davalı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil teşkil edip etmediği hususu Yüce Mahkeme'nin takdirine bırakılmış, 2022 ve 2023 yılındaki ticari defterlerindeki muhasebe kayıtlarında çalıştırılan 150-Stok, 320-Satıcılar ve 102-Banka hesaplarının tutarlarının birbiriyle uyumlu olmadığı, bazı yevmiyelerde stok kaydı girilmeden cari hesap ve banka hesabının çalıştırıldığı, cari hesabın yıllar itibariyle devirlerinin uyumlu olmadığı, 2023 yıl sonu itibariyle davalı şirketin davacı şirkete cari hesaptan kalan borç tutarının 204.391,45 TL. Olduğu görülmüştür. " şeklinde görüş bildirilmiştir. 07/04/2026 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; "... 1-) Davacının 2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2-) Talimat ile alınan 13/01/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda, Davalı vekilince SMMM bilirkişisi olarak tarafıma e-mail ile ibraz edilen davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerin 213 sayılı VUK Mükerrer 242.Madde uyarınca şekil hükümlerinden bağımsız olarak tutulması zorunlu olan defterlerde yer alması gereken bilgileri kapsayan elektronik ortamda kayıtlar yapılarak elektronik defter olarak genel şekil şartlarına uygun olarak tutulduğu görülmüş şeklinde değerlendirme yapılmış olduğu, Davalı tarafından Davacının alacağının oluştuğu 2024 yılı ticari defterleri incelemeye sunulmamış olduğu görülmekte olduğu, 3-) Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 26/11/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 4.909,13 EUR (175.931,93 TL) Alacaklı oldukları, 4-) Talimat ile alınan Raporda, 2023 yıl sonu itibariyle davalı şirketin davacı şirkete cari hesaptan kalan borç tutarının 204.391,45 TL. Olduğu görülmüştür. şeklinde değerlendirme yapılmış olduğu, Davalı ticari defterlerine göre 31.12.2023 tarihi itibariyle kalan borcu olan 204.391,45 TL’nin davalı tarafından 31.12.2023 tarihli 32,5739 EUR Alış kuru dikkate alınarak (204.391,45 TL/32,5739 EUR) 6.274,70 EUR değerlemesi yapılarak oluştuğu hesaplanmış olduğu, dolayısıyla taraflar arasında 2023 yılı sonu itibariyle cari hesap bakiyeleri arasında fark olmadığı tespit edilmiş olup, davalı tarafından 2023 yılı sonu borcun 22.04.2024 tarihinde ödenmiş olduğu, Davacı alacağının davacı tarafından davalı yana 29.07.2024 tarihinde düzenlenmiş ...... numaralı 4.909,13 EUR tutarlı E-Faturanın davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, Talimat ile alınan Raporda, Davalı tarafından 2024 yılı ticari defterlerinin sunulmamış olduğu görülmekte olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 5-) Taraflar arasında 04.12.2020 tarihinde sözleşme imzalanmış olduğu, 6-) Davacı yan tarafından delil dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş mailler içinde, davacı yan tarafından davalı yana kalan bakiye olan 4.909,13 EUR borcun ödenmesi konusunda mailler gönderilmiş olduğu görülmekte olduğu, Davalı yan tarafından bu borç ile ilgili cevap mailine rastlanmamış olduğu, 7-) Tarafların bağlı oldukları Vergi Daire Müdürlükleri tarafından Sayın Mahkemeye gönderilmiş cevap yazı ekleri olan 2022,2023 ve 2024 yılları karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerine göre, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, Ancak, 2023 yılında davacı tarafından davalı yana 6 Adet E-Fatura düzenlenmiş olmasına rağmen sadece 1 Adet E-Faturanın BA BS Bildirimlerinde görünüyor olduğu, 2024 yılında da davacı tarafından davalı yana 2 Adet E-Fatura düzenlenmiş olmasına rağmen sadece 1 Adet Kur Farkına ilişkin E-Faturanın BA BS Bildirimlerinde görünüyor olmasının nedeni anlaşılamamış olduğu, Sayın Mahkeme tarafından ihtiyaç duyulması halinde her iki tarafın bağlı oldukları Vergi Daire Müdürlüklerinden 2023 ve 2024 yılları karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerinin, düzenlenmiş tüm E-Arşiv ve E-Faturalar dahil edilerek gönderilmesinin talep edilebileceği değerlendirilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 8-) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi 26/11/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Merkez Bankası Bankalarca EUR Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, " şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı taraf davalı aleyhine Silivri İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı icra takip dosyası ile 4.909,13-Euro asıl alacak üzerinden takip başlattığı, davalının süresinde takibe itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının dava değeri 4.909,13-Euro karşılığı 177.839,62 TL üzerinden açıldığı anlaşılmakla ; davacı tarafça davalı ile aralarındaki ticari alım satım ilişkisi kapsamında davalı şirketin talebi doğrultusunda davacı tarafından ilgili siparişlerin süresinde tam ve eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, ancak davalı şirketin işbu siparişlerin karşılığı olarak taraflarca kararlaştırılan bedelin tüm ödenmediğini, cari hesap ekstresinde yer alan bakiyenin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise davacının satışı yaptığını somun ve cıvataların paslanmaz nitelikte olması gerekirken paslanma problemi yaşanması sebebiyle ayıplı olduğun bu nedenle takip konusu borçlarının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde ve davalının ayıp iddiası yönünden dava konusu ticari satıma konu ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapıtırılması yönünde ara kararlar oluşturulmuş olup, buna göre davalı şirketin adresinin bulunduğu yer olan İzmir ATM'si aracılığı ile yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 13/0/2026 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin ayıp iddiasına konu ürünleri bilirkişi incelemesi için sunmadığı, davalı şirket tarafından SMMM bilirkişisine inceleme için elektronik ortamda 2022, 2023 yıllarına ait e-yevmiye ve e-büyük defterlerin ibraz edildiği ve sadece 2022,2023 yılına ait e- ticari defterlerin incelenebildiği, davalı şirketin 2022 yılı 2.,3.5.,6.8.,9.dönemlere ait ait e-yevmiye ve e-büyük defterin beratının yasal süresi içerisinde alındığı, 2022 yılı 1.,4.,7.,10.,11. Ve 12. dönemlere ait ait e-yevmiye ve e-büyük defterin beratının yasal süresi sonrasında alındığı, 2022 yılına ait fiziki envanter defterinin incelemeye sunulmadığı, davalı şirketin 2023 yılı 3.5.,6.,9.dönemlere ait ait e-yevmiye ve e-büyük defterin beratının yasal süresi içerisinde alındığı, 2022 yılı 1.,2.,4.,7.,8.,10.,11. Ve 12. dönemlere ait ait e-yevmiye ve e-büyük defterin beratının yasal süresi sonrasında alındığı , 2022 yılına ait fiziki envanter defterinin incelemeye sunulmadığı, 2022 ve 2023 yılındaki ticari defterlerindeki muhasebe kayıtlarında hesapların tutarlarının birbiriyle uyumlu olmadığı, bazı yevmiyelerde stok kaydı girilmeden cari hesap ve banka hesabının çalıştırıldığı, cari hesabın yıllar itibariyle devirlerinin uyumlu olmadığı, 2023 yıl sonu itibariyle davalı şirketin davacı şirkete cari hesaptan kalan borç tutarının 204.391,45 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalının kayıtlarının incelendiği söz konusu talimat rapor ile birlikte kıyasen incelemesi yapılması ve davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için mahkememizce bilirkişi görevlendirmesi yapılmış buna göre sunulan 07/04/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının incelemeye sunulan 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle, davalıdan 4.909,13 EUR (175.931,93 TL) alacaklı olduğu, davalı tarafın davacının alacak iddiasını oluşturan döneme dair 2024 yılına ilişkin ticari defterlerini talimat bilirkişisine incelemeye sunmamış olduğunun ve ayrıca talimat bilirkişi raporunda davalı ticari defterlerine göre davacı cari hesap ekstresinin de görülmediği, davalı ticari defterlerine göre 31.12.2023 tarihi itibariyle kalan borcu olan 204.391,45 TL’nin davalı tarafından 31.12.2023 tarihli 32,5739 EUR Alış kuru dikkate alınarak (204.391,45 TL/32,5739 EUR) 6.274,70 EUR değerlemesi yapılarak oluştuğunun hesaplandığı, taraflar arasında 2023 yılı sonu itibariyle cari hesap bakiyeleri arasında fark olmadığı, davalı tarafından 2023 yılı sonu borcun 22.04.2024 tarihinde ödenmiş olduğu, davacı alacağının davacı tarafından davalı yana 29.07.2024 tarihinde düzenlenmiş ...... numaralı 4.909,13 EUR tutarlı E-Faturanın davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, yani davacının kalan alacağının tarafların birbiri ile kayıtlarındaki EUR Bazlı çalışmadan kaynaklanmış olduğu ve (18.470,85 EUR- 13.561,72 EUR) 4.909,13 EUR olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan takip talebinde talep edilen miktarda 29/07/2024 tarihli fatura kapsamında alacaklı göründüğü, tarafların 2023 yılı sonuna kadar ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davalının 2024 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı için deftelerin karşılıklı incelenemediği ancak davalının davacının usulüne uygun tutulan kayıtlarına karşılık kendi kayıtlarını sunmadığı takdirde aksine kayıt olmadığı durumda usulüne uygun davacı kayıtlarına itibar edilmesinin kanunen gerekeceği ayrıca davalının ürünlerin teslim edilmediği, borcun ödendiği yönünde bir savunmasının bulunmadığı, ödeme yönünde bir kayıt, bilgi belge sunmadığı, ürünlerin ayıplı olduğunu belirterek ödemezlik def'inde bulunduğu ve fakat bu iddiasın dayanak bilirkişi incelemesine esas olmak üzere ürünleri sunmadığı ve ayıp iddiasına esas yazılı bilgi ve belgeleri sunmadığı, başkaca da delil bildirmediği anlaşıldığından, davacının dava ve takip konusu alacak miktarı olan 4.909,13 Euro kadar davalıdan alacaklı bulunduğu değerlendirilmiş ve davalının itirazının iptali ile takibin devamına dair karar verilmesi gerekmiştir. Asıl alacağın faturaya dayalı likit bulunması sebebiyle asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına davacı lehine hükmedilmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; - Davalının Silivri İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, - Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 13.807,94-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 2.146,53-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 11.661,41-TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı ve 2.146,53-TL peşin harç olmak üzere 2.761,93-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 25.415,00-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, bilirkişi) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2026
Katip ..... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim .... ☪ e-imzalıdır. ☪