Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/394 E. 2013/5241 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2013/394
Karar No
2013/5241
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, 6136 sayılı Kanuna muhalefet Hüküm : 1- TCK'nın 268. maddesi yollamasıyla 267/1, 269/3-b, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- 6136 sayılı Kanunun 13/1, 62, 54. maddeleri uyarınca mahkumiyet, müsadere Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede; TCK'nın 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının hükümde gösterilmemiş olsa dahi, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında uygulanması mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; CMK'nın 231. maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesindeki ''hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder'' ve aynı Kanunun 223/1. maddesindeki ''beraat, ceza verilmesine yer olmadığına, mahkumiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür'' şeklindeki düzenlemeler karşısında, suçun mağduru ... hakkında verilmiş bir mahkumiyet hükmünden söz edilemeyeceği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hüküm niteliğinde bulunmadığının anlaşılması nedeniyle işlediği suç sebebiyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kardeşine ait sürücü belgesini kullanan ve mağdur hakkında mahkumiyet hükmü verilmeden önce iftirasından dönen sanık hakkında cezasında TCK'nın 269/3-a maddesi ile indirim yapılması yerine TCK'nın 269/3-b maddesi ile indirim yapılarak fazla ceza tayini, Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından ilgili bölümlerin çıkartılarak yerine "Sanığın mağdur hakkında hüküm verilmeden önce etkin pişmanlık göstererek iftirasından döndüğü anlaşıldığından, TCK'nın 269/3-a maddesi uyarınca cezasından 2/3 oranında indirim yapılarak 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" bölümlerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, üye ... ve üye ...'un sanık hakkında TCK'nın 268. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 267/5. maddesi uyarınca temel ceza tayini gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayin edildiğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 13.12.2005 tarih, 2005/8-155 esas, 2005/164 sayılı kararına göre, suç tarihi itibariyle adli para cezasının 5252 sayılı Kanunun 5. maddesi ile belirlenen 450 TL'sini geçemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında fazla ceza tayini, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddesi gereğince uygulanan temel adli para cezasının "450 TL" ye, TCK'nın 62/1. maddesi uygulanmasıyla da sonuç adli para cezasının ise "375 TL" ye indirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY: Olay tarihi olan 04.12.2006 tarihinde emniyet güçlerine yapılan ihbar sonucu plakası dosya kapsamında belirtilen araçta silah bulunduğunun bildirilmesi üzerine bu araçta yapılan arama sonucu ruhsatsız tabanca ve buna ait mermiler ele geçirilmesi sonucu 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan yapılan soruşturmada ... hakkında şüpheli olarak işlem yapılmış, vermiş olduğu ifade ve mukayese parmak izi incelemesinde bu kimliği kullanılmıştır. Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığınca 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ... hakkında açılan davanın yargılaması sonunda Mudanya Asliye Ceza Mahkemesince 18. 02.2010 tarih ve 2009/350 esas 2010/49 sayılı kararında 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK'nın 62, CMK'nın 231/5-11. maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına sanığın yokluğunda karar verilmiştir. Sanık adına çıkarılan tebliğin bila tebliğ dönmesi üzerine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre çıkarılan tebliğ sonucu karar 23.06.2010 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Mahkemece bu karar infaz için Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığına 19.07.2010 tarihinde gönderilmiştir. 16.08.2010 tarihinde savcılık tarafından yükümlülük belirlenmemesi ve rehber görevlendirilmemesi nedeniyle ilam kayıt edilip işlemsiz olarak gönderildiği görülmüştür. ... 10.02.2011 tarihinde başka bir suçtan hükümlü olarak bulunduğu Uşak E tipi kapalı cezaevi müdürlüğü kanalı ile 2006 yılında Bursa’nın Mudanya ilçesinde işlediği suçla ilgili olarak ifade vereceğini belirterek Uşak Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe göndermiştir. Savcılık tarafından alınan 15.02.2011 tarihli ifadesinde silah yakalatan kişinin kendisi olduğunu kimliğini kullandığı kardeşi olan ...’in olaydan haberi olmadığını, adam öldürme suçundan cezası olması nedeni ile yakalanmamak için bu şekilde ifade verdiğini söylemiştir. ...’in suçunu ikrar etmesi nedeniyle başkalarına ait kimlik veya bilgilerinin kullanılması eylemi nedeniyle açılan temyiz incelemesine konu davamızda TCK'nın 268. madde delaleti ile TCK'nın 267/1, 269/2-b, 62 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Dolayısı ile sanık ... bir suç soruşturması aşamasında kardeşi olan ...’in adını kullanmış ve bu isimle açılan davada ...’in Mudanya Asliye Ceza Mahkemesince 18.02.2010 tarih ve 2009/350 esas 2010/49 sayılı kararında 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK'nın 62, CMK'nın 231/5-11. maddeleri gereğince mahkumiyetine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup kesinleşen bu karar infaz için Cumhuriyet savcılığına verilmesini müteakip Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.08.2010 tarihinde yükümlülük belirlenmemesi ve rehber görevlendirilmemesi nedeniyle ilam deftere kayıt edilip işlemsiz olarak mahkemesine gönderildiği dosyadan anlaşılmaktadır. TCK'nın 267/5. maddesinde “süreli hapis cezasına mahkumiyeti halinde, mahkum olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklindeki düzenleme gereği olayımızın suçun nitelikli halini oluşturması nedeniyle mahkum olunan cezaya göre belirlenmesi gerektiği ve olayımızda mağdur ...’in 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK'nın 62. maddeleri gereği almış olduğu 10 ay hapis ve 375 TL adli para cezasının üçte ikisi olarak belirlenmesi gerektiğini düşündüğümüz için sayın çoğunluğun eylemin TCK'nın 267/1 olarak belirlenmesi gerektiğine dair çoğunluk görüş ve kararına bu nedenle katılmıyoruz. 04.04.2013

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/394, K. 2013/5241, T. 04.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2013-394-e-2013-5241-k-612206d4f5e4