Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/21047 E. 2025/176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/21047
- Karar No
- 2025/176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli kararıyla sanığın suç uydurma suçundan 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine karar verilmiştir. Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.12.2022 tarihli kararıyla; şikayet edilen şahsın ismi belirlenebilecek olması nedeniyle sanığın yetkili makamlara şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi karşısında iftira suçundan mahkumiyeti yerine suç vasfından hataya düşülerek suç uydurma suçundan mahkumiyetine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir. B.Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2024 tarihli kararıyla sanığın iftira suçundan 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi İdari para cezası tutanağında belirtilen aracın kendisinin olmadığını ve kimliğinin başkası tarafından kullanılmış olabileceğini belirterek savcılığa şikayette bulunduğuna, şikayetinde idari para cezası tutanağını düzenleyen kolluk görevlisinin ismini belirtmediğine, kolluk görevlisinin salt tutanağı düzenleyen kişi olması sebebiyle katılan sıfatını sahip olamayacağına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Tebliğname Yönünden, Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresinin 23.06.2016 tarihinde verilen mahkumiyet kararı ile kesildiği, bu tarihten, bozma ilamından sonra verilen 28.03.2024 tarihli mahkumiyet kararına kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşılmakla Tebliğnamedeki dava zamanaşımının gerçekleştiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. 2. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden, 1. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, adına düzenlenen idari para cezası tutanağında belirtilen aracın kendi adına kayıtlı olmadığını, kimlik bilgilerini kullanan kişiden şikayetçi olduğunu belirtmesi üzerine başlatılan soruşturmada tutanakta sanık adına atılı imzanın sanığın eli ürünü olduğunun tespit edilmesi nedeni ile sanığın atılı suçu işlediği iddia olunan somut olayda; Her ne kadar sanık atılı suçu işlemediğini belirtmiş ise de; idari para cezası tutanağının kendi adına düzenlendiğini bilmesine rağmen yetkili makamlara şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla katılan hakkında hukuka aykırı bir fiil isnat etmek suretiyle iftira suçunu işlediği anlaşılmıştır. 2. Ancak; Dairemizin 22.12.2022 tarihli bozma ilamının sanık aleyhine olmasına karşın, sanığın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan meşruhatlı davetiye gönderilmesi ile yetinilerek yargılamaya devamla hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve 23.06.2016 tarihli ilk hükümde sanığın 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alınmadan 28.03.2024 tarihli temyize konu hükümde sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle sanığın kazanılmış hakkının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2023/365 Esas, 2024/315 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci ve 326 ncı maddeleri gereği, sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.