Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/4812 E. 2024/1439 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/4812
Karar No
2024/1439
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/153 E. 2016/169 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : ... SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2014/153 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 3. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesi delâletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyiz isteği; atılı suçları işlemediğine ve bu konuda kesin delil bulunmadığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, mağduru tanımadığına, hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçları işlemediğine, ceza verilmesine yeterli her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkemece; sanığın, mağdura ait ...ilinde bulunan oto galerisine giderek adının S.B. olduğunu, kimliğinin yanında bulunmadığını söyleyip suçtan zarar görene ait TC kimlik numarasını vererek S.B. adına oto satış sözleşmesi ve bono düzenletip imzaladığı, bir miktar da peşin para vermek suretiyle 06...28 plakalı aracı mağdurdan teslim alıp ayrıldığı, noter satış işlemleri için mağdura randevu verip çeşitli bahanelerle oyaladığı, daha sonra söz konusu aracın bir hırsızlık olayına karışması nedeniyle mağdurun sanığı kollukta fotoğrafından ve duruşmada da SEGBİS vasıtasıyla teşhis ettiği, böylece atılı suçları işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir. 3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu oto satış sözleşmesi ve bono belgelerinin asılları, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, kurumların cevabi yazıları, suçtan zarar görenin, mağdurun ve tanık D.M.nin beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir. B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Suça konu oto satış sözleşmesi ve bono belgesi asılları üzerinde heyetçe yapılan gözlemde, belgelerdeki sahteciliğin objektif olarak aldatma kabiliyetini haiz olduğu görülmüş olup, Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. C. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Somut olayda; sanığın mağdurdan aldığı araçla ilgili düzenlenen adi yazılı oto satış sözleşmesi ve bono belgesine S.B.nin ismini ve suçtan zarar görenin TC kimlik numarasını yazıp imzalaması şeklindeki eyleminde, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, beraat kararı verilmesi yerine mahkûmiyet hükmü kurulması, 2.Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delâletiyle 267 nci maddesinden hüküm kurulduğuna göre, gerekçeli karar başlığı ve hüküm fıkrasındaki suç adının başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması olarak gösterilmesi yerine iftira olarak yazılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenlerle ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/153 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Dolandırıcılık İle Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A-C) kısımlarında açıklanan nedenlerle ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/153 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden başkaca yönleri incelenmeyen, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/4812, K. 2024/1439, T. 12.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-4812-e-2024-1439-k-36503faa3b43