Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/900 E. 2026/2073 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/900
Karar No
2026/2073
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2711 E., 2025/1839 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Köyceğiz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/175 E., 2025/104 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, ..... ili .... ilçesi ....... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3145, 3146, 33 95... parsel sayılı sırasıyla 1.132,03 m², 456,76 m², 536,93 m² ve 356,01 m² yüzölçümlü taşınmazlar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4. maddesi kapsamında düzenlenen kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine 3145 parsel sayılı taşınmazın "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır, kullanıcısı ....... olup, parsel içerisindeki iki katlı kagir ev ...... aittir" şerhi yazılarak; 3146 parsel sayılı taşınmazın "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır, kullanıcısı ... olup, parsel içerisinde kagir ahır ...'a aittir" şerhi yazılarak; 3398 parsel sayılı taşınmazın "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır, kullanıcısı ... olup, parsel içerisindeki zeytin ve meyve ağaçları ...'a aittir" şerhi yazılarak ve 3422 parsel sayılı taşınmazın "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır, kullanıcısı ......." şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca yapılan satış işlemleri nedeniyle ... adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; dava konusu 3145, 3146, 33 98... parsel sayılı mülkiyeti Hazineye ait 2/B nitelikli taşınmazlar üzerinde kullanım kadastrosu sonucunda tapu kütüğünün beyanlar hanesinde lehlerine tesis olunmuş hak ve muhdesat şerhine göre ayni hak sahibi olduklarını, müvekkillerinin yabancı uyruklu ................ isimli kişiye 6292 sayılı Kanun'un 2/B maddesi çerçevesinde üzerinde hak ve muhdesat şerhleri bulunan taşınmazları hazineden satın almak üzere muvafakatname verdiklerini, 31.07.2013 tarihinde taşınmazı satın alma talebinde bulunan... muvafakatnamelere dayanarak taşınmazları satın alma talebinde bulunduğunu, talebinin 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu'nun ve bu kanuna eklenmiş 1 sayılı cetvelin delaleti ile 2644 sayılı Tapulama Kanunu'nun 35. maddesine göre reddedildiğini ve işlemin kesinleştiğini aradan geçen 8-9 yıla yakın bir zaman aralığı sonrasında, dava dışı... Seul Büyükelçiliğinde düzenleme şeklinde bir vekaletname ile ...... isimli bir şahsı vekil tayin ettiğini, vekilin çok kısa bir zaman aralığında bu vekaletnameye dayanarak, ...... Noterliğinde noter işlemi ile davalı ...'a muvafakatname vermek suretiyle akdi halef sıfatı kazanarak görünüşte oluşturulan yasal silsile sonucunda... yabancı vatandaş statüsünden kaynaklanan taşınmaz edinme yasağını, işbirliği içerisinde kanuna karşı hile ve yasayı dolanmak suretiyle tapuda mülkiyet naklini yapmaya muvaffak olduklarını, tapu sicilinde gerçekleştirilen bu işlem ile 5403 sayılı Kanunun emredici nitelikli kanun hükümlerine tamamen aykırı tescil işlemi yapıldığını, tüm bu yolsuz işlemlere dayalı tescil sonucunda müvekkillerine ait kullanıcı ve muhdesat şerhlerinin de kanuna aykırı olarak terkin edildiğini, ...... Noterliğince Kore vatandaşının taraf olduğu tüm işlemlerin hukuken geçersiz olduğunu, bu şekilde gerçekleştirilen işlemlere dayalı olarak hiçbir şekilde mülkiyet nakli veya değişikliği sonucunu doğuran işlem yapılamayacağının emredici nitelikte yasa buyruğu olduğunu, Muğla İdare Mahkemesinde müvekkillerinin yeni muvafakat verdiği üçüncü kişi ... tarafından idari işlemin iptaline dair dava açıldığını, dava lehe sonuçlandığında davalı adına tescilin ve şerhlerin terkininin de yolsuz hale gelmiş olacağını, dava konusu parsellerde müvekkilleri lehine bulunan kullanıcı ve muhdesat şerhlerinin terkin işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığını, davalı tarafın, tescil talebinde bulunduğu taşınmazlar üzerinde tasarruf yetkisinin olmadığını, geçerli bir hukuki sebebin bulunmadığı, kanuna aykırı bu unsurlara rağmen gerçekleştirilen yolsuz tescil neticesinde müvekkillerine ait hak sahipliği şerhlerinin terkini suretiyle ayni haklarının ihlal edilmesi karşısında, tapu sicilinin düzeltilmesini talep ettikleri belirterek, terkinlerin iptali ve müvekkilleri adına şerhlerin ihyası ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Fer'i müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; davacılar yanında fer'i müdahil olarak davaya katılmalarına karar verilmesini, lehine feri müdahillik talebinde bulunulan davacıların, davaya konu haklarını, 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre bu maddede gösterilen şekilde Noterlikçe düzenlenen muvafakatnameye dayalı olarak lehine fer'i müdahillik talebinde bulunan tarafından kanuni halef sıfatı ile temliken satın alındığını, müvekkilinin davalı adına tapuda kayıtlı kullanıcı ve muhdesat şerhine dayalı hakkı usul ve kanuna uygun işlemlerle temlik ettiği huzurdaki davada, kanuni hak sahibi davacıların kanuna aykırı şekilde terkin olunan şerhe yönelik tapu kaydında düzeltim istemi davasına katılma talebinde, açık hukuki yararı bulunduğunu, İdare Mahkemesinde görülmekte olan iptal davasının sonucunda tapuda yapılan işlemin sebep unsuru açısından yolsuz işlem durumuna düşeceğinin mutlak bir hukuki olasılık olduğunu, bu nedenle şerhin yeniden ihdasında müdahale talep edenin hukuki menfaatinin bulunduğunu, müdahale talep edenin davacılar yanında davaya fer'i müdahil olarak katılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazların beyanlar hanesinde kullanıcıları olarak şerh edildiklerinin doğru olduğunu, bu şerhin davacılara söz konusu taşınmazları Hazineden satın almak hakkı vermesine rağmen davacıların bu haklarını kanuna uygun biçimde düzenlenen muvafakatnameler ile Ki Tea Heo isimli kişiye devrettiklerini, muvafakatnamelerin düzenlendiği tarih olan 31.07.2013 tarihi itibariyle davacıların hak sahipliğinin sona erdiğini,........... satın alma başvurusunun yabancı olması nedeniyle uygun bulunmayarak yatırmış olduğu bedel iade edilmiş ise de bedelin iadesinin hak sahipliğini ortadan kaldırmadığı gibi Muğla Valiliği Defterdarlık Mili Emlak Müdürlüğünün 27.05.2014 tarih ve 2551 sayılı yazılarının 2 numaralı son paragrafına istinaden bedel iadesinin yapıldığını, söz konusu yazıda İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün yazıları doğrultusunda satışının mümkün olmaması halinde kişilerin talebi ile satışların iptal edilerek ödenmiş bedellerin iadesi ile zilyetlik haklarının devir edilebileceğinin değerlendirilmiştir denildiğini, bunun da ........akdi halef hak sahipliğinin devam ettiğini ve bu hakka dayanarak devir işlemi yapabileceğinin teyidi olduğunu, satın alma başvurusu reddedilen... vekili vasıtasıyla vermiş olduğu muvafakatnameler ile taşınmazları davalının almasına muvafakat ettiğini ve muvafakatname silsilesinin devam ettiğini, dava konusu taşınmazların davalının taşınmazına yakın konumda olduğundan davalının muvafakatnamelere dayanarak akdi halef olarak taşınmazları satın aldığını, dava dilekçesinde taşınmaz edinme yasağının organize bir şekilde, kanuna karşı hile ve yasayı dolanmak suretiyle bertaraf edildiğinin iddia edilmekte ise de davalı satın alma işlemini kendi nam ve hesabına yapmış olup kanuna karşı hile ve yasayı dolanmanın kesinlikle söz konusu olmadığını, muvafakatnamelerin düzenlenmesi ile ...... taşınmazlarla bir ilgisinin kalmadığını, dava konusu taşınmazların davalıya satışı işlemlerinin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştiğini, davalıya karşı böyle bir dava açılamayacağını, davacıların hak sahipliğinin devamını isteselerdi..........verdikleri muvafakatları aynı şekilde geri almaları gerektiğini, hak sahipliğini devrettikten sonra feri müdahile verdikleri muvafakatnamelerinin geçersiz ve danışıklı olduğunu, ilk muvafakatname verilmesinin üzerinden 10 yılı aşkın süre geçtiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğunu, asıl aynı yerler için yeniden muvafakatname veren davacıları işlemlerinin yolsuz olduğunu, hukukun bu durumu korumayacağını, idarenin ferağ işleminin iptali talebi ile açıldığı bildirilen davada davalının taraf olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava konusu taşınmazların satışı yapılmış Hazine elinden çıkmıştır. Taşınmazların satımına ilişkin idari işlemin iptali yönünde bir dava da açılmamıştır. Kadastro tespiti tarihinde taşınmazların davacıların kullanımında olduğu tespit tutanağı ve Milli Emlak Şefliği kayıtları ile sabittir. Ancak taşınmazlar Hazinece, davacılarca verilen muvakafatnameler ve takip eden silsile ile satın alma hakkını devralan davalı tarafça satın alınmış, hatta davacı taraflar ilk verilen bu muvafakatnamelerin geçersiz olduğu ve taşınmazları satın alma hakkının halen kendilerinde olduğu iddiasıyla satın alma hakkını yukarıda belirtilen ....... 2.Noterliğinin 19.04.2021 tarih ve 3177, 3178, 31 79... yevmiye no.lu muvafakatnameleri ile feri müdahil ...'e devretmişlerdir. Davacı taraflarca, farklı tarihlerde farklı kişilere, özellikle (davacı taraf iddiasına göre) feri müdahile verilen muvafakatname ile taşınmazı satın alma hususunda hak sahipliğini devretmiş ve kaybetmiş bulunmaktadırlar. Bu durumda davacıların kullanıcı ve muhtesat şerhlerinin ihyası ve tapuya tescili taleplerinde hukuki yararları kalmamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-h.madde hükmü uyarınca hukuki yarar dava şartı olup aynı Kanunun 115/1.madde hükmü uyarınca mahkemece resen gözönüne alınması gerektiği" gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazların devrine esas olan hukuki işlem, 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari işlem olup söz konusu satış işlemi (idari işlem) ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle yolsuz tescile dayalı isteğe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Diğer taraftan 6292 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereği; iş bu kanun kapsamında kalan taşınmazlardan hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gerektiği halde bu tasarruflara konu edilenlerden; satılanların satış bedelinin kanuni faiziyle iade edileceği, devir ve iade edilenlerin ise bedelsiz olarak geri alınacağı düzenlemesi mevcut olup taşınmazın hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gereken yerlerden olduğunun değerlendirilmesi halinde bu madde kapsamında idari işlemin iptali ile satışın geri alınması mümkün bulunmaktadır. Hazinenin satışına dayanan idari işlem ortadan kaldırılmadıkça davanın dinlenmeyeceği de açıktır. Davacı tarafça Muğla 3. İdare Mahkemesinin 2023/17 47... /1461 Karar sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği iddia edilmiş ise de söz konusu dosyada ... tarafından dava konusu taşınmazların satışına yönelik talebin idare tarafından reddi kararının iptalinin istendiği dikkate alındığında sonuca etki etmeyeceğinden yerel mahkemece hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın yolsuz tescil nedeniyle tapu sicilinin düzeltilmesi davası olduğunu, görülmekte olan bu davayı doğrudan ilgilendiren bir idari dava ve bu idari dava suretiyle iptali istenen bir idari işlem bulunduğunu, bu idari işlemin iptali neticesinde tapuda gerçekleştirilen işlemin sebep unsurundan yoksun duruma düşeceğini, 3. kişi ...... dava konusu taşınmazlar için yapmış olduğu satın alma başvurusunun 5403 sayılı Kanun'un ve bu Kanuna eklenmiş 1 sayılı cetvelin delaleti ile 2644 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre reddedildiğini, bu red kararı üzerine Ki Teo Heo’nun kanunun getirdiği yasağı delmek adına dolaylı yoldan satın alma çalışmalarına başladığı ve büyükelçilikte verilen vekalet yoluyla davalıya muvafakatname verdiğini, Türkiye Noterler Birliğinin, yasanın uygulanmasına yönelik, 15.10.2019 tarihli ve 34 sayılı birleştirilmiş genelgesine göre; mülkiyetin veya bir ayni hakkın devir ve değişikliğini içeren noter işlemlerinde, sözleşme ve akit taraflarından birinin yabancı olması durumunda, noterlikçe mutlak suretle il veya ilçe tarım müdürlüklerinden izin alınması sonucunda işlem yapılması yasal zorunluluğu karşısında, ...... Noterlerliğince Kore vatandaşının taraf olduğu tüm işlemlerin hukuken geçersiz olduğunu, bu şekilde gerçekleştirilen işlemlerle mülkiyet nakli veya değişikliği sonucunu doğuran işlem yapılamayacağının emredici nitelikte yasa buyruğu olduğunu, ayrıca hak sahibi olamayacağının da açık yasa düzenlemeleri ile belirlenmiş olduğunu, 6292 sayılı Kanun gereği davalıya satış işlemi için idarece verilen ferağ işlemine yönelik olarak Muğla İdare Mahkemesinde, davacıların yeni muvafakat verdiği 3. kişi ... tarafından idari işlemin iptaline dair dava açıldığını, davanın lehe sonuçlanması halinde davalı adına tescil ve şerhlerin terkininin de yolsuz hale gelmiş olacağını, Muğla 3. İdare Mahkemesinin 2023/1747 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, dava konusu parsellerde davacılar lehine bulunan kullanıcı ve muhtesat şerhlerinin terkin işlemlerinde, hukuka uygunluk bulunmadığını, davalı tarafın, tescil talebinde bulunduğu taşınmazlar üzerinde tasarruf yetkisinin olmadığını, geçerli bir hukuki sebebinin bulunmadığını, idari davanın bekletici mesele yapılmasının gerekirken Mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeden, tamamen usul ve kanuna aykırı şekilde, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin ve Bölge Adliye Mahkeme tarafından da istinaf başvurularınn esastan reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun uyarınca davalı adına yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptalinin istenilip istenilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/900, K. 2026/2073, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-900-e-2026-2073-k-196f29e387cc