Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/18 E. 2026/4048 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/18
Karar No
2026/4048
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1326 E., 2025/1481 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/530 E., 2025/118 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Sinop ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro sonucunda, tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan 1 20... parsel sayılı 10.0021,46 m² yüzölçümündeki taşınmaz; aynı ada ve parsel numarasıyla 9.836,71 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan 1 20... parsel sayılı 1.000 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 999,80 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan 1 20... parsel sayılı 4.524,68 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 4.525,36 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 1 20... parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, davalıların ise taşınmaza komşu 1 20... ve 118 parselin maliki olduklarını, 22/2-a çalışması sonucu taşınmazlar arasındaki sınırın davalılar lehine değiştiğini belirterek, müvekkillerinin taşınmazından davalıların taşınmazına eklenen miktarın tespitiyle müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; 1 20... ve 118 parsel sayılı taşınmazların maliki olduklarını, davacıların kendisine ve ablası ...'ye karşı dava açtıklarını, kendilerine ait olan taşınmazın sınırlarının 40 yıldır belli olduğunu ve davacıların taşınmazlarına tecavüzleri olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bilirkişilerce hazırlanan raporda taşınmazların tesis kadastrosu sırasında belirlenen ve kesinleşen sınırlarını ve uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırlarını bir arada ve farklı renkli kalemlerle gösterildiği, ilk tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosunun teknik yönden incelendiği, ilk tesis kadastrosunda tersimat hatası bulunmadığı, ölçü, hesaplama ve sınırlandırma hatası da olmadığı tespit edilmiştir. Buna göre davacı ve davalı yanca ortak gösterilen sınırlar yönünden bilirkişi ve tanık beyanları ile de doğrulanması sebebiyle nizasız olması sebebiyle esas alınmış buna göre sınır düzenlemesi yapılmış, diğer kısımlar yönünden ölçüm ve eski tarihli hava fotoğrafları ile doğrulanan beyanlarına itibar edilmiş, 117 parsel yönünden 22/a yenilenme kadastrosu sınırlarına ilişkin sınır düzeltmesinin yapılması gerektiği kabul edilmiş, 118 parsel yönünden ise ortak sınır gösteriminde bulunulması ve tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının da bununla örtüşmesi sebebiyle 118 parsel yönünden davanın reddine karar verildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 21.02.2024 havale tarihli teknik bilirkişi raporu ve ekindeki Şekil-14'te krokide (E) harfiyle gösterilen 63.89 m²'lik kısmın, davalı ...'ye ait 1 20... nolu parselden ifraz edilerek, davacıya ait 1 20... nolu parsele tevhidine, neticeten davacıya ait 1 20... nolu parselin yüzölçümü 9900.60 m², davalı ...'ye ait 1 20... nolu parselin yüzölçümü 935.91 m² olarak tesciline, davalı ...'a ait 1 20... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı tarafça 20.02.2024 tarihli teknik bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olmasına, mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan teknik bilirkişi raporuna göre davacı ile davalı ...'nin 1 20... parseli ile 1 20... parsel arasında ortak sınır gösteriminde bulunmuş olup, buna göre dava konusu taşınmazların yukarıda anılan yönetmelik hükmü gereği dava konusu taşınmazların dış sınırları çekişmesiz belirlenen bir alan içinde taşınmaz malikleri ve diğer ilgililerin nizasız kullanım durumuna göre oluşturdukları sınırlar esas alınması gerekmesine göre teknik bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün 1 20... parseline eklenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili ve hatalı olduğunu, raporda yenileme kadastrosunun doğru yapıldığı tespit edilmesine rağmen hatalı gerekçe ile sınır değişikliği önerildiğini, tesis kadastrosu sırasında hata bulunmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini ve yenileme çalışmasının doğru olduğu kanaatine varıldığını, nizasız kullanım ve ortak sınır gösteriminin hatalı değerlendirildiğini, bilirkişi heyetinin kendi kanaati ile teknik tespitlerin önüne geçtiğini, kararının yetersiz olduğunu, somut ve önemli iddiaları yönüyle değerlendirme yapılmadığını, davalının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarıyla hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/18, K. 2026/4048, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-18-e-2026-4048-k-ad76ae05be56