Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5845 E. 2026/4051 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5845
Karar No
2026/4051
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1005 E., 2025/1051 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/398 E., 2025/111 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 347 parsel sayılı 8.000 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 41... parsel numarasıyla 8.227,45 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 8.227,45 m² yüzölçümlü 1 41... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın batı sınırında fiilen kamunun kullanımına açık olan ve herkes tarafından aktif olarak kullanılan yol bulunduğunu, müvekkilinin taşınmazına yapacağı ev için izin ve ruhsat başvurusunda bulunduğunu, belediyenin taşınmazın kadastral haritasında yola cephesinin bulunmaması nedeniyle müvekkiline ruhsat ve izin vermediğini, müvekkilinin Kadastro Müdürlüğüne başvurması üzerine 1 41... parselin batı kısmında toprak tevzi haritası ile kadastro paftasında mülkiyete sınırı olmayan yol göründüğünü ancak taşınmazın doğusunda ve batısında yoldan sonra tapulama harici yerler olduğunu ve 22/2-a çalışmalarında taşınmazın batısında bulunan yolun tescil harici alanda kaldığından dolayı paftasında görünmediğini öğrendiğini, müvekkiline ait olan 1 41... parsel sayılı taşınmazın batı sınırında bulunan yolun tesis kadastrosunun yapıldığı 1981 yılında toprak tevzi haritasında ve kadastro paftasında gösterilmiş olduğunu belirterek, 1 41... parselin batı sınırında bulunan alanın yol olduğunun tespiti ile kadastro paftasında gösterilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davaya konu işlemin İdare tarafından yapılmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, Hazinenin yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağını, 1 41... parselin batısında kadastral yol bulunduğundan ve taşınmazın bu yola cephesi bulunduğundan başka bir yolun tespitine ve taşınmaza geçit hakkı verilmesinde hukuki yarar olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın görevli mahkemede açılmadığını, davalı İdarenin sonrada davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığını, davalı İdareye sorumluluk yüklenilemeyeceğini ve davanın husumetten reddi gerektiğini, dosyada bulunan bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada taraf ehliyetlerinin bulunmadığını, normal şartlarda yolların tescile tabi olmadığını ve yol olarak tescil kaydı yapılmış ise kamu malı olması sebebiyle mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahalli bilirkişi beyanlarında keşif günü itibarıyla zeminde bulunan yolun kadastro öncesinde de zeminde olduğu yönündeki beyanlarının 1973 tarihli hava fotoğrafıyla uyumlu olduğu dava konusu parsellerin ilk tesis kadastro çalışmalarındaki evrakları üzerinde yapılan değerlendirmelerde dava konusu yolun ölçü-sınırlandırma krokileri ve 1/25000 ölçekli F36-D-09-aA nolu kadastro paftasında mevcut olduğu, 2013 yılında yapılan kadastro yenileme çalışmalarında yolun tescil harici alanda bırakıldığı, yol sınırlarının paftada gösterilmediği, 1 41... nolu parselin batı hududunda bulunan davaya konu yolun eldeki mevcut bilgi ve belgelere göre 1981 yılında yapılan ilk tesis kadastro çalışmalarından öncede açık olduğu tespit edilmiş olup yol olarak 1/2000 ölçekli F36-D-O9-A-1 nolu kadastro paftasına işlenmesi gerektiği, Mahkememizce kaldırma kararından sonra alınan, 06.08.2024 tarihli fen bilirkişilerinin raporu doğrultusunda; dava konusu 1 41... nolu parselin batısında bulunan, rapor ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 979,11 m²lik yol olarak kullanılan kısım ile 1 41... nolu parselin batısında bulunan ve rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 829,50 m²lik yol olarak kullanılan kısımlar 1:2000 ölçekli V26-D-09-A-I no'lu kadastro paftasında tescil harici alanda kalmakta olup 1 41... nolu parselin içerisinde kalmadığı, rapor ekinde sunulan krokide dava konusu parsellerin batı hudutlarında bulunan ve tescil harici alanda kalan, (A) ve (B) harfleriyle gösterilen yol olan kısımlar, dava konusu parseller, koordinat çizelgeleri ve alan hesapları gösterildiğinin belirtildiği, bu doğrultuda ... ve ...'nın davaya dahil edilerek yargılamaya devam edildiği, Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda 1 41... nolu parselin batı hududunda bulunan davaya konu yolun eldeki mevcut bilgi ve belgelere göre 1981 yılında yapılan ilk tesis kadastro çalışmalarından önce de açık olduğu tespit edilmiş olup yol olarak 1/2000 ölçekli F36-D-O9-A-1 nolu kadastro paftasına işlenmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 41... parsel sayılı taşınmazın batısında bulunan fen bilirkişisi ve harita mühendisinin 06.08.2024 tarihli ek raporu ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 979,11 m²lik kısım ile 1 41... parsel sayılı taşınmazın batısında bulunan ve fen bilirkişisi ve harita mühendisinin 06.08.2024 tarihli ek raporu ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 829,50 m²lik kısmın tescil harici alanda yer aldığı gözetilerek yol olarak kadastro paftasında gösterilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili, ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan teknik bilirkişi raporuna göre (A) harfi ile gösterilen dava konusu taşınmaz bölümünün tesis kadastrosuna en yakın tarihli hava fotoğrafında yol olarak gözüktüğü gibi, tesis kadastro paftasında da yol olarak gözükmesine rağmen yörede yapılan 22/a çalışmalara neticesinde paftasında yol olarak gözükmediğinin anlaşılmasına göre Mahkemece verilen kararda ve yargılama giderlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalılar ... vekili, ... vekili ve Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, görev ve iş bölümü itirazlarının dikkate alınmadan karar verildiğini, davaya sonradan dahil edilmelerinin mümkün olmadığını, davalı kurumun diğer davalı kurumla zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, davalı kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, davacının kadastro tespitine süresinde itiraz etmediğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönüyle de kararın usule aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre geçtiğinden davanın usulden reddi gerektiğini, 22-a çalışmalarında herhangi bir hata ve eksiklik bulunmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, Hazinenin yasal hasım olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ile Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden ...'ndan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5845, K. 2026/4051, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5845-e-2026-4051-k-10d4bcc708dd