Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4036 E. 2026/461 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4036
- Karar No
- 2026/461
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/945 E., 2024/1233 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/123 E., 2024/81 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı ... ve birleşen 2022/126 Esas sayılı davada davalı ... vekilince duruşmasız, birleşen 2022/127 Esas sayılı davada davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca birleşen 2022/127 Esas sayılı davada davalı ... vekilinin duruşma isteğinin süreden reddine, temyiz dilekçelerinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda dava dilekçesinde; müvekkili arsa sahibi ile dava dışı yüklenici kooperatif arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilâmıyla geriye etkili şekilde feshedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümleri yükleniciden temlik almış olan davalı ve birleşen davalarda davalıların dairelere haksız el atmasının önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; haksız bir işgalin söz konusu olmadığını, Anayasa Mahkemesi nezdinde yapılan bireysel başvuru sonucunun beklenmesi gerektiğini, kesin hüküm nedeniyle tahliye talebinde bulunulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; haksız bir işgalin söz konusu olmadığını, Anayasa Mahkemesi nezdinde yapılan bireysel başvuru sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunu, haklı bir sebebe dayalı olarak taşınmazda hak sahibi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu arsanın kayıt maliki olduğu, dava dışı yüklenicinin davacı arsa sahibine karşı edimlerini yerine getirmediği, bu nedenle açılan sözleşmenin geriye etkili feshine ilişkin davanın kabul edildiği ve kararın kesinleştiği, davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan taşınmazdaki kullanımlarını haklı kılacak bir haklarının bulunmadığı, davacının el atmanın önlenmesini talepte haklı olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalılar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava konusu taşınmaz davacı adına kayıtlı olduğundan davacının ayni hakkının bulunduğu, davalıların ise yükleniciden temlike dayalı şahsi hak sahibi olduğu, kural olarak hakların yarışmasında ayni hakka üstünlük tanınması gerektiği, davacı ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili olarak feshine karar verildiği, hükmün deracattan geçmek suretiyle kesinleştiği, böylece yüklenicinin hak sahibi olmadığı bölümleri yükleniciden haricen (kooperatif üyeliği suretiyle) edindiklerinden bahisle tasarruf eden davalının, bu kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, dava dışı yüklenicinin davacı arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden, şahsi hakkını üçüncü kişiye (davalıya) temlik etmesi halinde üçüncü kişinin (davalı), Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davalı ... ve birleşen 2022/126 Esas sayılı davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının fiil ehliyetinin bulunmadığını, tahliye talebinin kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi nezdinde yapılan bireysel başvuru sonucunun beklenmesi gerektiğini, harca esas değerin hatalı hesap edildiğini, bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, binanın tamamlandığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini beyan etmektedir.
2. Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece harca esas değerin hatalı hesap edildiğini, Anayasa Mahkemesi nezdinde yapılan bireysel başvuru sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkilinin mülkiyet hakkına sahip olduğunu, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı tazminatın ödenmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalı ..., birleşen davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu taşınmazın arsa payı bedeli olan 725.000,00 TL üzerinden karar ve ilam harcı ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, arsa payı ve yapı değerinin toplamı sonucu elde edilen değer üzerinden karar ve ilam harcı ile vekalet ücretine hükmedilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan nedenlerle;
1. "Değerlendirme" bölümünün 1. bendi uyarınca asıl davada davalı ..., birleşen davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. "Değerlendirme" bölümünün 2. bendi uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı fıkrasının 7. satırında yer alan “91.620,79” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “49.524,75” rakamının, 8. satırında yer alan “68.715,58” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “26.619,54” rakamının, yine 12. satırında yer alan “177.537,50” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “107.500,00” rakamının yazılması suretiyle,
3.2. Birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı fıkrasının 7. satırında yer alan “91.620,79” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “49.524,75” rakamının, 8. satırında yer alan “68.715,58” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “26.619,54” rakamının, yine 12. satırında yer alan “177.537,50” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “107.500,00” rakamının yazılması suretiyle,
3.3. Birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı fıkrasının 7. satırında yer alan “91.620,79” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “49.524,75” rakamının, 8. satırında yer alan “68.715,58” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “26.619,54” rakamının, yine 12. satırında yer alan “177.537,50” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “107.500,00” rakamının yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.