Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6184 E. 2026/4044 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6184
- Karar No
- 2026/4044
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1076 E., 2025/1212 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/604 E., 2025/211 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Sinop ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan 1563 parsel sayılı taşınmaz, yeni 1 67... parsel numarasıyla; 1581 parsel sayılı taşınmaz, yeni 1 67... parsel numarasıyla; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan 1562 parsel sayılı taşınmaz yeni 1 67... parsel numarasıyla; 1570 parsel sayılı taşınmaz 1 67... parsel numarasıyla tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 1 67... ve 52 parsel sayılı taşınmazların hissedarı olduğunu, 49... parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan köy yolunun 22.05.2019 tarihinde kesinleşen 22/2-a kadastro çalışmalarında yeri değiştirilerek davalıya ait olan 50 parsel ile kendisine ait olan 52 parsel sayılı taşınmazların arasına alınarak hukuka aykırı şekilde yolsuz tescil işlemi yapıldığını, 22/2-a çalışması sonucunda 49 parsel lehine işlem yapılarak yüzölçümünde artış olduğunu, yapılan uygulama ile 48 parselin yola ulaşımının da kalmadığını, yolun yeni halinin hiçbir taşınmaza katkısı olmadığını, 51... parselin de kendisi ve annesine ait olduğunu ve bu taşınmazlarında yola gereksinimi olmadığını ileri sürerek, 50... parsel sayılı taşınmazların arasına alınan yolun iptali ile yol ve 49, 50, 51... parsel sayılı taşınmazların eski hale getirilmesi bunun mümkün olmaması halinde ise 50... parseller arasındaki yolun hiçbir işlevi olmadığından tamamen iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, kadastro işleminde usulsüzlük bulunmadığını, davanın görevli ve yetkili Mahkemede açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, yolların kamu malı olduğu, tesciline tabi olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, 1 67... ve 50 parselin davalıya ait olduğunu, 22/2-a çalışmaları sonucu davalının taşınmazlarında artış olmadığını, davacının tapu iptali ve tescil davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 22/2-a çalışması neticesinde fiili zemine ve kullanıma uygun şekilde tespit yapıldığını, davanın husumetten reddi gerektiğini ve davanın lehine artış olan parsel maliklerine karşı açılması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "harita mühendisi bilirkişiden alınan 25.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda 1954, 1987, 19 90... tarihli hava fotoğrafları üzerinde yapılan inceleme sonunda yolun 49, 50... parseller arasında yer aldığı, 22/a çalışmalarında açılan yeni yolun ise poz tarihinde gözlemlenmemiş olduğu anlaşılmakla yenileme kadastro çalışmaları sırasında 49, 50... parseller arasında bulunan yolun yerinin değiştirilerek 50, 51... parsel sayılı taşınmazlar arasına alındığı görülmüştür. Uygulama kadastrosunda amaç sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama vasfını kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi olup uygulama kadastrosu ile yolun yerinin tamamen değiştirildiği görülmekle, harita mühendisi bilirkişi raporunda belirtildiği üzere yolun eskiden olduğu üzere 40, 50... parseller arasına alınması gerektiği, bu amaçla ise bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 28,91 m²lik kısmın davacının hissedarı olduğu 1 67... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi gerektiği, bilirkişi raporunda (A1) yol olarak gösterilen kısmın 49, 50... parsel sayılı taşınmazlar arasına alınması gerektiği, (A2) olarak gösterilen kısmın ise 1 67... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne,1 67... , 50... parsellerde 22/2-a uygulama kadastrosunun iptaline, harita mühendisi bilirkişilerinin 25.08.2024 tarihli raporlarında; (B) harfiyle gösterilen 28,91 m²lik alanın yol olmaktan çıkarılarak, davacının hissedarı olduğu 1 67... numaralı parsele ilave edilmek suretiyle 1 67... parsel sayılı taşınmazın 407,69 m²lik olarak; (A1) olarak gösterilen 49,72 m²'nin ve (A2) olarak gösterilen 26,25 m²'nin 1 67... parsel sayılı taşınmazdan çıkartılarak 1 67... parsel sayılı taşınmazın 114,94 m²lik olarak tapuya tesciline, 1 67... parsel sayılı taşınmazdan çıkartılan (A1) olarak isimlendirilen 49,72 m²lik kısmın kadastro yolu olarak terkinine, (A2) olarak isimlendirilen 26,25 m²lik kısmın ise 1 67... parsel sayılı taşınmaz sınırlarına dahil edilmek suretiyle 1 67... parsel sayılı taşınmazın 243,06 m²lik olarak tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesince getirtilen belgeler ve sonrasında yapılan keşif ve uygulama sonucunda tesis kadastrosuna en yakın 19 54... tarihli hava fotoğrafları incelenmek suretiyle alınan harita bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamından yolun eskiden olduğu üzere 40, 50... parseller arasına alınması gerektiği, yolun konumunun hatalı aktarıldığı, sınırlandırma hatası yapıldığının anlaşılmasına, bu nedenle bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 28,91 m²lik kısmın davacının hissedarı olduğu 1 67... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi gerektiği, bilirkişi raporunda (A1) "yol" olarak gösterilen kısmın 49, 50... parsel sayılı taşınmazlar arasına alınması gerektiği, (A2) olarak gösterilen kısmın ise 1 67... parsel sayılı taşınmaza eklenmesinde ve davanın vasıfını gereği harç ve yargılama giderlerinin yalnızca davalı ...'a yüklenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesince bu kısımlara yönelik davanın kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, yenileme çalışmasının mevcut zemin durumu esas alınarak yapıldığını ve yolun varlığının korunduğunu, geçmişten bu yana yol vasfında olan taşınmazın özel mülkiyete konu yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının tapulu taşınmazı üzerinde yapı bulunduğunu bu nedenle (B) harfiyle gösterilen alanın yol olmaktan çıkarılarak davacının hissedarı olduğu 1 67... parsele eklenmesinin telafisi imkansız zararlara yol açacağını, kadastro işleminin kamu hizmeti olduğunu dava açılmasına davalının sebebiyet vermediğini, dava konusu edilen yolun kamu malı vasfında olduğunu, davacının zilyetliğinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, yargılama giderlerinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın geçmişinin yol olduğunu, 22/2-a çalışması ile de söz konusu yolun varlığının korunduğunu, davacının zilyetliğinin yeterince araştırılmadığını, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı incelemeye dayalı olduğunu ek rapor alınması gerektiğini, Hazinenin kanuni hasım olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.