Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1444 E. 2026/4047 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1444
Karar No
2026/4047
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/149 E., 2025/2304 K. DAVA TARİHİ : 19.10.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/193 E., 2024/197 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 29.03.2011 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği 22.08.2023 tarihine kadar en son mağaza sorumlusu olarak çalıştığını, davalı Şirket bünyesinde çalışmaya başladığı tarihten beri sürekli olarak fazla çalışma yaptığını, bu fazla çalışmalarının karşılığının kendisine ödenmediğini, çalıştığı bütün mağazalarda sürekli olarak işlerini eksik personelle yürüttüğünü, 3 kişinin yapacağı işi 2 kişinin yerine getirmeye çalıştığını, bu duruma ilişkin whatsapp yazışmalarını ekte sunduğunu, planlanan çalışma saatlerine davalı tarafça çoğu zaman uyulmamasının yanı sıra davacının hafta tatillerinde dahi çalıştığı olduğunu, sunduğu haftalık gerçekleşen puantaj raporunda davacının 15.07.2020, 25.07.2020 tarihinde puantaj kayıtlarında çalışma saatleri düşük gösterilmesine rağmen kasa sayım tutanaklarında 21.01 saati olduğunu, 23.07.2020 hafta tatili günü olmasına karşın, aynı günlü puantaj belgesi ile kasa sayım tutanağında imzası bulunduğunu, serbest zaman olarak tanımlanan zamanlarda dahi rızası dışında ve işten çıkarılma korkusuyla çalışmak zorunda kaldığını, ekte sunduğu haftalık gerçekleşen puantaj raporunda 10.06.2020 tarihinde serbest zaman tanımlanmış olmasına rağmen, aynı günlü kasiyer satış raporundan görüleceği üzere bu tarihte de çalıştığını, ... mağazalarında her iki ayda bir envanter sayımı gerçekleştirildiğini, envanter sayımlarının o gün fazla çalışma bittikten sonra yapıldığını ve 3-4 saat sürdüğünü, envanter sayımına kalan personelin o gün fazla çalışmasını bitirdikten sonra fazladan 3-4 saat daha çalıştığını, davacının çalıştığı tüm mağazalarda bu envanter sayımlarına kaldığını ve her iki ayda bir fazladan 3-4 saat fazla çalışma yaptığını, sunduğu fotoğraflardan görüleceği üzere, 12.08.2022 tarihinde gerçekleştirilen envanter sayımının saat 23.59 itibarıyla devam etmekte olup, sayımın 13.08.2022 tarihinde saat 01.00 sıralarında sona erdiğini, akabinde aynı gün 13.08.2022 sabah saat 07.04 sıralarında tekrar işyerine giriş yaptığını, ekte sunduğu whatsapp yazışmalarından da anlaşılacağı üzere sadece kendi mağazasının envanter sayımına katılmayıp bölge sorumlularının görevlendirmesi doğrultusunda diğer mağazaların envanter sayımlarına da yardımcı olmak için katıldığını, kendi mağazasında 2 ayda bir yapılan envanter sayımı diğer mağazaların da işin içerisine girmesiyle birlikte ayda bire inerek her ay mutlaka envanter sayımına kalarak fazla çalışma yaptığını, ... mağazalarında mağazanın kadrolu personeli olup başka mağazalarda görevlendirilen kişilerin fiilen çalıştıkları mağazaların ciro payından değil, kadrolarının bulunduğu ancak fiilen çalışmadıkları mağazaların ciro payından yararlandığını, bunun mağazada fiilen çalışan ve çalışması ile aylık ciro miktarının oluşmasına katkı yapan personelin aleyhine bir durum olduğunu, bu durumu kanıtlayan whatsapp yazışmalarının sunulduğunu, davacının çalıştığı mağazalarda da anılan uygulama geçerli olup, kadrosu davacının çalıştığı mağazada olup başka mağazalarda görevlendirilen kişilere, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde davacının çalıştığı mağazanın ciro payından ödenen kısımların hesaplanıp, hak ettiği eksik ciro paylarının ödenmesi gerektiğini, ücret bordrolarından da anlaşılacağı üzere normal kazançlarının dışında davacıya ek ödeme olarak yemek yardımı, ciro endeksli kasa tazminatı ve personel alışveriş çeki de ödendiğini, yemek yardımının her ay belli miktarda yapıldığını, personel alışveriş çekinin her sene ... ayında işçilere tanımlandığını, bazen de yılda birden fazla kez verilebildiğini, ciro endeksli kasa tazminatının temel olarak kasa, vezne gibi nakit akışının olduğu birim ve süreçlerde görev yapan ve sorumluluğu bulunan çalışanlara görülen işlerdeki riskler nazara alınarak yapılan bir ödeme şekli olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve ciro payı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının Şirket bünyesinde en son ''mağaza sorumlusu'' konumunda çalışmış olup çalışma saatlerini belirleyecek konumda olduğundan fazla çalışma yaptığına ilişkin iddiaların kabul edilemeyeceğini, hizmet sözleşmesinde geçtiği şekli ile denkleştirme esasına uygun olarak belirlendiğini, 2018 yılı Ocak ayından itibaren ise serbest zaman kullanarak çalışma sistemine geçiş yapılmış olup bu sisteme göre işçinin fazla çalışma yapması hâlinde 6 ay içerisinde kendi talebi doğrultusunda fazla çalışma yaptığı saatin 1,5 katı oranında serbest zaman kullanabileceğini, iş sözleşmesinde davacının fazla çalışma yapmayı ve bu çalışmalara ilişkin ücretin aylık ücretine dâhil olduğunu kabul ettiğini, çalıştığı tüm dönem boyunca ücret ödemelerinin banka kanalı aracılığı ile yapıldığını, davacıya dönem dönem bazı ek ödemeler (yemek yardımı, yol yardımı, ciro primi, brüt hediye çeki, günlük temsilcilik, kasa tazminatı, envanter primi, personel alışveriş çeki, mağaza ek ödeme, ... kapıda prim, yemek ödemesi, yemek çeki, prim, ciro endeksli kasa tazminatı) yapıldığını, davacıya yapılan prim ödemelerinin mahsup edilmesi ve saatlik zamlı ücretin hesabında saatlik ücretinin %50'si (0,5 katı) esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde bir çalışma hayatının olağan akışına aykırı olduğunu, davacının fazla çalışma alacağı olduğu yönündeki iddialarının bir kısmı Covid-19 salgın dönemine denk geldiğini, davacının Şirket nezdinde ciro payı alacağı bulunmadığını, işveren nezdinde düzenli bir ciro payı ödeme sistemi olmadığını, davacının çalıştığı dönemde yapılan ve devamlılık arz etmeyen ciro payı ödemelerine dayalı olarak bir alacak talebinde bulunmasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından fazla çalışma yaptığının ispat edilmesine karşın karşılığı ücretin işverence ödenmediği, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle ciro payı alacağı talebinin reddine karar verilmek diğer talepler hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararı isabetli bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı istifa ettiğinden kıdem tazminatına hak kazanamadığını, giydirilmiş ücretin hatalı belirlendiğini, 2. Kendi fazla çalışmasını kendisinin belirlediğini, yıllık 270 saatlik fazla çalışmanın aylık ücrete dâhil edildiğini, 2018 yılına kadar denkleştirme esası, bu yıldan sonra ise serbest zaman uygulaması bulunduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği iddiasına dayalı kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacağının ispat ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1444, K. 2026/4047, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1444-e-2026-4047-k-fc5d6bd12172