Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/834 E. 2026/4174 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/834
Karar No
2026/4174
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/755 E., 2025/1524 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/79 E., 2024/55 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2022 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 2 20... parsel sayılı 1.457,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle üç adet betonarme ev, ahır ve arsası vasfıyla davalı adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 20... parsel sayılı taşınmazın davalı adına yapılan kadastro tespitinin hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliğinin ve kullanımının bulunmadığını, davalı lehine kazanma koşullarının oluşmadığını ve taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin uzun yıllardır kesintisiz olarak devam ettiğini, taşınmazda emek harcanmak suretiyle imar ve ihya faaliyetlerinin gerçekleştirildiğini, müvekkili lehine kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve kamu yararına tahsis edilmeyen yerlerden olduğu, kadastro çalışmaları sırasında orman olduğu gerekçesiyle tespit dışı bırakıldığı, sonrasında yapılan güncelleme çalışmaları ile senetsizden davalı adına tespit edildiği, geriye dönük hava fotoğraflarında imar ve ihya faaliyetlerinin bulunduğu, taşınmaz üzerinde yapı ve meyve ağaçlarının mevcut olduğu, davalının zilyetliğinin 20 yıldan fazla süredir aralıksız devam ettiği, taşınmazın mera niteliği taşımadığı, köy yerleşim alanı içerisinde ve özel mülkiyete elverişli olduğu, bu suretle 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesinde öngörülen koşulların davalı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 20... parsel sayılı taşınmazın kadastro güncelleme tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmazın öncesinin orman olmadığı, köy yerleşim alanı içerisinde arsa niteliğinde bulunduğu, farklı yıllara ait görüntülerde taşınmazın sınırlarının belirgin olduğu ve ev, ahır ile bahçe olarak zilyet ve tasarruf edildiği, taşınmaz üzerindeki yapıların eski tarihli olduğu, davalının malik gibi hareket ettiği ve bu suretle davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanma koşullarının oluştuğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, davalı lehine zilyetlik ve imar-ihya koşullarının oluşmadığını ve bilirkişi raporlarının yetersiz ve hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/834, K. 2026/4174, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-834-e-2026-4174-k-f2edf5715ac2