Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/958 E. 2026/1223 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/958
- Karar No
- 2026/1223
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/958 KARAR NO : 2026/1223
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/02/2025 NUMARASI : 2017/860 Esas 2025/149 Karar
DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ...- Av. ...-(e-tebligat)
DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...- (e-tebligat)
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 24/09/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.10.2012 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracı ile seyri sırasında yaya olan davacıya çarpmasıyla meydana gelen kazada davacının ağır derecede yaralandığını, zararların karşılanması için davalı ... şirketine 20.06.2017 tarihinde başvuru yapıldığını, davalı ... şirketinin cevabi yazısında Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/97 esas sayılı dosyasına istinaden ödeme yapıldığından başvurunun reddedildiğinin bildirildiğini, davacının maluliyetinin arttığını belirterek, şimdilik sürekli iş göremezlik dolayısıyla 500,00 TL, geçici iş göremezlik dolayısıyla 500,00 TL, bakıcı ihtiyacı dolayısıyla 250,00 TL olmak üzere toplamda 1.250,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan(tahsilde tekerrüre yer olmamak kaydıyla)müşterek ve müteselsilen tahsiline, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 09.11.2017 tarihli davacıya ait adli tıp rapor ücretinin yargılama gideri olarak sayılmasına karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 5.259,56-TL,sürekli iş görmezlik tazminatı talebini 219.240,44-TL ve bakıcı gideri talebini 1.854,26 TL olarak arttırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, bakıcı gideri zararı olarak 1.854,26 TL maddi tazminatın, 30/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (geçici ve sürekli iş göremezlik taleplerine dair 225.000TL’lik) istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının maluliyeti yıllar içinde artmış olmasına rağmen mahkemece hükme esas alınan ATK raporunda maluliyetin artmadığına kanaat getirilmiş olmasının yerinde olmadığını, davacı hakkında tanzim edilen tüm raporların, davacının muayene edilmesi sonucu, usulüne uygun, Sağlık Bakanlığınca yayınlanmış maluliyet raporu düzenlemeye yetkili hastanelerce, rapor tarihlerindeki yönetmeliklere uygun bir şekilde düzenlendiğini, davacı hakkında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesince 04/03/2015 tarihinde düzenlenen raporda detaylı muayene bulguları kayıtlı olmadığından bahisle davacının maluliyetinde herhangi bir artış veya azalma meydana gelmediğinin iddia edildiğini, bu raporun detaylı muayene bulguları barındırmadığı kabul edilse dahi dosya kapsamında yer alan diğer raporların dikkate alınmadığını, hükme esas alınan kusur ve hesap raporunu kabul etmediklerini, aktüer raporunda tazminat hesaplaması yapılırken PMF hesap tablosunun baz alınmasının yerinde olmadığını, raporda esas alınan bakiye ömür süresine, maluliyet artış oranına, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı sürelerine, hesaplama yöntemine, zarar süresine, kazanç durumuna, aktif ve pasif dönem tablolarına itiraz ettiklerini, davacının 100 yaşına kadar yaşayabileceği ihtimaline göre hesaplama yapılması gerektiğini, dava devam ederken 2025 yılında asgari ücret güncellendiğinden yeni asgari ücrete ilişkin rapor alınması gerektiğini, davacının pasif dönem hesabında ıskonto katsayısı ve davacının pasif dönem gelirinin eksik hesaplanması nedeniyle gelecek dönem pasif dönem zararının eksik hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafın sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle artan maluliyete dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 21.10.2012 tarihinde sürücü ...’ın yönetimindeki araçla seyri sırasında olay yerine geldiğinde, seyir yönüne göre yolun solunda park halinde bulunan bir aracın arkasından, yanlarında bulunan, odun yüklü iki adet eşekle birlikte yolun karşısına geçmek isteyen iki kadından, yaya ...’ya ve bir eşeğe çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü ...’ın K.T.K.’nın 51/2-b maddesini ihlal ettiği, yaya ...'nın ise, aynı yasanın yayalara ait kusurlardan KOD:4 maddesini ihlal ettiğinin belirtildiği, mahkemece Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan 20.02.2019 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’ın %40 oranında, yaya ...’nın %60 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Kastamonu 2.SCM’nin 2013/63 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada alınan 21/05/2014 tarihli bilirkişi raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sanık ...’ın tali kusurlu olduğunun belirlenmesiyle sanığın taksirle yaralama nedeniyle cezalandırılmasına hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacı yayaya çarpan aracın kaza tarihini kapsayan ZMM sigorta poliçesinin davalı ... tarafından tanzim edildiği, poliçede tedavi gideri için 225.000 TL,ölüm hali için 225.000 TL limit olduğu, Ankara 5. ATM 2016/97 E sayılı dosyasında davacının aynı kazaya ilişkin davalı ... aleyhine kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatı talepli olarak açtığı davada yapılan yargılama sonucu tarafların sulh olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, dosya kapsamında yer alan sulh sözleşmesi kapsamında tarafların 20.000,00 TL asıl alacak, 2.000,00 TL vekalet ücreti toplam 22.000,00 TL ödenmesi hususunda anlaştıkları, ödemelerin gerçekleştiği, mahkemece ATK(İstanbul) Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'ndan alınan 13/06/2024 tarihli rapor uyarınca davacının 21.10.2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri... E cetveline göre %57.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 04.03.2015 tarihli raporunun, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmelik hükmü baz alınarak düzenlendiği, kaza tarihinde (21.10.2012) Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükte bulunduğu, davacının %57.0 oranında meslekte kazanma gücünden kayıp oranının dava konusu trafik kazasında meydana gelen sol 12. kot fraktürü, sağ ve sol femur, sol tibia, sol humerus, lomber omurga proçez faktörleri sonucu meydana geldiği ve dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, ayrıca İlgili İhtisas Kurulunun 11.12.2019 tarihli muayenelerinden elde edilen bulgular ile tespit edildiği ve sabit olduğu, dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği, iyileşme süresinin gelişen komplikasyonlar nedeniyle olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 6 ay süreyle bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceğinin belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca davacının 1854,26 TL bakıcı gideri talep edebileceğinin belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının söz konusu trafik kazası nedeniyle talep edebileceği bakıcı gideri tazminat miktarının tespit edildiği, dava artan maluliyet iddiasına dayalı olarak açılmış ise de mahkemece hükme esas alınan ATK(İstanbul) Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'ndan alınan 13/06/2024 tarihli rapor uyarınca davacının 21.10.2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri... E cetveline göre %57.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 04.03.2015 tarihli raporunun, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmelik hükmü baz alınarak düzenlendiği, kaza tarihinde (21.10.2012) Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükte bulunduğu, davacının %57.0 oranında meslekte kazanma gücünden kayıp oranının dava konusu trafik kazasında meydana gelen sol 12. kot fraktürü, sağ ve sol femur, sol tibia, sol humerus, lomber omurga proçez fraktürleri sonucu meydana geldiği ve dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, ayrıca İlgili İhtisas Kurulunun 11.12.2019 tarihli muayenelerinden elde edilen bulgular ile tespit edildiği ve sabit olduğu, dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği, iyileşme süresinin gelişen komplikasyonlar nedeniyle olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 6 ay süreyle bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceğinin belirlendiğinin anlaşılması karşısında davacının artan maluliyetinin de bulunmadığının anlaşılmasına, bu kapsamda mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun denetime elverişli bulunmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca (davalı ... şirketinin teminat limitinin sakatlık ve tedavi gideri kapsamında 225.000 TL olması ve yapılan ödemeler kapsamında kalan limit miktarı gözetildiğinde istinaf eden tarafın sıfatına göre)KESİN olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... ... Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.