Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/418 E. 2026/1391 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/418
Karar No
2026/1391
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/418 KARAR NO : 2026/1391

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/06/2023 NUMARASI : 2018/672 E. 2023/480 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 17.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 17.09.2026

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.06.2023 gün ve 2018/672 E. 2023/480 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 08.01.2017 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ...'ın maliki, davalı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, davacı ...'nin sürücüsü olan ... plakalı araca çarptığını, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun, davacı sürücünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, kaza nedeniyle davacı sürücüsü ile araçta yolcu olarak bulunan diğer davacıların yaralandıklarını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 10.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminat; davacı ... için 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 3.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi TL tazminat, davacı ... için 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın muacceliyet tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 30.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerine ilişkin dava değerini davacı ... yönünden 195.564,05 TL'ye, davacı ...yönünden 121.420,19 TL'ye, davacı ... yönünden 109.399,81 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili, müvekkilinin aracın işleteni olmadığını, aracını ... adlı firmaya kiraya verdiğini, davalı araç sürücüsü ...'nın bu firmadan 06.01.2017 tarihinde kiralama sözleşmesi yaparak müvekkiline ait aracı 8 ay süre ile kiraladığını, müvekkilinin uzun süreli kira sözleşmesiyle aracı araç sürücüsüne teslim ettiğinden müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını, aracın işleteninin aracı kiralayan davalı ... olduğunu, davacılara SGK tarafından iş göremezlik ödeneği ödendiğini, müvekkilinin işleten sıfatı bulunmadığından manevi tazminat taleplerinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, hükme esas alınan ATK raporuna göre davacı ...'nin %12 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, davacı ...'nin %13,4 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, iyileşme süresinin 3 ay olduğu, davacı....'nun sürekli iş göremezliğinin oluşmadığı, iyileşme süresinin 3 hafta olduğu, davacı ...'nin %8 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu; ceza dosyasında alınan kusur raporuna göre davalı sürücü ...'nın kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunun, davacıların kusurunun bulunmadığının tespit edildiği; SGK yazılarına göre davacı ... ve ...'ya geçici iş göremezlik ödeneği ödenmediği, rücuya tabi herhangi bir ödemenin yapılmadığı, davacı ...'ye toplam 7.627,15 TL, davacı ...'ye toplam 4.040,29 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı; davalı ... vekilince sunulan kira sözleşmesine göre aracın ... adlı firma tarafından 8 aylığına davalı araç sürücüsü ...'ya kiralandığı, araç üzerinde davalı ...'ın fiili hakimiyetinin kalmadığı, ekonomik yönden de yararlanma olanağının kalktığı gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, davacı ...'nin maddi tazminat davasının kabulü ile 1.421,27 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 289.038,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 290.459,64 TL maddi tazminatın; davacı ...'nin maddi tazminat davasının kabulü ile 1.519,91 TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 184.606,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 186.126,45 TL maddi tazminatın; davacı ...'nin maddi tazminat davasının kabulü ile 3.812,25 TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 151.218,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 155.030,91 TL maddi tazminatın; davacı ....'nun maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 889,52 TL geçici iş görmezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden (sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) dava tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine; davalı ... A.Ş. aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine, davacılar ..., ... ve ...'nin manevi tazminat davalarının kabulü ile 5.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, davacı ....'nun manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, davalı ... yönünden maddi manevi tazminat davasının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ...'ın aracını kaza tarihinde.... .adlı firmaya kiraladığına ilişkin bir belgenin dosyaya sunulmadığını, aralarındaki kira sözleşmesinin şartlarının bilinmediğini, dosyaya sunulan belgenin davalı ... ile dava dışı ... firmasına ait ve tarihi ile oynanmış bir yazılı kağıt olduğunu, davalının kiralama şirketi ile olan sözleşmesini ve ilgili ticari kayıtları dosyaya sunarak bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, davalı ... A.Ş. yönünden hükmedilen tazminatın "poliçe limiti ile sınırlandırılması kaydıyla" hükmünün belirsizlik içerdiğini, tazminat miktarının tümü için sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili, uzun süreli kiralama nedeniyle sigortalının işleten sıfatını kaybettiğini, müvekkili şirketin de sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak sigortalı ...'ın işleten sıfatını koruduğu durumlarda geçerli olacağını, mahkemece sigortalı yönünden davanın reddine karar verilmişken müvekkili şirket yönünden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesince savunmaları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedeni zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin manevi tazminat talebi yönünden herhangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsü, sürücünün kusuru oranında sorumludur. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hâkimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut olayda, her ne kadar davalı ... vekilince, müvekkilinin aracı ... adlı firmaya kiraya verdiğini, davalı ...'nın aracı bu firmadan 8 ay süre ile kiraladığını savunmuş ve dosyaya dava dışı ... - .... ile davalı sürücü ... arasında imzalanmış 06.01.2017 tarihli kira sözleşmesini ibraz etmiş ise de, davalı ... ile dava dışı... ya da davalı ... arasında uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, aracın fiilen dava dışı ... ve davalı ...'ya teslim edilip edilmediği, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde ....'a ait firmanın ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı ...'ın işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir. (Yargıtay 17. HD 03.12.2018 tarihli ve 2016/2629 Esas, 2018/11545 Karar sayılı ilamı) Bu nedenlerle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerindedir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.06.2023 tarihli 2018/672 Esas ve 2023/480 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde yatıranlara iadesine, 6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/418, K. 2026/1391, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-418-e-2026-1391-k-e997663b2a54