Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/574 E. 2026/856 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/574
Karar No
2026/856
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/574 - 2026/856 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/574 KARAR NO : 2026/856 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/10/2023 NUMARASI : 2022/414 E. - 2023/386 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/10/2023 tarih ve 2022/414 Esas - 2023/386 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı Şirketin 2020/111108 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli 2013/67109 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, diğer fikri mülkiyet hakları ve kötü niyet gerekçeleriyle bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, Kurum kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili markası ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmışlığı nedeniyle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini, müvekkilinin başvuru konusu ibarenin gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanında yer alan "..." ibaresi nedeniyle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-11152 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markası arasında benzerlik olmadığı gibi markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de farklı olduğunu, davacının ticaret unvanı, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının da haksız bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " Şekil+..." ibareli tescilli marka arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gibi taraf markalarında emtia benzerliği şartının da gerçekleşmediği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın "Şekil+..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşullarının oluşmadığı, davacının ticaret unvanına dayalı iddiası yönünden SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının başvurunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinafa konu mahkeme kararının, itiraz ettikleri hatalı ve eksik bilirkişi raporuna dayandırıldığını, bu raporda olduğu gibi mahkeme kararında da, markaların karşılaştırılmasına ilişkin bir takım şablon bilgilerin karar içerisine dercedildiğini, ancak dava konusu somut olay bağlamında niye markalar arasında benzerlik olmadığının gerekçelendirilmediğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkili markasının esaslı unsuru olan "..." ibaresi ile dava konusu başvurunun esas unsuru olan "..." ibaresi arasındaki tek farkın, davalı marka başvurusunda fazladan bulunan "..." ve "..." harfleri olduğunu, söz konusu eklentiyi gören ortalama tüketicinin, markaları birbirinden ayırt edemeyeceğini, gerek işitsel gerek görsel gerekse de anlamsal açıdan markalar arasında bir bağlantı kurma yoluna gideceğini, ayrıca davaya konu marka başvurusunun tescil edilmek istendiği hizmetlerin de müvekkiline ait markanın kapsamında yer alan hizmetler ile aynı/ benzer nitelikte bulunduğunu, mahkeme kararındaki benzerlik değerlendirmesinin Yargıtay kararları ile uyumlu olmadığını, dava konusu başvurunun, müvekkilinin ticaret unvanına tecavüz ettiğini, müvekkilinin "..." ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu, öte yandan müvekkili markasının tanınmış bulunduğunu ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira tertip tarzı itibariyle davacı markasının asli unsurunu "..." ibaresi oluşturduğu gibi bir an için "..." ibaresinin de davacı markasında asli unsur olarak kullanıldığının kabulü halinde dahi bu ibare ile "..." ibaresi arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığı, markaların harflerine ya da hecelerine bölünerek karıştırılma ihtimali değerlendirmesi yapılmasının mümkün bulunmadığı ve bir bütün olarak markaların karşılaştırılması gerektiği, bu kapsamda taraf marka işaretlerinin benzemediği, işaretlerin benzememesi nedeniyle SMK'nın 6/3 ve 6/6 maddesi koşullarının oluşmadığı, yine SMK'nın 6/4-5 maddesi anlamında da bir tescil engelinin olmadığı, başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 304,40-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/574, K. 2026/856, T. 24.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-574-e-2026-856-k-6b1fd7adae55