Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/841 E. 2026/1004 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/841
- Karar No
- 2026/1004
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/841 - 2026/1004 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/841 KARAR NO : 2026/1004
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2024 NUMARASI : 2017/55 ESAS - 2024/747 KARAR
ASIL DAVADA; DAVACI : VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av. BİRLEŞEN ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/632 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVACI : VEKİLLERİ : Av DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali, Alacak KARAR TARİHİ : 24/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/06/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili asıl dava dosyası dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı şirketin maliki ve ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, davalı şirket tarafından havaalanında çalışan işçiler için servis taşımacılığı yapılmak üzere tahsis edilerek kullanıldığı sırada...Karayolunda...Belediye Başkanlığına ait... plakalı araç ile 06.05.2013 tarihinde çarpıştığını, kaza sonucu ...'ın yaralanması sebebiyle 47.100,006 zararın İdil (Şırnak) Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/434 E. Sayılı dosyasına istinaden 01.07.2016 tarihli İbraname ile ödendiğini, ödenen tutar sonrasında 47.100,00 TL asıl alacak ve1.091,69 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 48.191,69 TL tahsili için Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2016/20431 E. Sayılı ve 27.10.2016 tarihli ilamsız icra takibi ile davalıdan rücuen talep edildiğini, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalının, müvekkili şirkete ZMM Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracı, servis taşımacılığı yapılmak üzere tahsis ettiğini aracın personel taşımaya uygun bir araç olmayıp, 4925 S. Karayolları taşıma Kanununun 5.Maddesinde belirtilen taşımacılık için gerekli Yetki Belgesi ve sürücünün de Sürücü Mesleki Yeterlilik Belgesi bulunmadığını, Karayolları Taşıma Yönetmeliğinin 6/4-c bendinde de D3 Yetki Belgesinin alınması ve taşıt belgelerine kaydedilmesi gerektiğini, aksi takdirde taşıtların taşımacılık için kullanıldığını, davalının gerekli belgeleri bulundurmadığını ve gerekli kayıtları sağlamadığı için kazadan ve yapılan ödemeden sorumlu olduğunu belirterek, icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Ankara 4. ATM'nin 2020/632 Esas 2021/327 Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı davalı Şirketin maliki ve...’ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın davalı şirket tarafından havaalanında çalışan işçiler için servis taşımacılığı yapılmak üzere tahsis edilerek kullanıldığı sırada ... karayolunda...Belediye Başkanlığı’na ait... plakalı araç ile 06/05/2013 tarihinde çarpıştıklarını, trafik kazası sonucunda vefat eden ... adlı şahsın imam nikahli eşi tarafından Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/236E. sayılı dosyasında destekten yoksun kalma tazminatı davası açıldığını, bu Mahkeme’ce davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf ilamı ile kaldırılarak kesin nitelikte hüküm tesis edildiğini, sözkonusu ilama dayalı olarak yapılan icra takibi sonucunda icra dairesine müvekkili tarafından takip alacaklısına ödenmek üzere 133.962,49-TL ve 3.630,51-TL stopaj kesintisi olarak Vergi Dairesine ödeme yapıldığını, dava konusu aracın servis taşımacılığı yapılması için kullanılmaya elverişli olmadığı gibi araç sürücüsünün de ilgili mevzuat gereğince sürücü mesleki yeterlilik belgesinin de bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin ZMMS Poliçesi Genel Şartlarının B.4 m. gereğince müvekkilinin bahse konu sigorta tazminatını davalıya rücu hakkının doğduğunu belirterek, dava konusu 137.593,00-TL alacağın icra dosyasına ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili asıl dava dosyasında cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazada tek başına kusurlu olmadığını, kazaya karışan belediyeye ait araç ve sürücüsünün de asli kusurlu olduğunu, trafik kaza raporu ve krokilerinden anlaşılacağı üzere müvekkiline ait aracın yolun sağından gitmekte olan... plakalı çöp kamyonunu sollayarak geçmek isterken çöp kamyonunun yolun sol tarafına ani manevrası ile kazaya neden olduğunu, ... plakalı aracın muayene tarihinin kazadan önce 04.05.2013 tarihinde dolduğunu, kamyonun frenlerinde ya da herhangi bir aksamında arıza ve eksiği bulunması nedeniyle kazanın meydana gelmiş olması ihtimalinin yüksek olduğunu, ... plakalı aracın araç ruhsatında yol yıkama aracı olarak kayıtlı olmasına rağmen çöp kamyonu olarak kullanıldığını, iş bu değişimin kazaya neden olup olmadığının Mahkemece araştırılması gerektiğini, ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumuna etkisinin anlaşılması için mesleki yeterlilik ile ilgili bilgilerin Mahkemece istenmesi gerektiğini bildirerek, müvekkilinin iş bu kazada en azından tek başına kusurlu olmadığı dikkate alınmak suretiyle diğer araç sürücüsü ... aleyhine dava açıp iş bu dosya ile birleştirmek üzere davacı tarafın uyarılarak süre verilmesine, söz konusu sürücü için gerekli belgelerin dosyaya kazandırılmasına, aracın durumu ve sürücünün bilgileri doğrultusunda kusur durumuna etkisinin belirlenebilmesini istemiştir. Birleşen Ankara 4. ATM'nin 2020/632 Esas 2021/327 Karar sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına karışan aracın kaza servis aracı olarak olarak kullanılmadığını, müvekkili Şirketin servis aracı olarak araç ve sürücü görevlendirilmediğini, kaza sonucunda yaralanan veya vefat eden kimselerin araca kendi insiyatifleri ile bindiklerini, dava konusu trafik kazasında vefat eden ... ile araca binen diğer kişilerin müterafik kusurlarının bulunduğunu, dava konusu trafik kazası nedeni ile Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/285E. sayılı dosyasında açılan kamu davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın müvekkili Şirket ile iki ayrı poliçesi olan dava dışı... ve ... A.Ş.’ye ihbarının gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taraf iddia ve savunmaları, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası, Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/149 Esas sayılı dosyası, İdil Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası, takip dosyaları ile bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigortalının maliki olduğu ... plakalı aracın davacı sigorta şirketine ait Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, davaya konu kaza nedeniyle dava dışı zarar görenlere asıl dava için 47.100,00 TL, birleşen dava için Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7041 Esas sayılı icra takip dosyasına 23.06.2020 tarihinde 133.962,49 TL ödeme yapıldığı, 22.06.2020 tarihinde 3.631,36 TL tutarında avukatlık ücreti ve stopaj ödemesine dair belge sunulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davalıya ait sigortalı aracın yük nakli için imal edildiği, ruhsatında 6 kişi taşıyabileceği ancak kaza sırasında aracın 18 yolcu taşındığı, aracın yük nakli yerine işçi servisi olarak kullanıldığı, yolcuların tabure vb. oturduğu, dosyada mevcut SGK İnceleme raporu ve BAM kararında da aracın yetki belgesi olmadığı, sürücünün bu konuda mesleki eğitim almadığı, psikoteknik raporu bulunmadığının anlaşıldığı, ZMMS Genel Şartlarının B.4 maddesi e fıkrasında; tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması sonucunda meydana gelmiş olması halinde sigorta şirketinin rücu davası açabileceğinin belirtildiği, bu bağlamda davacı sigorta şirketinin ödediği tazminatı sigortalısına rücu edebileceği, yapılan incelemeye göre davacının davalıdan icra takibinde gösterilen bedel kadar alacaklı olduğu anlaşıldığından asıl davanın kabulüne, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile icra takip dosyasına yapılan ödeme esas alınarak 133.962,49TL'nin ödeme tarihinden itibaren 23/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından; “Asıl dava yönünden; 1.Davanın kabulü ile Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2016/20431 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynı miktar ve şartlar üzerinden devamına, 2. İcra inkar tazminatı talebinin reddine, Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/632 Esas sayılı dosyası yönünden; 1.Davanın kısmen kabulü ile 133.962,49 TL 'nin ödeme tarihi olan 23/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2. Fazlaya ilişkin istemin reddine, ” karar verilmiş; karara karşı asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; asıl davada icra inkar tazminatının ve birleşen davada da 3.631,36TL’lik stopaj kesintisine yönelik talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davaların tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; aracın personel servisi olarak kullanılmadığını, hafif yük taşımacılığında kullanıldığını, rücu şartlarının oluşmadığını, kazaya karışan aracın servis olarak kullanıldığına dair tek delilin kazazede beyanları olduğunu, başka delil bulunmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı vekilleri istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Asıl dava; davacı sigorta şirketi tarafından kendi sigortalısına Sigorta Genel Şartları gereğince trafik kazası nedeniyle ödenen alacağın tahsiline yönelik girişilen icra takibinde vaki itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine, birleşen dava ise; trafik kazası nedeniyle dava dışı hak sahiplerine ödene destekten yoksun kalma tazminatının kendi sigortalısı davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Kaza tarihinde (06/05/2013) yürürlükte bulunan 12/08/2003 tarihli (eski) ZMM Sigorta Genel Şartlarında sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; " Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazmina¬tın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir. Sigorta ettirene başlıca şu nedenlerle rücu edilir:… e) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,….” denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. Mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsü ile dava dışı sürücünün %50’şer kusurlu olduklarının tespit edildiği, dava konusu kazaya ilişkin Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/149 E.- 2015/140 K. sayılı dosyasında da kazaya karışan iki aracın sürücülerinin eşit oranda asli kusurlu oldukları kabul edilerek mahkumiyet kararı verildiği ve kararın Yargıtay 12 CD. tarafından sigortalı araç sürücüsüne (Sanık... ) yönelik hüküm yönünden; “..Oluş ve dosya kapsamına göre sanıkların meydana gelen kazada asli oranda eş kusurlu oldukları ve bu hususun 13/02/2015 Tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı raporu ile doğrulandığı anlaşılmakla, tebliğnamenin yeniden rapor alınması gerektiğine ilişkin (1) numaralı bozma görüşüne, ceza miktarı ve sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin tedbir süresi yerinde yerinde görüldüğünden tebliğnamenin (2) ve (3) numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. ancak;…Sanık...'ın idaresindeki kamyonetin beş yolcu kapasiteli olmasına rağmen on beş yolcu aldığı ve bu şekilde eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,…” doğru olmadığından bozulmasına karar verilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, kazanın nedeninin tek başına “yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu taşınması” olmadığı, dolayısıyla sigorta lehine rücu şartlarının oluşmadığı açık olup mahkemece rücu şartları oluşmadığından asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile her iki davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl ve birleşen dosya davalısı-sigortalının istinafının bu yönden kabulü gerekmiş, yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmediğinden kararın Dairemizce düzeltilmesine karar verilmiş, aynı nedenle davacı sigorta şirketinin istinafının ise esastan reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen dosyada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, asıl ve birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararın düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; I-İstinaf eden asıl ve birleşen dosyada davacı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Asıl ve birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 23/12/2024 tarihli, 2017/55 Esas - 2024/747 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Asıl dava ve Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/632 Esas sayılı dava yönünden davanın REDDİNE, 2-Asıl dosyada alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL mahsubu ile ve birleşen dosyada alınması gereken 732TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL mahsubu ile bakiye (116,60TL*2) 233,20 TL harcın asıl ve birleşen dosya davacısından tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Asıl ve birleşen dosyada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Asıl ve birleşen dosyada davalı tarafından yapılan yargılama giderleri masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Asıl dosyada davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 45.000TL, birleşen dosyada davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 45.000TL vekalet ücretinin her dosyada için davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Artan gider avansının yatıran iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN III-İstinaf talebi reddedilen asıl ve birleşen dosya davacısı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, IV-İstinaf talebi reddedilenden alınması gerekli asıl dosyada 732TL, birleşen dosyada 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan (615,40*2) 1.230,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 233,20TL istinaf karar harcının İstinaf talebi reddedilenden alınarak hazineye irat kaydına, V-İstinaf talebi kabul edilenden alınan istinaf karar harcının isteği halinde yatırana iadesine, VI-İstinaf talebi kabul edilen tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.683,10TL istinaf başvuru harcı davacıdan alınarak davalıya verilmesine, VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 24/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.