Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6414 E. 2026/4042 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6414
Karar No
2026/4042
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1822 E., 2025/837 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/177 E., 2023/92 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 13 03... parsel sayılı 4.308,79 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; 13 03... parsel sayılı 4.308 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tespiti sırasında orman sınırları dışına çıkarıldığını, zilyetlik şerhine ilişkin belirleme yapılmadığını, dava konusu taşınmazın 50 yıla yakın süredir davacılar ve ataları tarafından kullanıldığını ancak kullanıcı hanesinin boş bırakılarak tespit gördüğünü, taşınmazın öncesinde davacıların kök murisi ... ve ...'den olma ...'nin zilyetliğinde iken oğlu ...'e devredildiğini, ...'in de zilyetliğini davacı çocuklarına devir ve teslim ettiğini, davacıların dava konusu taşınmazı zeminde an diye tabir edilen sabit sınırlarla belirlenmiş haliyle belli yerleri kullandıklarını belirterek, dava konusu taşınmazın davacıların zilyetliğinde olduğunun tespiti ile tapu kaydının beyanlar hanesine şerh ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 13 03... parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmış yerlerden olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu ve şahıslar adına tespit ve tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "yapılan keşifte yerel bilirkişiler ve tanıklar dinlenilmiş, davacı tarafın yer gösterimi ile hak iddia edilen alan tespit edilmiş, taraf beyanları, bilirkişi ve tanık beyanlarından fen bilirkişi raporuna ek krokide (A) harfiyle gösterilen alanın mesire alanı olarak bilindiği, (B) harfiyle gösterilen alanın köklü kayalık ve ardıç ağaçları ile kaplı olup zilyetliğe elverişli yerlerden olmadığı, (C) harfiyle gösterilen alanın davacı murisleri tarafından ekilen alan olarak tarif edildiği anlaşılmış, tüm beyanlar ve bilirkişi raporunda yer alan hava fotoğrafı ve uydu görüntüleri incelemeleri bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın uzun yıllardır tarımsal faaliyetlere konu olmadığı, kullanım bulunmadığı, uydu görüntülerinin incelenmesinde de (C) harfli kısmın zemin durumu ve toprak yapısı olarak (A) harfiyle gösterilen kısımdan ayrılmadığı, ayırıcı iz ve işaret bulunmadığı ve işlenmemiş toprak olarak görüntü verdiği anlaşılmakla; kullanım kadastrosunun amacının bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiği orman kadastro komisyonlarınca tespit edilerek orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazların, tespit tarihi ve öncesinde taşınmazı hakka dayalı, fiili olarak ekonomik amaca uygun şekilde zilyetliğini sürdüren kullanıcılarının belirlenmesi olduğu göz önüne alındığında, tespit tarihi ve öncesinde sürdürülen fiili kullanım olgusunun ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine, 13 03... parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespiti gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tüm dosya kapsamına göre; kararın dayandığı gerekçeye ve yapılan keşif ve alınan beyanlara göre, dava konusu taşınmazda ekonomik amaca uygun kullanım bulunmadığı ve davacılar tarafından kullanılmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, gerekçe içermediğini, Mahkemenin delillerin değerlendirilmesinde hataya düştüğünü, dava konusu taşınmazın davacıların atalarından beri zilyetliklerinde olduğunu, delillerin tam olarak toplanmadığını, keşfin usulüne göre yapılmadığını, bilirkişilerin keşif mahallinde dinlenmediğini, Mahkemece bilirkişi raporuna aykırı karar verildiğini ve gerekçenin hem dosya içeriği hemde kendi içinde çelişkili olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,6 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6414, K. 2026/4042, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6414-e-2026-4042-k-a4a08972295f