Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6695 E. 2026/4037 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6695
- Karar No
- 2026/4037
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1834 E., 2025/1012 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/25 E., 2023/26 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 8 22... parsel sayılı 4.791,77 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2000 yılından beri ... kullanımındadır" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 8 22... parsel sayılı taşınmazın maliklerinden olduğunu, taşınmazın kendisine ait hissesinin kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit edildiğini belirterek, kadastro tespitinin iptali ile davalı adına tespit edilen hissenin kendi adına tespitini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya da davacı ... dava dilekçesinde; 8 22... parsel sayılı taşınmazın maliklerinden olduğunu, taşınmazın kendisine ait hissesinin kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit edildiğini belirterek, kadastro tespitinin iptali ile davalı adına tespit edilen hissenin kendi adına tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın evveliyatının orman olduğunu, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, zilyetlik, devir ve zamanaşımı yoluyla iktisap edilmelerinin mümkün olmadığını, davacının taşınmaza zilyet olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davanın kabul edilmesi halinde yasal hasım olan Hazine aleyhine yargılama gideri hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... 06.10.2021 tarihli ön inceleme duruşmasında alınan imzalı beyanında; açılan davayı kabul ettiğini, davacıların 8 22... parselde kullandığı yer ile kendisinin kullandığı yerin farklı olduğunu, keşif yapılarak hatanın giderilmesini, davayı kabul ettiği için yargılama giderlerinden muaf tutulmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "yapılan keşifte tarafların beyanları doğrultusunda mahalli bilirkişilerin yer gösterimleri ile kullanım alanları tespit edilerek işaretlenmiş, taşınmazların zeminde su arkı, taş duvar ve tel örgü ile ayrıldığı, taşınmazların tarım arazisi vasfıyla kullanıldığı görülmüş, keşif sonrası düzenlenen fen bilirkişi raporuna ek krokide ...'un kullandığı alanın (A) harfi ile gösterilen 2115,81 m²lik taşınmaz, ...'nın kullandığı alanın (B) harfi ile gösterilen 1665,25 m²lik alan olduğu, ...'nın kullandığı alanın (C) harfi ile gösterilen 1010,71 m²lik alan olduğu belirlenmiştir. Davalının kabul beyanı ve zemindeki fiili sınırlar esas alınarak davanın kabulüne, davalı ön inceleme duruşmasında davayı kabul ettiğinden ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılması gerektiği" gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, 8 22... parselin kullanım kadastro tespitinin iptali ile 27.09.2022 tarihli fen bilirkişisinin imzalı raporunda Ek:1 numaralı krokide (C) harfi ile gösterilen 1010,71 m²lik alanın 8 22... parselden ifrazı ile beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılmıştır. Bu parsel, 2000 yılından beri ...'nın kullanımındadır, yazılarak aynı ada son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 27.09.2022 tarihli fen bilirkişisi raporunda yer alan ek:1 numaralı krokide (B) harfi ile gösterilen 1.665,21 m²lik alanın 8 22... parselden ifrazı ile beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılmıştır. Bu parsel, 2000 yılından beri ...'nın kullanımındadır, yazılarak aynı ada son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 27.09.2022 tarihli fen bilirkişisi raporunda yer alan ek:1 numaralı krokide (A) harfi ile gösterilen ve ifrazdan geriye kalan 2.115,81 m²lik alanın aynı ada aynı parsel numarası ile tutanaktaki diğer hususlar ve beyanlar hanesi aynen kalmak kaydıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacıların tespit tarihi ve öncesinde dava konusu taşınmazın fen bilirkişinin raporunda (B) ve (C) harfiyle gösterilen farklı bölümlerinin kendileri tarafından kullanıldığı, davalı şerh lehtarı ...'un da ön inceleme duruşmasında davayı kabul ettiği anlaşıldığından, bu yönüyle davanın kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve esasa aykırı olduğunu, taşınmazın davacılar adına tescili için 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun aradığı yasal şartların oluşmadığını, taşınmazın evveliyatının orman olması nedeniyle zilyetlik ve zamanaşımı ile kazanılamayacağını, davacılarının zilyetliğini ispat edemediklerini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.