Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6078 E. 2026/4036 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6078
Karar No
2026/4036
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/214 E., 2025/868 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/7 E., 2023/617 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım Kadastrosu sonucunda, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 10 70... parsel sayılı 1.359,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 10 70... parsel sayılı taşınmazın davacıya annesinden miras olarak kaldığını ve uzun yıllardır davacı tarafından ekilip dikildiğini, dava konusu taşınmazın öncesinin kesinleşmiş orman sınırında iken 2/B kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, kullanıcı tespitinin ise yapılmadığını, davacının annesinin taşınmazı 21.03.1989 tarihli satış senedi ile edindiğini, sonrasında da mirasçılar arası rızai taksim ile davacıya kaldığını, kullanıma göre dava konusu olmayan taşınmaza komşu 10 70... , 4, 5 ve 1 parsel sayılı taşınmazların davacının kardeşleri adına tespit edildiğini, davacının dava konusu taşınmazı 6292 sayılı Kanun kapsamında satın almak istediği ancak kullanıcı tespiti yapılmadığı için satın alamadığını belirterek, taşınmazın 31.12.2011 tarihinden öncesinden beri davacının kullanımında olduğu şerhinin yazılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kadastro tespitinin usulüne uygun yapıldığını, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında kullanıcısının bilirkişilerce tespit edilemediğini ayrıca 31.12.2011 tarihinde sonraki kullanıcı ve muhdesatların beyanlar hanesine yazılamayacağını, davacının kullanım durumunun da 31.12.2011 tarihinden önceki bir tarih olmadığından dolayı parselin kullanıcı tespitinin yapılmadığını, kullanıcı olacak kişilerin taşınmazın zilyedi olması gerektiğini, davanın niteliği gereği davacının zilyetliğini ispat etmesi gerekeceğini, satış senedinin ispat için yeterli olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın bulunduğu .... Mahallesi’nde 3402 sayılı Kadastro Kanununa 5831 sayılı Kanun ile eklenen Ek-4. madde uyarınca yapılan 2/B kullanım kadastro çalışmaları 15.11.20 22... .12.2022 tarihleri arasında kesin askı ilanına alınarak dava açılmayan yerler için 16.12.2022 tarihinde kesinleştiği, yapılan 2/B kullanım kadastro çalışması neticesinde dava konusu 10 70... numaralı parselin tarla vasfında 1359.90 m² yüzölçümünde Hazine adına tapu kütüğüne tescil edildiği, zilyetlik hanesinin ise boş bırakıldığı, mahkememizce mahallinde yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmazı davacının, annesi ...'den eklemeli zilyet olarak, taşınmazın etrafını tel örgülerle çevirerek muhtelif sayıda ve cinste meyve ağacı dikmek, mahsulünü toplamak suretiyle kullandığı" gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu 10 70... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine davacı ... lehine zilyetlik şerhi işlenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosuna itiraz talebiyle açılan davanın yargılaması sonunda; dava konusu taşınmazın genelinde toprak işlemesinin yapılmış olduğu, taşınmazın üzerinde ise 20 17... yılları arasında dikimi yapılarak yetiştiriciliği yapılan 27 adet ceviz, dört adet elma, iki adet armut, birer adet erik ve şeftali genç ağaçlarının bulunduğu, taşınmazın bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde kullanıldığı, dava konusu taşınmazın davacının kullanımında olduğu mahalli ve tespit bilirkişilerin beyanları ile uydu fotoğrafları ile anlaşıldığından mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve esasa aykırı olduğunu, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğini, davacının zilyetliğini ispat edemediğini, istinaf itirazlarının dikkate alınmadan reddedildiğini, taşınmazın keşif tarihindeki değil, tespit tarihindeki durumunun esas alınması gerektiğini, davacının zilyetlik koşullarını sağlamadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6078, K. 2026/4036, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6078-e-2026-4036-k-c30a6abbd24a