Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/690 E. 2026/2399 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/690
- Karar No
- 2026/2399
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/690
KARAR NO:2026/2399
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/12/2025
NUMARASI:2024/376 E - 2025/1192 K
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
KARAR TARİHİ:17/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin "...Fatih/İstanbul" adresinde faaliyet göstermekte olduğunu, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen kontroller neticesinde müvekkillinin mevzuata aykırı bir şekilde elektrik kullandığının tespit edildiği iddia olunduğunu, bunun akabinde de müvekkili hakkında 20/05/2023 tarihli ... nolu, 175.279,80 TL tutarlı ve 20/05/2024 tarihli ... nolu 388.822,48 TL tutarındaki faturalar tanzim edildiğini, kaçak elektrik kullanımına dair herhangi bir tutanağın ne müvekkiline ne de müvekkilini temsilen herhangi bir kişiye verildiğini, değişik iş dosyasında sunulan ceza tutanağını incelendiğinde tüketime esas olarak mikrodalga fırın, klima ve çamaşır makinası da yazıldığını, 17.05.2024 tarihinde ... görevlileri tarafından şifaen harici bir hat olduğu tespit edildiği müvekkilin işyerinde bulunan yetkilisine (...) söylendiğini, bu harici hattın nereden ve hangi binaya ait olduğuna dair komşu binaya da bakılmasına rağmen kime ait olduğunun tespit edilemediğini, müvekkilinin talebi üzerine ekiplerin kontrole ve tespite gelmesi beklenirken 20/05/2024 tarihinde kaçak elektrikle ilgili işlem yapıldığını, ş ve hiçbir şekilde müvekkil ile tutanak paylaşımı yapılmamıştır. Tarafımıza herhangi bir tutanak tebliğ edilmemekle birlikte cezanın neden tanzim edildiğine ilişkin bir bilgimiz dahi bulunmaksızın tarafımızca tedbir talep edilmek ve teminat yatırılmak zorunda kalınmıştır. Üç sefer tutanak örneğini istememize ve itiraz etmemize rağmen davalı tarafından tarafımıza tutanak örneğini vermemiş ve göstermemiştir. tedbir dosyasına davalı tarafından ceza tutanağı sunulmasıyla ancak tutanağın görülebildiğini, davalı şirket tarafından tutulmuş olan tespit tutanaklarında müvekkillinin veya vekilinin imzası bulunmadığını, bundan dolayı davalı tarafça kaçak kullanıma ilişkin hesaplamanın hangi doğrultuda yapıldığının bilinme imkanı bulunmadığını, davalı tarafından kaçak kullanım iddiası sonrası yapılan değerlendirme ve hesaplama yasal mevzuata aykırı olarak gerçekleştirilmiştir ve oldukça fahiş olduğunu beyanla müvekkilinin faturaların ihtiva ettiği tutarda davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan işlemlerin elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği mevzuatına uygun olup, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, beyanla davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"... 20/10/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda dava konusu olayın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-42: (1) b) bendinde ifade edilen perakende satış sözleşmesi mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesi niteliğinde olduğunun tespit edildiği; dava konusu olayın mükerrer kaçak elektrik enerji tüketimi olduğu, davacının toplam kaçak elektrik borcunun 94.948,47 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce bilirkişi heyet raporu Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri ile ve dosya kapsamı ile uyumlu, denetlenebilir bulunmuş ve hükme esas alınmıştır.Davacı vekilinin davacı adına tanzim edilen ... seri nolu kaçak tespit tutanağı nedeniyle tahakkuk ettirilen 30/05/2024 son ödeme tarihli, ... nolu, 388.822,48 TL tutarlı fatura ve 30/05/2024 son ödeme tarihli, ... nolu, 175.279,80 TL tutarlı faturalar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi isteminde bulunduğu; hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu uyarınca davacının kaçak elektrik borcunun 94.948,47 TL olarak hesaplandığı; davacı tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/134405 Soruşturma sayılı dosyasında davalıya 69.568,93 TL ödeme yapıldığı, davacının davalıya bakiye borcunun 25.379,54 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça dava değerinin 564.102,28 TL gösterildiği anlaşılmış; bu nedenle davacının davalıya 538.722,74 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin 25.379,54 TL yönünden istemin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacı adına tanzim edilen ... seri nolu kaçak tespit tutanağı nedeniyle tahakkuk ettirilen 30/05/2024 son ödeme tarihli, ... nolu, 388.822,48 TL tutarlı fatura ve 30/05/2024 son ödeme tarihli, ... nolu, 175.279,80 TL tutarlı faturalar nedeniyle davacının davalıya 538.722,74 TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin 25.379,54 TL yönünden istemin REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; dava konusu kaçak elektrik tahakkukuna dayanak yapılan tutanakların müvekkilin bilgisi ve katılımı olmaksızın düzenlendiğini, bu haliyle ispat gücünün ciddi biçimde tartışmalı olduğunu, işletmede dört ayrı elektrik sayacının bulunduğu hususu yerinde yapılan incelemelerle sabit olmasına rağmen, hesaplamanın fiili tüketim yapısını yansıtmayan varsayımlar üzerinden gerçekleştirildiği; çalışmadığı tespit edilen cihazların tüketime dahil edildiği ve kaçak kullanım süresinin somut verilere dayanmak yerine genişletici kabullerle belirlendiğini, dava konusu taşınmaza ait dört adet elektrik sayacının bulunduğu hususu yerinde yapılan incelemelerle açıkça tespit edilmesine rağmen dava konusu kaçak tahakkuku, taşınmaza yalnızca tek sayaç üzerinden elektrik sağlanıyormuş gibi düzenlendiğini, dört ayrı sayacın varlığı tamamen göz ardı edilerek fiili tüketim yapısını yansıtmayan bir hesaplama yapıldığını, fiili kullanım koşulları ve teknik veriler esas alınmaksızın gerçekleştirilen bu hesaplamanın, tahakkukun hukuka aykırı biçimde fahiş hale gelmesine neden olduğunu, hükme esas alınan raporlar ile davalı tarafından düzenlenen tutanak ve tespitler birlikte değerlendirildiğinde, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik borcunun denetlenebilir ve somut verilere dayalı biçimde belirlenmediğini, kabul etmemekle beraber müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı tespit edilse bile; kaçak tüketime ilişkin tespit sürecinde ilgili mahaldeki son sayaç okuma tarihinin esas alınması gerektiğini, davalı tarafından tutulan tutanaklarda kanun ve yönetmeliklerde kaçak tarihi tespit edilmediği durumlarda 90 günlük tüketim hesaplanır düzenlemesinin de aksine 185 günlük süre üzerinden fahiş tahakkuk yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararın, hatalı ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu dikkate alınarak verildiğini, aynı tutanak içi açılan İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/453 Esas sayılı dosyalarında bilirkişli raporu arasındaki çelişki bulunduğunu, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, kaçak tahakkukuna karşı menfi tespit talebine ilişkindir.Mahkemesince taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.Davalı istinaf itirazlarında hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın ,aynı tutanak içi açılan İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/453 Esas sayılı dosyalarında bilirkişli raporu arasındaki çelişkili olduğunu ileri sürmektedir.Dosyanın nicelenmesinde yargılama sırasında anılan dosya bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, mahkemesince de yazılan müzekkerelerle dava dosyasının incelenmek üzere istenilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Davaların birleştirilmesi ve ayrılmasına ilişkin hükümler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, amacı usul ekonomisine hizmet etmek ve aynı konuda çelişkili kararlar verilmesini önlemektir. Anılan Yasa'nın 166/2 maddesinde; "Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır." hükmü düzenlenmiş, birleştirmenin koşulu olan “bağlantı”da, aynı Yasanın 166/4 maddesinde, "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması" olarak tanımlanmıştır. Somut olayda, dosya kapsamında İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/453 Esas sayılı dosyasına ilişkin raporun geldiği, rapora göre bilirkişiden ek rapor istenildiği halde mahkemesince bu dosya getirtilerek incelenmemiştir.O halde, mahkemesince itirazın iptaline ilişkin dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, konu ve taraflarının aynı olduğunun anlaşılması halinde dosyaların birleştirilmesi, karar verildiğinin anlaşılması halinde ise kesinleşmesinin beklenilmesi, dosya içerisinde bilirkişi incelemesi yapıldığının görülmesi halinde ortaya çelişkili kararların çıkmasının önlenmesi halinde bu raporun değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.Açıklanan nedenlerle, sair istinaf sebepleri incelenmeksizin tarafların istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a-6 md gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/09/2026