Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/745 E. 2026/1026 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/745
Karar No
2026/1026
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/745 - 2026/1026 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/745 KARAR NO : 2026/1026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2025 NUMARASI : 2023/316 ESAS - 2025/200 KARAR

DAVACILAR : 1- VEKİLLERİ :

DAVALI : 1 - VEKİLİ :

DAVALI : 2 - VEKİLLERİ : Av

DAVALI : 3 VEKİLLERİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 24/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı... vekili ve ... Şirketi vekili tarafından ayrı ayrı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı sürücü ...'nun kullanımındaki ... plakalı araç ile 01.01.2023 tarihinde seyir halindeyken araç sürücüsünün dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeniyle meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan ...'in vefat ettiğini, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın 311776689 numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, ... ve ... için ayrı ayrı 1.000.000 TL manevi tazminat, kardeşler ...ve ...’ın her biri için ayrı ayrı olmak üzere ayrı ayrı 500.000 'er TL manevi tazminatın davalılar ..., ... AŞ ve ihtiyari sigorta poliçesi muhatabı diğer davalı sigorta şirketinin varsa kasko poliçesinde manevi tazminat sorumluluğu iş bu davalıdan da tahsil edilmek üzere toplam 3.000.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine; davalıların her birinden müteselsilen tahsil edilmek üzere müvekkili baba... için 200.000 TL, anne ... ... için 200.000 TL maddi tazminata hükmedilmesine; hükmedilecek tazminatlara en yüksek ticari-reeskont faizin uygulanmasına, yargılama giderlerinin maddi tazminat bakımından tüm davalılar manevi tazminat bakımından kasko poliçesinde sorumluluğu olması durumunda yine tüm davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; baba... için 200.000,00.-TL olan taleplerini 993.877,07.-TL'ye, anne ... ... için 200.000,00.-TL maddi tazminat taleplerini 1.212.012,73.-TL' ye çıkardıklarını bildirmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, müteveffa ve diğer davalının kendi kusurları ile sebebiyet verdikleri kazadan dolayı davacıların uğradıkları zararlardan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ...'nun uzun dönem araç kiralama firması olan davalı şirkete ait getir araç uygulaması üzerinden 01.01.2023 tarihinde ... plakalı aracı kiraladığını, davalı şirketin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını, mahkemece kusur tespitinin yapılması gerektiğini, bu nedenle talep edilen tazminatlardan sorumlu tutulamayacağını, zarar ile davalı arasında illiyet bağı olmadığını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, koşullarının oluşmadığını, kasko sigorta poliçesi ve ZMMS kapsamında sigorta şirketlerinden talepte bulunulabileceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvuruda bulunulmadığını, müvekkili şirketin manevi tazminat sorumluluğu bulunmadığını, genel şartlarda belirtilen usullere göre hesaplama yapılması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, meydana gelen kazanın, diğer davalıların kiraladıkları araçtan kaynaklandığını, kazanın kiralanan aracın alev alması sonucu meydana geldiğini, talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın 25/08/2022-2023 tarihleri arasında davalı ... A.Ş.’ye ZMMS poliçesi ile sigortalandığı, kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatının 1.200.000,00 TL olduğu, kazanın teminat süresi dahilinde olmak üzere 01/01/2023 tarihinde meydana geldiği, aynı aracın ... Sigorta Poliçesi ile davalı ... A.Ş.'ye sigortalandığı, İMM teminat limitinin 2.000.000,00 TL olduğu, 01.01.2023 tarihinde meydana gelen kazada davacılar yakını ...'in, ...'nun sevk ve idaresindeki sigortalı otomobil içinde sağ ön koltukta yolcu olarak bulunduğu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporu ile; ZMMS ve İMM poliçe teminat limitleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... ... için 1.212.012,73-TL; ... için 993.877,07-TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı ve bu tutar üzerinden davanın kabulü gerektiği, davacılar müteveffanın anne, baba ve kardeşleri olup, davacılardan anne ve baba için ayrı ayrı 1.000.000,00-TL; kardeşler ...ve ... için ayrı ayrı 500.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, meydana gelen trafik kazasında, müteveffanın kusurunun bulunmaması, davacıların ve davalının ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana geliş şekli, müteveffa ile davacıların yakınlığı göz önüne alındığında, davacılar müteveffanın anne, baba ve kardeşleri olup davacılardan anne ve baba için ayrı ayrı 350.000,00-TL; kardeşler ...ve ... için ayrı ayrı 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu, kazada vefat eden davacılar yakınının herhangi bir müterafık kusurunun bulunmadığı ancak; davacıların desteği davalıların işleteni, sürücü ve ZMSS ve İMSS sigortacısı olduğu, araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen tek taraflı kazada vefat ettiği, sürücü ile müteveffanın arkadaş olduğu, dosya kapsamından yolcu olarak bulunduğu araçta hatır için taşındığı anlaşılması karşısında hatır indirimi uygulanması gerektiğinin değerlendirildiği, ancak hatır taşıması savunması bir defi niteliğinde olduğu, bu yöndeki defiyi yalnızca ... A.Ş.'nin ileri sürdüğü dikkate alınarak % 20 oranında ... A.Ş. aleyhine hükmedilecek tazminattan indirim yapılması gerektiği gerekçesi ile; " A-Maddi Tazminat 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davacıların destekten yoksun kalma zararı nedeni ile Baba... için 993.877,07.-TL (davalı ... A.Ş. yönünden ZMSS kapsamında 540.667.30.-TL; İMSS kapsamında 450.560,00.-TL poliçe teminat tutarı ile sınırlı olmak üzere), 3-... ... için 1.212.012,73.-TL (davalı ... A.Ş. yönünden 659.332,70.-TL ZMSS kapsamında; 549.440,00.-TL İMSS kapsamında poliçe teminat tutarı ile sınırlı olmak üzere), olmak üzere toplam 2.205.889,80.-TL (davalı ... A.Ş. yönünden 1.200.000,00.-TL ZMSS, 2.000.000,00.-TL İMSS poliçe teminat tutarı ile sınırlı olmak üzere) maddi tazminatın davalı işleten ...A.Ş. (1.764.711,84‬.-TL ile sınırlı olmak üzere) ve sürücü ... yönünden olay tarihi olan 01.01.2023 tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden 19.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, B-Manevi Tazminat 4-Davanın KISMEN KABULÜNE, 5-Davacı anne ... ve baba... için ayrı ayrı 350.000,00.-TL, davacı kardeşler ...ve ... için ayrı ayrı 150.000,00.-TL olmak üzere toplam 1.000.000,00.-TL manevi tazminatın (davalı ... A.Ş. yönünden İMSS poliçesi kapsamında 2.000.000,00.-TL poliçe teminat tutarı ile sınırlı olmak üzere) davalılar işleten ve sürücü olay tarihi olan 01.01.2023 tarihinden, sigorta şirketi yönünden 19.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 6-Fazlaya yönelik istemlerin REDDİNE,” karar verilmiş, karar davalı... vekili ve ... Şirketi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı... vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporundaki fahiş hesaplamaları kabul etmediklerini, rapora itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, TRH 2010 yaşam tablosuna göre progresif rant yöntemiyle hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, müvekkilinin faiz ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili temerrüde düşürülmeden faiz işletildiğini, müteveffanın müterafik kusuru nazara alınmadan tazminata hükmedildiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı sigortalı aracın kaza tarihinde kiralık olduğu ve söz konusu kiralamanın uzun süreli olması durumunda işleten sıfatı değişeceğinden müvekkil şirketin sorumluluğu kalmayacağının dikkate alınmadığını, araç sahibi ... …A.Ş. arasında uzun süre süreli kiralama sözleşmesi olduğunun beyan edildiğini, uzun süreli kiralamada işleten sıfatı değiştiğinden talebin reddi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinden davanın reddedilen kısmı gözetilerek davacıların sorumlu tutulması gerektiğini, avans faizine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; somut olayda, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 01.01.2023 günü ... Kasabası civarında seyir halinde iken meydana gelen kazada ...’in vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın ağır müterafik kusurunun bulunduğu ve hatır taşımacılığının varlığının izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin aracın işleteni olmayıp davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, araç kiralama sözleşmesi uyarınca, tüm zarardan davalı ...’ın sorumlu olduğunu, davacıların taleplerini önce ZMMS sigortasından bakiye kısmın ise İMMS sigortasından talep etmeleri gerektiğini, mahkemece bu husus dikkate alınmayarak karar verildiğini, somut olayda, hatır taşımacılığının söz konusu olduğunu, bu nedenle %20 indirimin yeterli olmayıp %40 indirim yapılması gerektiğini, yerel mahkemece kusur raporu alınmadan ceza yargılaması sırasında alınan rapor ile yetinilmesinin doğru olmadığını, Adli Tıp Kurumundan kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından davacıların ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği gözetilmeden hüküm kurulduğunu, davacılar ile müteveffa arasında destek ilişkisi bulunduğunun ispatlanamadığını, müteveffanın gelir durumuna ilişkin araştırma yapılmadığını, müvekkilinin kaza sebebiyle sorumluluğu bulunmadığını, buna rağmen fahiş miktarda tazminata hükmedildiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat taleplerinin kabulüne, manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar... vekili ve ... Şirketi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 01/01/2023 günü saat 21:50 sıralarında davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken virajı alamayarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu gidiş istikametine doğru yolun sağına yönelip demir bariyerlerin başlangıç kısmına aracın sağ ön tarafından çarpması sonucu bariyerin ön taraftan girerek arka taraftan çıkması esnasında araçta meydana gelen yangın neticesinde tamamen yandığı, araçta ön koltukta yolcu olarak bulunan davacılar yakını ...'in olay yerinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Dava konusu kaza nedeniyle yapılan hazırlık soruşturması sırasında Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 23/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; meydana gelen tek taraflı kazada davalı/sürücü ...’nun tam kusurlu olduğu mütalaa edilmiş, belirlenen kusur durumunun kaza tespit tutanağına, oluşa ve dava konusu kaza nedeniyle yapılan ceza yargılamasında tespit edilen maddi olguya uygun düştüğü kanaatine ulaşıldığından yerel mahkemece kazanın meydana gelmesinde davacılar yakını ...’in içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü davalı ...’nun %100 kusurlu olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan; kazanın meydana geliş şekli dikkate alındığında davacılar yakını ...’in müterafik kusur olarak değerlendirilebilecek herhangi bir eylemi ispatlanamadığından yerel mahkemece TBK’nın 52. maddesi uyarınca indirim uygulanmaksızın tazminat tutarlarının belirlenmesi doğrudur. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda TBK'nın 51. maddesi uyarınca, tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınanın veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Diğer yandan, hatır taşımasının savunma olarak HMK'nın 141. maddesi gereğince yasal süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekir. Yasal süresi içerisinde ileri sürülmemesi durumunda, savunmanın genişletilmesi yasağı söz konusu olacağından, yasal süresinden sonra kanuni istisnalar haricinde davacının açık muvafakati olmaksızın ileri sürülmeyeceği gibi, mahkemece resen de nazara alınamaz. Somut olayda, davalı ...…A.Ş. tarafından cevap dilekçesi ile hatır taşıması indirimi yapılması yönünde defi ileri sürüldüğü halde, diğer davalı ... A.Ş. tarafından böyle bir savunma ileri sürülmediği, davalıların işleteni, sürücüsü, ZMMS ve İMMS sigortacısı olduğu ... plakalı araçta davacılar yakını ...’in yolcu olarak bulunduğu sırada kazanın gerçekleştiği, davalı/sürücü ... ile ...’in arkadaş olduğu ve hatır için taşındığı anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesi tarafından hatır taşıması indiriminin defi niteliğinde olduğu gözetilerek sadece araç işleteni olan davalı ...…A.Ş. hakkında hükmedilen tazminat tutarından %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması da doğrudur. Yukarıda da açıklandığı üzere, dava konusu kazada davacılardan... ve ... ...’in oğlu olan ...’in vefatı nedeniyle adı geçen davacılar yararına destekten yoksun kalma tazminatı ödetilmesine ilişkin koşulların oluştuğu sabit olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin ve destek tazminatı talep edenlerin yaşı , muhtemel yaşam süresi ve destek payları dikkate alınıp TRH 2010 yaşam tablosu ile belirlenen muhtemel ömür sürelerine göre Progresif Rant Yöntemi esas alınmak suretiyle hesaplama yapılmasında ve alınan rapor uyarınca maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava konusu kazada vefat eden ...’in anne, baba ve kardeşleri olan davacılar yararına TBK’nın 56/2. maddesi uyarınca, manevi tazminat ödetilmesi koşulları da oluşmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat tutarlarına gelince; Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca, Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanun'un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre, değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda; kazanın meydana geldiği yer ve zaman gerçekleşme biçimi ve sonuçları, kusur durumu ile manevi tazminat takdirine ilişkin diğer ilkeler nazara alındığından yere mahkemece davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat tutarlarının hakkaniyete uygun bir miktar olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalılar ... A.Ş. vekili ve AŞ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı... vekili ve davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 218.994,33 TL harcın (davalı ... Şirketi 188.857,00 TL sorumlu olmak kaydıyla) kararı istinaf eden davalılar... ve ... Şirketi tarafından yatırılan (50.034,95 + 54.748,58) toplam 104.783,53 TL'nin mahsubu ile bakiye 114.210,80 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 24/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/745, K. 2026/1026, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-745-e-2026-1026-k-c5d4482b2c40