Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3635 E. 2026/2956 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3635
Karar No
2026/2956
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/467 E., 2025/281 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ile davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; hatalı estetik ameliyat nedeniyle davacının maddi ve manevi zararlarının karşılığı olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 4.500,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 19.08.2014 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıya her türlü bilgilendirmenin yapıldığını, onam formunun alındığını, taahhüt edilen edimin ifâ edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... Sağlık Tesisleri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2018/220 Esas, 2022/26 Karar, 17.02.2020 tarihli kararı ile dava sübuta ermediğinden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 2018/220 Esas, 2022/26 Karar, 17.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/1393 Esas, 2022/3090 Karar, 30.11.2022 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/220 Esas, 2022/26 Karar, 17.02.2020 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, eser sözleşmesinde sonuç taahhüdü söz konusu olduğu, sonucun gerçekleşmemesi halinde yüklenicinin edimi ifâ etmediğinin kabulü gerektiği, bilirkişi incelemesinde istenilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerektiği, bu konuda komplikasyon olup olmamasının tek başına sonuca etkili olmadığı, sonucun gerçekleşmesi fen ve bilime, yasal kurallara göre mümkün değilse TTK nın 466. maddesine göre yüklenicinin işi kabul ederken iş sahibini uyarma yükümlülüğü bulunduğu, yüklenici işi kabul ettiğine göre, sonucu taahhüt etmekte olup, edimin ifâ edildiğinin kabulü için sonucun gerçekleşmesi gerektiği, aksi takdirde edimin ifâ edildiği kabul edilemeyeceğinden ücrete hak kazanılamayacağı gibi TBK'nın ilgili hükümleri gereği ... zararın da tazmini gerektiği belirtilerek, açıklanan hususları kapsayan bilirkişi raporu alınmadan ve bu olgular değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davacının maddi tazminata hak kazandığının kabulü ile TBK 56 maddesi gereğince manevi tazminat şartlarının da oluştuğu anlaşıldığından davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne, 4.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, 4.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;

a. Kararda davacının ameliyatı sonrasında meydana gelen sonucun olası bir komplikasyon olduğu ve neticesinde hekim hatası bulunmadığı kanaatine varılmış ise de denilerek devamında davacı lehine maddi manevi tazminata hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini,

b. Dosyada alınan raporlar neticesinde; davacıdan usulünce onam alındığı ve davacıda ameliyat sonrası komplikasyon oluştuğu, davalı hastane ve davalı hekime kusur atfedilemediği, yapılan estetik operasyonun tıbbın gereklerine uygun olduğu, davalıların özen yükümlülüğünü yerine getirdikleri hususlarının açık olduğunu, buna rağmen tazminata hükmedilemeyeceğini,

c. Bilirkişi raporuna da itiraz ettiklerini,

d.Davacı tarafından yapılan operasyona ilişkin, operasyon sonrasında ve kontrollerde bir memnuniyetsizlik ya da şikayet de söz konusu olmadığını, davacının kontrollere düzenli gelmeyerek kendi üzerine düşen yükümlülüğü ihlal ettiğini,

e. Kararda kendi içinde çelişki olduğunu,

f. Davacının operasyondan şikayeti sebebiyle başka bir operasyon geçirip geçirmediği, halen yapılan operasyon ile hayatına devam edip etmediği hususları irdelenmeden karar verildiğini beyan etmektedir.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: manevi tazminat tutarının çok düşük olduğunu, kararın bu yönden bozulmasını talep ettiklerini beyan etmektedir.

3.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde;

a. Mahkemece, Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini,

b.Gerekçeli kararın sadece bilirkişi raporunun özetlenmesi ve bozma gerekçelerinin tekrarı ile yetinilerek kurulduğunu,

c. Davalılara atfedebilecek bir kusur bulunmamasına rağmen mahkemece tesis edilen hükmün hukuka aykırı olduğunu,

d.Birbiri ile örtüşen tanık beyanları ile de açıkça sabit olduğu üzere, davacının ameliyat sonrası yapılması gereken rutin kontrollerine defalarca aranmasına ve çağrılmasına karşın düzenli olarak gelmediğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, estetik ameliyat nedeniyle ... maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3635, K. 2026/2956, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3635-e-2026-2956-k-d2eee7e16560