Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/2813 E. 2026/2955 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2813
Karar No
2026/2955
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/204 E., 2026/547 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/199 E., 2021/817 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı kredi lehtarı müflis şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borcunun öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle kredi hesabının kesilip kat edildiğini, ihtarname gönderildiğini, ancak alacağın ödenmediğini, müflis şirket hakkında 21.02.2019 tarihi itibariyle iflasına karar verildiğini, tasfiye işlemlerinin Bakırköy 1. İcra ve İflas Md.'nün 2019/20 iflas sayılı dosyasından yürütüldüğünü belirterek, davacının talep ettiği alacak tutarı 1.233.046.56 TL'nin tamamı yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddedildiğini, davacı bankanın müflis şirketin iflas tarihi itibariyle 1.233.046,56 TL alacağının tespiti ile bu alacağın iflas masasına kaydının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği 1.233.046,25 TL alacağın iflas idaresince reddedildiğini, davacının talep ettiği alacağın varlığını ve miktarını kanıtlama yükümlülüğünün banka üzerinde olduğunu, müflis firmanın kefili olan ... Pres Dök. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davacı ile müflis şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, müflis şirket tarafından kullanılan kredinin geri ödemesinin yapılmadığı, bilirkişi raporu ve kredi sözleşmeleri dikkate alındığında alacağın varlığının ispat edildiği, alacağın gerçek varlığı yönünde yeterli delillerin bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından iflastan sonra yapılan ¨439.000,00 TL ödemenin mahsubu ile bakiye” 746.804,36 TL tutarındaki alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne, iflastan sonra yapılan ödemelerin kabul edilecek alacaktan mahsubuna, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, iflas tarihinden sonra yapılan takip (müflisin borcu nedeni ile kefiller hakkında başlatılan takip) ve dava masraflarının da alacağa dahil edilmesi gerektiğini belirterek, istinaf talebinde bulunduğu, İİK'nın 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur" hükmü yer aldığı, İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinden sonra yalnızca dava dışı kefiller hakkında başlatılan takip ve varsa dava masrafların, müflis şirketin iflas masasına dahil edilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda iflas tarihi itibariyle yapılan alacak hesabının somut delillere uygun, denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Davanın kısmen kabul, kısmen ret kararının hukuka aykırı olduğunu,

b.Raporda iflas tarihi itibariyle alacak belirlenmesinde, iflas tarihinden sonra yapılan tahsilatların mahsup edildiğini ve fakat iflas tarihinden sonra yapılan takip (müflisin borcu nedeni ile kefiller hakkında başlatılan takip) ve dava masrafları toplamı olan 118.325,00 TL’nin hesaplamaya dahil edilmediğini,

c.BK m.100 hükmü uyarınca, borç hesabında yapılan tahsilatların öncelikle ferilerden yani masraf borçlarından düşülmesi gerekmesine rağmen, bilirkişi raporunda eksik hesaplama yapıldığını ve doğal olarak hatalı rapora dayanılarak tesis edilen kararın da hatalı oluştuğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, alacağın iflas masasına kayıt ve kabul istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/2813, K. 2026/2955, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-2813-e-2026-2955-k-1d12ca2da5bf