Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4278 E. 2026/505 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4278
- Karar No
- 2026/505
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1679 E., 2025/1226 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/955 E., 2021/410 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ilk alacak kalemi olarak, müvekkili tarafından bedeli ödenmesine rağmen teslimatı yapılmayan mallara ilişkin olan ve bu nedenle müvekkiline iadesi gereken 412.833,33 TL Anapara ve işlemiş faiz tutarı 369.901,48 TL olmak üzere toplam 782.734,81 TL alacağının bulunduğunu, bu hususun İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/320 E. sayılı dosyasındaki dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap mutabakat belgesi, bu davada tanzim edilen bilirkişi raporu ile müflis şirketin tüm ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, ikinci alacak kalemi olarak ise, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/59 E. sayılı dosyası üzerinden açılan menfi tespit davasında hükmedilen 12.100,00 TL mahkeme vekalet ücreti ve 2.899,60 TL yargılama gideri ile 1.742,01 TL iflas tarihi itibariyle işlemiş faiz ve sair fer'ileri olmak üzere toplam 16.741,61 TL alacağının bulunduğunu, müvekkilinin alacaklarının iflas masasına kaydı talebinin haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini belirterek müvekkilinin yukarıda belirtilen alacaklarının fer'ileriyle birlikte iflas masasına kaydına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın İİK'nın 235. maddesinde belirtilen hak düşürücü süreden sonra açıldığının tespiti halinde davanın süre yönünden reddini talep ettiklerini, iflas masasına kayıt kabulü istenen alacağın davacı tarafından kesin olarak ispatının gerektiğini, bu haliyle dava konusu alacağın mevcudiyetinin belirsiz olduğunu, alacağa ilişkin müflis şirket defterlerinde herhangi bir kayıt yer almadığını, faiz taleplerinin fahiş olarak hesaplandığından davada yasa ve usule aykırı olarak talep edilen faizin oran ve miktarının mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile yeniden tespiti gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça traktör siparişi için verilen çeklerin ödenmesine rağmen traktörlerin teslim edilmediği belirtilerek ödenen bedelin davalının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi istenildiği, davacı taraf ödenen çeklerle ilgili bilgileri 23.03.2017 tarihli dilekçesinde ek yapmış ise de sadece çek tanzim tarihlerini ve bedellerini bildirmiş, hangi bankaya ait olduğu ile ilgili bilgi vermediği, bedellerinin ödendiği bildirilen bu çeklerin İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/567 ve İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/59 E. no.lu menfi tespit dosyalarında dava konusu çek olmadığı, söz konusu dosyaların menfi tespit dosyası olduğu, iş bu dosyanın ise bedelleri ödendiği iddia edilen çeklerle ilgili olduğu görüldüğü, davacı tarafın sipariş verilen traktörlerle ilgili bilgileri ve ödendiği iddia edilen çeklerle ilgili bilgilerin tüm unsurları ile birlikte mahkemeye bildiremediğinden, çeklerin ödenip ödenmediği, traktörlerin teslim edilip edilmediği araştırılamadığı, davalı müflis şirketin ticari defter ve belgelerin bilirkişilerce çekilen fotoğraflardan da görüleceği üzere incelenmesinin mümkün olmadığı, yine davacı taraf ticari defter ve belgeleri zamaaşımına uğraması nedeniyle sunamadığını bildirdiği, böylelikle davacının bedeli ödenen çeklerle ilgili iddiasını ispatlamayamadığı, buna karşılık İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/59 Esas sayılı dosyasına konu vekâlet ücreti ve yargılama gideri alacağının kesinleştiği, İİK’nın 195. maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihi ile iflas tarihi arasında geçen süre için hesaplanan yasal faizle birlikte toplam 16.417,06 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulünün gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile İstanbul 16 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/59 Esas, 2012/36 Karar no.lu kesinleşmiş ilamı nedeni ile 12.100,00 TL mahkeme vekalet ücreti, 2.899,60 TL yargılama gideri ve bu miktara kararın kesinleşme tarihi ile iflas tarihi arasında işleyen 1.417,46 TL yasal faiz olmak üzere toplam 16.417,06 TL'nin İstanbul 1 iflas Müdürlüğü'ndeki Müflis Uzel Makina Sanayi A.Ş'nin ... no.lu iflas masasına kayıt ve kabulüne, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı müflis vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Müvekkili şirketi, davalı müflis şirketin bayisi sıfatıyla davalının traktörlerini sattığını, müvekkilinin sipariş ettiği traktörler için davalıya muhtelif çekler verdiğini, davalının ise bu çeklerin bir kısmını Faktoring Şirketlerine devrettiğini, bir kısmını muhtelif başka şirketlere ciro ettiğini, bir kısmını da doğrudan tahsil ettiğini, ancak sipariş traktörleri göndermediğini,
b. Faktoring Şirketlerine devredilen çekler ile ilgili olarak açılan İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/320 E. sayılı menfi tespit davasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde gerek faktoring şirketlerine devredilen o dava konusu çekler ve gerekse bunların dışındaki çekler karşılığında sipariş traktörlerin gönderilmediğini, o dava konusu çeklerin bedelsiz olduğunu, bu çeklerin dışında olup da, gerek başka firmalara ciro edilmek suretiyle tahsil edilen, gerekse doğrudan tahsil edilen çekler nedeni ile müvekkilinin davalıdan 412.833,33 TL Anapara ve taraflar arasındaki 23.06.2008 tarihli mutabakat tarihinden 12.06.2013 tarihine kadar işlemiş faiz tutarı 369.901,48 TL olmak üzere toplam 782.734,18 TL alacağının bulunduğunun tespit ve rapor edildiğini, bu bilirkişi raporuna göre kurulan hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini,
c. Faktoring Şirketlerine devredilen çeklerin dışında, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu meblağ nedeni ile iflas masasına başvurularak alacağın masaya kaydının talep edildiğini, bu talep reddedildiğinden iş bu dava açıldığını, bilirkişi raporu ve taraflar arasındaki 23.06.2008 tarihli mutabakat belgesinin aksini davalının kanıtlaması gerekirken, hiçbir somut delil ve beyan sunmadığı gibi ticari defter ve kayıtlarını da bilirkişilere vermekten imtina etmiş olmasına rağmen, bu durumun davalı lehine sonuç doğurduğunu,
d. Müvekkili şirketin asıl yetkilisi ...'un uzun süre önce vefat ettiği ve ayrıca şirket kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde söz konusu yıllara ait defterlerin zamanaşımı nedeni ile saklanmadığı belirtilmiş olmasına rağmen bu beyanlarının dikkate alınmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.