Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/870 E. 2026/1123 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/870
Karar No
2026/1123
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1856 E., 2025/2555 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Urla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/622 E., 2023/286 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının paydaş olduğu 37 81... parsel sayılı taşınmazda, davalının dava dışı pay malikinden satış yoluyla pay edindiğini, satış işlemine ilişkin davacıya bildirim yapılmadığını belirterek taşınmazda davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazda davacı ile aynı tarihte hissedar olduklarını, aralarında ortaklığın giderilmesi davasının da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalının aynı tarihte pay edinmeleri nedeniyle davacının önalım hakkına dayalı talepte bulunmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tapu müdürlüğüne başvurusunun daha önce olduğunu, aynı tarihte hissedar görünmelerinin sorumluluğunun tapu müdürlüğünde olduğunu, yasal düzenlenmenin lafzına aykırı yorum yapılmaması gerektiğini, 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı YİBK bu olaya uygulanamayacağını, davalının 4721 sayılı Kanun’un 2. maddesine dayalı savunma yapmadığını, vekâlet ücretinin nispi belirlenmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/870, K. 2026/1123, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-870-e-2026-1123-k-d709193f87e8