Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/2857 E. 2026/2959 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2857
- Karar No
- 2026/2959
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1208 E., 2026/527 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/895 E., 2023/289 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında “... Oteli Elektrik Sistemleri Tamamla İşleri” için taşeronluk sözleşmesi imzaladıklarını, davacının sözleşme kapsamında kendi üzerine düşen edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmesine rağmen davalı tarafından hak etmiş olduğu ücretlerin kendisine ödenmediğini, icra takibi başlatıklarını, davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazı ile takibe, borcun tamamına, faize ve borcun tüm fer’ilerine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, taraflarınca dava şartı zorunluğu olan arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşmaya varılamadığını, davalının yaptığı itiraz haksız olup, alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, davalının İstanbul 6. İcra Dairesi'nin 2018/35179 Esas sayılı dosyasında davalının takibe yaptığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, sözleşmeye göre yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini, davalı aleyhine İstanbul 6. İcra Dairesi'nin 2018/35179 Esas sayı ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, itirazları üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini ve davacı şirket takibe itirazın iptali konusunda İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/1067 Esas sayı ile dava açtığını, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda mahkemenin yetkisizliğine, Milas Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilerek dava dosyasının Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesine (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) gönderildiğini ve 2019/904 Esas sayı ile kayıt yapıldığını, daha sonra Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, diğer aşamalarda davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek, mahkemenin görevsizliğine ve yetkili mahkemenin Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, daha sonra davanın önce zamanaşımı yönünden olmadığı takdirde esas yönünden delillerin toplanarak keşif ve bilirkişi incelemesi de yapılarak reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği ve 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı, bu sebeple de itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, yapılan inceleme ve düzenlenen rapora göre davaya konu yerde herhangi bir eksik ya da ayıplı imalatın bulunmadığı, davalı taraf her ne kadar eksik ve ayıplı imalât bulunduğunu ileri sürmüş ise de buna dair yapılan herhangi bir tespit, ayıp ihbarı, tutanak vs. kayıt olmadığından ve keşif mahallinde de eksik işlere rastlanılmadığından, davalının bu iddiasını ispatlayamadığı, buna göre davalının, davacı tarafça düzenlenen faturaları kabul edip defterlerine işlemesiyle hizmeti teslim aldığı kârinesi oluştuğu, davalı ayıp iddiasında bulunarak kârinenin aksini ispat etmek istemiş ise de buna yönelik somut delil ibraz edilemediği belirtilerek, davanın kabulüne, davalının İstanbul 6. İcra Dairesi'nin 2018/35179 Esas sayılı takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklının duran icra takibinin devamı için 13.11.2018 tarihinde İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1067 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasını açtığı, dava açılış tarihi ödeme emrine itirazın tebliği hükmünde sayılması ve hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren işleyeceğinin kabul edilmesi gerektiği, buna göre İİK’nın 67. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin 13.11.2018 tarihi itibariyle işlemeye başladığı, eldeki itirazın iptali davasının ise 18.07.2022 tarihinde açıldığı anlaşıldığından itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından, mahkemece "davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine" karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esası hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. İİK m. 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlaması için resmi tebliğin zorunlu olduğunu, haricen öğrenme ya da başka bir şeyin tebliğ yerine geçmediğini,
b. Açılmamış sayılan davanın süre başlangıcına esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu,
c. İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davanın esasına ilişkin haklılıklarının sabit olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.