Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5297 E. 2026/3523 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5297
Karar No
2026/3523
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/427 E., 2024/2271 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/822 E., 2022/599 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kırklareli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 52... ve 28 parsel sayılı taşınmazların müvekkilinin maliki olduğunu, yapılan kadastro çalışmalarında miktarlarının azaldığını, komşu parsel malikleri ..., ... ve ...'e ait taşınmazların yüzölçümlerinin arttığını, 1 52... , 25... parsel sayılı taşınmazlar lehine yüzölçümü arttığını belirterek, yapılan hatalı kadastro işleminin iptal edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''13.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda, 22/2-a çalışmalarındaki ölçümlerin hatalı olmadığı, tesis kadastrosundaki teknik yetersizlik sebebiyle metrekare farkının çıktığının belirtilmiş olduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği gibi 22/2-a uygulamasının hatalı uygulanmasından bahsedilemeyeceği, farkın hesaplama yönteminden kaynaklandığı, tesis kadastrosu yapılırken tatbik edilen teknik bilgi ve metotla, aradan geçen zaman da nazara alınmakla uygulama kadastrosu yapılırken tatbik edilen bilgi ve metodun birbirinden farklı olacağı, bu hususun da bilirkişi raporunda teknik yetersizlik olarak ifade edildiği '' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' dava konusu taşınmazların tesis kadastrosunun 1956 yılında yapıldığı, bu yıla en yakın 1965 yılına ait hava fotoğrafı ve 22/2-a çalışmalarına ait haritalar çakıştırıldığında, 22/2-a haritasındaki sınırlar ile 1965 yılına ait hava fotoğrafındaki sınırların uyumlu olduğu,1956 yılında yapılan tesis kadastrosundaki takaometrik ölçümlerde davacıya ait 26 parsel ile davalılara ait 16... parsel arasındaki 340 metre uzunluğundaki sınırın iki kırık noktası ile ölçümünün yapıldığı, yamuk olması gereken sınırın düz olarak ölçüldüğü, bu hususun 1966 yılı hava fotoğrafından anlaşıldığı, davacıya ait parseldeki miktar azalmasının tesis kadastrosundaki teknik yetersizlikteki ölçümden kaynaklandığının rapor edildiği, raporun rapor ekinde yer alan hava fotoğrafları ile uyumlu olduğu, davacıya ait parsellerin sınırlarının 1956 yılında yapılan çalışmada kadastro paftasına hatalı aktarıldığı, yapılan uygulama kadastro çalışmalarında sınırların zeminle uyumlu hale geldiği, uygulama kadastro çalışmalarında bir hata bulunmadığı'' gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, dinlenen davacı tanık beyanlarına göre parsel sınırında bulunan çit çekilirken davalıların müdahalede bulunması nedeni ile çitlerin sınırdan içeriye doğru çekildiğini, bu sınırın İlk Derece Mahkemesince baz alındığını, bilirkişilerce ölçüm yapılmadan sınırdaki çitlerin esas alındığını, bilirkişi raporunda tanık anlatımlarının göz önünde bulundurulmadığını, keşfin başka bir hakimin yaptığını, kararın ise başka bir hakim tarafından verildiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun rapor düzenlenmediğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5297, K. 2026/3523, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5297-e-2026-3523-k-f69ce494d65b