Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4549 E. 2026/2744 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4549
Karar No
2026/2744
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/570 E., 2025/561 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/145 E., 2023/117 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1259 parsel sayılı 12.940,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 3 09... parsel numarasıyla ve 12.856,74 m² yüzölçümlü olarak; davalılar adına kayıtlı bulunan eski 1255 parsel sayılı 14.040,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise yeni 3 09... parsel numarasıyla ve 14.456,71 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait 3 09... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiği ve bu eksikliğin davalılara ait taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "yenileme kadastrosu neticesinde tesis kadastrosuna göre davacıya ait taşınmazda azalma, davalılara ait taşınmazda ise artışın meydana geldiği, taşınmaz sınırlarına ilişkin taşınmazın konumu nedeniyle kesin bilgi sahibi bulunan tarafsız mahalli bilirkişilerin tespit edilemediği, zeminde mevcut eski tel kazıklar ve bu kazıklar ile uyumlu yosunlu taşlar ve yine kazıklarla uyumlu kiraz ağaçları dışında belirgin bir sınırın bulunmadığı, hava fotoğrafları üzerinden yapılan incelemede taşınmazlar arasında ayırt edici bir sınırın bulunmadığı anlaşılmış; yenileme kadastrosunun arazi ölçümlerinin sayısallaştırılmasından ibaret olduğu, fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 251,24 m² yüzölçümündeki bölümün davalılara ait taşınmaz sınırlarının değiştirilmesi nedeniyle davacıya ait taşınmazda azalma meydana geldiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, ... köyü 3 09... ve 79 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle fen bilirkişisinin 17.01.2023 tarihli raporlarına ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 251,24 m² yüzölçümündeki kısmının 3 09... parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek taşınmazın toplamda 13,107,98 m² yüzölçümü ile davacı adına tapuya tesciline, dava konusu 3 09... parsel sayılı taşınmazın ise 14.205,47 m² yüzölçümü ile davalılar adına önceki payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyada mevcut harita bilirkişi kurulu raporu incelendiğinde, dava konusu taşınmazların tesis ve yenileme sınırları arasında farklılık bulunduğu, taşınmazların sınırında zeminde mevcut eski tel kazıklar ve bu kazıklar ile uyumlu yosunlu taşlar ve yine kazıklarla uyumlu kiraz ağaçları dışında belirgin bir sınırın mevcut olmadığı, kaldı ki taş ve tel kazıkların nitelikleri itibarıyla her zaman doğal yada beşeri yollarla yerlerinin değişmesi mümkün olduğundan sabit sınır olarak kabul edilemeyecekleri, kiraz ağaçlarının ise tüm sınır hattı boyunca dikilmemeleri nedeniyle sabit sınır olarak değerlendirilemeyecekleri, nitekim hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede de taşınmazlar arasında ayırt edici bir sınırın tespit edilemediği, dolayısıyla dava konusu taşınmazlar arasında sabit sınır bulunmadığının kabulü gerektiği, hal böyle olunca da tesis sınırlarına birebir bağlı kalınarak geçerli sınır tipinde sınırın belirlenmesinin zorunlu olduğu, her ne kadar somut olayda İlk Derece Mahkemesince tesis sınırlarına göre değil zeminde mevcut yosunlu taş, tel kazık ve kiraz ağaçları sabit sınır kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de tesis kadastrosu sınırları ile İlk Derece Mahkemesince hüküm kurulan sınır karşılaştırıldığında tesis sınırlarının davacının daha lehine davalı tarafın ise daha aleyhine olduğu, ne var ki kararın sadece davalı tarafça istinaf edildiği, dolayısıyla aleyhe bozma ve hüküm verme yasağı nedeniyle bu hususun kaldırma sebebi yapılamayacağı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu ve itirazlarının dikkate alınmadığını, sabit sınır belirlenmesinde hata edildiğini, keşfin yetersiz olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4549, K. 2026/2744, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4549-e-2026-2744-k-931255876050