Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4259 E. 2026/2423 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4259
- Karar No
- 2026/2423
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/240 E., 2023/496 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gemlik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/46 E., 2021/535 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalılar Gemlik Belediye Başkanlığı vekili ve ... vekili cevap dilekçelerinde; davanın öncelikle husumet ve diğer usul itirazları yönünden olmadığı takdirde esastan reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tesis kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın çalılık vasfıyla tescil harici bırakıldığı, eğiminin %20 olup, 1943, 19 53... tarihli hava fotoğraflarında çalılık, 1997 tarihli hava fotoğrafında ise zeytinlik olarak görüldüğü, toprak muhafaza karakterinin geçmişte olduğu gibi değişmediği, çalılık vasfında olup belirli bir eğimin üzerinde kalan yerlerin imar ihyasının sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine, fen bilirkişisi tarafından tanzim olunan 24.01.2020 tarihli raporda (a) harfi ile gösterilen 2.979,78 m²lik taşınmazın Hazine adına orman vasfıyla tapuya tescil edilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, üzerindeki zeytin ağaçlarının yaşı itibarıyla imar ihyanın 1976 yılından önce tamamlandığı, bu şekilde davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden davanın esası hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulüne, ... Mahallesinde yer alan ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 24.01.2020 tarihli raporda (a) harfi ile gösterilen 2979,78 m² yüzölçümündeki taşınmazın zeytinlik vasfıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın öncesinin yüksek eğimli çalılık olup bu haliyle orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1/J maddesi uyarınca orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılıkların orman sayılacağını, teraslama ve hafriyatla taşınmazın eğiminin düşürülmesinin taşınmazın gerçek niteliğini değiştirmeyeceğini, bilimsel yönden eğimi % 12’nin üzerinde olan taşınmazların toprak muhafaza karakteri taşıdığının kabul edildiğini, dava konusu taşınmazın herhangi bir nedenle orman kadastrosu sınırlarının dışında bırakılmış olmasının orman olma niteliğini ortadan kaldırmayacağını ve 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince her zaman orman sınırları içine alınabileceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Her ne kadar, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararın kaldırılarak davanın tapusuz taşınmazın tescili istemine yönelik olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemelerde görülmesi gerekir. Kadastro Mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itirazlar ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, Kadastro Mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Tutanak kesinleştikten sonra Kadastro Mahkemesinin görevi sona erer. 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince “Kadastro müdürü çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemesinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla, hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi harita ve diğer belge örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenliğine verir. Kadastro müdürü, bu listedeki taşınmaz malların tesbiti yapıldıktan sonra, bunlarla ilgili tutanakları bir hafta içinde kadastro mahkemesine gönderir ve durumdan listenin alındığı mahalli mahkemeyi haberdar eder.” Davalı Taşınmaz Mal Tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesinde de bu tür yerler için kadastro tespit tutanağının ne şekilde düzenleneceği belirlenmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesinde “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur." aynı Kanun'un 26/C maddesinde ise, "Kadastro mahkemesi, mahalli hukuk mahkemelerinden 27. madde uyarınca kadastro mahkemesine devredilen dava ve dosyaları da inceleyip karara bağlar.” şeklinde düzenlemeler mevcuttur. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi de zorunludur. Somut olayda; tapusuz taşınmazın tesciline ilişkin dava istinaf incelemesinde iken, dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede, 3402 sayılı Kanun'a göre 2025 yılında kadastro çalışmalarının yapıldığı ve dava konusu taşınmaza ilişkin olarak 23.12.2025 tarihinde kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, uyuşmazlıkta görevli Mahkemenin Kadastro Mahkemesi olması nedeniyle, İlk Derece Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek davanın Kadastro Mahkemesine aktarılması için İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak görevsizlik hükmü kurulması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekli olup, yanlış değerlendirme ile davanın tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olduğu kabul edilerek işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden dahili davalı ... Başkanlığına iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.