Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2789 E. 2026/4223 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2789
Karar No
2026/4223
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/2789

KARAR NO:2026/4223

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :11/06/2026 Ara Karar

NUMARASI:2026/1305 Esas - Derdest

DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin uzun yıllardır oto boya ve kimyasal ürün satışı alanında faaliyet göstermekte iken davalıya ait işletimindeki işyerinde çıkan yangın sebebiyle ticaret işletmesinin ağır şekilde zarar gördüğünü, dava konusu alacağın tahsilinin güvence alına alınması amacıyla İİK m.257 ve devamı hükümleri gereğince şimdilik talep edilen 100.000,00 TL maddi tazminat alacağı ve ferileriyle sınırlı olmak üzere yaklaşık ispat dikkate alınarak teminatsız şekilde davalı ...- ... Boya adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar, banka hesapları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile sair malvarlığı değerleri üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince 11/06/2026 tarihli ara kararıyla; "...uyuşmazlık konusu yangın olayında taraflara ait kusur oranları ve tazminat miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından İİK'nun 257.maddesindeki yasal şartlar oluşmadığı değerlendirilerek davacının ihtiyati haciz talebinin reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, şirketin ağır hasara uğradığının sabit olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmemesi halinde ileride alınacak hükmün fiilen icra kabiliyeti zayıflayacağını ve müvekkilinin hak arama özgürlüğü ile mülkiyet hakkının telafisi güç biçimde zarar göreceğini belirterek ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylem iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır.İİK 257 maddesi; ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yerinde veya 3. şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu takiplerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme, kaçırma veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.'' hükmünü içermektedir.Dava dosyasında yer alan 18.06.2025 tarihli itfaiye raporunda yangın çıkış sebebinin tespit edilemediği belirtilmiştir.Madde metninde de belirtildiği üzere, İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel olması ve ayrıca yaklaşık ispat halinin de mevcut bulunması gerekmektedir. Bu durumda, mahkemenin dosya kapsamın uygun gerekçesine ve takdirine, davacının davaya konu taleplerinin yargılamayı gerektirmesine, ileride yeni oluşacak delillere göre her zaman ihtiyati haciz kararı verilebilmesine, şu haliyle yaklaşık ispat halinin mevcut olmamasına göre, davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/1305 Esas sayılı 11/06/2026 tarihli ara kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,

5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 2004 Sayılı İİK'nın 258/(3).maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2789, K. 2026/4223, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2789-e-2026-4223-k-283105172e42