Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1309 E. 2026/1486 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1309
Karar No
2026/1486
Karar Tarihi

T. C.

K A Y S E R İ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1309

KARAR NO: 2026/1486

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/02/2025

NUMARASI: 2023/213 Esas, 2025/188 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ: 01/03/2023

İSTİNAF KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH: 07/10/2026

YAZILDIĞI TARİH: 07/10/2026

Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili; 30/11/2017 tarihinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalışan müteveffa ...'ya çarpması neticesinde ölümle sonuçlanan trafik kazası meydana geldiğini, kazanın akabinde müteveffanın uzun süre hastanede yoğun bakımda kaldığını ve ... tarihinde vefat ettiğini, meydana gelen kazada müteveffanın kusuru bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi güvencesinde olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin uğradığı zararlardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, müteveffanın davacının kızı olduğunu ve kaybının maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldığını, vefat neticesinde müvekkilinin uğramış olduğu zararların tazmini için sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak bu zamana kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ...’nun vefatı sebebiyle davacı ... yönünden şimdilik 2.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi kapsamında teminat limiti ile, zmms teminat limitini aşan kısım yönünden kasko sigorta poliçesi kapsamında ihtiyari mali mesuliyet teminat limiti dahilinde) tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 07/02/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; ZMMS poliçesi yönünden 134.275,53-TL'ye, kasko poliçesi yönünden 9.861,04-TL'ye talebini arttırmıştır. Davalı vekili; Dava konusu kaza ile ilgili olarak ...'ya kendisi sağ durumda iken teminat limiti olan 330.000,00-TL'nin tamamının ödendiğini, dolayısıyla müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, bunun yanında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/170 esas sayılı dosyası ile eşi ...tarafından destekten yoksun kalma talebine binaen 195.724,47-TL'nin kabulüne karar verildiğini ve karara karşı temyiz kanun yoluna başvurduklarını, dosyanın bu dosya için bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde düzenlenen kasko sigortasında ihtiyari mali mesuliyet klozuna istinaden 75.000,00-TL maddi manevi teminat ile sınırlı olduğunu, söz konusu kaza ve mağdur için teminat limitinin tüketildiğini herhangi bir inceleme yapılmaksızın davanın reddinin gerektiğini, müteveffanın ölümü ile kaza arasında illiyet bağı kurulamadığını, bu hususta adi tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacı tarafa yapılan ödemelerin mahsubunun gerektiğini, öncelikle kazada kusur oranı tespiti yapılması gerektiğini ve müteveffanın kazada kusuru var ise müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Destekten yoksun kalma tazminatının, mirasçılık sıfatından ayrı ve bağımsız bir hak olduğundan desteğin sağlığında beden gücü kaybına karşılık aldığı tazminatın bu davaya konu destekten yoksun kalma tazminatından mahsup edilemeyeceğini (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 25/05/1984 tarihli, 1982/9-301 Esas ve 1984/619 Karar sayılı kararı), bu sebeplerle davalı sigorta şirketi vekilinin müteveffanın nam ve hesabına ödenen sakatlık tazminatının mirasçılarına geçtiğini, yapılan bu ödemenin destek zarar hesabında nazara alınması gerektiğini ve poliçeden doğan sorumluluklarının son bulduğu yönündeki savunmalarına itibar edilmediğini, davanın kabulü ile, 144.136,57-TL destekten yoksun kalma (134.275,53-TL'si ZMMS poliçesi, 9.861,04-TL'si kasko poliçesi ile sınırlı olmak üzere) tazminatının temerrüt tarihi olan 02/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.26/02/2025 tarihli tahsis şerhi ile; Her ne kadar mahkememizin 26/02/2025 tarihli duruşmasının ve gerekçeli kararının (1) nolu hükmünde "....tazminatının temerrüt tarihi olan 02/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde yazılmışsa da, ilgili kısmın "....tazminatının temerrüt tarihi olan 04/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; Müvekkilinin dava konusu kazadan dolayı müteveffa kızının desteğinden yoksun kalması sebebi ile ortaya çıkan maddi tazminatının limiti aşan kısmına ilişkin araç işletenine ve sürücüsü yahut başkaca sorumlulara karşı başvuru yapılması halinde, değişen asgari ücret dolayısıyla ilerde oluşacak fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tuttuğunu, istinafa konu yerel mahkeme kararına esas bilirkişi raporundaki limit aşımı miktarının asgari ücrete bağlı olarak değişme ihtimali gözetildiğinde bu hususun ilerde taraflarınca araç sürücüsüne ve malikine yahut başkaca sorumlulara karşı ikame edilecek davalar bakımından; usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını, asgari ücrete ilişkin bir değişiklik olması durumunda maddi tazminat bakımından poliçe teminat limitini aşan kısım yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı tuttuğu, taraflarınca davalı ...A. Ş.'ye Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi nedeniyle yapılan başvurunun 18/02/2021 tarihinde, Kasko Sigorta poliçesi kapsamında yapılan başvurunun ise 23/12/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, yerel mahkemece ZMMS poliçesi dolayısıyla hükmedilen tazminat bakımından ayrı, Kasko poliçesi dolayısıyla hükmedilen tazminat bakımından ayrı şekilde başvuru tarihleri gözetilerek faiz başlangıç tarihine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur. Davalı vekili; Teminat limitinin zarar görene ölmeden önce ödendiğini, ödenecek bir limit kalmadığını, müteveffanın eşinin açmış olduğu destekten yoksun kalma tazminatı davasının temyiz aşamasında olduğunu, bekletici mesele yapılması gerektiğini, yasal faiz olması gerektiğini, TRH tablosu ve 1.8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 53. maddeleri uyarınca sürücüden (somut olayımızda davalı ...) isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun md. 3 uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden (somut olayımızda davalı ... de maddi ve manevi zararın tazmini talep edilebilir. Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Dolayısıyla davacının, maddi zararını ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ve aynı zamanda ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olan olan davalı ...A.Ş.'den isteme hakkı da vardır.Kural olarak 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 Esas, 2008/536 Karar). Dava konusu trafik kazası bakımından ... hakkında taksirle öldürme suçundan ceza davasının görüldüğü Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/270 Esas, 2019/946 Karar sayılı dosyasında ... bakımından verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 26. Ceza Dairesi'nin 2020/479 Esas, 2021/427 Karar sayılı esastan ret kararıyla kesinleştiği dosya arasındaki ceza dava dosyası suretlerinin incelenmesinden anlaşılmıştır.Somut olayımızda, 30/11/2017 günü saat 06:55 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı minibüs ile ... Bulvarını takiben ... Bulvarı istikametinden ... Bulvarı istikametine doğru seyri sırasında kaza mahalli ... Sokak kavşağını geçtikten sonra idaresindeki aracın ön kısımları ile seyir istikametine göre sağ tarafından taşıt yoluna girip, yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçiş yapan yaya ...'ya çarpması sonucu bahse konu trafik kazası meydana gelmiştir. Davalı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan minibüs ile meskun mahalde alacakaranlık vakti seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, bahse konu kaza mahalli yaya geçidi noktasına geldiği anda hızını yeterince azaltıp, öncelikli geçiş hakkını yaya geçidini kullanarak karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya verdikten sonra seyrine müteyakkız şekilde devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kontrolsüzce seyri sırasında idaresindeki aracın ön kısımları ile sağ tarafından taşıt yoluna girip, yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçiş yapan ve belirli mesafe kateden yaya çarpması sonucu gerçekleşen kazada %100 oranında kusurludur. Destek yaya ... meskun mahalde alacakaranlık vakti bahse konu kaza mahalli yaya geçidi noktasında karşıdan karşıya geçiş yaptığı sırada sol tarafından gelen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.Ceza yargılaması kapsamında Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan alınan 13/04/2018 tarihli kusur raporuyla ve ceza mahkemesinin kesinleşmiş mahkumiyet kararıyla uyumlu değerlendirme yapıldığı nazara alınarak hukuk yargılaması kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 24/11/2020 tarihli kusur raporuna mahkemece itibar edilmesi doğru bulunmuştur.Hesap bilirkişisi tarafından hazırlanan 12/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda, TRH-2010 yaşam tablosunun ve progresif rant yönteminin kullanılması Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/5068, K:2021/3211 sayılı kararındaki kabul ve açıklamalara uygun olup hesaplama sırasında 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiği ayrıca Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihli 2019/40 E-202/40 K. sayılı iptal kararının somut olayda dikkate alınamayacağı yönündeki davalı sigorta şirketinin istinaf itirazı haklı bulunmamış ve reddedilmiştir. Öte yandan; Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin destek zararı kapsamında olmadığı anlaşıldığından, mükerrer ödemeye neden olunduğu yönündeki davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazları haklı bulunmamıştır.

Davalı sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası kayıtları incelendiğinde ... Hastanesi tarafından düzenlenen 12/07/2018 tarihli sağlık kurulu raporunda destek ...'nun 11/12/2017 görüldüğündeki nörolojik muayenesi ile 12/07/2018 tarihli muayenesinin aynı olması nedeniyle Persistan Vejetatif Durum ile uyumlu olduğunun yazdığı, ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı başkanlığı tarafından düzenlenen 17/07/2018 tarihli raporda destek ...'nun rapor konusu trafik kazası ile illiyet bağı içerisinde gelişen ve sekel mahiyetinde ya da tıbben kalıcı olan veya iyileşme olanağı beklenmeyen patalojilerinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiği, adı geçenin ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen asetabulum kırığına, dalak laserasyonuna, kafa travmasına, beyin iskemisine bağlı mekanik ventilasyon ve gastostomi gereksinimi ile "Persistan Vejetatif Durumu" nedeniyle tüm vücut fonksiyon kayıp oranın %100 olduğunun saptandığının yazdığı görülmektedir. Yine hasar dosyası içindeki davalı sigorta şirketi tarafından ödeme tarihinden önce alınan 03/08/2018 tarihli tıbbi mütalaada ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı başkanlığı tarafından düzenlenen 17/07/2018 tarihli raporun tanzim tarihi ile kaza tarihi arasında yaklaşık 8 ay geçmiş olduğu, beklenen iyileşme süresinin tamamlanmadığı, öte yandan tanımlanan sekellerin beklenen iyileşme süresi sonunda dramatik düzelmesinin tıbben mümkün olmadığı, bununla birlikte sigorta şirketi tarafından gerekli görülmesi halinde ilgili yönetmelikte bulguların sürekli sakatlık hali olarak kabul edilebilmesi için en az 12 ay süreyle stabil kalması gerektiğinin bildirildiği, ibraz edilen raporun ise kazadan 8 ay sonra tanzim edilmiş olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle en erken Kasım 2018 sonrası tanzim edilecek yeni bir sağlık kurulu raporu ibrazının gerektiğini bildirebileceği hususunun mütalaa edildiği görülmüştür. Destek ...'nun bitkisel hayatta olduğu, hayati tehlikesinin devam ettiği ve iyileşme sürecinin tamamlanmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından ...'nun vekiline 16/08/2018 tarihinde, sakatlık klozundan 218.757,85 TL tazminat ödemesi ve bakıcı tazminatı olarak 111.242,15 TL ödeme olmak üzere toplam 330.000,00 TL ödeme yaptığı, bu surette davalı sigortacının, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/2. maddesi gereğince, davacılara karşı da sorumluluktan kurtulabilmesi için öngörülen "başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme" ve "iyiniyetle ödeme yapma" şeklindeki şartları sağlayamadığı; basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde, ...'nun bitkisel hayatta olduğu, hayati tehlikesinin devam ettiği ve iyileşme süresinin tamamlanmadığı tarihte ayrıca davalı sigorta şirketince alınan 03/08/2018 tarihli tıbbi mütalaadaki görüşe de uyulmayarak destek vekiline ödeme yaparak ödeme konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen davalı sigorta şirketinin kusurlu eylemi nedeniyle, hak sahibi davacının tazminat alacaklarının azaltılamayacağı; hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda davalı sigorta şirketinin düzenlediği poliçede kişi başına ölüm teminat limiti aşılmadan davacının tazminat alacaklarının belirlendiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı sigorta şirketinin zarardan sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, davalı sigorta şirketinin ...'nun vekiline toplam 330.000,00 TL tazminat ödemesinin sigorta limitinden düşülmesi gerektiği yönündeki istinaf itirazı haklı bulunmamıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2017/3157, K:2018/8372 sayılı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2016/19313, K:2019/7504 sayılı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2020/1402, K:2021/3299 sayılı ve Yargıtay 4. H.D. E:2023/958, K:2026/2656 sayılı kararlarında da aynı yönde kabul ve açıklamalara yer verilmiştir.)Tashih kararı ile mahkeme tarafından ZMMS ve İMMS başvuru tarihleri göz önünde tutularak faiz başlangıç tarihleri tashih edilmiştir bu sebeple davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik taleplerinin de reddi gerekmiştir.6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasındaki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda istinaf incelemesi sırasında istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır.Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı ve istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme üzerine; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafların aleyhine sonuç doğuracak mahiyette hukuka aykırılık bulunmadığı ve tarafların tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-) Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-) a-)Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacıdan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL daha harcın davacıdan alınarak Hazineye İRAT KAYDINA,

b-) Alınması gereken 9.845,97 TL nispi istinaf karar harcından davalıdan peşin alınan 2.461,49 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.384,48 TL daha harcın davalıdan alınarak Hazineye İRAT KAYDINA,

3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca karşılıklı vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

4-) Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,

5-) Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatıranlara İADESİNE,

6-) Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliği işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,

Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1309, K. 2026/1486, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1309-e-2026-1486-k-6e22b546dfd4