Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/602 E. 2026/1447 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/602
- Karar No
- 2026/1447
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/602 KARAR NO : 2026/1447
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.02.2026 NUMARASI : 2025/185 E. - 2026/70 K. DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 25.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 25.09.2026
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.02.2026 tarih 2025/185 E. - 2026/70 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davacı ...'ın 2016 yılında yetkilisi olduğu .... Şti'ndeki hisselerini davalı şirketin gösterdiği bir üçüncü kişiye ve ayrıca şirket petrol ofisinin bulunduğu taşınmazı da davalı şirkete devrettiğini, taraflar arasında düzenlenen 21.05.2016 tarihli protokole göre şirket hisselerinin değerinin 2.000.000,00 TL olarak belirlendiğini, protokol gereğince müvekkil şirket hisselerini davalının gösterdiği 3. kişiye (....) yapmış yine petrol ofisinin bulunduğu taşınmazı da .... adına tapuda devrettiğini, protokolün 5 maddesi gereğince sonradan ortaya çıkabilecek borçlar için davalı şirket uhdesinde kalmasına karar verilen 500 bin TL'den en geç 31.12.2016 tarihine dek ödenmesi gereken bakiye devir bedelinin ödenmediğini belirterek, bakiye devir bedeliolarak şimdilik 30.000,00-TL'nin 31.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıldan tahsilini istemiştir. Davacı vekili 27/05/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 30.000,00-TL olan talebini 442.951,52-TL'ye yükseltmiştir. CEVAP: Davalı vekili, müvekkil şirket ile dava dışı .... Şti. arasında imzalanan 21.05.2016 tarihli sözleşmeye göre şirket hisseleri karşılığında 2.000.000 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre,.... Bankası A.Ş.ye 160.000 TL,....bank T.A.Ş.'ye 150.000 TL, ....bankası A.Ş.ye 100.000 TL ....Bankası A.Ş.ye 90.000 TL .... A.Ş.ye 50.000 TL... A.Ş.ye 350.000 TL ve kamu kurumlarına olan borçlar sebebiyle 50.000 TL olmak üzere toplam 950.000 TL borcun ödeneceği, kalan 1.050,000 TL'nin de davacıya ödenmesinin karalaştırıldığını, şirketin bu şekilde devralınması suretiyle şirkete ait olan akaryakıt istasyonunun mülkiyetinin de devralındığını, müvekkili şirketin yetkilisi ....'nın ....Bankası A.Ş.ye olan borca karşılık 160,821,19 TL sözleşmede 90.000 TL olarak kararlaştırılan .... Bankası A.Ş'ye olan borç için 106.115,75 TL ödeme yaparak şirketin tüm banka, kamu kurum ve kuruluşlarına borcunun müvekkili şirket tarafından kapatıldığını, müvekkili şirketin devralınan şirketin ...A.Ş.ye olan 350.000 TL tutarındaki borcunu ödemeyi de kabul ettiğini, .... A.Ş.ile olan alacak davaları Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/293 E. ve 2017/666 E. Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/751 E. sayılı dosyaları ile devam etmekte olup bu davaların sonuçlanması ile birlikte tüm ödemelerin yapılacağını, tüm bu ödemelerin yapılmasından sonra davacıya yapılacak olan ödeme tutarı 1.050.000 TL olup, sunulan makbuzlardan görüleceği üzere davalıya toplam 1.244.000 TL ödeme yapıldığını, davacıya tüm ödemelerin yapıldığı ve herhangi bir borcun kalmadığını, söz konusu istasyonun ruhsat sorunu sebebiyle açılamadığını ruhsat sorununun müvekkili şirketten gizlendiğini, dava tarihine kadar istasyonun açılamadığını sözleşmeye göre davacıya ödenmesi gereken bedelin üstünde bir bedel ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. KALDIRMA KARARINDAN ÖNCE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile davaya konu dava dışı şirketin defter kayıtlarında her iki şirketin birbirine ödeme yaptıklarına ilişkin bir kaydın olmadığından, resmi defter kayıtlardan hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, taraflar arasında 10 maddeden ibaret protokol'ün incelenmesinde “.... şirket hisselerinin değerinin taraftar arasında 2.000.000 TL olarak belirlendiği,şirket hisselerinin ....'nun onay vereceği üçüncü bir şahsa devri karşılığında; .... Bankasına 160 bin TL; ....banka 150 bin TL; ...Bankasına 100 bin TL;...banka 50 bin TL; ...banka 50 bin TL; ....A.Ş.ye bayilik faaliyetinden kaynaklanan 350.000 TL; Vergi Dairesi, Sosyal Güvenlik Kurumu ve sair kamu kurumlarına 50.000 TL şekilde ödeme yapılacağı; belirtilen ödemelerin, şirketin devrinden sonra devralan kişi tarafından yapılacağı, devir eden şirketin yukarıda sayılanlar dışında başka bir borcu olmadığını beyan ve taahhüt ettiği, yukarıda belirtilen ödemeler yapıldıktan sonra 500.000 TL tarafların bilgisi dışında çıkabilecek muhtemel borçlar için.... uhdesinde kalacak olup konusu tutarın 31.12.2016 da ödeneceği, hisseleri devredilen.... şirketi aleyhine, .... A.Ş.ile imzalamış olduğu akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ekinde imzalamış olduğu sözleşmelerden kaynaklı kar mahrumiyeti, cezai şart davası açılması halinde dava neticesinde çıkacak muhtemel bedeller devir alan hissedarlar ... şirketi tarafından ödeneceği, ...'ın devirden sonra 3.maddede belirtilen borçlar dışında borcu çıkması halinde devir eden hissedarlar söz konusu bedelden müteselsilen sorumlu olacağı, söz konusu borçlar öncelikle ....'nun uhdesinde bulunan 500.000 TL kullanılarak ödeneceği, 500.000 TL'nin borcu karşılamaması halinde-bakiye tutar devreden hissedarlar tarafından ödeneceğinin hüküm altına alındığı, 21.05.2016 tarihli protokole istinaden belirlenen hisse devri tutarından, davalı tarafından yapılan ödemeler toplamı düşüldüğünde 442.951,42 TL davacının hisse devrinden kalan alacağı bulunduğu, 21.05.2016 tarihli protokolün 5. maddesinde aynen yukarıda belirtilen ödemeler yapıldıktan sonra 500.000 TL tarafların bilgisi dışında çıkabilecek muhtemel borçlar için .... uhdesinde kalacak olup söz konusu tutarın 31.12.2016 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, (el yazısı ile kalan miktar şirket devri ile ödenir denilerek imzalandığı), davalı vekilinin bilirkişi asıl raporuna itiraz dilekçesinde; “Söz konusu mahkeme ve icra takip dosyalarındaki rakamlar esas alınmasa dahi sözleşmede yer alan 350.000 TL tutarındaki .... A.Ş.ye ödenecek tutar hesaplamaya dahil edildiğinde rapordaki hesaplamanın hatalı olduğunu göstermektedir.” şeklindeki itirazının değerlendirilmesinde davalı vekilinin cevap dilekçesinde “…Müvekkil şirketin, ...Şti.nin ... A.Ş.ye olan 350.000 TL olan borcunun ödemeyi de kabul ve taahhüt ettiğini, ....A.Ş.ile olan alacak davaları Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/293 E. ve 2017/666 E. Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/751 E. sayılı dosyaları ile devam ettiğini ve davaların sonuçlanması ile birlikte tüm ödemelerin yapılacağını…” beyan ettiği, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/751 E. sayılı dosyasında dava tarihinin protokol tarihinden sonra açılmakla 27/09/2016 tarihi olduğu, Ankara 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/293 E ve 2019/33 K sayılı dosyasının protokol tarihinden sonra açılmakla 18/04/2017 tarihi olduğu, 350.000,00.-TL ödemenin yapıldığına ya da diğer sonuçlanan davalardan mahsup edildiğine ilişkin belge sunulmadığı protokol 5 maddesinde söz konusu 500.000 TL tutarın .... uhdesinde kalıp bu tutarın 31/12/2016 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığından davanın kabulüne 30.000,00 TL'lik alacağın dava tarihi olan 17/11/2020 tarihinden, 412.951,52 TL alacağın ise 27/05/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı temlik alan ...'a verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. DAİREMİZ KALDIRMA KARARI: Dairemizce "...devir konusu yapılan dava dışı .... Şti'nin toplam 13930 adet payının tamamının 03.06.2016 tarihinde protokol uyarınca dava dışı ....'na devredildiği, devrolunan şirketin tüm paylarının davacı adına olmadığı, devrolunan şirket hisselerinin 9751 adedinin davacı adına, 4179 payın ise dava dışı şirket hissedarı ... adına olup, mahkemece davacının yalnızca devrettiği payı oranında alacak talebinde bulunabileceği dikkate alınmadan, devrolunan tüm şirket payı üzerinden hesaplanan tüm alacak için davacı lehine kabul kararı verilmesinde isabet bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan protokolün 2 maddesinde hisseleri devrolunan şirket ile dava dışı .... A.Ş arasındaki bayilik faaliyetinden kaynaklanan 350.000 TL borcun şirketi devralan tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, cevap dilekçesi içeriği ve tüm dosya kapsamına göre söz konusu borcun henüz ödenmediğinin anlaşıldığı, yine protokolün 8 maddesinde hisseleri devredilen şirket aleyhine ... A.Ş tarafından akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ekindeki sözleşmelerden kaynaklı olarak açılacak kar mahrumiyeti ve cezai şart davaları nedeniyle çıkacak muhtemel borçların devralan hissedarlar tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, protokolün 9. maddesinde "devirden sonra 3.maddede belirtilen borçlar dışında şirketin borcunun ortaya çıkması halinde, devreden hissedarların söz konusu bedelden müteselsilen sorumlu olup, söz konusu borcun öncelikle davalı şirketin uhdesinde kalan 500.000 TL kullanılarak ödeneceği, bu paranın borcu karşılamaması halinde bakiye tutarın devreden hissedarlar tarafından ödeneceğinin” hüküm altına alındığı, devirden kısa bir süre sonra dava dışı .... A.Ş tarafından, devrolunan .... Şti aleyhine çeşitli davalar açıldığı, bu davaların bir kısmının kesinleşmesine karşın, devir tarihinden sonra bayilik sözleşmesi nedeniyle devrolunan şirket aleyhine açılan iş bu davaların devir tarihinden önceki uyuşmazlıklara ilişkin olup olmadığı, söz konusu davaların devir tarihinden önceki uyuşmazlıklara ilişkin olması halinde protokolün 8.Maddesi gereğince bayilik sözleşmesinden kaynaklı kar mahrumiyeti ve ceza-i şart davalarından çıkacak borçların devralan hissedarlar tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı da dikkate alınarak, dava dışı ... A.Ş'ye ödenmesi gereken borç miktarının usulünce tespit edilerek, protokol uyarınca söz konusu borcun davalı şirket uhdesinde kalan parayla ödenip ödenmeyeceği, ödenemeyecekse davalının uhdesinde kalan miktarı aşan kısımdan protokolün 9. Maddesinin son cümlesi uyarınca devreden hissedarların sorumlu olacağı dikkate alınarak, varsa bakiye alacak miktarının davacı hissedarın payı oranda belirlenmesi gerekirken, mahkemece bu hususlarda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı..'' gerekçesiyle HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZ KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, protokolün 2. maddesinde, .... Şirket hisselerinin değerinin 2.000.000,00 TL olarak belirlendiği, şirket hisselerinin tamamının 03/16/2016 tarihinde dava dışı ....'na devredildiği, devrolunan şirketin tüm paylarının davacı adına olmadığı 9751 adedinin davacı adına, 4179 adedinin dava dışı şirket hissedarı.... adına olduğu buna göre davacı payına düşen miktarın (2.000.000,00 x9751/13930) 1.400.000,00 TL olduğu 1.244.000,00 TL nakit ödeme,106.115,75.-TL....bank hesabına 160.821,19 TL ....bank hesabına, 24.667,34.-TL Bergama Vergi Dairesine 12.440,21 TL Bergama V.D.ne 9.003,99 TL Bergama SGK'na yapılan ödemeler ile 1.557.048,48.-TL davalı yan tarafından yapılan ödemeler toplamı olduğu, protokolün diğer hükümleri göz önüne alınmadığında dahi devir bedeline kıyasla davacının davalıdan herhangi bir alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, şirket hisselerinin tamamının 13930 adet olup, davacının payının 9751 olduğu, bu nedenle davacıya hissesi oranından fazla ödeme aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, temlik eden ...'ın devredilen şirketin yetkilisi ve müdürü olup, protokole davalı ile birlikte tek başına imza attığı, şirketin tüm alacak ve borçları için tek başına yükümlülük altına girdiği, protokolü imzalayan davalının ne protokolü imzalarken, nede yargılama aşamasında ...'ın hissesi oranından fazla talep ettiği yönünde hiçbir itirazı olmadığını, kendisinin dava dışı hissedar ...'tan vekalet aldığı, bu hususun davalının da kabulünde olduğunu, hissesi oranından fazla aldığı veya talep ettiği yönündeki kararın hatalı olduğunu,kendisine ödenen paraların çoğu yine kendi eliyle şirket borçlarına ödendiğini, kendisine yapılan 1.244.000,00-TL nakit ödemelerin haricindeki tüm ödemelerin şirketin borçları için ilgili yerlere ödendiğini, dolayısıyla ...'a elden verilen nakit ödemelerin kendisinin şahsına ödendiğine dair iddiayı kabul etmediklerini, diğer hissedar ...'ın hisselerin devri için ...'a tam yetki verdiğini, şirketin devrinden sonra çıkan borçların devir eden mi, yoksa devir alandan mı kaynakladığının araştırılmadığını, devir tarihten sonra çıkacak borçların davalı tarafından ödeneceğini açıkça belirtildiğini, mahkemece protokolün 8. Maddesinin göz ardı edildiğini, davalar incelendiğinde cezai şart davası veya davalının kendi kusurlarından kaynaklı açılan dava ve icra takipleri olduğunu, mahkemece hiçbir araştırma yapılmaksızın, davalı beyanları ve tek bir bilirkişi raporu ile devir tarihinden sonra oluşan borçların ...'a yükletilmesinin hukuka aykırı olup, ek rapor dahi alınmadığını, protokolün 3. maddesinde 350.000,00-TL'nin bayilik faaliyetinden kaynaklı .... a.ş'ye ödeneceği, davalı şirket tarafından 350.000,00-TL'nin ....e ödendiğine dair bir belge sunulamadığı gibi, devir tarihinden sonra açılan davalara mahsup edildiğine ilişkin bir belge de sunulamadığını, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazda 1.000.000,00-TL bedelinde ipotek olması nedeniyle bu bedelin bedel alacaktan düşüldüğünü, dava konusu taşınmazın satışı sırasında davalı şirketin 1.000.000,00-TL ipotekten haberdar olduğunu, dolayısıyla ipotek bedeli gizlenmiş gibi gösterilerek ipotek bedelinin alacaktan düşülmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. GEREKÇE :Dava, şirket pay devrinden kaynaklanan bakiye alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 21.05.2016 tarihli protokol uyarınca devir konusu yapılan dava dışı ... Şti'nin toplam 13930 adet payının tamamının protokol uyarınca 03.06.2016 tarihinde dava dışı ...'na devredildiği, devrolunan şirket paylarının 9751 adedinin davacı adına, 4179 payın ise dava dışı şirket hissedarı .... adına olduğu, söz konusu protokolün 3. maddesinde devrolunan şirkete ait borçlar ile dava dışı .... A.Ş arasındaki bayilik faaliyetinden kaynaklanan 350.000 TL borcun şirketi devralan tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, protokolün 5.8 ve 9. Maddelerinde ise, 3. Maddede belirtilen borçların devralan davalı tarafından ödenmesinden sonra kalan 500.000 TL bakiye devir bedelinin; devir tarihinden sonra açılması muhtemel davalar sonucu ortaya çıkacak borçlara karşılık olmak üzere devralan davalının uhdesinde kalacağı, devirden sonra ortaya çıkacak muhtemel borçların öncelikle davalının uhdesinde tutulan bu bedelden ödeneceği, eldeki davanın da iş bu 500.000 TL'den devirden sonra kalan borçların mahsubu sonucunu kalan miktarın tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan protokolün 8 maddesinde hisseleri devredilen şirket aleyhine .... A.Ş tarafından akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ekindeki sözleşmelerden kaynaklı olarak açılacak kar mahrumiyeti ve ceza-i şart davaları nedeniyle çıkacak muhtemel borçların devralan hissedarlar tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu itibarla dava dışı .... A.Ş tarafından devrolunan şirket aleyhine Ankara 2. ATM'nin 2016/751 E-2021/687 K sayılı kararıyla hükmolunan 448,340 USD hizmet alacağı ve 278.685,90 USD cezai şart alacağından devralan davalının sorumlu olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda söz konusu borcun taşınmaz kaydında yer alan 1.000.000 TL tutarlı ipotekle kayıt altına alındığı gerekçesiyle Ankara 2. ATM'nin 2016/751 E-2021/687 K sayılı kararıyla ortaya çıkan borcun 1.000.000 TL tutarlı ipotekten karşılandığı gerekçesiyle, bu borç raporda davacının sorumlu olduğu ödeme tutarları arasında gösterilmiş ise de, gerek cevap dilekçesinde davalının bu yönde bir iddiasının bulunmaması, gerekse taraflar arasında imzalanan protokolün 8. Maddesiyle bu borçtan davalının sorumlu tutulmuş olması ve tapu sicilinin aleni olduğu dikkate alındığında davalının devir sırasında bu ipotekten haberdar olduğu, dolayısıyla bilirkişi raporunda 1.000.000 TL tutarlı ipoteğin de davacının sorumlu olduğu miktarlar arasında gösterilip, dava konusu olan 500.000 TL tutarındaki alacak bakiyesinden düşülmesinde isabet bulunmadığı, öte yandan yukarıda belirtildiği üzere, söz konusu protokolün 3. maddesinde devrolunan şirkete ait borçlar ile dava dışı .... A.Ş arasındaki bayilik faaliyetinden kaynaklanan 350.000 TL borcun şirketi devralan tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bunun davalının da kabulünde olduğu, ancak bilirkişi raporunda bu miktarın da davacının sorumlu olduğu miktarlar arasında gösterilip, dava konusu olan 500.000 TL tutarındaki alacak bakiyesinden düşüldüğü, bu hususlara ilişkin davacı vekilinin rapora yönelik ciddi itirazlarının değerlendirilerek, belirtilen hususlarda ek rapor alınmadığı, mevcut raporun bu yönlerden denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bu itibarla taraf vekillerinin rapora itirazları da nazara alınarak belirtilen hususlar ve taraflar arasındaki protokol hükümleri de dikkate alınarak, özellikle de devirden sonra protokolün 3.maddesinde belirtilen borçlar dışında devredilen şirketin ortaya çıkacak borçlarından devreden hissedarların müteselsilen sorumlu olacağı hükmü de gözetilerek, devirden sonra devrolunan şirket aleyhine açılan davalar sonucunda ortaya çıkan böyle bir borcun bulunması halinde, söz konusu borcun öncelikle davalı şirketin uhdesinde kalan 500.000 TL'den düşülüp, kalan miktarın davacının hissesi oranında davacıya verilmesi hususlarında bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı gerekçe ile belirtilen şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu yönlerden yerinde olduğu anlaşılmakla HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince esasa ilişkin başkaca hususlar incelenmeksizin yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.02.2026 tarih 2025/185 E. - 2026/70 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 25.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.