Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1760 E. 2026/10752 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1760
Karar No
2026/10752
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3835 Esas, 2025/474 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/233 Esas, 2024/244 Karar

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;davalının İzmir ili, Karaburun ilçesi, ... Mahallesi, 7 26... , 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara malik olduğunu, davalı tarafça söz konusu taşınmazların imar planında "Askeri Güvenlik Sahası (İkinci Derece Askeri Yasak Bölge)" olarak ayrılması nedeniyle mülkiyet hakları kısıtlandığından bahisle İzmir 5. İdare Mahkemesi'nin 2019/630 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda 04.10.2021 tarihli 2021/1496 karar sayılı karar ile davanın kabulüne, taşınmazların bedeli olarak 15.903.804,00 TL tazminatın kurumlarından tahsiline dair verilen kararın kanun yolu denetiminden geçerek kesinleştiğini, kesinleşen hükme istinaden davalı tarafça ... aleyhine Kuşadası İcra Müdürlüğü 2022/5960 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, kurumları tarafından borcun tüm fer'ileri ile birlikte icra dosyasına ödendiğini; ancak idare mahkemesi kararında tescile ilişkin hüküm bulunmadığından davalı Kooperatifin Tapu Müdürlüğüne başvurarak Hazine adına tapuda ferağ vermesi istenmiş ise de davalı tarafça ferağ işleminin yapılmadığını dolayısıyla bedelini aldığı taşınmazların tapuda halen davalı ... adına kayıtlı olduğunu beyan ederek, davaya konu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı idare tarafından tescil talebinde bulunulduğunda her zaman için davacı adına tescilin mümkün olmasına rağmen dava yoluyla talep edilmesinin mağduriyet yarattığını, açılan davayı kabul ettiklerini ancak tescil başvurusunun davacı tarafça gerçekleştirilmediği gözetildiğinde davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davacının tescili yaptırmadığını, davacı tarafça taşınmazın tapu kaydına şerh konularak kısıtlılık yaratıldığını, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açarak hakkını aldığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu iptal ve tescil konusunda davalı tarafça üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirildiğinin ispatlanamadığı, bu haliyle davalının işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında yerel mahkemenin davalı tarafın vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu olduğuna ilişkin kabulünde yerinde bulunduğu, ancak hukuki el atma sebebiyle bedeline hükmedilen davaya konu taşınmazların tapu kaydının iptali istemi ile açılan işbu davada 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası ve Yargıtayın yerleşik uygulamaları gereği maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği hâlde, nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 312 nci maddesinde ''Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet ona göre belirlenir.'' denildiği, buna göre dava kabulle sonuçlandığından, davalının vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının gerektiği, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesi uyarınca, ön inceleme tutanağının imzalanmasından önce kabul edilen davada, vekille temsil edilen davacı taraf lehine tarife hükümleri ile belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmamasının hatalı olduğu, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22 nci maddesi uyarınca; "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." Ön inceleme tutanağının imzalanmasından önce kabul edilen davada, davalı taraftan maktu karar ve ilam harcının üçte birinin alınmasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tapu iptal ve tescil davası olduğunu ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, iş bu davada 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uygulanamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1760, K. 2026/10752, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1760-e-2026-10752-k-77f6cc78c5ed